Funda Ayşe Gedik
Funda Ayşe Gedik
Giriş Tarihi : 14-01-2022 07:27

Adı Aşk Olsun...

Okullara, çocuklara el uzatmak için çıkılan sosyal bir projenin ardından içime dolanan bir çok hissiyatın kalemime yansıyan tarafını yazmak istedim..

Yerler, kişiler, tarihler olmasın..
Adı yardım projesi de olmasın.. 
Zira yardım denince yardım etmenin üstünlüğü girmesin araya. Bu vasıfsız kalsın. Gönüllük üzerine olsun. 
El uzatmak olsun el ele tutmak tutulan ellerle bir hale oluşturmak ışığa aydınlığa gönül vermek olsun…


“Birgün gözlerimin taa içine bak
 Anlarsın ölüler niçin yaşarmış”

Anladım Üstad..
Sevdiğim bakışlarımda aşkla dirilsin diye 
beklerken girdiğim yolda çocuk kalplerin bakışlarında buldum sorunun cevabını..

Anladım Üstad.. 
Küçücük kalplerin kocaman sarışlarında ve kocaman bakışlarında anladım hayatı..  Bildim ki aşkı sevgilinin gözlerinde ararken ne denli haksızlık etmişim sevmeyi bilen yüreğime..

Ne denli haksızlık etmişim sevgiye.. 

Aşk sevgilinin gözlerinde kendini kaybedecek kadar dar değilmiş…
Her çiçeğin gözbebeğinde her çiğ tanesinde her yağmur damlasında her kelebeğin kanat çırpışında her çocuk tebessümünde yüreğime akan sevgi ; toprak çamura dönüşürkende aynıymış meğer.. Sevinçte neşede olduğu gibi kalb burukluğuna gözyaşına dokunurkende aynıymış..
Taşı delerken incecik filizin kullandığı dil neyse oymuş gönülün dili. 
Ucra bir köyün derme çatma bir binasından yuva sıcağında bir okul oluşturup yoklukları  var yapmaya çalışmanın, orada ki imkanlarla yaşamayı kabulün, talebelerini şefkatle sarmanın adıymış sevgi..
Hayatın zevk ve keyif köşesinden vazgeçebilme ustalığına ermeden saf sevgiyle yoğrulamayacağını farkettiğim yerde tanıdım yeniden aşkı..
Nefsani sesimin insani sesimi duymayı yeğlemeğe başladığında bildim ki tüm sevmelerin adı tüm aşkların tüm hayatların adı aynıymış.. 

Manasına dolanmadan insan manayı anlayamazmış..
Yansıyınca o saf masum tertemiz çocukların kalpleri yüreğime, onların gözlerinde gördüğüm tarifsiz bakışları yorumlamaya çalışırken aslında gördüğüm kendi içimdi..

O çocukların yaşamları yokluk mu yoksunluk mu bilemem, imkansızlık mı fakirlik mi bilemem, gelişememişlik mi bilemem ama gördüğüm ruhumun eksilmiş yanıydı. Saf berrak  temiz ve masumiyete susamışlığımdı.
Onların eksiklikleri dışarıdan tedarik ederek giderilebilecek şeylerdi ya bizimkiler…

İçimizde ki eksiklikler..
O güzel çocukları giydirirken severken eksikleri tamamlarken aslında onların bizim yüreğimize nasıl da şefkatle dokunduklarını gördüm..

Gördüm Üstad.. 
Hep aradığım şey hayatın tutulur ve yaşanır yanıydı yanlış yerden baktığımı gördüm.. 

Ölüm bilinmeden bilinmezmiş yaşam..
Bakışlarımın çocukların kalplerine her değişinde ölümümü gördüm..
İsimlerimizin önüne taktığımız kocaman kocacaman sıfatlarımızın safi yüreklerdeki anlamsızlığını gördüm.. 

Unutsakta ne kadar da ölümlüyüz aslında..
Hiçbirşey olduğu gibi durmuyor, herşey vakte akıyor ve bu akış öylesine aşıkar ki masum bakışlarda insana yaşamı sorgulatıyor..
Ey bakışları içe dolan yavru, sarılmasıyla yüreğe dolanan yavru, umutları hayalleri ufku saran yavru.. 

Tüm koşullarımdan, kalıplarımdan, algılarımdan, zanlarımdan, yargılarımdan, sıfatlarımdan sıyrılıyorum..
Mananızda ki güzellikle arınıyorum tüm gölgelerden ve yapay olan herşeyden.. 

Ruhumla iman edip yüreğimi Aşka adıyorum.
Gönül misafirhanemi ardına kadar açıyorum.
Hayatım aşka bürünsün ki yaşamaya değer olsun. 
Yaşamımın adı AŞK olsun.

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA