Mehmet Deveci
Mehmet Deveci
Giriş Tarihi : 29-10-2014 15:07

Yasin Börü

 

Dengem bozuldu. Dilim damağım kurudu. Hiçbir şey yapamadım. Ağlasam bir zayıflık olur muydu?

 

Ağlamak zayıfların işidir, ben ise oldukça zayıfım diyem Ali Şeriati geldi aklıma. Tutmadım ben de kendimi. Tutamadım.

 

Dünya ne kadar da tuhaf bir yer.

 

 

Koca bir âlem ve bu koca âlemin içinde yaşayanların başka başka âlemleri var.

Birisini gördüm geçenlerde. KPSS sınavına geç kalmış, almamışlar, kalmış kapıda. Kendini yerden yere vuruyor, bir çocuk gibi sızlanıyor, kendinden geçiyordu. Nasıl da bağırıyordu arada: Geleceğimle oynadılar, ben senelerce bugün için hazırlanmıştım…

Görünürde, istikbali yitmiş bir gençti bu. Etrafındakiler teskin ediyor, yine girersin, diyorlardı. Ben ve diğer kalabalıklar tuhaf tuhaf izliyorduk onu, gülenler de vardı aramızda, yadırgayanlar da.


Açıklandı sonra bu sınavın sonuçları. Kaybetmiş birini gördüm sonra. Nasıl da üzülmüştü, bulduğu suçlu olarak da elleri en çok da kendi yakasındaydı. O da istikbalini yitirenler arasındaydı. Yüzünde her şeyi yitmiş birinin bakışları asılı kalmıştı.

 

Dünya bir âlem dedik ya. İşte bu âlemin öteki yüzünü gördüm bir de. Görmese miydim, bilmiyorum, bilmiyorum…

Yasin Börü mesela. Yoksullara kurban eti dağıtırken çetelerce şehid edilip can vermiş, bedenine işkence edilmiş bir mazlum yiğitmiş o. Bıyıkları yeni terlemiş bir delikanlı. Yüzü nasıl da hala çocuktu, bakışları nasıl hala zavallı…


Haberler şöyle sunuyordu onun haberini:


Gencecik fidan Yasin Börü. 17 yaşındaydı, 11. Sınıf öğrencisiydi. Haya ve ahlak timsaliydi. Nerde otursa güzel ahlakından bahsedilirdi. Yasin şehid edildiğinde aldığı yaralardan dolayı yüzü tanınmayacak durumdaydı. Kimliği günlerce tespit edilemedi.

Öğretmeni onun şehadet haberini duyduğunda şöyle yazmıştı: “ bu sabah senin sehid edildiğini duyduğumda yüreğime ateş düştü be Yasin’im. Hele gövdenden ayırmaya çalıştıkları o mübarek başını tekrar diktiklerini gördüğümde…”


Allah’ım, intikam alıcıların en güzeli sen değil misin?

O günleri n’olursun bize de göster.

Evet, gördüğümde, gördüğümüzde, bu göz, bu kulak bunlara şahitlik ettiğinde aklıma diğer “istikbal ”ini yitirenler geldi, hayıflananlar, ağlayanlar. Elimde ekmek vardı. Kaldı öylece. Bir parçası da ağzımda. Yutamadım. Dolandı durdu.

Kahvaltı masasında ekmek, biraz da zeytin vardı. Soğuğunu bile almamıştım ekmeğin, buğusu hala üzerinde tüten, sıcak olanına bakmıştım oysa. Onlar öylece masanın üzerinde kaldı.

 

Yazmayacaktım böyle şeyler. Bakmayacaktım da, okumayacaktım da, izlemeyecektim.

Ottan böcekten bahsedecektim.

Bahardan, güneşten, yağmurdan güzden…

Ama acı gelip de oturdu yüreğime, kıpırdayamadım.

 Yüreğime oturdu.

 

Sonra açtım videolarını…

Sabah vakti masamın üzerinde kahvaltılık bir şeyler, soğumaya başlamış çay vardı. Karşıma bu sefer de şehitlerden Hasan Gökgöz’ün babasının o mağrur, o gururlu, o beni yaşlara boğan konuşmasını duyunca, Yasin’in katlediliş haberlerini arkası kesilmeden günlerce okuyunca, katillerinin hala yakalanmadığını da bildikçe utandım, en çok da kendimden utandım…


Oturdum yine aynı duamı yeniledim:

“Ya rabbi, ümmetin yetimlerine katından bir sahip, bir yardımcı gönder…”

 Yazmayacaktım böyle şeyler. Bakmayacaktım da, okumayacaktım da, izlemeyecektim.

 

Ama Yasin’den utandım. Onun bedeni, o fidanın bedeni şimdi toprağa konmuş ve bunu yapan zalim eller hala yakalanmamıştı.

Bir muharrem ayında, İmam Huseyin aşığı bu fidanın o çok sevdiği İmam’ın kaderinden nasiplenişine bakıp kendimden utandım…

Yasin Börü ve arkadaşlarının katillerini bulun ağabeyler. En azından gözü yaşlı annelerine bir teselli olsun. Bulun!

NELER SÖYLENDİ?
@
Mehmet Deveci

Mehmet Deveci

DİĞER YAZILARI Hiçbir Şey Anlatmayan Şiirler... 16-07-2020 21:06 Ey Benim Hevesim... 09-07-2020 20:57 Rüzgar ve Göğün Yüzü 03-07-2020 11:37 Derviş İle Çınar Yaprakları... 23-06-2020 20:00 Deizm Bizim Neyimiz Olur? 20-03-2019 18:55 Ben Hz. İbrahim ve Musa... 30-01-2019 16:46 Umre Ziyaretimizden Notlar 21-02-2018 09:16 Vatan Sevgisi... 22-08-2017 19:55 Beni unuturken inşallah de 01-08-2017 19:02 Oğuz Atay Söylüyor; Ey Şehadet, Bana Küsülü Müsün? 03-05-2017 17:51 Çok Sevmiştik Be! 14-04-2017 18:45 Sus da Leyla’m Duymasınlar 14-02-2017 16:17 Boğazlı Kazak 04-01-2017 17:24 Her Kitap Yeni Bir Başlangıçtır 05-10-2016 12:56 Biz Kazanacağız 02-08-2016 13:18 Cemaatin Yöntemi 26-07-2016 16:21 Darbe mi Tiyatro mu? 20-07-2016 16:06 Diyanetin Yetimleri Fahri Kur'an Kursu Öğreticleri 13-07-2016 19:44 Sevgili Ramazan 06-06-2016 10:34 Bu Tweet de Benden Olsun 25-03-2016 14:46 Türkücü 29-01-2016 14:26 Mevlit Kandili Ne yapmalı, Nasıl Yapmalı 23-12-2015 07:54 Özlemek Güzel 31-10-2015 15:52 Sevdiğine Yenilmek 26-08-2015 13:17 Aytaç Baran 12-06-2015 11:02 Neyin Var? 25-05-2015 13:25 Sevgili Yalnızlığım 20-02-2015 14:52 Limon Ağacı 09-12-2014 14:32 Yasin Börü 29-10-2014 15:07 Ortalama Tipler 29-09-2014 11:28 Melike 22-08-2014 08:41 Gazze'm Ağrıyor 19-07-2014 11:50 Anne Bak.... 10-06-2014 20:47 Platonik Bir Aşk Değildir Dostluk 12-05-2014 18:37 Osman Abi 25-04-2014 15:44 Bir sabah uyandığında tüm kapılar kapanmıştı... 31-03-2014 07:58 Duanın Buluşturduğu Yürekler 07-03-2014 09:45 İkna Edilemeyen Kardeşlik 12-02-2014 16:22 Taraf olabiliriz ama düşman olmayalım! 26-12-2013 14:12 Taksim - Gezi Olaylarına Nasıl Bakmalı 13-12-1901 22:42 Bize Maval Okuma! 13-12-1901 22:42 Hayatın İçinden Kareler 13-12-1901 22:42 Esed, Bomba, Ekmek, Çocuk 13-12-1901 22:42 Müsait Bir Yerde Susacak Var! 13-12-1901 22:42 Mayası Bozuklardan Eyleme 13-12-1901 22:42 Yeryüzüne İnmiş Melekler 13-12-1901 22:42 Kudüs Ve Aşk 13-12-1901 22:42 Ne Yapmalı 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet