İbrahim Eser
İbrahim Eser
Giriş Tarihi : 27-06-2021 06:09

Kurban Bayramı'na Doğru...

"Kimdir senin İsmail'in? Kendin bileceksin. Sevdiklerin olabilir, işin, rütben, mevkin vs olabilir. Eğer Allah'a yakın olmak istiyorsan, kendi İsmail'ini bulacak, onun yerine kurban keseceksin. Yoksa yalnızca adet olsun diye koyun kurban etmek kasaplıktır."

Dr. Ali Şeriati'nin bu derin anlam içerikli çarpıcı ifadeleri ışığında yazı kaleme almak çok da kolay olmasa gerek. Çünkü çok büyük bir teslimiyet bilinciyle birlikte söylemin eyleme dönüştürülmesi iddiası söz konusu burada. Yoksa söylenen sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Yüce Allah din gününü yalanlayanları Kur'an'da açıklarken, namaz kılan ama namazın bilincinde ve ciddiyetinde olmayan, gösteriş için namaz kılan, yetimi ve yoksulu itip kakan, doyurmaya teşvik etmeyen ve yapılan yardımlara da engel olanlardan söz etmektedir. Bu tarz insanların bilinçsiz oluşları nedeniyle salt desinler diye gösteriş için namaz kıldıklarını ve yapılan yardımlara da engel olmalarından ötürü öyleyse yazıklar olsun böyle şuursuzca namaz kılan gafillere demektedir.

Malumunuz Ebu Cehil hacılara su veriyordu ama yetim ve yoksulları görmüyordu. Yetimi korumayan, kimsesize sahip çıkmayan, ezilenlerin sesi ve soluğu olmayan bir dini anlayış ve zihniyet yalan ve afyon olmuyor mu? Yetimi ve yoksulu doyurmadan kılınan namaz, tutulan oruç, gidilen hac, kesilen kurban, ihya edilen kandil geceleri, ziyaret edilen türbeler ayetin ifadesiyle gösterişe ve desinler hükmüne girmiyor mu?

Bu inanç ve bilinçle kesilmeyen kurbanların etleri fakir fukaranın sofrasına girmeyecekse, açın ve yoksulların, yetim ve kimsesizlerin halinden anlamaya, yardımlaşmaya, yakınlaşmaya ve paylaşmaya vesile olmayacaksa, tıpkı namazdaki hükümle eşdeğer, vay o kurban kesenlerin haline ki, onlar desinler diye gösteriş için kurban kesiyorlar! Ama fakir fukaraya ikram etmiyorlar, kıyma ve kavurma yapmak suretiyle buzdolaplarında kendilerine kaldırıyorlar. Yazıklar olsun o kurban kesenlerin haline anlamı çıkmıyor mu?

Malumunuz olduğu üzere Kurban Bayram'ına sayılı günler kaldı. Dolayısıyla bugün Kurbandan söz etmek istiyorum. 

Kurban biliyorsunuz ki, kelime anlamı itibariyle 'yakın olmak' demektir. Her şeyi yoktan var edene, varlığından haberdar edene, gönüllerin, aklın ve ruhun sahibine, bereket ve huzur veren Allah'a yakınlaşmak... Dilimize böyle geçmiş. Anneler yavrularına, "kurban olayım" der; yani kurban olayım seni verene...

Hep yakınlaşmak isteriz, yakına ulaşmak...

Kurban bayramı, hem hac, hem de kurban olması dolayısıyla, büyük bir bayramdır...

Sevgiliye yakın olmaktan daha büyük bir olay/amel/emel/eylem/haber var mı?

"Bayram, yârin cemalini görmektir... Cemali görmek için yola çıkmak gerek."

Kurban dedik, yakınlıktan bahsettik, öyleyse kurban, öncelikle kendimize yakınlaşmaya vesile olmalı. Kendimize gelmeye, kendimize ulaşmaya, kendimizi bilmeye, anlamaya ve anlamlandırmaya vesile olmalı. Kendimiz olmaya ne kadar da çok ihtiyacımız var! İnsan kendisi olmadan kurban kesebilir mi? Kesse de manaya erebilir mi?

Temennimiz odur ki kurban, kimsesiz yetimleri, yoksulları anlamaya, onları gözetmeye, muhtaç olanlarını korumaya, en önemlisi onların ferdi ve hukuki haklarına daha saygılı olmaya ve böylece onlarla yakınlaşmaya vesile olsun. Ve kurbanımız gönüllere yakınlaştırsın bizi.

Temennimiz odur ki kurban, dostlarımızla daha bir dost olmamıza, dost iklimlerinde serinlememize, acı ve kederleri paylaşmamıza, gönülden selam vermemize, gönülden merhaba dememize vesile olsun.

Temennimiz odur ki kurban, çevremize bakmamıza vesile olur. Kurbanlık koçun gözünden bütün bir kainata bakmaya, fakir fukaraya, garip gurebaya, yaşanan felaketlere, edilen feryatlara, velhasıl bütün bir hayata bakmaya vesile olsun.

Kurban, yakınlaşmaktır, niyetlerde, imanda ve amelde yakınlaşmak... Niyetlerde yücelmek, inançla onurlanmak... Bir olmak, kalben diri olmaktır.

Temennim odur ki kurban; niyetimizle, imanımızla ve amelimizle bizi kuşatsın, bizi, biz etsin; yakınlaşma fikrine ulaşmamızı sağlasın.

Önemli olan, insanın kendisi olmasıdır.

Değerli okuycu dostlarım! İydi-i Ekber (En büyük bayram) olan kurban bayramınız şimdiden huzur ve sükûna ulaşma vesilesi olsun; kutlu ve mutlu kalınız...

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA