Ahsen Meryem Süveyda
Ahsen Meryem Süveyda
Giriş Tarihi : 04-02-2022 09:05

Hadi Yaşamları Kandil Eyle

Ey nebi! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıp – korkutucu olarak gönderdik. 

Ve kendisinin izniyle Allah’a çağıran ve nur saçan (sirac) bir kandil / ışık olarak gönderdik. (Ahzab 46-47)

Ayette geçen sirac; resule atfen, ışık ve nur saçan kandil anlamına gelir. Kandil; geceyi, içindeki fitilin yağı emmesiyle yanan bir aydınlanma aracıdır. Kandilin fitilini ateşleyen ve yanmanın kaynağını oluşturansa tabanındaki yağıdır. Yağın sürekliliği kandilin sürekli yanmasını, etrafa ışık saçmasını sağlayan şeydir. Yağı bittiği an, kandilliği kalmayacak, ışık sönecektir. Fitilin yanması, yağının sürekli takviyesiyle ilgilidir.  Ayette resulü sirac/kandil yapan mutlaka ki onun asli kaynağı, halis/muhlis, saf/temiz vahyin nurudur. 

Resul, ilahi kaynaktan beslendikçe etrafına sirac oluyor, nur ve aydınlık saçıyor. Hiç şüphesiz bir işin insan faydasına olması, yarar sağlaması o işin sürekliliğiyle olur ve öyle önem kazanır. Kesintiye uğrayan, kaynaktan beslenemeyen her olgunun da faydası kesik olur. Onun faydasından anlamazsınız bir şey… Dişe dokunur dahi olamaz. Yarı yolda bırakır insanı. Dumura uğratır… 

Kur’an’da verimliliği her defasında sürekli olan da, devamı ve istikrarı olan da, olduğunu hatırlatır durur bize. Ve hiç şüphesiz vahyin kıyamete kadar yaşamımızda olması gerekliliği ve zaruretini onun o güne kadar muhafaza edileceğinden anlıyoruz. Lakin onun insanlara indirilişinin; insana en faydalı tarafının da yine yaşamlarda makes bulması bunun da sürekli onunla hem hal olmanın bir getirisi olduğuna şahit oluyoruz. 

Allah kelamı yaşam tarzlarına dönüştüğü sürece yollar aydınlanacak ve yaşamlar her forumda aydınlanma gerçekleştirecek…  Allah’ın resuller vasıtasıyla aydınlattığı yollar, asli enerjisinden beslendiği sürece hep ışık saçacak. Aydınlık, bir gün, bir geceyle olmaz, sığmaz… 

Sayılı ibadetle olmaz…
Rakamların işi değil bu…
Tarifelere, kalıplara sığmaz… 

Yaşama yayılır. Genişler, büyür dalga dalga. Hayat olur. İnsana dokunur, işler onu gergef gergef… 

Ahlakını, kişiliğini, karekterini, beşeriyetini inşa eder.  Yalnız rabbine kul, hem cinsine yar olur, yaren olur… Kelamdan beslendikçe dokunur yaraya.

Kainata… Tabiata… Canlıya… 

Beslendikçe korkar rabbinden, artar sorumluluğu…  Yüklendiği misyon gereği; müjdeci olur. Uyarıcı olur. Hatırlatır gazabı; korkutucu olur. Ama hatırlatır. Uyarır, uyarır… İnsanı aydınlatır.  Çıkar ve çıkarır karanlıklardan. İlahi enerji; sonsuz yaşamda ona ay olur, aydınlık olur, nur olur…  Vahyin enerjisinden takviye aldıkça o hep ışıklara gark olur. Aydınlanır, aydınlatır… Tıpkı bir kandil gibi. 

Yeter ki halis yağından ha bire emerek yanan fitil misali, vahiyle hücrelere kadar emerek aydınlanan insan olsun… 

Kur’an insanı hep aydınlanma çağında tutar. Yeter ki yaşamda güncelleyelim onu. Canlı argümanları Kur’an ile desteklediğimiz sürece aydınlık hep olacak. Ve aydınlık; güven, huzur ve lütuf olmaya devam edecek. 

Müminlere müjdele! Onlar için Allah’tan büyük bir fazl (lütuf ve ihsan) vardır. (Ahzab 47)
 

NELER SÖYLENDİ?
@
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
bettilt