Serap Meryem
Serap Meryem
Giriş Tarihi : 11-10-2021 09:36

Ergenlik Döneminde Çocuk Ve Ebeveyn İlişkisi...

Ergenlik nedir?

Ergenlik dönemi en basit tanımıyla, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu süreç içinde kazanılan özellikler, bireyin nasıl bir erişkin olacağını belirler. Bu dönemde gençler hem fiziksel hem de psikolojik değişim yaşarlar.

Uzmanlara göre ergenlik üç bölüme ayrılıyor.

Erken Ergenlik (12-14 yaş) Erken ergenlik dönemi, hormonal sistemin aktif hale gelmesi ve dalgalanmalar göstermesi ile başlar. ...

Orta Ergenlik (14-17 yaş) Orta ergenlik dönemi, ergenin yaşadığı bu değişime yavaş yavaş alışmaya başladığı bir dönemdir. ...

Geç Ergenlik (17-19 yaş) ergenlik döneminden yavaş yavaş çıkmaya ve daha mantıklı ve dengeli bir döneme girer. Bu dönemin tamamen bitmesi 25 yaşına kadar sürebilir.

Ergenlik dönemlerinde neler oluyor?

Erken ergenlik dönemi

9-13 yaşları arasında, çocuklar hızlı bir büyüme dönemine giriyorlar. Bedenlerinde hızlı bir şekilde değişimler fark ediyorlar ve bu hızlı değişim merak ve endişe duygusunu beraberinde getiriyor. Başkaları kendileri hakkında ne düşündükleri birden bire önemli olmaya başlıyor. Aynı zamanda ergenler bu dönemde ben merkezli olurlar ve genelde daha bencil davranırlar. Fakat korkmayın bu onların aslında kişilikleri ile ilgili olan bir davranış değil.  Bencillikleri bu gelişim döneminin bir özelliğidir. Bu dönemde kendi özel dünyalarına yönelik hassasiyetleri başlar ve yalnız başına vakit geçirme isteği artar.

Orta ergenlik dönemi

14-17 yaşları arasında gözlenen, bedensel ve hormonal değişimlerin devam ettiği dönemdir. Kızlarda ses incelirken, erkeklerde kalınlaşmaya başlar. Hormonal değişimlere bağlı olarak sivilcelenme ve kilo alımı olur. Bu dönemde bedenlerinde birçok değişime hemen uyum sağlayamadıkları için, bedenleri içinde çok rahat hareket edemezler. Genelde biraz daha sakar ve dikkatsiz olurlar. Bu dönemdeki gençler, görünümüne çok fazla önem verirler ve ayna karşısında saatlerini geçirebilir. Bir sivilce hakkında saatlerce konuşabilirler. O dönemde beyindeki karar verme, soyut düşünme ve kişiliği oluşturduğu söylenen frontal lob gelişimi ergenlikte hala devam eder ve 20’li yaşlara kadar gelişmeye devam eder. Ergenlikte bu yüzden ani kararlar alma ve risk alma davranışları çok yoğun olabilir. Beyin gelişimi devam ettikçe bu ani duygu değişimleri azalır. Fakat bu dönemler çok tehlikeli, özellikle cinsellik, alkol, sigara kullanımı yanlış arkadaş seçimi ve hayatını olumsuz etkileyebilecek ani kararlar genelde bu dönemde gelişir ve gençlerin hayatlarını olumsuz etkiler. Örneğin sigara genelde bu yaşlarda edinilen bir alışkanlıktır.

İleri ergenlik dönemi

18-20’li yaşlara kadar devam eden, bazı bireylerde 20’li yaşların ortalarına kadar süren gelişim evresidir. Bu dönemde artık fiziksel gelişim tamamlanmış olur. Gençler daha  objektif ve mantıklı şekilde değerlendirebilme ve karar vermeye başlarlar. Aynı zamanda sorumluluk bilinçleri de gelişir. Gençler, kendi ilgi alanlarını ve becerilerini fark edip sağlıklı bir kimlik geliştirme çabasına girerler. Romantik ilişkiler ve aşklardan ziyade daha çok evlenme odaklı düşünmeye başlarlar. Anne ve babadan duygusal olarak artık ayrışırlar ve kendi duygusal kimliklerini oluştururlar. Gerçi bazı anne ve babalar buna izin vermeyebiliyorlar, bu da ilerde bu gençlerin özgüvensiz ve kimliksiz birer yetişkin olmalarına yol açar.

Ergenlik Döneminde gençler nasıl bir duygu durumu içindeler?

Çocukluktan yetişkinliğe geçişte öncelikli olarak fiziksel değişim gözlenir. Hormonal farklılıklar dolayısıyla bedende görülen bu değişimler duygularını ve davranışları da etkiler. Ergenlik döneminde gençler biraz daha içe dönük olabilirler ve kendi başına vakit geçirmek isteyebilirler. Bireyselleşmek ve özgüven kazanmak adına davranışlar, sağlıklı bir kimlik oluşumunun göstergesidir ve olması gereken şekilde davranışlardır. Burada anne ve babalar çocuğun bu dönemde yaşadıkları duygu değişimlerini daha anlayışlı karşılamaları gerekirler. Artık karşılarında kendi kararlarını verme konusunda hevesli olan bir genç var. O küçük çocuk gitti yerine kendini bulmaya çalışan bir genç gelmiş oldu. Bu geçiş evresi ergenler için ne kadar zorsa aslında anne baba içinde o kadar zordur. Çünkü çocukken her kararı onaylayan çocuk, artık annenin ve babanın söylediklerini sorgulamaya başlar, hatta itiraz etmeye başlar. Bu iki taraf içinde yeni ve alışılması gerekilen bir durumdur. Fakat bu çok normal ve olması gereken bir geçiş dönemidir. Bazı gençler bu dönemi daha kolay atlatırken, bazıları ciddi duygu değişimleri, yoğun öfke, saldırganlık ve risk içerikli davranışlarda bulunabiliyorlar.

Hormonal değişimler, genelde duygusal değişimleri de beraberinde getirir. Çoğu gençler depresif, daha mutsuz ve çekimser bir duygu durumuna girerler veya tam aksine asi ve sürekli dışarıda gezen bir genç haline gelebilirler.

Burada ailenin tutumu çok önemli. Gençler kendi sınırlarını keşfedip tekrar düzenlemeye ve ebeveyn otoritesini test etmeye çalışırlar. Aynı zamanda kendilerini bulmaya çalışırlar ve bir kimlik mücadelesi yaşarlar. Ergenlik döneminde daha çok içine kapanırlar ve konuşarak kendilerini ifade etmektense, mimikler ve davranışlar ile duygularını gösterirler. Anne babaya karşı kaba tavırlar gösterebilirler veya anne babanın tavırlarını ve düşüncelerini sorgulayarak, bunu bir tartışmaya dönüştürebilirler. Bazen de huysuzluk ederler ve yine eski, çocuksu davranışlarına dönerler. Tabi bu bazen ebeveynleri çileden çıkarabilir. Yakın arkadaşları, aile bireylerinden daha önemli olur ve arkadaşlarına göre giyim ve alışkanlıkları şekil değiştirebilir. Zor bir dönem.

Ergenlik Dönemi Kimlik Gelişimi Dönemidir

Ergenlik döneminde olan bir genç, bedensel, duygusal ve sosyal yönden kendini tamamlayacak ilgi alanlarına yönelir.

Bu dönemde sevdiği ve yakınlık duyduğu kişileri ya da grupları kendine örnek alabilir. Örnek aldığı kişinin özelliklerini yüceltme, ona benzemeye çalışma, belirli bir gruba dahil olma ve o gruba ait hissetme eğilimi ergenlik döneminde çok normaldir. Bu dönemde anne babadan ayrışarak kendine yeni ortamlar arar ve yeni bir kimlik edinme çabasına girer. Burada anne ve babalara ciddi bir iş düşer. Gençleri başka insanlardan uzak tutmaktansa, arkadaşlarını ve gittikleri ortamları tanımaya çalışın. Hatta arkadaşlarını davet edin ve onları gözlemleyin. Gençleri arkadaşlarından vaz geçirmekte ısrar etmeyin, sadece gözlemlediklerinizi anlatın ve dikkatli olması gereken yönleri belirtin.

Ergenlik dönemindeki gençler bazen kendilerinin olduklarından çok daha farklı bir kişiliğe sahip olmak isterler.

Gencin sahip olmayı arzu ettiği özellikler ile gerçekte sahip olduğu özellikler birbiriyle tutarlı olmadığında kendi içinde bir çatışma yaşar. Ergenlikte olan genç “gerçek benliği” ile “ideal benliği” arasında sıkışıp kalır. Olduğu kişiliği beğenmez fakat olmak istediği kişilikte değildir. Bu çoğu zaman ailenin o dönemde kurduğu baskı ile daha da şiddetli bir duygusal problem haline gelir ve ardından kişilik bozukluklarına yol açabilir.

Çocuğumuzun artık kendi hayatına ilk adımını attığını kabul etmeliyiz. Ergenlik çağına girmesi ile beraber, o artık özgür iradesi olan bir birey olmaya başlar. Her zaman söylerim. Kendi isteklerimizi, hayallerimizi ve düşüncelerimizi çocuklarımıza dayatmamız son derece yanlıştır. Tavsiyede buluna biliriz, yol gösterebiliriz, istişare edebiliriz, uyarılar yapabiliriz fakat belirli konulardan başlayarak artık yaşına göre onun da kararlar verebilmesine izin vermeliyiz. Tabi verdiği kararların sorumluluklarını da alması gerektiğini vurgulamalıyız.

Çocuklarımızı çok iyi tanımalıyız. Mizaçlarını, ilgi alanlarını, yeteneklerini bilmeli ve onları çok da müdahil olduğumuzu hissettirmeden, yetenekleri olan yöne yönlendirmeliyiz. Spor, resim, müzik, pasta yapmak, tasarım yapmak, tiyatro, yeteneği hangi yöndeyse, evde de sosyal hayatlarında da bu konularda imkanlar sunmalıyız.

Gencin bazı konularda sahip olduğu özelliklerin ve yeteneklerin farkında olması, ona ciddi bir özgüven verecektir. Aynı zamanda bu yeteneğine yönelmesi ergenlik dönemindeki çatışmayı daha sağlıklı ve kolay atlatmasına destek olacaktır. Bu konuda öğretmenlerin de gözlemleri ve desteği çok önemlidir.

Çocuklar ile ergenlik döneminde nasıl bir iletişim kurmak gerekir?

Ebeveynler, ergenlik döneminde çocuklarıyla iletişim kurmakta zorlanabilir. İlgi ve ihtiyaçları değişen ve anne babadan uzaklaşan ergene ulaşabilmek zaman zaman zor olabilir. 

Bu dönemde gençler, sağlıklı bir kimlik gelişimi oluşturabilmek için anne ve babadan uzaklaşıp ayrışırlar. Bu aslında gencin sağlıklı bir gelişim içinde olduğunu gösterir. Bu geçiş döneminde gençlerle mümkün oldukça iletişimi sağlıklı bir şekilde devam etmek için çabalamak gerekir. Gençler ne kadar mesafeli davranmaya başlasalar da, yine de anneye babaya ihtiyaç duyduklarının farkındalar. Çocuğun aile ortamında arkadaşa değil, anne babasına ihtiyacı vardır. Çocukların etrafında pek çok arkadaşı olabilir; ancak yalnızca bir tane anne babası vardır. Ergen; hata yaptığında onun arkasında olacak, onu destekleyecek, doğru karar veremediği noktalarda ona yol gösterecek, sınırları oluşturacak ebeveyne ihtiyaç duyar.

Burada çocuğun ihtiyacına göre onun yanında olduğunuzu hissettirin, fakat onun bu dönemde artık kendi kişiliğini bulmasına da izin verin. Her şeyde olduğu gibi burada da dengeyi iyi kurmamız gerekir. “Çocuğum elimden kayıp gidiyormuş hissine” kapılan anne babalar bazen panik yaşayabilirler ve çocukları ile “arkadaşça” bir ilişkiye dönebilirler. Bu kaygıdan dolayı aile içindeki sınırlar esneyebilir. Bu hem diğer çocuklar için haksız bir durum olur hem de bir müddet sonra tavize dönüşebilir. Çocuğunuza anne veya baba olarak otoritenin ve kuralların hala sizin tarafınızdan koyulduğunu hatırlatın. Çocuğun kendi kişisel alanları ile ilgili bazı kuralları esnetebilirsiniz, fakat genel aile içi kurallarda mutlaka uyması gerektiği birkaç kuraldan taviz vermeyeceğinizi de her zaman bilsin.

Örneğin odasında daha rahat ediyorsa, ailesinin yanında oturması konusunda çok ısrarcı olmayın, fakat eve gelme saati ile ilgili taviz vermeyin. Kendi sınırlarının ihlal edildiğini düşünüp öfke patlamaları yaşayabilirler veya tam tersi tamamen içine kapanabilir.  Net sınırlar oluşturulduğunda, genç hangi adımda neyle karşılaşacağını, hangi davranışının onun için nasıl sonuçlanacağını bilir ve kendini güvende hisseder. Bu süreçte ergene, net sınırlar koymak ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Örneğin, “Akşam geç gelme” demek yerine “Akşam 8’de evde ol” çok daha net bir ifadedir.

Bu şekilde dengeyi kurarsanız, bu dönemi çocuğunuz ile daha kolay atlatabilirsiniz. 

Ergenlik döneminde gençlere nasıl davranılmalı?

Gencin temel ihtiyacı bu dönemde, anlaşılmak ve ilgilenilmek olduğundan ilk adım dinlemeyi bilmektir. Sabır göstermek, karşılaştırma yapmamak ve yargılamamak o dönemde gençlerin kişiliğini olumsuz etkilememek adına, en çok dikkat etmemiz gereken davranışlardır. Bu dönemde yapacakları birçok hatayı eleştirirken, kişiliklerini değil, davranışlarını eleştirmeye dikkat edin. Yaptığı hatalar ile ilgili haklı olmanız o an için çok önemli değil, önemli olan bu süreci mümkün olduğunca iyi bir iletişim ile atlatmak.

Ebeveynler adil ve dengeli olmaları gerekirler. Ne baskıcı ne de aşırı esnek olunmalılardır. Ergen gençler mümkün oldukça aileye dahil edilmeye çalışılması gerekirler, fakat kendi özgürlükleri de ileriye gitmeden sağlanması gerekir.

Aile ile ilgili kararlarda katılımı sağlanmalı ve sorumluluk verilmelidir. Olumsuz davranışlarını sürekli eleştirmek yerine olumlu davranışlarını görebilmek önemlidir. Ani duygu değişikliklerine soğukkanlı yaklaşabilmek ve çözüm odaklı olmak gerekir. Bu dönemin geçeceğini unutmayın. Ve sizde bir zamanlar bu dönemden geçmiştiniz. Nasıl hissettiğinizi,  ne kadar farklı duygular yaşadığınızı ve o dönemde yaptığınız hataları hatırlayın. Sizin yaşadıklarınızı şu an çocuğunuz yaşıyor. Belki o dönemde yaptığınız bir hatanın hala sonuçlarını yaşıyorsunuz. Bu konuda kendinize karşı dürüst olun ve çocuğunuza anlayışlı davranın.

Hepinizi tek tek Allaha emanet ediyorum…

Kalın sağlıcakla

Serap Meryem

www.serapmeryem.com

info@serapmeryem.com

serapmeryem72@outlook.com

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA