DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Vedat Kahyalar
Vedat Kahyalar
Giriş Tarihi : 21-11-2022 16:04

Ortadoğu Neden Dünyanın En Hareketli Bölgesidir?

Ortadoğu deyince kast edilen ülkeler hangileridir?

Ortadoğu ülkeleri: Türkiye, Suriye, Irak, Katar, Kıbrıs, Ürdün, İsrail, Lübnan, İran, Filistin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Yemen, Mısır, Afganistan, Pakistan, Tunus, Cezayir, Libya, Sudan, Fas'tır.

TÜRKİYE ORTADOĞU ÜLKESİ MİDİR?

Aslında Türkiye hâlâ kimliğini arayan bir ülkedir. Ne tam bir Avrupalı ülkeyiz ne de Ortadoğu ülkesiyiz. Dini, etnik ve geleneksel kökenlerimizle Ortadoğu ülkelerine yakın, yüz yıllık vizyonuyla Avrupa ideallerini benimsemiş bir ülkeyiz.

Ancak sonuçta her iki taraftan da tam kabul gördüğümüz söylenemez. Avrupa birliğine girme mücadelemiz neredeyse 60 yıldır sürmesine rağmen, Avrupalı karar verici devletler bizi "Ortadoğulu" olarak gördüklerini gizlemeyerek almıyorlar. Ortadoğu'nun bize bakışı da öyle zannedildiği gibi kardeşçe değildir. Suriye politikamız başta olmak üzere, Irak, Libya, Suud, Birleşik Arap emirlikleri, Mısır ile ilişkilerimiz uzun yıllar boyu sancılı olmuştur.

Konuya önce Ortadoğu’nun coğrafi özellikleri ile sonra da siyasetteki Ortadoğululaşma mantalitesiyle devam edelim.

Ortadoğu; Kuzey Afrika ülkeleri, genellikle Batı Asya ve Türkiye'yi kapsayan kıtalararası bir bölgedir.

Ortadoğu ülkeleri, 7,207,575 km² alana sahiptir. Yani Türkiye'nin 10 misli bir alana sahiptir. Bu zengin coğrafyada 60 dil konuşulur.

Orta Doğu ülkelerinin çoğu (24 ülkeden 18'i) Arap devletlerinin bir parçasıdır. Bölgedeki en kalabalık ülkeler Mısır, İran ve Türkiye iken, Suudi Arabistan alan bazında en büyük Ortadoğu ülkesidir.

Ortadoğu'nun tarihi, bölgenin jeopolitik öneminin binlerce yıldır kabul edilmesiyle eski zamanlara dayanmaktadır. Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam dahil olmak üzere birçok büyük dinin kökenleri Ortadoğu'dadır. Araplar bölgedeki çoğunluk etnik grubu oluşturuyor, ardından Türkler, Persler, Kürtler, Azeriler, Kıptîler, Yahudiler, Zazalar, Süryaniler, Irak Türkmenleri ve Kıbrıs Rumları izliyor.

Ortadoğu, genellikle sıcak ve kurak bir iklime sahiptir; Mısır'daki Nil Deltası, Mezopotamya'nın Dicle ve Fırat havzaları, Türkiye, Irak, Kuveyt ve Doğu Suriye gibi sınırlı alanlarda başarılı tarım uygulamaları vardır. Basra Körfezi'ni çevreleyen ülkelerin çoğunun, özellikle petrol ihracatından ekonomik olarak yararlanan Arap Yarımadası hükümdarlıkları ile birlikte, büyük ham petrol rezervleri ve doğalgaz vardır. Başta Türkiye olmak üzere İran,Mısır ve İsrail sanayileşme eğilimi yüksek ülkeler olarak öne çıkıyor. Katar ve Dubai finans ve ticaret olarak dikkat çekici gelişim gösteriyor.

Ortadoğu ülkeleri, sahip oldukları eski medeniyetlere ait zengin tarihi eserleri, denize olan kıyıları ve dinî merkezleriyle değişik türde turizm bölgelerine de sahip bir bölgedir.

Ortadoğulu ülkeler; yüzyılın başında çizilen yapay ve gayri insanî sınırlar ile bölge halklarının çıkarlarının aleyhine yapılan anlaşmalarla, neredeyse tamamına yakını siyasal ve ekonomik yönden emperyalist ülkelere bağımlılık gösterirler.

Sykes-Picot Anlaşması, I. Dünya Savaşı sırasında, 29 Nisan 1916'da Kût'ül-Amâre Kuşatması sonrasında İngiliz kuvvetlerinin Osmanlı Devleti'nin 6. Ordusu karşısında bozguna uğramasından 17 gün sonra, 16 Mayıs 1916 tarihinde Britanya ve Fransa arasında yapılan ve aynı yılın Ekim ayında Rusya tarafından onaylanan

Osmanlı Devleti'nin Orta Doğu'daki topraklarının paylaşılmasını öngören gizli antlaşmadır. Bu anlaşma ile cetvelle, masa üzerinde çizilen yapay sınırlarla, ülkeler, şehirler, kasabalar, etnik yapılar, dinler, mezhepler, insanî hassasiyetler, akrabalıklar dikkate alınmadan, özellikle sürekli çatışma ve gerginlikler oluşturulmuştur.

Bu anlaşmaların etkileri, yerel işbirlikçiler ve halkın özellikle cahil bırakılmasıyla, eğitim, tarım ve sanayi üretimlerinin kontrol altında tutulmasıyla uzun süre batılılar lehinde olmuştur.

Ancak, Ortadoğu halkları aydınlandıkça, eğitim düzeyleri arttıkça, üretim usullerini öğrendikçe, sosyal ve siyasal talepleri kendi lehlerine arttıkça sömürgen devletler; güçlü think-tank kuruluşlarıyla, istihbarat örgütleriyle algı oyunlarına başvurarak bölgede kolayca karışıklıklar çıkarabilmişlerdir.

Bunun için önceden oluşturulmuş; medya, üniversite, siyasi temsilciler ve sivil toplum kuruluşları, vekalet savaşçıları olarak yerlerini derhal almışlardır.

Yüzyıldan beri oynanan oyunu artık ezberledik.

Türkiye'de; can yakıcı kardeş kavgaları,işbirlikçi dinsel yapılar, cemaatlar, partiler, dernekler, çevre kuruluşları, LGBT örgütleri, feministler, insan hakları örgütlerinin önceleri makûl, mantıklı başlayan talepleri sonunda ayaklanmalara, kargaşalara yol açan eylemler sonuçta darbeleri getirmiştir. Bu darbelerin dış kaynaklı olduğu ve ülkemizi herbir darbenin onlarca yıl geriye götürdüğü halkımız tarafından artık bilinmektedir.

Bu filmleri biz çok gördük.27 mayıs ile başlayan,12 mart,12 eylül, 28 şubat darbeleri ve 15 temmuz darbe girişimi ülkemize büyük zararlar vermiştir.

Ortadoğu ülkelerinin neredeyse hepsinde bu tür zararlı darbeler, kargaşalar farklı versiyonları ile yaşanmıştır. Suriye'de kargaşa nasıl başlatıldıysa, bugün İran'da olan olaylar, Tunus'ta, Sudan'da, Mısır'da, Libya da gerçekleşen olaylar, hepsi benzer senaryoların ürünüdür.

Batı demokrasilerindeki liderlerin aksine, Ortadoğulu olmanın önemli bir özelliği de siyasette; bilgi, gelişim, demokrasi, adalet ve liyakatle anılan liderler yerine ölene kadar yönetimlerden ayrılmak istemeyen despot liderlere sahip olmasıdır.

Saddam, Esad, Mübarek, Kaddafi ve körfez ülkeleri...

Bu coğrafyanın aydınlarına büyük sorumluluklar düşüyor. Gazetecilerine, üniversite öğretim üyelerine, siyasetçisine, öğrencilerine, halklarına; kısaca tüm insanlarımıza büyük sorumluluklar düşüyor. Bu oyun bozulmalı, sömürü son bulmalıdır.

Bunun için içimize yerleştirilen Ortadoğululuk hastalığının tedavi edilmesi gerekir!

Ortadoğululuk hastalığı nedir?

Kendilerini; gelişmiş, sanayileşmiş, demokratikleşmiş, insan haklarına saygılı devletler olarak gören bir avuç emperyalistin, bölge devletlerine layık gördükleri gayri insanî,adaletsiz,halkını mutsuz eden yönetim sistemlerinin genel adıdır.

Ortadoğulu olmak; evrensel hukuk sistemlerinden uzaklaşmak, kişilerin, dinin, mezhebin, ırkın, tartışma kabul etmez bir şekilde üstün tutulabildiği yönetim sistemleridir. Bu tarz ülkelerde halkın mutluluğu, özgürlüğü ve refahı düşük seviyededir.

Liyakatin umursanmadığı, eğitim sistemlerinin çağın gereksinimlerine uzak olduğu, ezberci müfredatlarla kasıtlı geri bırakıldığı uygulamalar bu tür ülkelerin önemli özelliğidir. Aynı şekilde, tarımın teknolojiyle donatılması yerine ithalatın tercih edilmesi, sanayideki yüksek teknolojili ürün üretiminin  çok az veya hiç olmaması, üniversitelerin ARGE'den, projeden, makaleden uzak tutularak yetersiz mezunlar vermesi, halkın gelir  adaletinden uzak tutularak, belli bir azınlığın aşırı zenginleştirilmesi ortadoğulu ülkelerin dışarı yansıyan diğer özellikleridir.

ORTADOĞULU KALMAK KADERİMİZ Mİ?

İslam dinini doğru anlayanlar, farklı ülkelerde eğitim görenler,sosyal medyanın geliştiren üstünlüğünü keşfedip, kullananlar, kıymetli entelektüeller, vatansever bürokratlar, namuslu gazeteciler, akıllı yatırımcılar, inovasyon ve arge'nin önemini kavramış uzmanlar,ülkelerinin gelişmesine ve bağımsızlığına kendini adamış siyasetçilerin bu oyunu bozacağına inancım tamdır.

Ortadoğu diye nitelendirilen bölgedeki ülkelerin, "İsrail" hariç hepsinin halkı Müslümanlardan oluşmaktadır. Yazımızı, Kuran'dan Müslümanlara önemli bir yönlendirme ayetiyle tamamlayalım.

"Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.” Al-i imran 139

NELER SÖYLENDİ?
@
Vedat Kahyalar

Vedat Kahyalar

DİĞER YAZILARI İran'da Neler Oluyor.... Sanayi Devrimi Ve Türkiye Beyoğlu Patlamasının Ardından... Pamuk Politikamız Çiftçiyi Ne Zaman Mutlu Edecek? Doğrular Ortadayken, Gereği Neden Yapılmaz ki? Yerli Otomobıl TOGG 2023 Seçimleri... Yıllardır 8 ile 10 Bin Dolar Arasında Takılıp Kaldık... Masa Üzerindeki İki Dosya... Hayvancılık Tehlikeli Günler Yaşıyor... Dünyanın Yükselen Yıldızı: Şanghay İşbirligi Örgütü Aklınızı Ne Oranda Kullanıyorsunuz? İnsanın En Önemli Sınavı: Seçme Hakkı.. Beyin Gücü mü, Beyin Göçü mü? İslami Yönetim Modeli Tarlada Balık Üretimi... İçi Hazine Dolu Mağara ve Ejderha Öyküsü Çapsızlık, Kıskançlık ve Mobbing Mahalleyi Terk Etmek... Unutulmaz Bir Anı, Bir İnsan Kaynakları Rezaleti... Toplumun Evrensel Değerlerle Alakası.. Hayal Kırıklığı... Bu Ayıplı Üretim Günleri Ne Zaman Aslına Dönecek? Başka Türkiye Yok! Modern Dönemlerde Değişen Taleplerimiz... İslam’ın, İnsanlığın Sorunlarına Çözüm Modelleri Nedir? Kötü Sınav Veriyoruz. Dünya Beşten Büyük, Ya Türkiye? İslam ve Yönetim İlişkisi.. Boş Vitesle Giden Ekonomi Bu Gidiş Nereye? / Fe eyne tezhebun.... Suriye İle Resmen Görüşmek İçin Ne Bekleniyor? Sizden İstediğim Yakınlarıma Sevgidir... Afganistan Laboratuarı Küresel Isınma Geliyor... Türkiye Yanıyor, Kurtarma Yetersiz. Gadir Hum Ve Yürüyen Kuran... İbadetler Yanlışı Örtmez! Ne Olacak Bu Muhafazakarların Hali... İhtiyaçlar Sınırsız Değildir... Türkiye’nin Vizyonu... Yepyeni bir Hikayemiz Olmalı.. Milletin Gelirleri Millete Eşit Ve Adil Dağıtılmalı.. Dini Tanınmaz Hale Getirerek Başarı Kazanmak... Çocuklar Terk Etmeyin Bu Ülkeyi!.. İslamofobi Suriyeli Sürünüyor, Petrolü Çalınıyor, İsrail Şirazeden Çıkıyor Siyasetin Vizyonu İle Halkın Gelişmişliği Aynı Çizgide.. Biyoemperyalizm- Resetlenen Dünya.. Hamasetle Değil Bilimle... Dost Acı Söyler İnsanlığa İhanet Edenler... Dünya’nın Bütün Müslümanları ARGE Yapın... Ülkelerin Kaderi Neye, Kime Göre Belirleniyor.. ABD Suriye'de Başardı mı? Doğalgaz Serüveni Ve Adana.. Gençliğin Çığlığını Duyuyor Musunuz? Balık Bilmezse Halık Bilir 2021'de Heyecan Verici Bir Hikayemiz Olmalı... Türkiye'de Kumara Bu Aşırı İlgi Neden? Türkiye'de İnsan Gelişimi Neden Çok Yavaş? Aklınıza Gözünüz Gibi Bakın... Coronanın Bizden Aldıkları / Kattıkları.. Türkiye'nin Stratejik Üstünlüğü Önemsenmiyor Mu? Bir Şey Değişti, Türkiye Değişti En Hakiki Dost Samimiyettir... İhtisaşlaşma, Uzmanlaşma Çağı Ve Bir Anı Yeni Ekonomik Program Gençlik Giderse Ne Hale Geliriz? Lâyık Olmayan Birine Görev Vermek Zulümdür! Gençler Kime Oy Verecek? Bugün Günlerden Hüseyin/Kerbela Dünya İnsan Yetiştirme Savaşı Veriyor! Ya Biz? Nasıl Bir Türkiye İstiyoruz? Yeni Gençler Ne İstiyor? Türkiye'nin Geleceği 'Z' Kuşağı Tarafından Şekillenecek Beyin Göçü Bölge Müdürlüğümün İlk Günü İdi... Corona Aşısını Biz Bulmalıyız! Bir Teklifim Var Yeni Normal Corona Sonrası Dünya Koronanın Şeker Ve Glukoz Aşkı Islam Dünyasının İçine Düştüğü Zillet Adana'ya Ve Türkiye'nin Bir Çok Kentine Manda Osb Kurulmalı. Türkiye Alimler Birliği.. Süleymani Cinayeti Neden İşlendi? Sabancılar Ve Kapitalizmin Sadakati Üniversitelerimiz... İslam Sizin İçin Ne İfade Ediyor ? Seçimlerinizin Sonucunu Yaşarsınız Bıçak Kemiğe Dayandı Temel Sorun: Liyakatsizlik Müslüman , Dünya İçin Ne Anlam Taşıyor? Siyaset Kendini Adama Makamıdır. Güzel Şeyler Oluyor Ülkemde... 2023 hedefleri nasıl yakalanır? Muhafazakar Bürokrasi Neden Göze Battı? Mantığa Bürüme Karar Vermek İçin Acele Etmeyin Gençliğimiz Ve Geleceğimiz Beka Sorunu -2- Bu Gidiş Nereye? Beka Sorunu Seçimlerin Verdiği Ders... Bilgi Diktatörlüğü (2) Bilgi Diktatörlüğü Basiretli Müslüman ABD'nin Son Dönem Stratejisi Yapmamız Gerekenler Dost Acı Söyler Suriye 'De Neler Oluyor? Suriye’de Neler Oluyor? Ne Ekersen Onu Biçersin Günümüzde İşletmecilik Ve E-Ticaret... Medeniyetler Çatışması Küresel Çağda Tükenen İslam Toplumları.. İslam Zirvesi Türkiye’nin Dış Politikası... Vahdet Ya Da Zillet Peygamberimiz Ve Başarı (2) Peygamberimiz Ve Başarı (1)
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA