Mehmet Deveci
Mehmet Deveci
Giriş Tarihi : 10-06-2014 20:47

Anne Bak....

Anne bak, diyorum, anne bak!

 

Duyuyor sanki annem ve bakıyor nasıl da güzel.

 

Kaçırıyorum gözlerimi ustaca. Bir zayıflık annemin gözlerine yakalanmak.

 

Ne kadar da güçlü yapmış hayat beni, yapmak zorunda kalmış, olmak zorunda kalmışım.

 

Değildim. Değildim güçlü falan, bal gibi de zayıftım yeterince. Bu zayıflığı yaşayabilecek yerlerim azdı sadece. En çok da onun omuzlarında yaşamak istiyordum bunu.

 

Anne bak, diyorum, anne bak!

 

İçimdeki bu sesi sahiplenmek istemesem de birkaç adımlık ötemde duran anneme seslenmeden edemiyordum.

 

Duymasın istiyordum sanki, ama en çok da duysun istiyordum.

 

Beni bana bırakmasın. Yanıma gelsin. Sarılsın bana rağmen. Yüzüme bakmasın ama sarılsın iyice. Senin aklın ermez, desin istiyorum.

 

Beni bana bırakmıyor annem. Yakalıyor kaçamak bakışlarımı. Nasıl da içli ama, nasıl da sıcak bakıyor. Gözlerin bakışı falan değil onun ki. Bal gibi de yürekten bakıyor. Yüreği bakıyor. Alıyor beni yüreğinin ellerine, yüzümü çevirecek gücüm mü var, yakalanmak istiyorum bal gibi de. Ama kör olası hayat, nasıl da güçlü yaptın beni, nasıl da güçlü davranmak zorunda bıraktın.

 

Durduramıyorum içimin sesini. Anne bak!

 

İlk dünya sarılmalarımız gibisini istiyorum yıllardır. Avuçlarına ancak sığan bir yavrunun, öpmeye kıyamadığı, bakmaya doyamadığı, kokusunu içine çekip, gözlerinin neşesine sığdırdığı haliyle sevsin istiyorum. Bunun için seviyorum belki de annemle buluşma anlarımızı. Hani yeni gelmişsin yanına, durup dururken sarılmıyorsun yani. Yeni gelmişsin ve yeni gelen herkes sarılır birbirine. Bu fırsat bir de giderken, ayrılırken oluyor ancak. Zayıflığımın en güzel mazereti ‘yeni gelmek.’  Adımlarımı yavaşlatıp, bakışlarımı ayakuçlarına dikip, tam sarılacakken gözlerine, yüzüne, o kendimi bulduğun en temiz yere bakmak. Sonrası... Sonrası yok zaten, sonrası onun omuzları. Sonrası onun sıcacık kelimeleri. Çabucak ayrılmak istiyorsun sonra da. Aslında istemesen de ayrılmak istiyorsun. Ama bırakmıyor ki zaten. Sarılıyor sıkıca. Ellerini yüzüme dokunduruyor, yavaşça bırakıyor sonra da. Hiç bırakmasın istiyorsun, hiç bırakmamak istiyor biliyorsun.

 

Yeni gelmişsin yanına.

 

Ama yeni gelen sen değil, özlemlerin, hasretlerin, kavuşmalarında aynı zamanda. Ardından yaşanacak zamanların var. Bir kenara oturup susacak anların var. Gözlerini üzerine şifalı bir merhem gibi sürüşleri var. Kendisinden olan bir parçaya gururlu, sevecen, hasretli bakışları var. Gitmeye de daha çok var hem de. Daha çok var.

 

İçimi bırakmak istiyorum ellerine. Yüreğimi avuçlarına. İçinde onca mahrem şeyler, gizlim, saklım olsa da anneme bırakabilirim biliyorum. Bir dua gibi. Bir yakarış gibi. Bir tövbe gibi annemin ellerine bırakmak istiyorum kendimi.

 

Beni okusun. Beni bilsin. Beni anlasın istiyorum konuşmak zorunda kalmadan.

 

Sonra baksın bana. Sonra ‘nasılsın?’ bile demeden bilsin beni. Anlasın beni. Kısık sesle mırıldandığı dualardan üfürsün nefesiyle. Omzuna koyayım yüzümü, göstermeden, saklı saklı dökeyim yaşlarımı. Hayır! Değil aslında, bu sefer duyurmak istiyorum sesimi. Üzülür mü acaba, demeden omuzlarında ağlamak istiyorum. Üzülür mü? Üzülmesin bu sefer, bilsin ne istediğimi, omzuna dökülecek yaşlarıma, sesimi kısmadan bırakacağım ağlayışlarıma ihtiyacım olduğunu bilsin, yuvasına sığınmış bir serçe gibi sarsın beni. Buna ihtiyacım olduğunu bilsin, bilsin ve hiç üzülmesin kendimi ona bırakışıma, hiç üzülmesin. Rahatlık… Bunu onda aradığımı, ona sığınan yaşlarımın ardından içimin nasıl da rahatlayacağını bilsin ve bassın beni bağrına hiç üzülmeden. Onca kalabalığın, onca gürültünün, onca ağırlığın içinde kaçıp da ona geldiğimi bilsin. İnşirahın eşiğine yüzümü sürdüğümü bilsin… 

 

Uzun uzun bakmak istiyorum yüzüne. Yapamasam da, söyleyemesem de, uzun uzun bakmak istiyorum bakılması bile sevap olan beldeme. Onun ağaran saçlarına, kırışan alınlarına uzun uzun bakmak… Yılların hüznü çöküyor içime. Ama gülünce, gözlerinin yayılan kıvrımlarına değince bakışlarım, yakalanınca ne de güzel bakışlarım, bir tatlı yenilmek gelip de kurulu veriyor içime. Bir tatlı mahcubiyet. Ama o kısmıyor bakışlarını. Kendine bakar gibi, aynadaki suretine bakar gibi dolaştırıyor gözlerini ne de güzel yüzümde. Süzüyor, süzüyor bakışlarını kendinden parçasının üzerinde.

 

Biraz çekilince, biraz susunca, biraz zaman geçince tüm bunları yapamam biliyorum. Onun için belki de bu çığlık çığlığa içimden haykırışlarım.

 

Anne bak! diyorum, anne bak. Beni bana bırakma ve omuzlarına yasla başımı. Yüreğimi yüreğine yasla. İçimdeki seslere bak, yankılara bak, kendine bak, dökülen yaşlarıma bak, yüzüne sür yüzümü, anne bak...

NELER SÖYLENDİ?
@
Mehmet Deveci

Mehmet Deveci

DİĞER YAZILARI Hiçbir Şey Anlatmayan Şiirler... 16-07-2020 21:06 Ey Benim Hevesim... 09-07-2020 20:57 Rüzgar ve Göğün Yüzü 03-07-2020 11:37 Derviş İle Çınar Yaprakları... 23-06-2020 20:00 Deizm Bizim Neyimiz Olur? 20-03-2019 18:55 Ben Hz. İbrahim ve Musa... 30-01-2019 16:46 Umre Ziyaretimizden Notlar 21-02-2018 09:16 Vatan Sevgisi... 22-08-2017 19:55 Beni unuturken inşallah de 01-08-2017 19:02 Oğuz Atay Söylüyor; Ey Şehadet, Bana Küsülü Müsün? 03-05-2017 17:51 Çok Sevmiştik Be! 14-04-2017 18:45 Sus da Leyla’m Duymasınlar 14-02-2017 16:17 Boğazlı Kazak 04-01-2017 17:24 Her Kitap Yeni Bir Başlangıçtır 05-10-2016 12:56 Biz Kazanacağız 02-08-2016 13:18 Cemaatin Yöntemi 26-07-2016 16:21 Darbe mi Tiyatro mu? 20-07-2016 16:06 Diyanetin Yetimleri Fahri Kur'an Kursu Öğreticleri 13-07-2016 19:44 Sevgili Ramazan 06-06-2016 10:34 Bu Tweet de Benden Olsun 25-03-2016 14:46 Türkücü 29-01-2016 14:26 Mevlit Kandili Ne yapmalı, Nasıl Yapmalı 23-12-2015 07:54 Özlemek Güzel 31-10-2015 15:52 Sevdiğine Yenilmek 26-08-2015 13:17 Aytaç Baran 12-06-2015 11:02 Neyin Var? 25-05-2015 13:25 Sevgili Yalnızlığım 20-02-2015 14:52 Limon Ağacı 09-12-2014 14:32 Yasin Börü 29-10-2014 15:07 Ortalama Tipler 29-09-2014 11:28 Melike 22-08-2014 08:41 Gazze'm Ağrıyor 19-07-2014 11:50 Anne Bak.... 10-06-2014 20:47 Platonik Bir Aşk Değildir Dostluk 12-05-2014 18:37 Osman Abi 25-04-2014 15:44 Bir sabah uyandığında tüm kapılar kapanmıştı... 31-03-2014 07:58 Duanın Buluşturduğu Yürekler 07-03-2014 09:45 İkna Edilemeyen Kardeşlik 12-02-2014 16:22 Taraf olabiliriz ama düşman olmayalım! 26-12-2013 14:12 Taksim - Gezi Olaylarına Nasıl Bakmalı 13-12-1901 22:42 Bize Maval Okuma! 13-12-1901 22:42 Hayatın İçinden Kareler 13-12-1901 22:42 Esed, Bomba, Ekmek, Çocuk 13-12-1901 22:42 Müsait Bir Yerde Susacak Var! 13-12-1901 22:42 Mayası Bozuklardan Eyleme 13-12-1901 22:42 Yeryüzüne İnmiş Melekler 13-12-1901 22:42 Kudüs Ve Aşk 13-12-1901 22:42 Ne Yapmalı 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet