Mensure Kaplan
Mensure Kaplan
Giriş Tarihi : 12-12-2016 04:43

İnsan hakları mı? Öyle diye bir şey var mı?

Bu soruyu sokaktaki insana sorarsanız, yaklaşık yüzde 60’ı yok der. Bilinçli olmak güzel, hiç değilse her şeyin farkında.  Ama maalesef bilinçli olunduğu kadarda faaliyetlerimiz yüksek olabilseydi keşke.  Farkındalığı yönetebilseydik, yeterince sesimiz çıkabilseydi.

Şimdi BM milletler tarafından imzalanan ve insan hakları diye belirlenen, İnsanı ekonomik, siyaset, adalet, hukuk, yönetim, din, dil ve ırk yönünden korumak ve gözetmek adına çıkarılan maddeleri  BM üye devletlerin yüzde doksanı imzalandı.

Böylece,  bu Antlaşma’nın Önsözünde söyle bir cümle konuldu. “İnsanın temel haklarına, insanın haysiyet ve değerine, erkek ve kadınların eşitliğine ve küçük büyük tüm ulusların eşitliğine olan inancı” açıkça teyit etmektedir. I. Maddede belirtildiği üzere Birleşmiş Milletler'in dört ilkesel görevinden biri “ırk, cinsiyet, dil veya din ayrımı yapmadan herkes için insan hakları ve temel özgürlüklere saygıyı” teşvik etmektedir.

Yaklaşık 68 yıl geçti bu antlaşmanın üzerinden, bu zaman zarfında bazı ülkelerde ırk zayıf duruma düşürüldü, sömürü altına alındı, din kavramı da somutlaştırılarak insanların gözünde düşürülerek dinsizlik açılımına yol açtı. Geri kalan ilkelere de bir şey demiyoruz.

Bu madde de yer alan bu temel hakların yerine getirilmiş olduğuna dair inancımız yok olmuştur. Her devlet kendi bedellerini ödemek zorundadır. Ama bu bedeller maalesef kişisel hırs ve adaletten uzak, sadece yapısal bir yargı olarak kalmaktadır. Kendi vatandaşlarının haklarını korumaktan başka bir diğer devletlerin insanların hukuk, adalet, siyasi haklarını korumuş olsa idi o zaman diyebilirdik ‘’evet gerçekten iyi ki var insan hakları’’… 

Sadece biz değil bir kısım devletlerde bu düzensizliğin farkında.  ‘’Birleşmiş Milletler'in çabalarına rağmen dünyada yaygın ve şiddetli insan hakları ihlalleri yapılmaya devam etmektedir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabulünden altmış sekiz yıl sonra insan haklarının geniş yelpazede çeşitli biçimlerde ihlali haberlerde kapsamlı bir yer bulmaktadır. Bu durum, en azından bir ölçüde, dünyada insan hakları konusundaki farkındalık düzeyinin artmasından ve özellikle çocuk istismarı, kadına karşı şiddet ve yakın zamana kadar geleneksel standartlara göre makul bir davranış olarak görülen istismar biçimleri gibi sorunlu alanların denetlenmesindeki gelişmelerden kaynaklanmaktadır.’’

Bu beyanname bir göz boyamaktan başka bir şey değildir. Gelişmiş medya sayesinde ortaya konulan bu zulümleri görmekten gelinmez.  Kendi topraklarından sürülen Filistinliler ve halen devam eden iç kavgalar, sömürü altındaki güney bölgeler, mülteci insanlar bunun bir örneğidir. Medeniyet kavgası,  kültür  kavgası, insanlık kavgası, geçmişin  kavgasıdır bu durumlar. Halen bu zulümler, sebepsiz ölümler devam ediyorsa, çıkarları olan devletlerin desteklerini yürütmüş olmasındandır.

Fazla söze gerek yok görünen köy misalidir bunlar. Şafak Erdal’ın ‘’insan hakları evrensel mi ‘’ köşe yazısında dediği gibi;

“Yine bu kavram, kalkan yapılarak güçsüz ülkeler işgal edildi: Afganistan, Irak gibi. Ve "İnsan hakları" adına "İnsani müdahalenin yapıldığı her yerde durum daha da kötüye gitti, açlık, salgın hastalık, kitlesel göç, iç savaş gibi tarifsiz trajediler yaşandı: Irak'ta, Afganistan'da, Kongo'da, Zimbabwe'de, Darfur'da, Somali'de, Kuzey Kore'de... 

Günümüzde tüm insanların gerçekten özgür ve eşit doğduklarına inanıyorsanız, tüm insanların gerçekten hiçbir ayrım gözetilmeksizin tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlandıklarına inanıyorsanız

İnsan Hakları Günü kutlu olsun.. “

Aynen öyle. 

NELER SÖYLENDİ?
@
Mensure Kaplan

Mensure Kaplan

DİĞER YAZILARI Yorulmuştu Dünya... 14-05-2020 09:24 Nereden Çıktı Bu Covid-19… 14-04-2020 09:00 Neler oluyor? 31-01-2020 11:21 Adaletin Vesikası… 10-12-2019 20:22 İslam’ı Doğru Anlamak 02-10-2019 21:37 Kalbini Koru... 21-07-2019 20:09 Bir Bayram Ötesi. 29-05-2019 05:30 Niyetimdeki Dua... 08-05-2019 21:12 Dua’ya dursun kalpler... 20-04-2019 06:20 Birlikte kıyama durmak ve secdeye varmak.. 04-04-2019 23:29 Gözümüzdeki Saf Damla.. 28-02-2019 21:50 Hadislerin Dilinden Sevgi ve Sevmek, 14-02-2019 23:22 Kitapların Sesi, 13-01-2019 09:01 İçimizdeki Zaman 02-12-2018 23:43 Hangi Yanımız İnsan? 17-10-2018 16:08 Şiirlerle Eylül... 06-09-2018 16:29 İçimizdeki tehlike ‘Ön yargı’ 15-08-2018 06:02 Kur’an Kursu Hatıraları... 12-07-2018 18:54 Niyetim… 04-06-2018 03:27 Anne: Ayaklardaki Cennet Kapısı…. 14-05-2018 12:51 Yuvaya Dönüş 04-04-2018 16:54 Kapıdaki dua…. 16-02-2018 12:40 Eski kapılardaki kapı tokmağı.. 19-12-2017 21:31 Cana Can Vermek.. 10-11-2017 14:14 Balkondaki çiçek, 28-09-2017 09:26 İçimdeki Kalp…. 28-08-2017 05:48 Ramazandan sonra gelen 60 gün …. 02-07-2017 23:34 Ey niyet, Ey dua… 27-05-2017 17:43 Hiç Haksız Olur mu Çocuklar.... 13-04-2017 23:13 Nevruz’u Anlamak Ve Zamana Yayılan Efsaneleri.. 10-03-2017 15:03 Halı Desenlerindeki Dil/ekler… 01-03-2017 21:53 İnsan hakları mı? Öyle diye bir şey var mı? 12-12-2016 04:43 Yaşadıklarınızın Gölgesidir Dua… 26-11-2016 15:00 Senin Bedelin Ne? 13-09-2016 05:41 Mevlaya Misafirlik; İtikaf 28-06-2016 17:40 Yaşayan Meddahlık. 23-06-2016 02:55 İçimizdeki Misafir... 25-05-2016 14:59 Kapına Geldim- Sıratül Münteha.... 03-05-2016 04:04 Sadaka-i Cariye Menziliniz Olsun.. 28-04-2016 10:15 Kandil Şivliliği , Çocukların Şirinliği. 07-04-2016 17:54 Aşk-ı Fatıma 14-02-2016 13:42 Bezm Zamanı Şeb’i Arus … 14-12-2015 21:48 Sürgün Sevdalar… 02-12-2015 22:45 Aşura Günü 22-10-2015 23:50 Kerbela Olmasın Vijdanlar 04-09-2015 00:36 Allah'a Misafir Olmak; İtikaf 06-07-2015 03:02 Kuran’la açılan oruç… 20-06-2015 00:14 Vakit Sana Dair 15-05-2015 17:46 Aşk’ın Viraneleri….. 30-04-2015 06:46 Birlikteliğin Eş/liliği ‘’kadın’’ … 08-03-2015 21:59 Ney’im ney oldum…. 16-02-2015 07:37 Sessizliğin sessizliği… 30-01-2015 20:25
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA