Abdurrahman Kılıç
Abdurrahman Kılıç
Giriş Tarihi : 08-03-2017 20:46

İnsan Suresi 29 ve 30 Ayetler….

ان هذه تذكرة فمن شاء اتخذ الى ربه سبيلا

و ما تشاؤون الا ان يشاء الله ان الله عليما حكيم

İnsan suresinin 29 ve 30. ayetler, meallerde genellikle :  “Bu bir hatırlatmadır, dileyen Rabbine giden bir yol tutsun. Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Allah Âlimdir, Hakimdir” şeklinde çevrilmektedir.

İkinci Ayetin bu çevirisi ontolojik anlamıyla bir problem oluşturmayabilir.    

Ancak insanın imtihan güvenliği ve irade özgürlüğü bağlamında ciddi müşkilat çıkardığı görülüyor. Tüm insanlar Allah dilediği için mi böyle dilemektedir? Allah dilemezse insan dileyemez mi?  Bu durumda imtihanın bir anlamı kalıyor mu?

Ayetin mümkün çevirisi sadece yukarda ki çeviri midir? Başka çeviri mümkün değil mi?

Aslında i’rab ve belağat ilimleri ışığında ve diğer ayetlerin işareti ile Ayeti doğru anlamına daha yakın çevirmek mümkün.

Önce Ayeti belağat yönünden ele alalım.

Ayetin istisna yapısı, normal istisna yapısı değil. Normal istisna üslubundan çıkmış bir üslup. Belagat âlimleri nazarında bu üslub hasr için kurulur ve hasr ifade eder.

Yasin Suresi 15 ve 17. ayetlerinde olduğu gibi. “ ما انتم الا بشر مثلنا” ” Sizler de sadece bizim gibi insansınız..” Ve “  و ما علينا الا البلاغ المبين ” “Bize düşen sadece apaçık beyandır.”

Bu ayet-i kerimeleri hasr üslubundan çıkararak direk, düz cümle yapısı ile ifade etmek istersek, şu şekilde ifade edebiliriz. انتم بشر مثلنا .    .  علينا البلاغ المبين

Birinci cümlenin anlamı: Sizler bizim gibi insansınız; ikinci cümlenin anlamı: Bize düşen apaçık beyandır, olur.

Bir düşünceyi, duyguyu, hükmü hasr üslubu ile ifade etmenin farklı edebi gayeleri olabilir. Kur’an-ı Kerimde de bu üslup çokça kullanılmıştır.

İlk ayette müşrikler, muhataplarının insanlıklarını ön plana çıkararak, insan olduklarını vurgulamak istemiş, ikinci ayette ise muhataplar müşriklere, görevlerinin sadece mesajı ulaştırmak olduğunu vurgulamak istemiştir.

Ayeti i’rab yapısı yönüyle inceleyelim.

ان يشاء الله  müeevvel masdarı,  masdara çevrildiğinde مشيئة الله   olur. Bu tamlamayı Türkçeye Allah’ın istemesi, Allah’ın dilemesi, Allah’ın arzulaması vb. ifadelerle çevirmek mümkün olabilir. Yine bu ifadeyi cümle içinde ,  yukarda ki istisna formunu dikkate alarak   الَا dan   sonraki bölümü, meful olarak çevirmek mümkün olabilir.

Ayeti açıklamalar ışığında iki şekilde çevirmek mümkün olur. Birinci çeviri : ”Sizler sadece Allah’ın dilemesini dileyebilirsiniz.”  İkinci çeviri : “Allah’ın istemesini istemek dışında bir şey isteyemezsiniz.”

 Aynı şekilde Ayeti sağlamasını yapmak gayesi ile hasr üslubundan çıkararak direk ifade edersek, şu cümleyi elde ederiz.   تشاؤون مشيئة الله    Allah’ın dilemesini dilersiniz.

Bu mümkün çeviri Arap Dili kurallarına daha uygun olduğu gibi Kur’an- ı Kerimin ruhuna, mantığına da uygundur.

Gafir Suresinin 60. Ayetinde Rabbimiz “Bana dua edin sizin için kabul edeyim.” buyurmuştur. Duanın mantığı Allah’ın istemesini sağlamaktır. Allah isterse duamıza icabet eder ve duamız gerçekleşir.

Rahman Suresinin 29. Ayetinde :” Yerde ve gökte olan herkes ondan ister. O her an bir iştedir.” buyrulur. Ayeti gökteki ve yerdeki herkes, her an ondan ister ve O, onların isteklerine her an cevap verir şeklinde anlamak mümkün.

Bizim gücümüz istemekle sınırlıdır. Allah’ın istemesini istemek…

Ayeti bir önceki ayet ile irtibatlandırıp bu bağlam içinde değerlendirirsek mümkün çeviri şöyle olabilir :”  Bu bir hatırlatmadır. Dileyen Rabbine giden bir yol edinebilir. Ancak siz sadece Allah’ın sizi o yola iletmek istemesini isteyebilirsiniz.”

Bu çeviri, hem belağat’ın hedeflerine, hem İ’rabın kurallarına hem de Kur’an-ı Kerim bütünlüğüne daha uygun bir çeviri. İnsanın imtihan özgürlüğünü ve cezai sorumluluğunu ilga etmeyen bir çeviri de aynı zamanda.

Ayeti  “ Allah dilemedikçe dileyemezsiniz.” şeklinde çevirinin mümkün olması için, Arapça ifadenin şart cümlesi yapısında olması gerekir. Şart edatının, şart ve ceza fiilinin olduğu bir cümle...

الله اعلم بمراده

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Kristinagaw 10 ay önce
Evde kimse yok mu? :)
Abdurrahman Kılıç

Abdurrahman Kılıç

DİĞER YAZILARI Şahid Olarak Kudüs Yeter… 14-01-2020 17:19 Esma ül- Hüsna'nın İnsanlara Verilmesi 22-12-2018 23:37 Katar’a Saldıran Arap Basınının ABD Uşaklığı Ve Çağrıştırdıkları, 17-08-2018 16:38 Vakıa Suresi 78. Ayetini Doğru Anlamak.... 21-02-2018 22:04 İnsan Suresi 29 ve 30 Ayetler…. 08-03-2017 20:46 Bediüzzaman’dan hareketle Kudretin Eşyaya Taalluku.. 05-01-2017 10:45 Esma- ül Hüsna Ve Kullanımı 21-05-2016 20:55 Bediüzzaman Ontolojisi Allah’ın (c.c.) Zatı 01-05-2016 22:41 Bediüzzaman Ontolojisi Allah 29-02-2016 07:02 Bediüzzaman Ontolojisi Varlık 31-01-2016 17:39 Bediüzzaman’ın Bilgi Kategorisi 23-12-2015 23:48 Bediüzzaman’ın bilgi anlayışında; İnsanın Bilgi Araçları 30-11-2015 13:10 Bediüzzamanın (R.Aleyh) Bilgi Anlayışı. 02-11-2015 16:13 Risaleler Niçin Ve Nasıl Okunmalı 03-02-2015 20:06 Belagat Ve İ’rab Çerçevesinde Besmelenin Anlamı 28-11-2014 22:41 Risalelerde Hz. Ali, Hz. Hasan Ve Hz. Hüseyin ( R.A.) Dönemleri 28-10-2014 23:26 Bediüzzaman'ın Al-İ Aba Hadisi Ve Tathir Ayeti Yorumu 30-09-2014 23:39 Bediüzzaman Ve Ehl-İ Beyt İmamları -2- 03-09-2014 23:16 Bediüzzaman Ve Ehl-İ Beyt İmamları 12-08-2014 19:54 Kur’an- ı Kerim Nasıl Okunmalı 03-07-2014 12:17 Risalelerde Hz. Ali’nin (r.a.) Halifelik Dönemi 17-03-2014 23:00 Bediüzzaman’a (R.Aleyh) Göre Hz. Ali (r.a.) 17-02-2014 16:02 Bediüzzaman (R.Aleyh) Gözüyle Şiiliğin Kaynağı 05-01-2014 23:05 İhtilaflara Bakışaçısı 28-12-2013 10:57
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet