Serap Meryem
Serap Meryem
Giriş Tarihi : 27-09-2021 09:40
Güncelleme : 27-09-2021 09:42

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık, bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan aşırı istek veya bir başkasının iradesine ve etkisi altına girme durumudur.

Aslında her türlü aşırıya gitme ve aşırı bağlanma bir tür çeşit bağımlılıktır. Hep söyleriz denge, hayatımızın her alanında olmazsa olmazı. Hayatımızın huzurlu, mutlu, sağlıklı ve başarılı olmasını istiyorsak, her alanda dengeyi korumamız gerekir. Allah her şeyi dengede yaratmışken, bizde hayatımızın her alanında dengeleri korumamız gerekir.

Bağımlılığın birçok çeşidi var. Sigara, alkol, yiyecek, para, alışveriş, telefon, oyun bağımlılığı hatta eşinize, annenize veya çocuklarınıza duyduğunuz aşırı bağlılıkta bir çeşit bağımlılıktır. Fakat hepsinin sebepleri benzer. İrade zayıflığı, öz güven eksikliği ve tükenmişlik algısı. Bağımlılıktan kurtulmak tamamen kişinin kendi iradesini eline alıp ne kadar güçlü olduğunu fark etmesi ile olur.

Bağımlı olmak, özgür iradesinden vaz geçip, bağımlı olduğu şeye veya kişiye kendi özgür iradesini teslim etmek demektir; örneğin herkes, sigara içmenin maddi ve manevi anlamda zararlı olduğunu biliyor. Mantıklı düşündüğümüzde, sigaranın sağlığımıza zarar verdiğini, çevremizdekilere zarar verdiğini, çocuklarımıza ve gençlerimize kötü örnek olduğunu ve maddi anlamda da ciddi bir boyutta bize zarar verdiğini biliyoruz ve kabul ediyoruz. Fakat sigaraya bir bağımlılığımız varsa, özgür irademiz artık bizde olmaz. Sigaranın cazibesi aklımız ile getirdiğimiz tüm mantıklı açıklamaların ve delillerin karşısında durur. Ve biraz kendimizi frenlemeye çalışsak ta sonunda sigaraya olan bağımlılığımız kazanır.

Bir insan aynı zamanda yaşamak istediği bir duygu ile ilgili de bir bağımlılık yaşayabilir. Bağımlılık kendi özgür iradeyi başkasına teslim etmektir veya aklı ikinci plana atıp bir nesnenin, bir gıdanın veya yaşamak istenilen bir duygunun ön plana atılmasıdır. Ne pahasına olursa olsun o duyguyu yaşama isteğidir. Bu her türlü duygu için geçerli olabilir. Örneğin kazanmak, intikam, övgü, sevilmek, üstünlük duygusu, başarı veya tam tersi birilerine hizmet etme veya bir yere ait olma anlamında bağımlılıklar vardır. İnsanı bağımlı haline getiren birçok duygu vardır. Örneğin kazanma ve başarı duygusunu ele alalım. Bir kişinin bu konuda bağımlılığı varsa, oyun oynamaktan veya spor yapmaktan ziyade, kazanmaktan zevk alır. Hatta başarısız olduğu zaman ciddi anlamda sıkıntı yaşar, öfkelenir, başkalarını suçlar, ortamı terk eder ve yeniden kazanarak bir daha bir başarı duygusu yaşamadan, genelde bu konuda rahatlayamaz. Bu kişinin aklında sürekli başarısız olması ile ilgili düşünceler vardır ve bir daha oyun oynamasının veya spor yapmasının tek sebebi yine kazanarak bu başarı duygusunu elde etmektir.

Bu duyguyu sürekli yaşamak isteyen kişiler, genelde spor takımlarına ciddi anlamda bir bağımlılık yaşarlar. Futbol bu konuda en çok bağımlılık oluşturan spordur. İnsanlar kendileri oynamasa da, tutukları takımlar ile kendilerini ifade ederler. Takım kaybedince, kendileri oynamadıkları için, başarısız olma konusunda suçlayabilecekleri futbolcular da olduğu için, bu şekilde bir bağımlılık onlar için daha kolay olur. Bir gruba veya bir organizasyona kendini ait hissetme ihtiyacı da genelde bundan dolayı ortaya çıkmaktadır.

Bağımlılığın başka bir çeşidi, insanlara duydukları tutkulu bir aşk ve sevgi duygusudur. Gerçi burada aslında karşı taraftaki insandan ziyade, aşka yükledikleri anlama bağımlı olurlar genelde. Öyle insanlar var ki, hiç tanımadıkları insanlara karşı hayali ve büyük bir aşk yaşarlar. Buna platonik aşk deniyor. Hayallerinde o kadar detaylı ve tutkulu duygular ile o kişiye bağlanırlar ki, gerçeklerden kopabilecek bir hale gelebilirler.  
O kişi ile hiç konuşmamış hatta tanışmamış olsalar bile, onu hayallerinde tam da istedikleri kişi gibi tanımaya ve sevmeye başlarlar. Ve bu duyguyu o kadar gerçekçi bir şekilde yaşarlar ki, kendilerine gelen kısmetleri, bu kendi içlerinde oluşturdukları bağımlılık yüzünden geri çevirirler. Bazen de gerçekten o hayallerinde oluşturdukları kişi ile tanışırlar, evlenirler ve o kişinin aslında hiç hayal ettikleri gibi olmadığını fark ederler. Bu kişiler öyle bir hale gelirler ki, hayatlarının her alanında hayal ettikleri o kişiye bir yer açarlar ve bir müddet sonra kendi benliklerinden vaz geçmeye başlarlar.

Farklı nesnelere bağımlılık da söz konusu olan bir aşırılıktır. Para, mücevher veya araba gibi zaafları olan insanlar vardır. Örneğin bazı kişilerin parası vardır ve paraları olduğu için, her şekilde kendilerini üstün görürler. Her ortamda paralarının olduğunu hissettirmek isterler ve bu şekilde duygusal bir tatmin yaşarlar. Bir müddet sonra bu bir bağımlılık haline gelir ve kişiliklerine yansır. Artık kişiliklerinde tamamen para ile üstün olduklarına inanarak, her ortamda bunu vurgulayarak yaşarlar. Paraya öyle bir bağımlılıkları vardır ki, her şeyi para ve maddiyat ile ölçmeye ve değerlendirmeye başlarlar. Aynı zamanda da paraları çok değerlidir ve parasız kalmaktan çok korkarlar, çünkü parasız kaldıkları zaman, kişiliksiz kalacaklarını bilirler. Gücünü para ve makamdan alan insanlar, paraları veya makamları olmadığında, kişiliksiz ve güçsüz bireylere dönüşürler. Bu yüzden insan kişiliğini her zaman makamdan veya paradan daha üstün tutmalı. Makam ve para gelir ve gider, fakat sağlam bir kişilik paha biçilmezdir. Milyonları da verseniz para ile satın alınmaz. 

Eşler arasında bağımlılıkta çok gözlemlenen bir aşırılıktır. Bazı eşler arasında öyle bir bağımlılık vardır ki, eşi olmadan hiçbir şey yapamaz hale gelirler. Hiçbir şeyden zevk alamaz hale gelirler. Bunu kadınlarımız daha çok yaşarlar. Genelde evlenince her şeyi kocaları ile beraber yapacaklarını hayal ederler, fakat bu bir müddet sonra hem karşı tarafı sıkmaya başlar, hem de bağımlılığa yol açar. Şu bir gerçek ki evlilik iki kişinin her şeyi beraber yapacağı, her anını beraber geçireceği anlamına gelmez. Evlilik iki taraf içinde, benliğini kayıp etmeden, biz olabilmek demektir. Eşinize karşı yaşadığınız aşırı bağımlılık duygusu, bir müddet sonra eşinizi sizden uzaklaştırmaya başlar. Daha çok zaman geçirerek, her şeyi beraber yaparak, sevginizin artmasını beklemeyin, tam tersi, çok fazla bir arada olmanız, evliliğinizin heyecanını ve canlılığını olumsuz etkiler. Her şey dengede güzel. Kendi başınıza zaman geçirmeyi ve bundan keyif almayı öğrenin.

Annelerin veya babaların çocuklarına olan bağımlılığı da ciddi bir sorun haline gelebilir. Özellikle anneler çocuklarına ciddi bir bağımlılık yaşarlar ve hayatlarının merkezlerine tamamen çocuklarını koyarlar. Bazı bağımlılıklar öyle bir boyuta gelir ki, çocukları ne yaparsa yapsın, her zaman onu haklı çıkarırlar. Ne adalet, ne de merhamet duyguları, bu bağımlılıkların önüne geçemez. Çocukları için her türlü yanlışa göz yumarlar ve onları her şekilde koruma altına alırlar. Ve bunu sadece çocukluklarında değil, yetişkinliklerinde de yaparlar. İşte bu birçok davranış bozukluğu olan yetişkinlerin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biridir. Bu kişiler evlendiklerinde, sürekli anne ve eşleri arasında kalırlar ve evliliklerini yönetemezler. Çoğu zaman da annelerine karşı asi ve zalim davranırlar. Çünkü annelerinin onlara kıyamadıklarını ve her zaman arkalarında olacaklarını bilirler. Sorumluluk almazlar ve sorumlulukları genelde annelerinin üstüne atarlar. Boşanmaların artmasının bir sebebi de bu şekilde yetişen gençler.

Bazen de tam tersi çocukların anneye ve babaya aşırı bir bağımlılığı olur. Çocuklukta yeterince anne ve baba sevgisi görmediği için veya anne babadan ayrı büyüdüğü için, yetişkinlik döneminde anneye veya babaya ciddi bir bağımlılık duyabilirler. Bu insanlar genelde annenin veya babanın sürekli övgüsünü kazanma çabası içinde olurlar. Birçok yetişkin, evlenmiş ve kendi çocuklarına sahip olmasına rağmen, hala annesinin veya babasının istedikleri hayatı yaşarlar. Onları mutlu etmek adına, kendi düşüncelerinden, isteklerinden ve hedeflerinden vaz geçerler ve annelerinin hayallerini yaşayarak, onların övgülerini kazanmaya çalışırlar. Bu kişiler annelerine hayır diyemezler, hatta annelerini çok sevmelerine rağmen, aynı zamanda annelerinin yanlarında huzurlu da olamazlar. Çünkü hep annelerini memnun etme tedirginliği ile hareket ederler.
Bir başka bağımlılık çeşidi ise, bir insanı veya inancı hayatındaki sorunlar ile ilgili çözüm olarak görmek ve o kişinin veya kişilerin ne derlerse sorgusuz sualsiz kabul etmektir. Bu siyasetçi de olabilir, sağlık sektörü ile ilgili biri olabilir veya dini biri de olabilir. Yani sorunlarınızın çözümü olarak gördüğünüz insanı yüceltip ve ona tamamen teslim olursanız, o kişiye veya kişilere bir müddet sonra bağımlı hale gelirsiniz. Oysa tüm güç sizde. Sizin de bir özgür iradeniz var, sizin de bir aklınız var. Neden başka bir insana bağımlı olma ihtiyacı duyuyorsunuz? Tabi ki bazı insanların birçok konuda farklı uzmanlıkları olabilir, bazı konularda daha derin bilgileri ve ilimleri olabilir. Bu insanlardan istifade etmek gerekir. Danışmak, sormak, istişare etmek ve bilgilerine saygı duymak gerekir, fakat ne kadar da bu kişiye güvensek, kendi tercihlerimizi ve seçimlerimizi kendimiz yapacak durumda olmalıyız.

Ben bu konuda her zaman çok dikkatli olmaya çalışıyorum. Evet çok şükür bazı ilimler ile insanlara yardımcı olabiliyoruz. Fakat bu tamamen ilim ve bilgi ile ilgili ve bu ilmi herkes öğrenebilir. İnsan hangi konuya yoğunlaşırsa, o konuda bir uzmanlığı olur, bilgisi artar. Hikmet kendisindeymiş gibi davranan insanlara kanmayın. Çözüm, şifa ve rızkımız her zaman Allah’tan gelir, insanlar sadece vesile olur veya yol göstericidir.

Kısacası okuyun, aklınızı kullanın, seçiminizi yapın ve seçiminiz ile ilgili sorumluluğu alın.

Her birinizi tek tek Allah’a emanet ediyorum…

www.serapmeryem.com
info@serapmeryem.com
serapmeryem72@outlook.com
instagram serapmeryemm

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA