Hatice ATASOY
Hatice ATASOY
Giriş Tarihi : 08-12-2015 08:17

Çocuklar Üşümesin

İyilikder ve Adana ÜlfetDer’in birlikte organize ettiği “Çocuklar Üşümesin” projesini yerinde görmek, bir nebze de olsa muhacir kardeşlerimizle bir arada olmak için Solaklı/ Yunusoğlu Beldesi’nde bulunan çadırkente uzandı yollarımız. Soğuğun yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladığı günlerde onları unutmak olmazdı, yakışmazdı, “şüphesiz mü’minler bir vücûdun azaları gibidirler”  mesajını muhatap alan Müslümanlara.

Araçlar çadırkente ulaştığında çok farklı bir şehre girmiş gibi hissettik. Garip bir iç sızısı düşüverdi yüreğimize. Etrafta çalı üzerlerine serilmiş çamaşırlar, yemek yapmak için yakılan ateşlerin üzerinde kara kazanlar, su ihtiyacı için herkesin kullandığı tek bir çeşme, birkaç yatak ve kıyafetten oluşan çadırlar ve hemen önlerinde, alınlarında bin bir hüznün kümeleştiği biçare kadınlar, ellerinde sigarayla başıboş dolaşan delikanlılar, yaşlı erkekler…

Ve çocuklar;

Zorunlu göçün acı çizgileri sinmiş yüzlerine. Kapkara gözlerinde masumiyetin, yalnız bırakılmışlığın, acımasızlığının her karesini görmek mümkün. Savaş en önce onların küçük yüreklerini vurmuş taâ can evlerinden. Uzak kalmışlar vatanlarından, evlerinden, okullarından,  tüm sevdiklerinden. Savaş önce onları ayırmış en sevdikleri oyuncaklarından, birlikte oynadıkları arkadaşlarından…

 Çıplak ayakları, ince kıyafetleri, ürkek ama bir o kadar da sevgi dolu bakışlarıyla hemen koştular yanımıza.

Vatansız, topraksız, yetim kalmış bu çocuklar şimdi de soğuk havanın titreten soğuğuna bırakmışlar yorgun bedenlerini.

Çadırda yaşam nasıl olur acaba? Kaloriferli, doğal gazlı, klimalı ya da sobalı evlerimizden nasıl anlayabilirdik bunu?

Hangi insan hakları, hangi vicdan mantalitesi bu çocukların üşüyen bedenlerini ısıtabilir ki ? Gördüğümüz manzara insanlık için bir utanç tablosu olmaya yeterdi belki de. ”Hangi suçtan dolayı öldürüldüler” sorusunun yanına “hangi suçtan dolayı hiç bilmedikleri bir yere gelip şehrin en dış mahallelerinde çadırlara mahkum edildikleri sorulduğunda” ne cevap verecekti acaba insanlık? Kıyıya vurmuş küçük mülteci Aylan gibi bu tazecik hayatların da Adana’nın kenar mahallelerine vurduğunu görmek ve el uzatmak için neyi bekliyorduk ?

Ensar’ı okumaya, övgüyle söz etmeye devam mı edelim? Yoksa ayağımıza kadar fırsatlar sunulmuşken haydi sıra siz de diye başlayan imtihanlarımızı hakkıyla idrak edip hayırda yarışa mı girelim? Ne dersiniz?

“Biz aynı durumda olsaydık acaba onlar bize yardım eder miydi?” sorusunu defalarca sormanın ne anlamı vardı, Allah bizi kardeş ilan etmişken. Hem biz yaptıklarımızı Allah için yapmıyor muyduk? Onları savaşla, yoklukla,yoksullukla imtihan eden Rab elbette bizi de varlıkla sınamakta. İşte şimdi infakı (paylaşmayı) ahlâk edinmenin vakti. Vicdanları harekete geçirmenin yolu zalimlere beddua etmekten geçmez. Yapmamız gerekirken yapmadıklarımızın hesabının sorulacağı zaman uzakta değil. Ve “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz” ilahi mesajı tazeliğini korumakta…

Yine Adana’da bir çocuk daha donarak ölmeden hep birlikte “Çocuklar Üşümesin” diyelim hemen birkaç kilometre uzağımızdaki kardeşlerimizi bir ziyaret edelim. Siz gidemiyorsanız emanetlerinizi muhacirlere ulaştırmak için gönüllü kardeşlerimiz sefer halinde. Haydi şimdi çok geç kalmadan paylaşalım var olanlarımızı… Onların ne elleri üşüsün ne de yürekleri.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Hatice ATASOY

Hatice ATASOY

DİĞER YAZILARI İyilik /kötülük yolunda bir çığır açmak, Habil yada Kabil gibi 02-02-2019 11:29 Allah Resulünden Mesajlar: Tebessüm Sadakadır, Kardeşlerinizden Esirgemeyin... 17-09-2018 13:31 Nefisle mücadele zamanı, 19-05-2018 08:45 Hazanda Baharı Yaşamak 27-10-2017 11:27 Filistinli Vefa’nın Kalp Ağrısı.... 29-07-2017 23:23 Şimdi Kuran’la Dirilme Zamanı.... 12-06-2017 00:37 31 Mayısı Unutmadık Unutmayacağız... 22-05-2017 09:19 Kudüs & Ey Kudüs… 23-04-2017 22:39 Dua, Özgürlük Semalarına Yükseliş... 05-02-2017 21:57 Daralan Vakitler... 13-12-2016 16:53 Oku Takip Et! 10-10-2016 17:52 Sen Çok Değerlisin... 07-09-2016 06:39 Allah İçin Sevmek.. 04-07-2016 10:39 Ölüm... 03-06-2016 14:44 Doğruluğun Adı: Mehmet Amca.... 28-04-2016 10:17 Hoşca Kal Umudum 25-02-2016 13:48 Alemlerin Rabbine Hamdolsun! 21-02-2016 11:37 Hira’dan Esen Rüzgar 12-02-2016 16:52 Çocuklar Üşümesin 08-12-2015 08:17 Karbeyaz Düşler 01-12-2015 10:43 Annemin Hacc Özlemi 01-09-2015 23:08 Belki Bir Gün 12-05-2015 12:18 Biraz Tebessüm 14-04-2015 18:57 Anneme.... 19-03-2015 18:48 “Açılsın da Yollar Sana Geleyim” 22-01-2015 10:10 Yokluğunun Kaçıncı Baharındayız 01-01-2015 17:33 Okumaya Dair Notlarım 23-11-2014 12:31 Kurban 10-10-2014 22:37 Sevgili Dost... 23-09-2014 12:24 Vefa… 09-08-2014 06:03 Bir Sevdadır Yaz Kursları 06-07-2014 11:27 Savaşın Çocukları 03-06-2014 07:44 İçimdeki Bahar 26-05-2014 23:40 Yürek Dokunuşları 23-04-2014 11:17 Özlemlerin Konuğu 07-04-2014 00:05 Yokluğunda Üşüyorum 06-03-2014 22:11 Ümmetin Yıldızları 24-01-2014 09:44 Bir Yüreğe Umut Olmak 30-12-2013 21:20 Yaşayan Kur'an Hz. Fatıma 13-12-1901 22:42 Fatıma Anneye Mektup 13-12-1901 22:42 Seni Seviyorum Ey Çocuk!... 13-12-1901 22:42 Duasız Üşürmüş Yürekler 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet