Hasan Hüseyin Avcı
Hasan Hüseyin Avcı
Giriş Tarihi : 08-03-2022 12:14

İnsan İnsanın Kurdu(mu)dur...

Hazreti Âdem aleyhi selamın oğullarından Kabil’in masum Habil’i katletmesiyle yeryüzünde ilk düşmanlık sonuç vermiştir. Rabbimiz Hazreti Âdem’i balçıktan şekil vermiş daha sonra ruhundan üflemiştir. İnsana şekil verdiği balçık insanın hem doğal ihtiyaç ve isteklerinden olan yeme, içme ve cinsel istekleri gibi özelikleri gibi ihtiyaçlarını temsil etiği gibi düşmanlık, şiddet, hırs ve kıskanma gibi süfli arzularını temsil etmektedir. Rabbimizin ruhundan üflediği kısım ise adalet, merhamet, şükür, sabır, sevgi, kulluk bilinci ve hamaset (kendin ile birlikte başkalarını da düşünme) gibi insani güzel hasletleri temsil etmektedir. 

Materyalist zihniyet; tabiatta var olan doğal seleksiyon dan hareketle güçlülerin varlığını sürdürebilmeleri ve ayakta kalabilmeleri için zayıfların yok edilmesi veya güçlülerin varlığına hizmet etmesini ileri sürmektedir. Bu anlayışta güçlü olanı zorbalığa ve vahşiliğe sürükleyebilmektedir. 
İnsanoğlu bu yanlış düşünce ve anlayıştan hareketle, tarih boyunca sürekli birbirlerini ya kan dökerek katletmiş , ya da zayıf ve güçsüzleri köleleştirerek sömürme ve kendi çıkarları uğruna kullanma yolunu seçmiştir. Öyle ki rivayetlere göre nehirlerden su yerine insan kanı akacak kadar katiamlar ve vahşiliklerde ileri gidebilmiştir.

Rabbimiz olan Allahu teala yeryüzündeki bütün bu  vahşet, zulüm ve katliamların olmaması için kitaplar göndermiş ve insanlardan peygamberler seçmiştir. Kitaplar ve peygamberler insanların barış içerisinde ve kardeşçe yaşamalarını salık vermişlerdir. Kitaplar ve ve peygamberler Allaha şirkten uzak samimi bir imandan sonra en çok üzerinde durduğu konular Allah’ın yarattıklarına karşı ADALET ve MERHAMET duygu ve düşünceleriyle muamele edilmesidir. Öyle ki salih amel kavramı kökeni itibari ile insanın Rabi ve yaratıkları ile sulh ve barış içinde olmayı ifade eder.

Asılı olan insanların birbirleriyle barış içinde yaşamalarıdır. Birbirleriyle dayanışma içinde destek olmak, korumak ve yardımlaşmalarıdır. Diğerlerinin başta yaşam hakkı olmak üzere; insanın dinini özgürce yaşama hakkı hür ,bağımsız ve şerefli bir hayat hakkına tecavüz edilmediği müddetçe diğer insanlara saldırmayı meşru göremeyiz.
İnsanların ; can ,mal ,namus emniyeti mukaddestir. Tıpkı  mukaddes yer ve semboller nasıl dokunulmaz ise can ve malları da dokunulmazdır. İnsanlar birbirlerine karşı hırs kin ,acımasızlık ve zorbalık hisleri yerine ADALET ,MERHAMET SEVGİ VE SAYGI hisleri içerisinde hareket edebilmeyi becerebilsin ki diğerlerinden de aynı şeyleri beklemeyi hak etsin.
İnsan; insanın kurdu olmak yerine birbirlerine darusselam (barış ve kurtuluş yurdu) olmayı tercih ederse dünyamız daha bir yaşanabilir ve mutluluk yurdu haline gelir.

İşte bundan dolayı İsrâiloğulları’na şöyle yazmıştık: “Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler. Ama bundan sonra da onların çoğu yeryüzünde taşkınlık göstermektedirler.(Maide suresi 32 .ayet)

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA