DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Harun Yılmaz
Harun Yılmaz
Giriş Tarihi : 06-06-2024 21:22

7 Ekim, HAMAS ve Türkiyeli Muhafazakârlara Köyümden Bir Bakış...

29 Kasım 2023, Çarşamba gününün gecesi, saat 22.00 gibi dayımın oğlu aradığında anladım ki, anne tarafımın en büyüğü Ali Dayım, 90 küsur yaşında vefat etti.

Cenazesini köye götürmüşler ve bir yıl evvel vefat eden yengemin yanına defnetmişlerdi. Ankara’dan yola çıktım, ancak cenaze namazına ve defnine yetişemedim.

Güzel, adil, ahlak sahibi, Müslüman bir adamdı dayım.

17 yıldır çektiği prostat kanserinden vefat etmiş olmasına rağmen, Allah’ın hikmeti, birçok kanser hastasında duyduğumuz o ağrıların hiçbirini yaşamadı; sanki ihtiyarlıkla gelen ecel gibi oldu vefatı.

Ancak yine de hâlsizlikten dolayı haftalarca hastanede yattı. Bazen konuşmaya mecali olmadığı hâlde, kendi durumuna bakmaz, Gazze’yi sorardı; “Ne oldu Gazze’nin hâli? Küçücük çocukları öldürüyorlar. Allah, Kahhar adıyla kahretsin bu Yahudileri…”

Allah, taksiratını aff-ı mağfiret eylesin, mekânı cennet olsun.

Annemin köyünde, hatırı sayılır miktarda müridi olan bir tarikat var (tarikatın ismini ve bu sebeple köyümün adını yazmayacağım). Tarikatların başındakine sıfat olarak kimisi gavs, kimisi şeyh, kimisi baba diyor. Bizim köydekine de “……” baba derler (ben şeyh diye yazacağım).

Dayımın taziyesinin ikinci günü, Cuma namazından sonra, tarikatın şeyhi, yanındaki yakın halka müritleriyle taziyeye geldi.

Yakın halkadalar; çünkü, şeyh efendiye bir şey sorulsa, söylense, şeyhten evvel onlar cevap verirler. Tabiri caizse, içişleri müridi, maliye müridi, din-diyanet işleri müridi, tarla-takım işleri müridi, fabrika-market işletme müridi gibidirler bunlar.

Gelen müritler Kur’an’lar okudu, dualar etti.

Köydeki evin bahçesine dizilmiş sandalyelere oturduk; ben biraz uzakta ve uçtayım. Herhangi bir şekilde söze karışma niyetim falan da yoktu doğrusu.

Dayımın oğlu Sadık Abi’nin damadı Metin, “X” Baba’ya bir soru sordu; “Hocam, bu Gazze’de İsrail’in zulmü malum. 57 İslam ülkesi, kınamaktan başka bir şey yapmıyor. Bizlerin gücü sınırlıyken, kişisel olarak ne yapabiliriz? Ne tavsiye edersiniz?”

Bu soruyu duyunca, hiçbir söze karışmama durumumu değiştirerek, gelecek cevaba göre aksiyon alma kararına geçtim.

Şeyh Efendi cevap verdi; “Tabi ki, Gazze’ye üzülüyoruz. Elimizden hiçbir şey de gelmiyor. Dua edeceğiz, başka ne yapabiliriz ki? Ama tabi ortada HAMAS’ın bir fitnesi var; 7 Ekim’de o saldırıyı yapmasaydı, bugün 20 bin insan ölmeyecekti. Zaten HAMAS’ı Amerika kurdu, Akdeniz’deki gaz rezerv alanına ulaşmak için danışıklı dövüş yapıyorlar İsrail’le.”

Sonra içişleri müridi, Ortadoğu masası müridi, siyaset kürsüsü müridi de; “HAMAS, İsrail’in kurulduğu 1948’den beri ne yapmış, bugün mü saldırı yapmak aklına gelmiş? 7 Ekim’den önce bu kadar ölüm hiç olmuyordu. Filistinliler topraklarını sattığı için başlarına geliyor bunlar. Hizbullah da boş araziye birkaç bomba atıyor. Üstelik HAMAS, Şii olduğu hâlde İran yardım etmiyor…” nev’inden saçma salak destek lafları ettiler.

Bu yanıttan sonra sessiz kalma pozisyonundan çıktım;

“Hz. Peygamber’in muhteşem bir sözü var. Efendimiz diyor ki, ‘Bulunmadığı bir mecliste, bir Müslüman’ın gıyabında hukuku çiğnenir de oradaki diğer Müslümanlar, o kardeşlerinin hukukuna sahip çıkmazlarsa, Allah, mahşerde onların yüzüne ateş salar.’

HAMAS burada değil, ancak ahirette yüzüme ateş dokunmasın diye, Hz. Peygamber’in emri gereğince bu mücahitlerin hukukuna sahip çıkmak zorundayım.

En baştan şunu söyleyeyim; okuduğum okul itibariyle siyaset bilimi, siyaset felsefesi, siyasi tarih ve Ortadoğu siyaseti konusunda eğitim aldım (bunu bir kibir emaresi olarak değil, ama özellikle ezmek için söyledim); burada oturan hiç kimse, bu hususlarda kesinlikle benden daha üstün bir bilgiye sahip değil.

Öncelikle bir hususu düzelteyim; HAMAS 1948’de değil, 1987’de Şeyh Ahmet Yasin tarafından Sünni bir teşkilat olarak kuruldu, yani 36 yıl önce. Ondan önce İmam Musa Sadr’ın kurduğu EMEL, Yaser Arafat’ın kurduğu FKÖ-El Fetih, George Habaş’ın kurduğu FHKC örgütleri vardı. Dolayısıyla İsrail’in kurulduğu 1948’den 1987’ye kadar HAMAS yoktu ki, bir şeyler yapabilsin.

Ayrıca 7 Ekim’den önce, Siyonist çete, sanki güller, papatyalar, begonviller atıyordu Filistin halkına! 7 Ekim’den önce de binlerce insanı katlettiler. Hadi bunu da geçelim; Batı Şeria’da HAMAS yok, hatta İsrail’in kuklası Mahmut Abbas var, ama Siyonist çete orada da katliamlar yapıyor.

Üstelik HAMAS; 7 Ekim’deki saldırıyı, İsrail’in Gazze’ye yapacağı çok büyük bir katliam harekâtının istihbaratını aldığından dolayı, pazarlık masasında elini kuvvetlendirmek amacıyla, esir almak için yaptı. Asla çocukları öldürmedi. Esir aldıklarının sivil kıyafetlerine bakmayın; İsrail’de sivil yoktur, herkes askerdir.

Şu danışıklı dövüş klişesi ise kabak tadında bir laf-ı güzaf; bu ne menem bir danışıklı dövüş ki, İsrail, yüzlerce askerini, Gazze’de HAMAS’a, Kuzey Filistin’de Hizbullah’a öldürtüyor ve kendi de onların mücahitlerini şehit ediyor?

Bir de şu, senelerdir “Filistinliler, Yahudilere toprak sattı” masalından vazgeçin artık; satılan toprak parçası en fazla % 1; şu anki topraklar gasp edilmiş, işgal ve istila edilmiş topraklar. Mantıksal kurgunuzda hata var zaten; hiç kimse, dedesinin, babasının sattığı toprak için savaşmaz. Siz asıl, bizim çiftçilerin ve Hazine’nin yabancılara sattığı arazilere ağlayın. Torunlarınız, topraklarınızı sattığınız kimselerle savaşma hakkına sahip olabilirler mi? Bu köyde, satın alıp tapusunu üzerine kaydettirdiğiniz tarlaların eski sahiplerinin çocukları gelip sizinle, “tarlamızı geri ver” diye savaşabilirler mi?

Hizbullah’a gelince, öldürdüğü Siyonist çete üyesi 100’ü aşmış, bir sürü tankını, üssünü imha etmiş… Hepsi bir yana, İsrail ordusunu, iki tugayını Kuzey Filistin’de tutmak zorunda bırakarak, Gazze’de HAMAS’ın yükünü azaltmış.

Bir yanlışınızı daha düzelteyim; HAMAS Şii değil, Sünni bir örgüt; mücahitlerinin neredeyse tamamı İmam Şafi’nin mezhebinden. Gazze’deki en küçük, en güçsüz grup Şii ve İran’ın o gruba yatırımı yok.

Son bir husus, Türkiye olarak biz dahi Gazze’ye bilinenin ötesinde destek verdiğimizi söyledik; HAMAS, İran’dan silah ve askeri destek aldığını zaten açıkça söylüyor, İran da bu desteği verdiğini inkar etmiyor.”

Şeyh ve müritleri, bu cevaplardan sonra müsaade isteyip kalktılar.

Onlar kalktıktan sonra, dayıoğlu Hilmi, “Abi, sen bilmiyorsun; bunların 5 şehirde …mar adında zincir marketleri var; Coca Cola’sından, Pepsi’sine, Ariel’indenDanone’sine kadar her Yahudi malını satıyorlar.”

Dedim, “Hilmi, onlar buradayken söyleseydin de ‘elimizden duadan başka bir şey gelmiyor’ diyeceğinize, önce bu işe marketlerinizden başlayın deseydim ya.”

Kahrolsun İsrail!

Tamam, kahrolsun da…

Böyle Müslümanların duasıyla İsrail kahrolur mu acaba?

-o-

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Harun Yılmaz

Harun Yılmaz

DİĞER YAZILARI Yirmibeş Kuruşun Hikâyesi... Yine Bir Ramazan, Yine Bir Sahurun Vakti Filistin, İsrail Ekseninde Türkiye... Bizi İsrail Değil, Ebu Ubeyde Mahvedecek! Prof. Dr. Kâbus Süleyman Salih Zoroğlu ve Hucurat 6 Daldan Dala Bir Toplumuz! Pacta Sund Servanda; Ahde Vefa.. Ey İnsan! Sana Verdiğim Evladı İnşa Et! DSÖ’nün Dişine Kan Değdi Bir Kere!-2 Yeni Dünya Düzeni Projesinin Üç Ayağı... Yitik Bir Meziyetimiz; Dürüstlük ve Hakkaniyet Diyarbakırlı Hacının Şeytanla Arkadaşlığı ve Şeytanın İnsana Düşmanlığı... Geldiğimiz Nokta! Allah'ın Teveccüh Ettiği Bir Müslüman Olmak LGBTQ+ Dayatmasına Karşı Aileyi Korumak Müslüman Mahallesinde Domuz Eti Satılıyor mu?-2 Ben, Dr. Orhan Koyuncu; Zırhlı Memurlarla Eşit Can Güvenliği Hakkı İstiyorum.. DSÖ’nün Dişine Kan Değdi Bir Kere -1- Müslüman Mahallesinde Domuz Eti Satılıyor mu? -1- Engelleri Aşanlar, Engeline Takılanlar... Müntehir Enes Kara ve Ülkemin Mal Bulmuş Mağribileri.. Küfrün İhsanı Olmaz.. Müşfik Bir Millet(tik) Biz; Ne Oldu Bize? Zaman Çok Kısa; Ye, İç, Gül, Oyna… Bir Daha mı Geleceksin Dünyaya? Koronavirüs, Hastalık Değil, Servetin El Değiştirmesi Aracı Olabilir mi? Sahurun Vakti.. Abid Özmen, Sevda Kuşun Kanadında ve Bilderberg Toplantısı Her İnsan, Yapmadığı Tüm İyiliklerin Suçlusudur* Ziyanda Olan Kitlelerdir, Şahsiyetler Her Zaman Kazanır Yine Bir 24 Kasım Daha Geldi... Conseil Français Du Culte Musulmane veya Müslümanların Birlik Sorunu Türkiyeliler Defolsun! Baba Ne İşe Yarar?* Toplumsal Cinsiyet Eşitliği - STK'lar Uyanıyor mu? Atam Lut Gibi Bir Mürteciyim Ben! Dünyanın Öbür Ucundaki Kardeşlerimizin Ayağına Diken Battı LGBT’nin Onur Yürüyüşü İnsan Birey midir, Şahsiyet midir? Dilin Kavramsal Bütünlüğünün Bozulması Hac mı, Panayır mı? İnsan Bu! Yaprak Misali: Ya Şimale Savrulur Ya Kıbleye Eğilir! Pacta Sund Servanda İdam Cezası Neden Getirilemez? Sırat Köprüsü Nerededir, Bilir Miyiz?
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA