Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 13-12-1901 22:42

Akıl bazen başa bela olur

Akılcılık ile ilgili bir çok yazı yazılmış ve hafızalar bunlarla meşgul olmuştur yüzyıllarca. Rasyonalizm yani akılcılık, akılla algılama yön ve yöntemlerinin belirlenmesi ve uygulanmaya girişilmesidir. Sokrates, Platon, Farabi, Aristoteles ve Descartes gibi flozoflar ilk akla gelen rasyonalistlerdir. Şimdi bu filozof ve rasyonalist kelimeleri bir araya gelince şöyle yanlış anlaşılmaya da yol açıyor. “Her filozof rasyonalistir, akılcıdır.”gibi. Tabi ki bu algı tamamen yanılsamadır. Gerçekliliği olmamıştır. Filozof, bilgi ve hikmeti de içinde barındıran ulvi bir terimdir.

 

 

Akılla dini karşılaştırmaktan öte aklın eşitliği, çeşitliği matematiksel hesap temelidir. Şu da var ki matematik de aklın geldiği nokta itibariyle günümüzde yenilenmeye mecburdur. Matematiksel hesapların gerçekliliğini koruması için değerlerin sabitliği ön plana alınır. Ama ilahi gerçeklilikte değişim esastır. Bu değişim çerçevesinde ise akıl yetersiz kalmaktadır. Ve tıkanma noktasını açmak için teslimiyete tabi olmak şarttır. Yoksa insan sapıtır. Yaşadığı hayattan da bir zevk alamaz hale gelir.

Dikkat edilirse rasyonalist insanların çoğu hayatının belirli bir noktasına geldiğinde hayatlarına son vermek kararı alabilmişlerdir. İntihar onların tek kurtuluş yoludur.

Rasyonalizmin yani akılcılığın en önemli argümanlarından biri de algoritmadır. Algoritma tanım olarak problem çözümlenmesinde izlenilecek yok olarak belirtilmiştir. Algoritma bir yapının işleyiş mantığını verir. Bu heryer de geçerliliği olan bilimsel bir kavramdır. Eğer evrendeki varlıklarda bir düzen ve kudret varsa bu bize her varlığın bir işleyiş mantığının var olduğunu yani bir algoritmasının olduğunu gösterir.

Yere bırakılan cismin düşüp düşmemesinde dünya ya da evren bir sorgulama yapar. Sorgulama sonucunda ‘Yere bırakılan cismin kuvveti hava direncinden büyük mü?’ sorusu eğer doğruysa cisim yere düşer, değilse cisim yere düşmez. Bu bir uygulanırlık modelidir. Bu bütün bir yaşamda var olan algoritmanın işleyiş biçimini açıklamaya yetecek bir örnektir.

Akılcılık biçim itibariyle doğru olsa da uygulamada zihinlerdeki sorunların hepsini çözmekte acizdir. Akılcılığı savunanlar olayları çözmeye çalışırken bu dünyadaki işleyiş birimlerini temel alırlar. Biçimi temel aldıkları için ise fonksiyonel etkileri gözardı etmektedirler. Yani yaptıkları dünyadaki (şartlar sabitken- hiçbir zaman da şartların sabit olmadığını da görmeliyiz-) kurallara bakarak ilahi inanınışı, yani dini açıklamak istemişlerdir. Doğru biliş olmadığı için ise öyle yanlışa saplanırlar ki sonunda Allah’ın olmadığı iddiasında bulunabilmişlerdir. Bu durumun oluşmasını sağlayan en önemli faktör İşleyiş biçimlerinin bir tek algoritmik yapıya dayandığıdır. Algoritmik yapıda şartların sabit olması temeli olduğu için ise bu görüş tamamen bir çok düşünüşü açıklamakta zorlanmaktadır. Çünkü Allah algoritmik yapıyı yani işleyiş biçimlerini istediği gibi değiştirebilir. Dünyada bir demir kütlesinin yere düşmesini ve aynı demir kütlesinin ayda düşmemesinin sebebi işleyiş biçimlerinin yani algoritmalarının farklı olmasıyla açıklanabiliniyor.

Rasyonalizm, Akılcılık felsefesi tümevarım yöntemini izlemektedirler. Tümevarımla eldeki bilgileri akılla sentezleyerek Allah'a ulaşmaya çalışmaktadırlar. Rasyonalist insanlar hiç bir temelleri olmadan sırf akıllarıyla olayları çözmeye uğraşırken bu “durum”ları birbirlerine karıştırarak memnun olunmayacak sonuçlara varırlar.

Bunların zararı sadece kendilerine olmayıp aynı zamanda diğer insanlara da çeşitli şekillerde görülmektedir.

Burada bu satırları okuyanların yanlış anlaşılmaması için şunu da belirtmek gerekir ki; din sadece akıllı insanların inanışıdır. Aklı olmayan insanlar ceza ehliyeti de yoktur.

Rasyonalizmi yani akılcılığı eleştirirken insanları farklı bir hataya ve boşluğa düşürmemek gerekmektedir.

Algoritma, yapabileceğimizin en iyisini en iyi şekilde yapmaktır. Yaptığımız işlemin sonucu ise bizim bilemediğimiz nedenlerin ve etkilerin sonucu oluşacak varıştır. Bunu da en güzel şeklide “tevekkül” ile açıklayabiliriz.

“Tevekkül”ü gözardı edince akıl başımıza bela olur. Kafamızda binlerce soru ile gezmek zorunda kalırız. Keşkelerimize keşkeler katarız.

Aklın son noktasında “tevekkül” devreye giriyor. Bu unutmadığımızda umudumuzu ve mutluluğumuzu da baki yapmış oluruz.

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 26-10-2015 09:19 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA