Eda Bildek
Eda Bildek
Giriş Tarihi : 25-10-2016 00:48

Irmak Toprağa Sarıldı Ben Aşka

Göğe bak dedi Meczup, ay her şeye şahit. Değil mi ki, gökyüzünün yörüngesi altında yeryüzünün bağrından filizlenen her acıya da her sevince de Allah şahit.  Hem o her şeye muktedir olandır, gönlünü sarıp sarmalayacak olandır.  Sonra günlerdir yazmadığımı hatırlattı bana, yazmaktan kaçtığımı. Söze söz eklemek ikbali verilmiş olsa da bana, yüreğimi söze yüklemek maharetinde değildim o vakit. Ne acıma selamet dileyecek kadar ermiştim ne sevincimin kanatlarından yükselecek kadar tasasız. O vakit kaldırdım bakışlarımı Meczup’a, akıp gittim gözlerinin ışığından kendi aksime bir sükûnet, taşın dahi kalbini yerle yeksan edecek bir kör sessizlik abandı üzerimize.  Aramızda uçup giden bakışmaların gölgesinde bir bayrak gibi dalgalandı cümleleri:

“Aşk sana yüzünü gösterdiğinde izle onu. Yolları çetin ve sarp olsa da. Ve kanatları seni kucakladığında ram ol ona. Onun kanatları arasında gizli kılıcı vardır, o kılıç seni yaralayacak olsa da gönlünü ver ona. Şimal rüzgârının nefesi gönül bağını tarumar etse de dönme aşk yemininden. Zira aşkın yolu dikenlidir. Nasıl ayaklarını yerden kesip göğün yedi kat ötesine yükselip varlığını nasıl seni sevgiliyle taçlandıracaksa öyle de yedi kat yerin dibindeki zindana atacaktır. Sevgilinin bir sözüne hasret bırakacaktır. Ve dahi çarmıha gerecektir. Hem isyan etme nasıl serpilmeniz içinse öyle de budanmanız içindir.

Nasıl ki sevgilinin çehresi ile bir güneş gibi köklerinize hayat bahşedecekse yine o gözlerin yokluğuyla köklerinize kadar sirayet edip seni sarsacaktır. Aşkın yolu öyle dümdüz değildir, bil ki seçilmiş olmayanın nasibi de değildir.”

Tüm bunları söylerken Meczup ay şahittir. Kalbimde ayın şahitliğine şahittir. Gönlümden kanatlanan kuşların söylediği şarkılara da, ciğerlerime dolan sevgilinin kokusuna da secdem şahittir. Secdemin şahitliğine de Mevla’m şahittir. Yine de söz işte; çıldırtan, kanatan. Hem acılarını kıyaslayan onca insanın arasında aşığın hali bir başkadır.  Aşığın yüreği merhamet üzerinedir. O, sararıp dökülen yaprağa da, kuruyup savrulan dallara da; kanayıp duran gönül yaralarına da iç geçirendir. Böylece ay ışığının gölgesinde taş duvara yasladığım başımı, üşüyüp duran varlığımı sarstı Meczup dedi ki:

“Sil gözünün yaşını seni elekten geçirir aşk, yumuşayınca kadar göğsün yoğurur. Ve daha sonra kendi kutsal ateşine, Allah’ın kutsal sofrasına ekmek olasınız diye pişirir. Hem bilesin ağlamak hafifletir. Gözden akan sevgilinin dudaklarına kıvrılması gibidir, aşkın yaşı. Hiçbir şey vermez sana kendinden gayrı ve hiçbir şey almaz senden kendinden gayrı. Aşk sahip olmaz, ne de sahip olunabilir; zira aşk kâfidir aşka.”

O söyleyip durdu, içli bir şarkı gibi. Doğru ya, derdi aşk olanın aşka gönlü olanın çilesi de güzeldi. Hem dünya aşksız çekilir gibi değildir. Halep tarumar olurken, İslam coğrafyaları kan gölüne dönerken; Irmak tertemiz varlığıyla toprağa akıp karışırken yeryüzü katlanılır gibi değildi. Aşk bunca yaranın içinde soylu bir direnişti. Tam böyle bir uyanışın tefekküründeyken kalbim, araladı dudaklarını Meczup, gitmeye hazırlanırken kurumuş bir gülü avuçlarıma bıraktı. Gülün kavruk kokusu, sevgilinin avucumdaki kokusuna karışırken dedi ki:

“Aşkın bir arzusu yoktur, kendini gerçekleştirmekten başka. Fakat aşkın kimyasının kaçınılmazıdır, var olduğu gönlün içinde arzular inşa etmek. Öyleyse tek arzun sevgili ile bir olmak olsun. Aşk ile bir olan iki gönül tekliğe ulaşır. O vakit aynel yakın olur aşka. Allah’ı bulur. Onu bulan başka ne ister. Zira layık olursanız aşka, o sizin seyrinizi değiştirir. Ve işte o noktada deki ‘Ben Allah’ın kalbindeyim’.”

Meczup dönüp gitti karanlıkların arasından. Irmak, bir çiçek gibi ekildi toprağa. Halep’in gönlünden bir kan ırmağı aktı. Öylece birbirini tanımayan nice kalp bin ah etti gecenin sükûnetinde ben aşka sarıldım. Üşürsen, kalbimde küllerin hâlâ sıcak. Ne de olsa, ben aşkın toprağındanım. Ve aşka yeminliyim. Hem aşka seçilmiş olanın başka seçimi olamaz buna da şahidim. İnan bana başını kaldır ve göğe bak ayda şahit. Ekim’de şahit. Sen benim şarkımsın, başkasının dili sana dönmez. Gönlü de seni sevmeye yetmez.

Hem yaşamak için ırmak toprağa sarıldı, ben aşka. Neticede ikimizde çalınmış yarınların bahtında Hakka sarıldık.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Eda Bildek

Eda Bildek

DİĞER YAZILARI Ben Seni Bilirim Sevgilim… 09-07-2020 15:11 Sen Risalesi Yusuf Tefsiri Ömrüm... 05-05-2020 21:37 Seven Sevdiğine Ölüyordur... 07-04-2020 12:59 Sevmek Kalbe Dokunur.. 25-03-2020 09:49 Kadın Hayata Aynadır 25-12-2019 21:11 Ben Senin Aslını Gördüm 05-07-2019 15:58 Teşekkür Ederim, Sevgilim.. 17-06-2019 18:30 Şimdi Koşup Sana Gelsem 27-01-2019 15:53 Sevmek Şifadır 03-01-2019 11:50 Sana Yazdım Başkaları Okudu.. 18-06-2018 16:48 Yağmurun Çocuklarına... 12-06-2018 11:25 Evliliğini Şhowa Dönüştürenlere Sözüm 04-06-2018 14:53 Kalbim Sana Emanet 21-05-2018 16:30 Seni Seviyorum Kelimesi Bir Sihirdir 31-12-2017 06:26 Kadınları Anlamadınız.. 02-12-2017 14:40 Suç Ve Ceza Ademin Ezası! … 03-10-2017 17:22 Ertelenmiş Bir Yaratılış Yazısı 19-08-2017 22:15 Aşkını Kaybetmekten Korkuyorum.. 17-07-2017 05:37 Yardan Yaraya Yolum Var... 28-04-2017 16:10 Fikrimin İnce Gülü... 22-03-2017 20:33 Peki, Neden Çağımızda Kendi Kendini Öldürür Kadınlar? 16-02-2017 15:42 Gökyüzünde Yağmur Kuşları... 17-01-2017 15:33 Kadın&Şair&Mutfak “Düşününce İntiharda Güzel” 09-01-2017 09:46 İnsanlık İçin Hiçbir Şey Yapamadık. 25-12-2016 23:13 Niçin kopmaz ki kıyamet çocuklar öldüğünde? 01-12-2016 16:01 Kadının Asıl Yurdu Evidir.. 12-11-2016 17:39 Irmak Toprağa Sarıldı Ben Aşka 25-10-2016 00:48 Ölümsüzsün Sevgilim.... 19-09-2016 00:40 Olmayan Sevgilim 16-08-2016 07:17 Eyvâhlar Olsun Müslümanmışım.... 21-07-2016 22:32 Yurduma Alçakları Uğratma Sakın 20-07-2016 00:23 Geldim Ama Yoktun 15-07-2016 20:55 Zarif Bir Tepki Gösterelim Onlara... 09-07-2016 23:50 Kadın Artık Ölümlü, Aşk Ölümsüz 04-07-2016 00:32 Neye Malikti İsmin 26-05-2016 23:45 Şiir Seven Kadını Sevme Yanarsın 23-05-2016 14:56
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet