Orhan Göktaş
Orhan Göktaş
Giriş Tarihi : 28-08-2014 15:25

Ak Partinin Adaleti Ve Zindandakiler

Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi devlet politikası inkâr ve dönüştürme mantığı ile şekillenmiş, bu mantığın temsilcisi Partiler yıllarca Tek başına ülkeyi yönetmiştir.

Bu topraklarda yaşayanların tarihi, medeniyeti, dini, dili, ırkı, mezhebi, kıyafeti, dış görünüşü,  yazısı… Kısacası neyi varsa inkâr edilmiş. Onun yerine batı medeniyeti ve değerleri ile dönüştürülmeye çalışılmıştır. Ülkenin resmi politikasındaki hedef “batı uygarlığının seviyesine çıkmak” olarak gösterilmiştir.

Bu inkâr ve dönüştürme politikalarına itiraz etmek vatan hainliği ile eş tutulmuş, itiraz edenler suçlu ilan edilmiş ve suçlananlar ya ülkeden kaçarak canını kurtarmış, ya yakalanıp yargısız infazlarla öldürülmüş ya da zindanlara atılmıştır.

Bu kısa hatırlatmadan sonra gelelim sadede

Ak Parti yukarıda saydığım inkâr ve dönüştürme politikalarına itiraz eden bir dil kullandığı için iktidara oldukça güçlü gelebilmiştir. Zira kurucusu ve halen lideri olan Tayyip Erdoğan da sisteme itiraz ettiği için önce zindana atılmış, sonrasında defaten komplolarla önü kesilmek istenmiş ama milletin desteği sayesinde şu an Cumhurbaşkanlığı makamına seçilmiş durumdadır.

Ak Partinin 12 yıllık iktidarı döneminde millete yapılan zulümler tamamen bitmese bile oldukça azalmıştır. Artık kanunda suç olsa bile bazı gayri hukuki,  gayri mantıki, gayri insani (öğrencilerin başlarını örtmeleri gibi) bazı uygulamalar pratikte yok sayılabiliyor.

Ancak gerek 28 Şubat döneminde yapılan DGM yargılamaları gerekse 90’lı yılların olağan üstü bölge döneminde güvenlik güçlerinin kan donduran uygulamaları sonucu o dönemde suç uydurularak göstermelik mahkemelere çıkarılan ve hapis cezası verilen insanların bir kısmı ceza evlerinden tahliye edilmişken bir kısmı halen o zindanlarda adalet bekliyor.

90’lı yılların kaotik ortamında devlet güçleri ile PKK arasındaki savaşta sahneye kendisine Hizbullah adını veren bir aktör daha çıkmış ve PKK ile silahlı savaşa başlamışlar. Hizbullah adını kullanan örgüt, bölgedeki İslam âlimlerinden, Müslüman halktan ve İslami gruplardan destek istemiş, bu kirli savaşa bulaşmak istemeyenlere yönelerek önce tehdit ve dövme sonra satırlara doğrama ve ardından kurşunlama, bombalama ve tarama gibi yöntemler ile çok sayıda İslam âlimi, memur, öğrenci ve esnafı şehit etmişlerdi.

Bu kaotik can pazarı ortamında, kendilerine yapılan saldırıları bertaraf etmek amacı ile meşru müdafaaya başvuranları dönemin güvenlik güçleri yakalamış, o tarihlerde Ebu Gureyb ceza evini aratmayan ortamlarda yapılan işkenceler altında alınan ifadeler, imzalatılan tutanaklar delil gösterilerek savcılığa çıkartılmadan direk mahkemelere çıkartılarak en ağır bir şeklide cezalandırılmışlardı.

Tek suçları kendilerine dayatılan kirli savaşta PKK ile Hizbullah adını kullanan örgüt arasında taraf olmamak olan insanların bir kısmı 20 yılı aşkın bir süredir ceza evlerinde yatmaktadır. Verilen cezalar ömür boyu hapis olduğundan yatmaya da devam etmektedirler.

Bu yazdıklarım o dönemde tutuklanıp halen içeride olan Emin Tenşi’nin yakınları tarafından ulaştırılan bilgilerden derlenmiştir. Ancak gerek bölge insanı gerekse o dönemi takip edenler bu bilgilere yabancı değiller.

Ak Partinin “Adaleti” burada gecikmiştir, o dönemin karanlık günlerini aydınlatmak parti amblemde kullanılan ampül’ün bir sorumluluğudur. Başta Diyarbakır olmak üzere bölge milletvekilleri olaya el atmalı bu yaranın kanamasını durdurmalıdır. TBMM harekete geçirilmeli o dönemde yapılan yargılamalar gözden geçirilmeli ve gerekirse yeniden adil yargılamalar yapılaması için adım atılmalıdır. Bu başta Ak Partili olmak üzere diğer Millet Vekillerinin de vicdani sorumluluğudur.

Basın yayın kuruluşları da bu konuya parmak basmalı, gerekirse bu insanlarla görüşüp o dönemim karanlıkta kalan kısımları aydınlatılmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

İnsan hakları örgütleri ve STK’lar bu insanlar için adalet talep etmeli ve kamuoyu oluşturmalıdır.

O dönemde meydana gelmiş çok sayıda faili meçhul cinayet ve kayıp vakası da halen aydınlatılmış değil.

Onlar aydınlatılamıyor ise bile, ceza evlerinde suçsuz yere yatan normal şartlarda o dönemin zulmüne ortak olmadıkları, oyunbozanlık yaptıkları ve belki de ülkeyi ciddi bir kaosa sürükleyecek olan bir projenin başarısız olmasına sebep olan Emin Tenşi gibi insanların ödüllendirilmesi gerekirken zindanda çürümelerinin önüne geçilmelidir.

Vesselam

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan Göktaş

Orhan Göktaş

DİĞER YAZILARI İnsan Hakları Bağlamında LGBT Meselesi 28-04-2020 23:24 Atatürk’e Hakaret Ve İfade Özgürlüğü.. 04-04-2020 11:15 Türkiye’nin Suriye Operasyonu 04-03-2020 09:28 ABD Ve Ona Umut Bağlayanlar Şaşkın 09-01-2020 08:06 Bir Arada Yaşamak Ama Hangi İlkelerle.. 14-12-2019 00:24 Barış Pınarı Operasyonu Üzerine.. 12-10-2019 15:00 Suriyelilere Saldırılar Üzerine... 30-09-2019 09:07 İktidar Oyunları... 30-12-2018 21:56 İstiklal Harbini Kazanmasaydık Neler Olurdu? 14-11-2018 15:28 Suriye’de Suçlu Kim? 29-04-2018 17:44 Toplusal Sorunların Kaynağı Aile Yapımızdır!... 26-03-2018 11:40 Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağı Ya Da Suya Yazı Yazma Çabası... 28-02-2018 20:31 Türk ve Kürt Kavimlerinden Zalim Bir Topluluk Çıkarmak... 17-05-2017 08:38 Hangi İslam! 18-04-2017 23:03 Bir Avrupa Tahlili.. 15-03-2017 15:16 Onlar Tarih Okumazlar Ki!... 08-03-2017 18:50 PKK, Ermeniler, Zerdüştler ve İslami Terör 13-06-2016 12:16 Ahlak ile edep arasındaki fark... 09-05-2016 18:29 Eğitimdeki Yozlaşmaya Karşı Ahlak Eğitimi 25-04-2016 11:04 Göç Olgusu 14-04-2016 11:45 Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir 28-03-2016 23:41 Çanakkale Bir Kurtuluş Reçetesidir 18-03-2016 15:30 Fikir beyan etmekten korkar olduk! 14-03-2016 09:38 Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü? 29-02-2016 08:19 Suriye; Eski Hal Muhal; Ya Yeni Hal Ya İzmihlal 19-02-2016 15:08 İnsan Hakları Okulu 04-02-2016 16:36 Meb’in Yaptığı En Hayırlı İş! 29-01-2016 22:29 Aynı Tas Aynı Hamam, Yine Biz Olduk Canı Yanan! 13-01-2016 23:22 Eğitimin sorunları 04-01-2016 09:57 Kadın nedir? 21-12-2015 16:33 Yaşam hakkı 30-11-2015 13:21 Kardeşlik Hukuku 09-11-2015 15:51 İslami Hareket Açısından Mezhep 14-08-2015 10:41 İslami Hareket Açısından Şiddet 25-05-2015 17:45 Şinni 29-03-2015 18:43 Değişim Liderleri – Değişmeyen Alışkanlıklar 03-02-2015 08:37 Adana’nın Öteki Yüzü 20-01-2015 10:42 Genç Nüfus Baş Tacı Mı Olacak Baş Belası Mı? 11-01-2015 20:05 İdam Mı? Müebett Mi? 26-12-2014 21:30 Bir Âlimi Dinlemek… 15-12-2014 12:46 Fuat Yıldırım Olayı Ve Diyanetin Siyasetle İmtihanı 24-11-2014 12:55 İzmir: Tecavüzcüsüne Aşık Olmuş Şehir 13-11-2014 12:04 Adam Olamayan Vali Olmak Ya Da Öze Dönüş. 03-11-2014 11:56 Stk’ların Uyuşturucu İle İmtihanı 21-10-2014 21:56 İslamda Şiddet Üzerine 09-10-2014 09:53 Türkiye, İran Ve İslami Hareketler 25-09-2014 13:32 İslami Hareketler Üzerine 19-09-2014 17:18 Tevhid-İ Tedrisat Kanunu Üzerine 10-09-2014 13:34 Yeni Türkiye Ve Zindandakiler… 03-09-2014 19:08 Ak Partinin Adaleti Ve Zindandakiler 28-08-2014 15:25 Birlikte İş Yapmak Üzerine… 11-08-2014 23:12 Öncü Nesil Mi? Ölü Nesil Mi? 30-07-2014 23:41 Filistinliye Açık Mektup 18-07-2014 09:29 Haklarımız – Sorunlarımız Ve Çözüm Yolu 11-06-2014 23:35 İnsanı Tanımak -2- 28-05-2014 21:17 Soma İzlenimlerim -2- 23-05-2014 06:12 Soma İzlenimlerim -1- 21-05-2014 19:14 İnsan’ı Tanımak 07-05-2014 18:43 Batı Medeniyeti Ve İslami Hareket 11-04-2014 10:56 Seçim Sonuçlarından Anladığım… 02-04-2014 00:30 Cemaat Parti Kavgası Ve İslami Hareket Metodu 31-03-2014 07:56 Çanakkale Üzerine 19-03-2014 13:14 Ağlayan Ve Ağlatan Adam 17-02-2014 17:40 Kim Kime Muhtaç? 10-02-2014 21:32 Hangi İslam ?… 12-01-2014 22:15 Topyekün Savaş Ya Da Esaret Tercih Bizim 27-12-2013 15:50 SEVGİ MERKEZLİ EĞİTİM VE DERSHANELERİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ 13-12-1901 22:42 VALİ BEY BENİM KIZIM SANA EMANET! 13-12-1901 22:42 BENİM ADAYIM BU YERSE! 13-12-1901 22:42 MİLLİ EĞİTİM ÜZERİNE “SUÇ VE CEZA” 13-12-1901 22:42 KÜRTLER ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 DİKTATÖRİZM YA DA KÜRESEL DÜNYA DÜZENİ 13-12-1901 22:42 İHVAN-İ MÜSLİMİN VE MISIR ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 BARIŞ SÜRECİ ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 ÇANAKKALE 13-12-1901 22:42 SURİYE İÇİN YAPMADIKLARIMIZ 13-12-1901 22:42 İslami Mücadele ve Suriye: Yaman Çelişki 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet