Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 06-01-2017 09:46

O’na aitiz ve O’na döneceğiz.

Kulluk ve padişahlık taksiminde istediğini kul, istediğini padişah yaparsın.

Son zamanlarda tarih yeniden yazılıyor. Kayıtlar tutuluyor. Herkes kendinden sorumludur ya, duşumuzu ve konumumuzu net olarak belirlememiz gerekiyor. Evirerek ya da kıvırarak bu işlerin olmayacağını da biliyoruz. Öncelikle, biz O’na inanıyorsak, ölüm de yaşam da O’nun elinde olduğunu biliyoruz. Bir hayat rotası çizilmiş ve o rotada, O’nun rızasına uygun olarak devam etmek ve emanet olarak verilen “nefes”i de “sağ salim” sahibine teslim etmektir vazifemiz.

Ölüm kokusunu coğrafyamızda yaymaya çalışanlara inat, korkusuzluğumuzu bayraklaştırmalıyız. İçin için O’na yalvarmalıyız.

Zulüm ateşinden mazlumun ahının dumanına kadar her hal Rabbimizin malumudur. olgun porno Hikaye daha vukua gelmeden bilir. Kitabı daha yazılmadan okur. Aklın ayağı yaralı; sokak karanlık; yol da kıl gibi ince. Eğer O’nun başarıcılığı yardım etmemiş olsa akıl bu düğümü nasıl çözer?

Ey Rabbimiz! Aklımız; ancak seninle, senin nurunla bişeyler görebilir.

Bizden aramak, yol göstermek sendendir.

Biliyoruz, bizler insanız ve bir korkağız.

Yol da korkuludur.

Fakat kılavuz sen olduktan sonra hiçbir şeyden korkmayız.

Ey Rabbimiz! Yükün ağırlığında aciz kaldık,

takatimiz yok;

sensiz bu işi nasıl başarabiliriz?

Bu irfan yolunda çalışıyoruz;

fakat vücudumuzda kuvvet yok.

Sen bize kuvvet ve kudret ihsan edersen bu güç iş karşısında yılmayız.

Lütuf da edersen kahır da edersen, senin indinde bal ile zehir müsavidir.

Bunda şüphe yok ki biz birer esiriz.

Hayatımızı bağışlarsan yaşarız, bağışlamazsan yaşayamayız.

Ey Rabbimiz!

Lütuf şerbeti vermezsen hiç olmazsa kahır şerbetini sunma.

Hakikatte biz kahra layıkız; ama lütfun da bizim içindir.

Senin adın ve senin marifetin öyle metin bir kaledir ki biz oraya sığınınca kovulmuş şeytan, bize ne yapabilir ki?

Senin muhafazan bize muska olduktan sonra şeytanın tahakkümü kaç para eder ki?

Biz kimsesiziz, yolumuzda gizli çukurlar çoktur.

Aman, ey kimsesizlerin yâri, sen bilirsin!

Senden başka elimizi tutacak yoktur. Senin lütuf ve keremine muhtacız.

Gemi tamamen suya batmadan acı, elimizden tut.

Bizi yerden kaldır.

Ve ilahi lütuf ve inayetinle bizi arzu ettiğin yere eriştir.

Bizi kendi varlığımın karanlığından kurtar. Senin ebedi varlığının nuru ile aşina et.

Ey Rabbimiz! Ümit ve korku ile ay ve güneşin etrafında pervane etme bizi.

Bizleri rızk uğruna şaha, çobana yalvartma. Senin sofrandan daha bol olanı yoktur, senden daha kerim olanı yoktur.

Zekatımızı kendi harmanımdan ver. Ona buna beraat yazıp rızkımı onlara havala etme.

Bize kendi eşiğinden toprak ver. Önümüzden şu fesat ve hileyi silip süpürecek de su ver. Bu toprak ve su ile biçare ve harabın tarlası mamur olsun.

Fani benliğimizi bizden aldığın gün kendi ebedi varlığından bizi mahrum etme.

Bu alemde görüştüğümüz, tanıştığımız herkesi bir gün yine buraya bırakıp gideceğiz. Hiç bir şeyde beka ve emniyet yoktur. Ancak zeval bulmayan dergahında beka vardır.

İster taht üstünde olalım, ister kuyu dibinde. Biz bu yolda senin köleniz. İhtiyar da olsak, genç de olsak yol muhteliftir, biz yine oyuz. Halden hale intikal etsek dahi yine o ilk postun içindeyiz. Hakikatimiz değişmez.

Biz yaratılmaya ihtiyaç hissetmemişken bizi yarattın. Sonra da artık bizi kendi halimize bırakmazsın.

Ölüm gelirse  neden korkalım, zira biliyoruz ki o yol sana gider.

Bu ölüm değil bağ ve bostandır. Zira sevgililerin sarayının yoludur. Ölümden neden feryat edelim. Zira ölüm ondan geliyor; ölürüz. İyice düşünülürse bu ölüm değil, bir yer değiştirmektir: yemek odasından yatak odasına, yatak odasından padişahın meclisine.

 

Senin ilahiyetin baki oldukça biz kulluk ahdimizden dönmeyeceğiz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 26-10-2015 09:19 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA