Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 05-12-2015 14:39

Şehirli olmak, inşa olmaktır

“Et kokmuş”

Sevgili dostum Sultangazi Belediyesi Basın Danışmanı Fazıl Ergüt’ün daveti üzerine İstanbul Erdemli Yöneticiler Akademisi (EYAD) tarafından düzenlenen ‘Şehir ve Medeniyetler’ söyleşine katılma fırsatı buldum. Dostum Ergüt’ün, Prof. Dr. Sadettin Ökten Hocamın o programda sunum yapacağını söylediğinde ise mutluluğum daha da arttı. Hocam çok sevdiğim insanlardan biridir. Rabbim ömrünü bereketlendirsin.

EYAD’ın her ay devam eden akademik sohbetler programından biriydi bu. The President Otel’de düzenleniyor ve kahvaltılıydı.

Söyleşi öncesinde yaptığı konuşmada erdemli insanda olması gereken özelliklere değindi Derneğin İstanbul İl Başkanı Adil Dayıoğlu.

Hocamın söylediklerine geçmeden önce şu notları aktarmak isterim. “Erdemliler Dersi” sözcüğü kullanıldı, bu çok hoşuma gitti. Sadettin Ökten Hocamı dinleyince bu dersin manasını da daha iyi kavrama olanağı buldum. Diğer bir nokta ise, organizasyon… Çok başarılı ve çok güzeldi. Hiçbir ayrıntı atlanılmamış, katılımcı son derece iyi ve eksiksiz. Dostum Fazıl Bey, bu işin mutfağında olduğu için kendilerini ziyadesiyle tebrik ediyorum.

 Şimdi bir gönül ve ilim adamı olan Hocam’ın sunumuna geçebiliriz.

‘Şehir ve Medeniyetler’ başlığıyla konuşmasına başlayan Üstad, geçmişten geleceğe şehirlerin ve insanların etkileşimine dikkat çekti. Şehirlerin siluetlerinin oluşumunda insan faktörünün önemine vurgu yaptı, “Bir manada şehir hayatı tekrarlanırken üretir, üretirken tekrarlanır. Yine İstanbul fethedildiği zaman bir Roma şehriydi ama 100 senede bir Türk Müslüman şehri oldu. Ondan sonra İstanbul’da İstanbul kültürü gelişti” dedi.

Vaktin bereketinden bahsetti. “Şehir gözlemle başlar. Şehirli aktördür. Şehirli şehri inşa eder, şehirde inşa olur. Şehre hemen gelir gelmez şehirli olunmaz. Çocukları ya da torunları ancak şehirli olabilir.” derken, yaz aylarındaki turist kültürüne dokundu Hocam. “Turist şehrin düzenine ayak uydurmak zorundadır. Turiste göre şehir dizayn edilmez. Başka ülkelere gittiğinizde buradaki turistler kadar rahat olamazsınız” der. Şehrin dinamik bir süreç olduğunu, şehrin tarihinin medeniyetin tarihi olduğunu ifade ediyor. “Farkında olmadan şehirde inşa ediliyoruz. Beyazıt’ta doğdum. Ama burada şu anda et kokmuş. Buradan kendimi uzaklaştırdım, İstanbul’un bir köyünde yaşıyorum artık” diyor. Anıtsal mekânların şehri dönüştürdüğünü söylüyor. “Her eylemimizin altında bir tercih var. Eylemlerimizle varız. Topluma hedef göstermeli. Toplumun ilizyonu olmalı yani temel kabulü olmalı. Medeniyet tasavvuru inançla sabitlenmeli. Her medeniyet namus tanımını kendi yapar. Çok sevdiğim kelimedir, Gavur’a “gavur” demek. Avrupa kapitalizmini tanımadık, tanıdığımız ise ABD. Şehir değerlerimizi uygulamayı kolaylaştırmalı. Mescitlerin sık olması Allah’ı hatırlatıyor. Buradan şehir ahlakı ortaya çıkar. Mekânlar davranışlarınızı kolaylaştırıyorsa, şehir ahlakı ortaya çıkar. Değerlerin seçilmesi teşvik edilmeli, hürmet ettirilerek” dedi. Ve devam etti.

“Şehirlerin yapısı hiyerarşik, amorf ve kaotik olmak üzere üçe ayrılır. Hiyerarşik yapıda şehrin merkezi, merkezin çevresinde daha küçük merkezler, varoşlar bulunur, şehri oluşturan caddeler önem sırasına göre dizilir ve hiyerarşik yapıda simgesel boyut, işlevsel boyutun önündedir. Amorf yapıda ise şehirde merkez ve hiyerarşi yoktur. Şehir uniform bir yapıda, her yer aynı niteliktedir. Planda ve siluette bariz bir özel öge yoktur. Burada hiyerarşik yapının tersine işlev önemlidir. Birde Kaotik şehir yapısı vardır. Hiyerarşi ve düzen yoktur. Eski yeni, büyük küçük karışıktır. Hem işlev, hem simge vardır. Şehir adeta kendiliğinden oluşmuştur. Hiyerarşik ve amorf yapı toplumsal manada bilinçli bir tercih ve eylemin ürünüdür. Bu uygulamada kural vardır. Kendi çizgisi içinde belli bir adalet ve hak duygusu tecelli eder. Kaotik yapı da ise anlık tercihler küçük veya büyük fırsatlar gündeme gelir. Ve içgüdüsel bir yapılanmadır.” Bir otorite söz konusu olmadığından bu yapılanmada bol miktarda hak ihlali olabileceğine hatırlattı üstad.

Medeniyet tasavvuru ve algısının önemine de değinen Muhterem Hocam, Medeniyet tasavvuru,  toplumsal yaşamın altın anahtarını veren bir bildirge olduğunu, Medeniyet tasavvurunun insana yaşaması için bir vizyon verdiğini ve insanın donatılarını, içgüdülerini, aklını ve duygularını belli sınırlar içine aldığını ifade ediyor.

“Toplum bir şehri inşa ederken veya dönüştürürken bunun mekânsal kurgusunu kendi medeniyet tasavvuruna göre yapar, yapmalıdır. Şehir o medeniyet tasavvurunun yaşanmasına imkân verecek şekilde olmalıdır ve her medeniyet tasavvuru kendi değerler sisteminin ortaya koyduğu hayat tarzını kolaylaştıracak şekilde inşa edilmelidir” der Hocam.

Program bitti ama bizim dinleme arzumuz bitmedi. Hocam yüreğine sağlık. Bu programın da hazırlanmasında katre misali emeği olan her kişiye çok teşekkürler.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet