Harun Yılmaz
Harun Yılmaz
Giriş Tarihi : 16-06-2022 20:04

DSÖ’nün Dişine Kan Değdi Bir Kere!

Yaygınlaştırılmış fakirlik;

Tasarlanmış kıtlık;

Mülkiyetsizleştirilmiş toplum

İçin yeni devajular veya

Daha beterinin planlandığı senaryolar…

Rockefeller Vakfı Başkanı Dr. Rajiv J. Shah: “İstediğimiz geleceği yeniden hayal etmemiz gerekiyor; geçmişe, kovid öncesine dönüş yok artık.”

https://www.rockefellerfoundation.org/news/the-rockefeller-foundation-commits-usd1-billion-to-catalyze-a-green-recovery-from-pandemic/

-o-

ABD’li medyum ve yazar Sylvia Browne’un 2005 yılında yazdığı “Kehanetler” adlı kitabın 210’uncu sayfasında hayli ilginç ifadeler var; “2020’lerde, akciğerleri ve bronşları ciddi oranda etkileyen, tedaviye ise zalimce direnen zatürre benzeri bir hastalığın patlaması nedeniyle, ortalıkta ameliyat maskeleri ve plastik eldivenlerle dolaşan çok daha fazla insan göreceğiz.”

İki sene boyunca insanları birbirinden uzaklaştıran, sosyal hayatı felç eden, korku ve panik yaratmak için Bill’in adamlarının, doktorların,  politikacıların, medyanın ağız birliği yaparak, aykırı sesleri pozitivist/seküler  bilim dininin düşmanı olarak linç ettikleri kovid-19 plandemisini önceden bildikleri söylenenler, birer kâhin değillerse ve gelecekten haberleri de yoksa eğer, bu olanlar, bir kehanetin gerçekleşmesi değil, gerçekleşmek üzere tasarlanmış projelerin önceden açıklanmasıdır; yani, onlar geleceği bildikleri için olmuyor bu işler, söyledikleri için olduruluyor. Öncelikle bunu bir kenara not edelim.

Bunun anlaşılması noktasında, p(l)andemi kampanyasının baş aktörü ve dünyanın en karanlık kuklalarından biri olan Bill Gates’in söyledikleri, bize fikir verebilir;

“İnsanlık için tek çözümün, ürettiği aşıların satın alınması olduğunu” ilan eden mezkûr şahıs, pandeminin gerçekleşmesinden kısa bir zaman önce, aşı işinin şimdiye kadarki ‘en iyi iş yatırımı’ olduğunu söylediği bir Twitter mesajı atmıştı; “Küresel sağlık alanındaki en iyi yatırımlarımdan biri olan aşılar için, gelecek yılın ne anlama gelebileceği konusunda özellikle heyecanlıyım.”

https://stopworldcontrol.com/proof/

‘Tesadüftür bunlar’ diyenler için, Bill’in adamları tarafından tesadüfen çalışılmış yeni salgın senaryolarının olduğunu söyleyebiliriz.

Bu senaryolardan biri, 2020’de Wuhan merkezli yayılan kovid-19 simulasyonunun 2009’da Rockefeller Vakfı tarafından yayınlandığı bir senaryodur. Çalışılan birçok senaryodan biri olan “Lockstep” (kilitleme) simülasyonu, 2012’de dünyanın % 20’sine bulaşacak ve sadece yedi ayda sekiz milyon insanı öldürecek kurgusal bir pandemiyle ilgilidir.

https://www.rockefellerfoundation.org/blog/innovating-for-a-bold-future/

Gazeteci Harry Vox, Lockstep simülasyonunun amaçlarını açıkladığı 21 Ekim 2014 tarihli bir video röportajında (https://www.youtube.com/watch?v=wuOxG-rnj30) ‘(küreselci elit) yönetici sınıfın’ tüm insanlığı kontrol altına alabilmek için tek eksiklerinin karantinalar ve sokağa çıkma yasakları olduğunu, bu planla, yüz binlerce insana virüs bulaştırarak, bir sonraki kontrol aşamasını yaratmak istediklerini söylüyor. https://aapsonline.org/aaps-news-may-2020-virus-and-resistance/

Pandemi senaryoları sadece bununla sınırlı değil tabi ki…

İlk vakanın 7 Mayıs 2022’de İngiltere’de görüldüğü Maymun Çiçeği Virüsü hakkında, The Nuclear Threat Initiative (NTI-Nükleer Tehdit Girişimi) tarafından 2021 yılında yapılan Münih Güvenlik Konferansı’nda, hastalığın tüm dünyaya yayılacağı ve sonuçları hakkında bir senaryo sunuldu.

NTI, ilk vakanın Mayıs 2022’de görülmesinin, simülasyondaki tarihe benzerliğini bir tesadüf olduğunu söylese de senaryoya göre; “İlk vakalar 2022 Mayıs ayında ortaya çıkacak, Ocak 2023’ten itibaren 83 ülkede 70 milyon vaka görülecek ve 1,3 milyon ölüm gerçekleşecek. Aşıya karşı dirençli olan bu virüs, Mayıs 2023’le beraber 480 milyon vakaya, 27 milyon ölüme; Aralık 2023’te 3,2 milyar vaka ve 271 milyon ölüme sebep olacak. Devletlerin pandemi hazırlık kapasitesini oluşturmak amacıyla küresel finansman çalışması yapılacak.”

https://www.nti.org/wp-content/uploads/2021/11/NTI_Paper_BIO-TTX_Final.pdf

Başka bir deyişle, Yeni Dünya Düzeni’ne (NWO), yani Bill Gates gibi çete liderlerinin başkanı olacağı Tek Dünya Devletine geçişi hazırlamak amacıyla, vatandaşlarının hayatını, sağlığını, masum çocukların canını, kanını, geleceğini küreselci çeteye teslim etmeleri için devletlere rüşvet verilecek.

NTI’nın küresel pandemi senaryosundan çok önce, Johns Hopkins & Bloomberg School, Sağlık Güvenliği Merkezi 2017’de SPARS olarak bilinen bir koronavirüs salgınının simülasyonunu yürüterek, 2025-2028 yılları arasında bir salgın senaryosu çalışmış.

65 milyon insanın ölümünün öngörüldüğü senaryoya göre, ilk ölüm vakaları Ekim 2025’te ABD’de görülecek. Şükran günü ziyaretleri (insanlar arasındaki bağların koparılması-Bakara 27) ve kara cuma alışveriş çılgınlığı (nimetlerin insanlardan esirgenmesi-Şuara 183) nedeniyle salgın yayılacak ve Aralık 2025’in sonuna doğru 26 eyalette ve birçok ülkede SPARS pandemisi nedeniyle DSÖ’nün kontrolündeki sağlık bakanlıkları eliyle tüm dünya genelinde, halk sağlığı için “Acil Durum” ilan edilecek.

Uluslararası endişeyi ve insanlardaki korkuyu canlı tutmaya odaklanarak hazırlanmış bu senaryoya göre, SPARS salgınına karşı ilk etapta herhangi bir tedavi veya aşı mevcut olmayacak. Ancak antiviral Kalocivir terapötik* tedavide kullanılacak. Çok uluslu bir hayvancılık şirketinin (GMI) geliştirdiği ve ürettiği aşı, insan aşısı için potansiyel temel oluşturacak. Aşının adı da şimdiden belli; CoroVax.

Aşı üreticisi ve sağlayıcılarının, bu sıvıların sebep olacağı zararlar ve ölümlerden sorumlu tutulmamaları amacıyla yasa çıkarılacak. (Bu, tanıdık geliyor mu?)

Salgın planını yürüten CDC (Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi), FDA (Gıda ve İlaç Dairesi) ve diğer devlet kurumları, “sosyal medya uzmanlarını,” hükümetin iletişim kampanyalarını destekleyen videolar yapan ve röportajlar veren “tanınmış bilim adamları, ünlüler ve hükümet yetkililerini” kullanarak, 2028’de SPARS vakalarının azalmasına rağmen, “salgınla ilgili ısrarlı sosyal medya dedikoduları” ürettirerek, halkın endişesinin yüksek kalmasını sağlayacak.” (Bunun da tanıdık gelmesi gerekiyor).

Senaryoya göre, Kalocivir ve CoroVax’a rağmen, vaka ve ölüm oranları DSÖ ve sadık adamlarının kontrolündeki sağlık bakanlıklarının tahminlerinden düşük çıkmaya başlayınca, insanlar artık SPARS bildirimlerine karşı daha temkinli olacak, hatta düşmanca tavır göstermeye başlayacak.

https://www.ankaramasasi.com/haber/1506095/bill-gatesten-skandal-aciklama

Senaryonun bir sonraki aşamasında, çare ve tedavi olarak insanlara sunulan Kalocivir hakkında endişeler başlıyor. Bu endişeler, Şubat 2026’da üç yaşındaki bir erkek çocuğun terapötik bir doz aldıktan sonra şiddetle kustuğunu gösteren videosunun sosyal medyada yayılmasıyla arttırılıyor.

"Koronavirüsün başlangıcı ve devamındaki süreçte de aynı şeyler olmuştu; insanlara kurtarıcı olarak 8+8 çakılan benzeri hapların aslında hiçbir yararının olmadığı, zaman içinde anlaşıldı ve hem bu haplar hem hastanelerin tedavi protokolleri hem de SADS (Sudden Adult Death Syndrome - Ani Yetişkin Ölüm Sendromu), ani kalp krizleri, pıhtı atma, beyin kanaması, yüz felci, zona, yorgunluk, unutkanlık gibi (yan) etkilerin kendisine bağlanmaya başlandığı ve içeriğinde graphen gibi insan sağlığı açısından zararlı olan materyallerin bulunduğu iddiaları nedeniyle, aşı adı verilen biyolojik sıvılar, insanlar tarafından tartışılmaya, kullanılmamaya başlanmıştı."

Böylece, simülasyona göre halk, sıvılama kampanyalarına karşı, küreselcilerin istedikleri yanıtı vermeyerek, sosyal medyadaki karşıt kanıtlara itibar etmeye başlıyor. Hatta ana akım medya, hükümetin anlattıklarını ve CoroVax’ın güvenilirliğini sorgulamaya başlayarak bir muhalefet cephesi oluşturuyor. (Ne yazık ki, böyle bir medyanın bizim ülkemizde mevcudiyeti bulunmuyor.)

Muhalif gruplar, Corovax’ın uygun şekilde test edilmediği ve bilinmeyen yan etkilere sahip olduğu iddiasını yaymaya başlıyorlar. Bu muhalif gruplar, aşıya karşı çıkan Müslümanlardan; Siyah topluluk üzerinde deney gerçekleştirdiği düşünülen hükümete güvenmeyen Afrikalı Amerikalılardan; alternatif tıp topluluğu ve “aşılama karşıtlarından” oluşuyor.

Küreselci çetenin, bir düşman tanımı yaptığı dikkatinizi çekti mi? 1,5 milyarlık varlığına rağmen dünya sahnesinde ağırlıkları olmayan Müslümanların ölüsünden dahi korkuyorlar.

P(l)andemi 2028’de resmî anlamda sona ererken, DSÖ uzmanlarının, ülkelerin yaygın aşılamayı sürdürmedikleri için, gelecekte salgınların ortaya çıkacağını söylemesiyle devam ediyor simulasyon. https://jhsphcenterforhealthsecurity.s3.amazonaws.com/spars-pandemic-scenario.pdf

“İnsan kalma hakkını” müdafaa etmek isteyenler, bu konuda John Hopkins’in senaryosunu eleştiren radyocu, gazeteci, aktivist Derrick Broze’un makalesine de bakabilir.

https://www.sonsuzark.com/2021/01/sa9012tg322-2025in-spars-salgn-yank.html

Orijinal metin: https://www.opednews.com/articles/The-SPARS-Pandemic-of-2025-by-Derrick-Broze-Pandemic-201121-673.html)

Dini, inancı, cinsiyeti, milliyeti ne olursa olsun, “eşref’ul mahlûkat” olan “İNSAN”ı yok etmek, onu “peşinden ateşe sürüklemek” üzerine kurulan bu tür planları yutmayacak, “insan kalma hakkını” müdafaa etmek için direnecek, hatta savaşacak Âdem’in çocuklarına karşı, İblis’in evlatlarının en büyük küresel sağlık terörü örgütü olan DSÖ (WHO) pes edip geri mi çekilecek?

Tabi ki hayır.

Devamı bir sonraki yazının konusu inşallah…

 

(*) Terapötik (therapeutic):  Tıptaki anlamı, hastanın kendini baskı altında hissetmeyeceği tedaviye uygun ortam hazırlanması.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA