DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hazım Koral
Hazım Koral
Giriş Tarihi : 05-06-2023 17:07

İmam Humeyni'yi Rahmetle Anmak...

İran İslâm Devrimi'nin siyasî ve ruhanî lideri İmâm Humeynî miladî 3 Haziran 1989 tarihinde vefat etti. Kendisini minnetle, şükranla yad ediyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Ayetullah'ûl Uzma İmâm Humeynî Kum kentindeki Fevziye medresesinde ahlâk, irfan ve felsefe dersleri verdiği esneda, mevcut Şah rejiminin başta kılık/kıyafet olmak üzere İslâm'a savaş açmak anlamına gelen bir takım uygulamaları dikkatini çekiyor.   İmâm, o esnada nefs tezkiyesi ve tasavvuf üzerine verdiği derslerle adeta tenakuz oluşturacak nitelikte devrimci bir düşünceye kapılarak Şah rejimine yönelik sert ve sarsıcı eleştirilerde bulunmaya başlıyor. Şah Muhammed Rıza bu durumdan endişeye kapılıp rahatsız oluyor ve Fevziye medresesine baskın düzenletip İmâm Humeynî'yi tutuklatıyor. 4 Haziran 1963 tarihinde vuku bulan bu baskında silah kullanılıyor ve birçok medrese öğrencisi katlediliyor. Şah, zulüm ve sömürüye dayalı rejimini koruma adına öylesine sert tedbirler almak istemektedir ki, İmâm Humeynî'yi idam etme girişiminde bulunuyor. Ancak 1908 Anayasası'na göre ayetullahların "idam edilemez" hükmü buna engel teşkil ediyor. Buna bir başka engel ise, İmâm Humeynî'nin tutuklanması üzerine milyonlarca insanın sokaklara çıkarak protesto eyleminde bulunmasıdır.

Halkın bu kararlı tepkisi karşısında telaşa kapılan Şah çareyi İmâm Humeynî'yi sürgün etmekte buluyor. Bu sebeple İmâm Türkiye'nin Bursa şehrine zorunlu ikametle sürgün edilmiş oluyor. İmâm burada 20 ay kalıyor ve sonrasında Irak'ın Necef kentine yerleşiyor. Burada 12 yıl dolayında bulunuyor. İmâm bu esnada teyip kasetlerine ses kayıtları doldurup bunları bir şekilde İran halkına ulaştırıyor. İmâm etkili bir şekilde yaptığı konuşmaları ile İran halkını zalim Şah rejimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik edip kışkırtıyor. Söz konusu bu kasetlerin etkisinden dolayı devrim vuku bulduktan sonra, bu devrime, "kaset devrimi" denilmeye başlanmıştı. Elbette ki, halkın uyanmasına ve devrimsel sürecin başlamasına sebep olan bu "kaset yöntemi" devrim için son derece faydalı olmuştu. 1963 yılında başlayan bu devrimsel süreç 1978 yılının sonbaharında adeta doruğa ulaşmıştı. Bu süreçte Şah, Irak Devlet Başkanı Saddam'a ricada bulunarak İmâm Humeynî'nin Irak'tan çıkarılmasını talep ediyor. Şah'ın hatırını kıramayan Saddam, İmâm Humeynî'yi Irak'ı terk etmesi için Kuveyt sınırına bıraktırıyor. İmâm ailesiyle birlikte günlerce Kuveyt sınırında mahsur kalıyor. Zira Kuveyt hükümeti İmâm Humeynî'ye ülkesine giriş izni vermiyor. Ne gariptir ki, Kuveyt sınırındaki bekleme esnasında hangi Müslüman ülkeye müracaat edildiyse hiçbiri İmâm ve ailesine vize vermiyor. Bu ara Şah muhaliflerinden bir kesim şahıs Fransa'da ikamet ediyor olması hasebiyle, bu şahıslar devreye girip Fransa'dan İmâm ve ailesi için vize alıyor. İmâm bu şekilde 14 yıllık sürgün hayatının 3.5 ayını Fransa'da geçirmek üzere kerhen ve çaresiz bir şekilde Fransa'ya gidiyor. İmâm Fransa'da bulunduğu esnada İran'da sokak nümayişleri de had safhaya ulaşmıştı.

Sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağına rağmen İran'ın bütün şehirlerinde insanlar sokağa çıkıyor ve Şah rejimine karşı nümayiş ve protesto mitingleri düzenliyordu. Öyle bir raddeye gelinmişti ki, Şah yıkılma tehlikesi karşısında rejimini koruma refleksi ile askerlerine eteş etme emrini vermişti. Protesto gösterileri esnasında genellikle ön saflarda kadınlar bulunmaktaydı. Askerler ateş etmeye teşebbüs edince kadınlar ellerinde bulundurdukları karanfil ve çiçekleri askerlere doğru atmaya başlıyor ve bu şekilde askerler şaşkınlık ve taaccup içerisinde ateş edemez olmuşlardı. Sokak gösterileri ve protesto eylemleri bu şekilde devam ederken takvim yaprakları 1 Şubat 1979 yılını gösterdiğinde İmâm Fransız havayollarına ait bir uçakla Tahran'a geliyor. İmâm Tahran'a gelmeden kısa bir süre önce Şah tedavi bahanesiyle İran'ı terk etmiş ama ordu ve emniyet güçleriyle birlikte rejim ayakta duruyordu. 1 Şubat'tan 11 Şubat'a kadar on gün ve on gece boyunca amansız bir mücadele verilmiş ve 11 Şubat 1979 tarihinde İslâm Devrimi nihai zafere ulaşmıştı...

Başta Tahran olmak üzere devrim öncesi İran şehirlerinin hemen hemen hepsi sosyal ve kültürel yapı olarak Batı kentlerinden farksızdı. Barlarıyla, pavyonlarıyla, genelevleriyle, meyhaneleriyle, kumarhane ve gece kulüpleriyle çirkefin had safhada olduğu ve müptezelliğin yoğun yaşandığı kentlerdi bunlar. Devrim gerçekleşince ilk işlerden biri olarak bu ifsad ve pislik yuvaları kapatıldı ve yıkıldı. Yıkıldı diyoruz çünkü bir gazetci olarak bizzat şahitliğimizle Tahran'da bulunan büyük bir semt hâlindeki genelevler buldozerlerle yıkılmış ve o mahalle millet parkı yapılmış. Kısacası başta fuhuş, zina ve içki olarak menhiyattan yana ne varsa yasalarla yasaklanmış. Elbette sadece toplum ahlâkını dejenere ve ifsad eden yerlerin kapatılmasıyla yetinilmedi. Kapatılan iki yer daha vardı ki bunlar da fitne ve ifsadın merkeziydi. Biri ABD'nin casuzluk yuvası olan büyükelçilik binası, diğeri ise Siyonist çetenin sözde büyükelçiliği. İllegal varlığından dolayı Siyonist çetenin elindeki büyükelçilik binası hemen kapatılıp Filistinli yetkililere tevdi edildi.

Mütekabiliyet esasına dayalı diplomatik ilişkiler gereği ilk etapta ABD Büyükelçiliği'ne dokunulmadı. Fakat burada hummalı bir şekilde casusluk faaliyetleri sürdürüldüğü tespit edilince durumdan vazife çıkaran üniversite gençliği ABD Büyükelçilik binasına baskın yapıp casusluk faaliyetlerinde bulunan ABD vatandaşları esir alındı. Normal koşullarda her büyükelçilik binası temsil edildiği ülkenin topraklarına aittir. Bu yüzden "Elçiye zevâl olmaz" diye diplomatik bir kural vardır. Ancak burada casusuluk söz konusu olduğu için durum değişmiş oluyor. Rehine krizi tap 444 gün sürmüştü. ABD Büyükelçilik binasına baskın yapan gençler ellerine geçirdikleri kesilmiş belgeleri tekrar yapıştırıp toplamak bir hayli zaman almış ancak sonuç itibariyle elde edilen kanıtlarla ABD'nin entrika ve casusluğu tescillenmişti. ABD'nin sömürü vantuzları İran üzerinden kesilince bu yeni kurulmuş olan İslâm Cumhuriyeti'ni yıkmak için her türlü entrika ve şeytanî plânlar geliştirip saldırılarını sürdürdüler.

Büyük şeytan ABD, bugün de aynı kin, nefret ve husumetle dört koldan İslâm Cumhuriyeti'ne yönelik entrika ve saldırılarını sürdürmektedirler. Bir taraftan uyguladığı ve yedeğine alıp başka ülkelere uygulattığı ambargolar, diğer taraftan bölgede terör örgütlerine alan açıp İran'ın lojistik destek verdiği Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'i istikrarsızlaştırmak için bu ülkeleri terör ve iç çatışmaların sarmalına sokmaktadır. ABD ve avanesi muvaffak olamayacakları işlere girişmişler ama farkında değiller. Bugün gelinen destinasyon/nokta itibariyle İslâm Cumhuriyeti'nin medar-ı iftiharı olan "Direniş Cephesi" bölgeyi güvenli bir duruma getirmek için giriştiği temizlik operasyonlarında büyük başarılar elde ederek çevreyi dizayn etmeye devam etmektedir. Aslında İslâm devriminin en büyük kazanımlarından biri de budur. İmâm Humeynî'nin ruhu şad olsun. Onun öncelikli olarak  isteği denizden nehire bütün Filistin topraklarının özgürlüğüne kavuşturulmasıydı. "Direniş Cephesi" bi iznillah bu yolda zafere doğru ilerlemektedir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Hazım Koral

Hazım Koral

DİĞER YAZILARI Gazze'deki Soykırım Filistin'e İhanetin Sonucu... Nedir Bu İran Düşmanlığınız? Yenileceksiniz Ve Cehenneme Sürüleceksiniz İslam Birliği Ve Şirk... İslâm Devrimi Ve Düşündürdükleri... Siyonist Çetenin İşgal Ve Tahakküm Alanı... BM Değil Ümmet Olarak Biz Suçluyuz... Hamas'ın Esirlere Yaptığı Muamele Peygamber Ahlakıdır... Canavar Siyonizm ve Canavar Batı Rejimleri Gazze'ye Sağır Olmak Katliama Ortak Olmaktır Mescid-i Aksa Tufanı... İmanımızı Gözden Geçirmek... Devlet Yapılanması Kapsamında ve Hayatın Her Alanında İslam Bir Paket Programdır... 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı ve Bilmemiz Gerekenler... 15 Temmuz Ve Hatırlattıkları... Kurbanın Hikmet Ve Felsefesi Seçim Tartışmaları ve Bizim Sorumluluğumuz... Seçimin Düşündürdükleri... Siyasi Sorumluluğumuz... Siyonist Çete Yine Şaşırtmadı... Oruç'un Fayda Ve Hikmetleri... Sigaranın Zararları Depremde Ölenlerin Katili Kim... Depremin Düşündürdükleri ABD'nin Bitmeyen Entrikaları Hak Batıl Savaşında Kukla Charlie Hebdo ve Pİyon Rasmus Paludan... Charlie Hebro Çağdaş Kab Bin Eşref Çocuk Gelin Mevzusu... Terör Ve Kısas Atatürk'ün Son Meclis Konuşması İle İlgili Tartışmalar Aliya İzzetbegoviç'i Rahmetle Anmak... İran'da Yaşanan Olaylar ve Türkiye Kıyaslaması... T.C'nin Siyonist Çete İle İlişkileri Misyonumuz Evrensel Nitelikte Müesses Bir Nizam Kurmak Olmalı... Allah'a Koşunuz... Suriye ve Diğer Arap Ülkelerinin Filistin'e Bakışı... Takva Mücadeledir 28 Şubat Darbesinin Hatırlattıkları.... Biz Neyin Derdindeyiz Suud Ve Avanesi Ne Yapıyor? Haya İmandandır... Merhamet İnsanın En Temel Hasleti Olmalı... Allah'a Koşunuz Azerbaycan ABD Ve Siyonist İsrail Kıskacında... Tarih Tekerrür Ediyor ve Taliban'lı Yeni Dönem Evlilikte Liyakat Ve Sadakat.. Bosna Savaşı ve Srebrenica Katliamı... Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz... Ateşkes Filistin'i Unutturmamalı... Sicili Bozuk Ve Küstah ABD Erbakan'ı Tanımak Tarım Ve Ekolojik Sorunlarımız Sürdürülebilir Aile Yuvasının Ön Şartı İyi Geçimdir.. Batıl Ehlinin İslâm'a Ve Peygamberimiz'e Olan Düşmanlığı... İftira Dezenformasyon Ve Tezvirat Olguları Üzerinden İran Düşmanlığı.. Kısasta Hayat Vardır Kerbelâ Kıyamını Anlamak... Istanbul Sözleşmesi Mi, İslam Sözleşmesi Mi.... Bir Hukuk Skandalı Ve 22 Yıllık Hasret... Aile Mahremiyeti Üzerine Dünya Kudüs Günü Ve Asıl Mesele Oruç Ve Nefs Tezkiyesi.. Koronavirüs (Kovid-19) Hakkında... Mayın Eşeği Olmamak İslâm Devriminin 41'nci Yılı Muhasebesi İran'ın Suriye'de Ne İşi Var? Kadına Şiddet Ve Evlilik Hayatını Bitiren Faktörler... Nikâh Akdi.. Evlilikte Liyakat Ve Sadakat.. Kadına Şiddet Ve Kadın Cinayetleri Önce Ahlâk Ve Maneviyat... Takva İslam’ı En İyi Şekilde Yaşamaktır Gürültü Kirliliği Ramazan Ayı Ve Oruç Tesettürün Cılkının Çıkarılması Ve Müstehcenliğin Yaygınlaşması Üzerine... Şer Ekseni İslâm Devrimi’nin 40. Yılı Nikâhta Keramet Vardır Uygurlu Müslüman Türklere Uygulanan Çin Zulmü Evliliğe Giden Yolda Kıskançlık... Unutulan Vecibe Emr-İ Maruf -Nehyi Münker Ve Nasihat.. Akraba Ve Komşuluk İlişkileri Art Niyet - Suizan Veya Önyargı Emin, Güvenilir Ve Nezaket Sahibi Olmak Gelin Ve Damat Mevzusu Yarınlar Bizim Siyonistlerin Kuklası Küstah Trump Evlilik Oyunu (!) Geçimsizlik Ve Boşanma Hadiseleri Anlamlı Ve Bir O Kadarda Stratejik Ziyaret... Evlilik Huzurun Teminatıdır… Evlilik İçin Mümeyyiz Olmak… Medeniyetimiz Ve Ufak Ayrıntılar Eşler Arasındaki Kıskançlık Ve Duygu Kontrolü... Sevgi Ve Aşk Üzerine Kısa Bir Analiz.... Farkındalık... Mesuliyet Hissi Ve Merhamet Duygusu.. İnsanı Ve Misyonunu Tanımak. Terör Ve Şiddetin Meşruiyeti Yoktur. Fethullah Gülen’in İnanç Ve Psikolojisi... Kerbelâ’da Âşura Öncesi Azmettirici ABD Tetikçi FETÖ Destekçi NATO İşgalci Siyonist İsrail İle Anlaşmaya Hayır.. Kanlı Darbe Girişimine Bir Başka Açıdan Bakış... Kanlı Darbe Girişimi Hangi Amaca Matuf.. Sıbgatullah; Allah'ın Boyası.. Ramazan Ve Oruç İkra Önce Ahlâk Ve Manevîyat Edep Erbain Yürüyüşü Kerbelâ’yi Anmak Bidat Mi? Kûr’ân Ve İmâm Hüseyin Üst Kimlik Manifestomuz.. Teberrâ Ve Tevellâ Uhuvvet Ve Tasavvuf Ümmet Birlikteliğinin Önündeki Engeller Diyalog Ve Uhuvvet'in Ön Şartları… Tekfircilik Hastalığı (2) Tekfircilik Hastalığı -1- Tevhid Selâm Terör Örgütü Mü?
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA