Funda Ayşe Gedik
Funda Ayşe Gedik
Giriş Tarihi : 01-04-2022 08:51

Bırakıyorum...

Bırakıyorum…

Kalemimin ucunda Selvi ağaçları…

Bir sela sessizliği içimde yağmur yağmış şehrimin sokaklarına.

Toprak kokusu…

Bir defin hazırlığı yüreğimde…

Kaç zemheri bahar geçti kaç mevsim üşüdüm böyle kimsesizliğimi örterek üzerime.

Dağ gibiydi yüreğim ah bu şelaleleri bilmezden önce.

Bir seyyahlık bürünüyorum…

Kendime çıkan yolların yolcusu oluyorum da; kalbimin ucundan salınınca hatıralarım kıvrım kıvrım buruluyor ya hala içim…

Kendime sitem ediyorum.

Yaz bana gönder dediğin tüm sitemli sözlerimin üstünü çizdim..

Ve bizli bir seyir defteri açıldı zihnimin gözlerinde;

Peri Ruhsar’ın olmayı sevmişliğimi seyrettim.

Ben seni sevmeyi sevdim.

Senin değerlim kıymetlim azizim mirim olmanı sevdim.

Çetin bir yazgıydın yüreğime yine de sevdim..

Sevmek bana dairdi; sevdim kıymetlendirdim. Emekte anlayışta vefada sevgidendi diye biliyordum ya işte sende sevdin sandım bilemedim.

Tanışıklığımızın hatıralarını yokladım kalbimle. Beraber sayamadığımız günleri seyrettim. Seni bulduğum yere yöneldim.

Bir yaz gecesi, kumsaldayız hava ılık oturduk denizin karşısına bakışlarımız kalplerimize çevrili el ele vermiş düşlerimiz düşüncelerimiz hislerimiz. Kırgın yüreğimden tut derken gözlerin yanında olmayı sevdim.

Ve geceyi sana adarken tüm kalbimle kalbindeydim

Seni gördüm…

Ne kadar berraktı yüreğin...

Hafi bir dokunuştu sesin.

Bakışlarında sade bir huzur alın çizgilerinde yaşanmışlıkların seyri..

Dünya pasını sürmemişti gözlerine henüz..

Henüz taptazeydi hislerimiz.

Bir orman gezisi, bir ağaç altı, su sesine karışırken sesin saklındakilere çekilirken için kısık bir sesle iyilikler güzellikler umarken, mahzun yüreğinden tutup bir kez daha sevdim seni.

Sırrını gördüm…

Bir deniz şehrinde bağrının içine nan gibi basarken yüreğimi, yüreğinle sarmalarken mahsun masumiyetimi gözlerimin içinden geçip süzülürken kalbime tüm itminan olmuş halinle “sen bensin” dediğinde orada gördüğün; içselliğinin özünün kendine yakın duruşunun kendini buluşunun huzurunun adı olmayı sevdim..

Ruhunu gördüm…

Ayandı artık varlığımda varlığın

Öteleyip tüm olmazları öylece sevdim işte..

Eski zaman sevgilerindendi benimki uymazdı bu zamanın ritmine yanılmışlığımı seyrettim sende, değerlim dediğini değersizleştirmenin ne denli kolay olabileceğini öğrenmek acıttı yüreğimi. Tüm yaşanmışları bir “hoşçakal”a sığdırıp rehberinden ve gönlünden silmenin kolaylığını anlayamazdım ben. Hala unutamayışım hala özlemle hatırlayışım bundandı..

Aşkının hükümlüsüydü kalbim..

Ve neden sonra anladım sevdiğim, benden değildi gidişin

Kendinden uzaklaştıkça sen uzaklaştı mesafelerimiz

Dünyanın yüzüyle göz göze gelişlerinde unuttun yollarına kalbini sermiş seni bekleyen gözlerimi..

Halbuki bu dünyada kaydı yoktu benim seven yüreğimin.

Ne zaman aynı dünyalardan bahsetmez oldu dillerimiz bilemediysem de yüreklerimizin yolları o zaman birbirine çıkmaz oldu. Kapattın sana varan yollarımı. Sen senden vazgeçtiğin yerde bıraktın ya beni sen olan yanımla kendime kırıldım.

Zemzem kuyusuna adanan bir Yusuf düşüydü benim ki…

Ben kapalı yolların ardında avuç içlerime bıraktığın o nadide ve salih yüreğini sevmeye devam ettim

Gözyaşlarımla yıkadım 

Canımın yanına koyduğun canının üzerini niyazlarla örttüm kalbimin sen tarafını yasemin kokularıyla sardım kefenine…

Hayalimde; toprağına tutulmuş bir palmiye fidanı, ağaç oluşunu göremeyecek olduğumu bildiğimde gözlerimi kapattım tüm senli düşlerime

Yüreğim sızım sızım…

Toprağın kokusu genzimde…

Yutkunuyorum yutamadığım tüm senli hatıralarımı üstüne bir tutam şiir serpiyorum ukba da şahidim olsun diye

Musalla soğukluğu gözlerinde vazgeçmişliğin donukluğu sesinde..

Benim yüreğim sana üşür…

Varlığını bilip sensizliği kabul etmenin çaresiz acısında ruhumu gömdüğün yere gömüyorum aşkını. Bana kalan bir avuç veda toprağıyla örtüyorum kırgınlığımın üzerini.

Gözlerimden ruhuma bir sela okunuyor..

Duymaya kalbimin dayanamadığı tercihine istemsiz boyun eğişimin nidası…

Yüreğimde bir kabir sessizliği…

Şimdi;

Olanı olduğu gibi kabul edip akışına bırakıyorum…

Hikmete hayranlıkla teslim olmayı talep ediyorum..

Bir bahar niyazına duruyorum..

Ruhumu çiçeklerini ekip soldurmadan sulayıp büyütecek bir bahçıvana bırakmaya niyet ediyorum…

Seni seviyorum ve kalbimin en nadide köşesine emanet ediyorum rahat uyu sevdiğim…

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA