Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 31-08-2015 06:34

Baharla başlayan sıcak günler...

Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım. Kasas 24

Bayadır insan susunca birçok şey birikiyor heybede.

Bahar’ın enerjisiyle birlikte hayatımızda da hızlı gelişmeler gözlendi. “Altının kıymetini sarraf bilirmiş.” Altın olmuş, sarraf ortalarda yok ise, altının demirden bir farkı olmayacak ki. üstad Muhittin Şekür der ki: “Izdırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer, Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer…”

Haber geliyor. Babam, memlekette, mahallede komşumuzun otomobiline biniyor ve İslahiye’nin girişinde, “Teknetaşı” dedimiz mevkide bulunan ışıklarda kaza yapıyorlar, başka bir araçla çarpışıyorlar. Babam otomobilin önünde, emniyet kemeri de takılı olmadığı için ön cama fırlıyor. Babam’ın kolu ve kaburga kemikleri kırılıyor. Gaziantep 21 Aralık Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı söyleniyor. O akşam İstanbul’dan çıkmayı düşünüyoruz, lâkin araç bulamıyoruz. Bir sonraki gün aracı ayarlıyorum ve Gaziantep’e hareket ediyoruz. Dinlene dinlene giderek Gaziantep’e vasıl oluyoruz. Direk hastaneye gidip Babam’ı ziyaret ediyoruz. Babam’ın durumunu görünce yüreğim parçalanıyor.

Ve o hastanede, yıllar önce rahmetli Anneciğimi ziyarete gitmiştim aynı şekilde.

O günleri hatırlıyorum.

Babam’ın durumu da çok da iyi değil.

Kaza olmuş, araçta dört kişi varmış, dört kişinin içinde en ağır yaralanan Babam.

Hastanede Babam’la zaman geçirmeye çalışırken, Medine Teyzem’in Oğlu’nun düğünü de denk geliyor, bizim orada olduğumuz zamana.

Düğüne, abim ve kız kardeşimle gidiyoruz.

Dayılarım; Süleyman Doğan, Abdurrahman Doğan, Hanifi Doğan,  Hidayet Doğan ile Fatma Teyzemi ve yengelerimi de orada görüyorum.

Aslında düğün bahane.

Sevgili dayımlar ve teyzemleri görmek asıl maksat.

Düğün sonrası Dayımlar, Teyzem ve diğer akrabalarımız geliyorlar Babam’ı ziyarete. O günü de öyle tamamlıyoruz.

Sonraki gün ise sevgili dostum Anteppress.com genel yayın Yönetmeni Bülent Bilir kardeşim Babam’ı ziyarete geliyor. Babam o gün iyi görünmüyordu. Ama Bülent Kardeş gelince, onunla sohbet etmeye başlayınca birden iyileşti sanki. Daha sonra ise İstanbul’dan çalışma arkadaşlarım Ethem Bey ile eşi Hatice Hanım, Babam’ı ziyarete geldiler.

Bir ara İslahiye’ye gidiyorum.

İslami Değerler Akademisi’nde, Akademi’nin Başkanı Sevgili Üstadım Mustafa Yıldız Hocam’la görüşüyoruz. Üstad ile Akademi’yi geziyoruz. Daha sonra Akademi’nin Koordinatörü Rahşah Kaya Hocam da sohbetimize dâhil oluyor. Ardından Ersen Ardıç Hocamı bir an görmüş gibi oluyorum..

Ramazan Abi ile Yaşar Abi’yi de görmek istedim ama zaman müsait olmadı. Onları da kalpten selamlıyorum.

Öncelikle böyle güzel bir kurumun İslahiye’de olmasından gurur duyuyorum. Emeği geçen ağabeylerime ve kardeşlerime medyun-ı şükranım. Çok güzel bir kurum ve çok hayırlı hizmetler vermekte. Hem de büyükşehirleri imrendirecek şekilde güzel hizmetler.

İsmimin verildiği kitaplığın önünde sohbet etmek de ayrı bir gurur.

Mustafa Hocam lahmacun yediriyor bize. İslahiye’de de lahmacun ya da dürüm yenir dostlar. Buradan tüyo vermiş olayım.

Sohbetimiz sonrası rahmetli Annem’in mezarına gidiyorum. Orada dualar edip, hasret gideriyoruz. Gece karanlık olmadan da Gaziantep’e geri dönüyoruz.

Gaziantep’te, Kardeşim Ahmet’in evinde kalıyoruz. Yeğenlerim, Ablam, Kız kardeşim baya kalabalığız. O güzelliği her halde bir daha zor tadarız. Hele Gaziantep gibi bir yerde, yeğenim İbrahim’le dörümcü bulamamız unutulacak gibi değil. Hastane kantininde “Zoroğlu Cafe”de bir tostun 5 lira olduğunu görünce, “bu tost burada zor yenir” diyorum. İşte buda unutulmayacaklar arasında geliyor. İstanbul’a geldiğimde en büyük üniversite hastanesi olan Çapa’nın kantininde tost bir lira yetmiş beş kuruş. Yetkililer bunu duyacak, durumu düzeltecek inşallah. Hastaneler zaten mağdur insanların bulunduğu yer. İnsanlar, hastalar ya da hastaları için geliyorlar. Mecburen oradalar yani. Zevk için olsa on lira da yapsan kimse bir şey demez. Ama kamu alanında, kamuda bu böyle olmamalı. Kimsenin de insanların maduriyetinden kazanç elde etmeye hakkı yok ve bunu yapmak da ahlaksızlıktır.

‘Sayılı günler çabuk geçermiş’ derler ya. Hakikaten de öyle. Ve dönüş yoluna geçiyoruz.

Gaziantep önceki yıla oranlara daha da güzelleşmiş. Yalnız bir sorun hala giderilmeyi bekliyor. Kırmızı ışıkta duruyorsunuz ya, yeşil yanar yanmaz arkadan korna. O kadar korna sesleri var ki insan bunalıyor. Buna inşallah kısa sürede çözüm bulunur.

Sevgili dostlar, İslahiye İslami Değerler Akademisi’nin yeni dönem faliyet taslağını da buradan musadelerinize arz etmeyi bir özsaygı olarak görüyorum.

İSLAMİ DEĞERLER AKADEMİSİ YENİ DÖNEM FAALİYET TASLAĞI

1.  Kelam: Mustafa Yıldız ile Fıkhu’l-Ekber okumaları [Arapça]

2. Tefsir: Abdurrahman Kılıç ile “Saffetü’t-Tefasir” okumaları [Arapça]

3. Tefsir: Ramazan Deveci ile Cuma Tefsir Sohbetleri [Erkeklere]

4. Tefsir: Hatice Bağbekleyen ile Tefsir sohbetleri [Bayanlara]

5. Hadis: Abdurrahman Kılıç ile “el-Lülüü ve’l-Mercan” okumalar [Arapça]

6. Hadis: Mustafa Adalar ile “Riyazu’s-Salihin” okumaları [Türkçe]

7. Fıkıh: Mustafa Yıldız ile “Kuduri” okumalar [Arapça]

8. Fıkıh: Ramazan Deveci ile Akaid ve İlmihal Dersleri [Gençlere]

9. Fıkıh: Ayla Tarhan Kılıç ile “İlmihal” okumaları [kız öğrencilere]

10. Kur’an: Rahşan Kaya ile Tecvidli Kur’an öğretimi

11. Kur’an: Semra Çıngı ile Hafızlık Öğretimi [çocuklara]

12. Kur’an: Huri Sena Yıldız ile kadınlara Kur’an öğretimi [Zehra Kuran Kursu]

13. Kur’an: Vildan Şahin ile Kuran n öğretimi [ortaokul öğrencilerine]

14. Arapça: Mustafa Yıldız ile Kur’an Arapçası

15. Arapça: Abdurrahman Kılıç ve Nuri Lata ile Pratik Arapça

16. Arapça: Abdurrahman Kılıç ile İlahiyat Ön Lisans Arapçası

17. Sohbet: Mehmet Deveci ile Salı Sohbetleri [Gençlere]

18. Sohbet: Cuma Sohbetleri [Kadınlara]

19. Osmanlıca: Rahşan Kaya ile Osmanlıca Arşiv ve Edebi Metinler

20. Osmanlıca: Rahşan Kaya ile Osmanlıca Kolay Metinler

21. Hat: Ferit Daduş ile Hat Dersleri

22. Ney: Seher Dalgıç ile Ney Dersleri

23. Adab-ı Muaşeret: Nuray Adalar ile Adab-ı Muaşeret Dersleri

24. Meal: Büşra Türkkan Meal Okumaları [Gençlere]

25. Düşünce:Mustafa Yıldız ile İslam Düşüncesi Metinleri okumaları [Üniversitelilere]

26. Bir konuk (konuşmacı) ile kahvaltılı Pazar Buluşmaları [Liselilere]

27. Ersen Ardıç ile Gençlik Akademisi etkinlikleri

28. Ayla Kılıç ile Çocuk Akademisi etkinlikleri

29. Nuray Adalar ile Aile Akademisi etkinlikleri

30. Kermesler

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet