Eda Bildek
Eda Bildek
Giriş Tarihi : 25-02-2022 09:11

Gel, Sevgim Yorgunluğuna Şifadır.

Akşam çöküyor, sen bu akşamları iyi bilirsin. Akşam çöküyor ve sen kalbime yürüyorsun. Bir çöl sessizliğiyle bana tövbeler bozduruyorsun. Ben ki harfleri kör bir sandığa kilitlemiştim. Bir mahzende öylece biteviye kaybolsunlar istemiştim. Yüzümü döndüğüm her yerde kendimi de gizlemiştim. Sonra yollar seçmiştim kendime, gidip de kaybolduğum, susup ince ince kalbimi dokuduğum yollar seçmiştim. Sen o yolları da iyi bilirsin. Önünden geçip gittiğim her kime rastlasam bana dair sözler savurup durdular ben onları duyar gibi yapıp öyle geçip gitmişim. Her rastlayışta ve gidişte tövbeler etmişim. Sonra sana rastlayıvermişim.
Öyle kutlu, öyle deli, öyle kendim olduğum bir anda sana denk gelmişim. Geçip gidememişim. Şimdi bana içimden geçen hitapların yağmurunda yıkanıp sadece bana mahsus sadece senden bana dökülen efendimin ötesinde sevgini söyle… Seyide’m de…  Sonundaki ‘M’ ile sana ait olayım. Sende kutlu olayım. Sende kıymetli olayım. Kıymetinde kıymetleneyim. 
Bana aşkını söyle… Öyle bir anda alel acele değil kalu belada yazılmış olmanın kutsiyetiyle bana seninle yazılmış olanın ışığında bana ait olanı söyle. Seninle üzerimize inen akşamların tahtında başımı dizine yaslayacak olmamın şiirini söyle.  O vakit insin akşamlar üzerimize, ben avuçlarından ayetlerle yükseleyim göklere. Gönlümden kuşlar kanatlansın sana. İyileşeyim. Söyle ki yaradılışının özünde zaten ezeli aşk bulunan şu alemi birlikte kucaklayalım. Söyle ki, içimde tuttuğum gülleri bozduğum aşk tövbelerinin sükûnetinde sana savurayım. 

Ben kendi kalbime inen gülüşünün ellerinden tutup göğe yükselmişken nasıl senden giderim? Nasıl sevginle mukaddes kılınmışken varlığım sensiz bir yolun açıklığından söz edebilirim. Ey Ruhum, ey benim derin kayıplardan uyanışım!

Ey benin suskun hecelerimi kör sandıklardan itinayla çıkarışım…  Nasıl unutursun sana tebessüm edişlerimi, seninle uykusuz kalan her gecemin aydınlığını ve nasıl düşünebilirsin senden elimi çekebileceğimi?! Gel, yorgunluğuna şifa olsun gönlüm.. Gel, izne hacet yok sana cennet olsun kaderim. Dalarak alemin bin bir güzel hikmetine seninle bereketlisin sevgiye dair nasibim. Dilim bir tek sana dönsün, her ne varsa önümde sana dair engel, savrulup yok olsun. 

Ey benim suskunluğum, ey benim susamışlığım; 
Ey benim gönül vurgunluğum, ey benim şifam!
Benim dünyamın sonsuzluğa açılan kapısının sen olduğunu anlatamadım daha sana. Sen korkarken beni üzmekten, beni mutlu eden kaynağın sen olduğunu anlatamamaktan endişeliyim ben. 

Ömrümsün sen, üzerimi örten ince bir tül gibi bakışın ve bir tek kadrimi ellerin bilecek sanki. İçimdeki ülkeden gelme bir ses gibisin. Sanki cennet ağacının gölgesinde ilk kez karşılaşmışız da sonra savrulmuş gibiyiz bu aleme. Ve bir bahane gerekti seninle yollarımın kesişmesine. Ben o gecikme için endişeliyim. Seveceksen, şimdi söyle bana. De hadi, taht bakışlım diye. Ve bil, gözlerimdeki tahtın sahibi sensin.  Bak kulaklarımda aynı melodi…

تعبان من يوم غيابك
تعبان تعبان
ندمان من كثر عتابك
ندمان ندمان

Şimdi bil ey ruhum; ömrüm senin içindir.
Uzaklığın, özlemin azabımdır.
Kalbini iyileştirmek için söyle ne yapmalıyım?!

Ne kadar isterdim, ne çok isterdim bir akşamüstü müjdeci bir sesle kısıp gözlerini çalsaydın kapımı. Ve gözlerim kamaşsaydı suretinin ışığından. Elim ayağıma dolaşsaydı. Nefesim kesilecek gibi olup da yine senin nefesinle hayata dönseydim. Bilseydim sevmenin ve sevilmenin sükûnetinde bağışlamanın yüceliğini. Söylemediğim her şeyi kalbimden bir su gibi yollarına dökseydim. Diz çökseydim seninle en yüce olanın huzuruna. Huzurun huzurunda sana sevgimi söyleseydim. 

Sana saatlerce içimdeki ülkeden, sensizlikte uğradığı istilalardan bana nasıl kurtarıcı olduğundan söz etseydim. Söyle daha nasıl anlatmalıyım bana iyi gelişini. İyi ki gelişini. 
Şimdi beni anlıyor musun?
Kaybolma benden, kaybolma dünyamdan. 
Bütün zanlardan uzak, uzat elini bana.
Vazgeçmedim senden, teslim ol yolunu yolma denk kılana…
Beni O’ndan iste…
Gel acın acımdır, gel derdin derdimdir.
Gel ki, devamızda O’ndadır.
Gel, sevgim yorgunluğuna şifadır.
Gel, gülüşü içimi ısıtan sevgilim, adım sana fedadır.
                                                                                       

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA