Cem Bozlu
Cem Bozlu
Giriş Tarihi : 28-08-2021 18:26
Güncelleme : 28-08-2021 19:28

Afganistan Ve Dr.Nakamura

Afganistan’da neler neler oldu binlerce haber aktı medyadan yüzlerce makale söyleşi okuduk geçtiğimiz birkaç haftada.

Medyamızda, az da olsa tutarlı ve derinlikli  analizler okuma şansımız da oldu.

20 yıldır süren ABD ve NATO tasallutunun bir türevinden kurtulan Afganistan’ı yeni türevlerin beklediğinden endişeliydik ki son yüksek can kayıplı patlamalarla yeni olmayan kullanışlı bir varyantını görmüş olduk maalesef.

ABD dışişleri sözcüsünün 3 Ağustos ta “Afganistan’ın bir iç savaşa sürüklenmesinden endişeliyiz” açıklamasını diplomatik olarak “giderayak böyle bir plandan başka çözümümüz yok tek umudumuz Afgan halkının birbirini yemeye devam etmesi” şeklinde anlasam şahsen kendimi ABD’ye haksızlık ediyor gibi hissetmem.

Taliban’ın geçmişiyle ilgili hem çevre ülkeler hem içerideki etnik ağırlık merkezleri nezdinde yeni bir sicil kağıdı çıkartarak tanınmaya çalıştığı bir atmosferi yaşıyoruz. Bu konuda daha çok hamleler, yorumlar okuyacağız anlaşılan.

Aslında tüm istenen sıfır hata değil bağımsızlık iradesi ve topluma dokunma, yaraları sarma yeni ve yaşanabilir bir ülke için samimi çaba.

Bazen gayretli, azimli, ufuk sahibi, samimi bağımsız, küçük bir topluluk bile çok; ama çok şeyi değiştirebilir. Hatta bazen bir kişi bile…

Ben burada her an gelişen yeni olay ve yorumları derlemekten ziyade  çarpıcı bir örnekle kendisini Afganistan’a adamış bir “yabancı”dan, bir Japon’dan bahsetmek istiyorum .

DR. TETSU NAKAMURA!

  

Dr. Tetsu Nakamura

Yakın ve kadim tarihi işgaller iç savaşlar kurulan ve bozulan ittifaklarla dolu Afganistan .

İngilizler tarafından bile 3 defa işgale yeltenilen bu coğrafya belki de hep kendini savunmada hissettiği için dünyadan bu kadar uzaklaştı.

  Ne sömürmenin ne de sömürülmeye müsait olmanın bir kader olmadığını Afgan halkı, İslam dünyası toplumları ve dünya umarız ki görür.

 Afganistan’ın tüm kesimleri kucaklayan bir yönetim erkine insana dokunan bir icraata ve gerçekten manipüle edilmeyen bağımsız ve sürdürülebilir bir siyasal zemine ihtiyacı var. Dr Nakamura örneği Bir kişinin bile hayata samimi bir çabayla dokunduğunda nelerin değişebileceğine çok çarpıcı bir örnek.

Dr. Nakamura, Japonca'da Peshawar-kai olarak bilinen bir yardım grubu olan Peace Japan Medical Services'e başkanlık eden bir Japon doktor ve fahri Afgan vatandaşıydı. O, 1984 yılında Afganistan’a bir salgın hastalıkla mücadele için gelmiş; Nangerhar eyaletinde ve Celalabad şehrinde cüzzam hastalığıyla mücadeleye başlamıştı. Dr. Nakamura, Afgan halkının probleminin temelde yetersiz beslenme olduğunu tespit etti 5-6 yıl kalarak hizmet vermeyi planladıysa da tam 35 yılını bölgenin bayındırlığı için harcadı.

Yetersiz beslenmeyi çözebilmek için öncelikle su sorununu halletmek gerektiğini gördü ve bölgede 1600 den fazla su kuyusu ve küçüklü büyüklü on 10 baraj inşa etmeyi başardı.

Bu suyla binlerce hektar toprağı sulayıp ekim çalışmaları yaptı.

 

Yapılan kanal ve bend çalışmaları sonrası Celalabad’tan bir manzara diğer fot.lokasyonun öncesi ve sonrası

Ülkenin doğusunda yaptığı bir barajla tam bir milyon kişiye iş ve geçim imkânı sağlanmış oldu

Aslında sinir hastalıkları mütehassısı olan Dr Nakamura ayrıca mesleğiyle ilgili çalışmalarını da yürüttü ve Celalabad bölgesinde beş klinik açtı.

Sulama ekim ve yeşillendirme çalışmalarının yanında kurucusu olduğu klinikleri aksatmadan dolaşıp halk sağlığı hizmetini de sürdürüyordu.

Kurduğu klinikleri mederese merkezlerinin yanına veya içine kurarak bir yönüyle dini veya ideolojik bir ajandasının olmadığını göstermiş de oluyordu.

 

Dr Nakamura’nın mederese bünyesinde açtığı bir şifahane

Yerel halkın Dr Nakamura’ya “Kaka Murad” diye hitap etmesi çok manidar; zira “kaka” yerel dilde bir saygı ifadesi olarak ‘ağabeyi’ anlamı taşıyordu.

Dr Kaka Murad’ın Peştunca yı öğrenip konuşabilen ilk yabancı olduğu söylenir.

Celalabad ve ülkenin doğusunda yaptığı bu çalışmalarla milyonlarca insanın daha temiz daha yeşil bir çevre daha yaşanabilir bir hayata kavuşmasını sağlayıp çölleşen kuraklaşan açlıkla karşı karşıya kalan bölgenin adeta cennete dönmesini sağlayan Dr Nakamura tam 35 yılını Afganistan’a adadı.

Ve hiçbir iyilik cezasız kalmaz dercesine …

DR Nakamura’nın suikaste uğradığı araç

Dr Nakamura 2019 yılında yanındaki dört kişiyle birlikte suikasta kurban gitti. Ailesi inançları gereği onu yakarak defnetti ve Dr Kaka Murad’ın vasiyeti gereği külleri Celalabad semalarından toprağa serpildi.

Failleri hala netleşmeyen menfur olay için Afganistan’ın asla gelişmesini istemeyen Pakistan istihbaratı tarafından yapıldığı şayiası dolaştı Pakistan kesinlikle bu iddiayı reddetti.

Taliban da taziye mesajı yayınlayarak olayı kınadı.

Müteveffa Dr Takamura’nın felsefesi şuydu :

“Kimsenin istemediği yere git; kimsenin yapmak istemediğini yap.”

Afganistan artık kimsenin gitmek istemediği kalmak istemediği yaşamak istemediği bir yer işte.

Süleyman Demirel’in “tencerenin getirdiğini tencere götürür” sözü

Yorgun mazlum ve kendini çaresiz hisseden Afgan halkı için de geçerli olamaz mı? Ama söyleyenin genelde altında kaldığı benzer sözler bağımsız olmayışın sadece bir göstergesi.

Son olarak not edelim Dr Nakamura’nın projelerini kendisinden sonra kimse üslenmek istememiş .

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA