Alptekin Dursunoğlu
Alptekin Dursunoğlu
Giriş Tarihi : 18-06-2021 10:59

İsmail Heniye'nin İsrail İle Normalleşme Yönünde Adım Atan Fas Ziyareti...

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’nin aylar önce ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yönünde adım atan Fas’ı ziyaret etmesi çeşitli düzeylerde tartışılıyor.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye, dün sürpriz bir şekilde Fas’ı ziyaret etti. Fas Kralı 6. Muhammed’in ırkçı İsrail rejiminin yeni başbakanı Naftali Bennett’e tebrik mesajı[1] göndermesiyle eş zamanlı gerçekleşen bu ziyaret Arap basınında çeşitli düzeylerde tartışıldı.

İsmail Heniye, 12 günlük “Kudüs’ün Kılıcı” savaşıyla Arap dünyasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’le başlayan İsrail’le normalleşme yaklaşımına “güçlü bir darbe indirdik”lerini[2] iddia ediyordu.

Dolayısıyla kendisinin Fas ziyaretinin direniş yaklaşımının mı yoksa ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yaklaşımının mı lehine olduğu sorusu gündeme geldi.

Yani İsmail Heniye, ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştirme iradesi açıklamış olan Fas’ı ziyaret edince, Fas yönetimi normalleşmeden vazgeçerek Filistin direnişine silah göndermeye mi karar verdi?

Yoksa Fas Kralı ve İhvancı Fas hükümeti, İsmail Heniye’nin ziyareti sayesinde devletlerinin İsrail karşısındaki tutumuna öfke duyan Fas halkına “aslında ne kadar hikmetli bir iş” yaptıklarını anlatma fırsatı mı edindi?   

Fas Kralı 6. Muhammed, 10 Aralık 2020’de ülkesinin İsrail ile "en yakın zamanda resmi ve diplomatik ilişkiler kurmayı"[3] planladığını açıklamıştı.

Kral 6. Muhammed, İsmail Heniye’nin Rabat’ı ziyaret ettiği gün de ırkçı İsrail rejiminde yeni kurulan hükümetin başbakanına tebrik mesajı gönderdi.

Peki ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme anlaşması yapan diğer ülkeler değil de neden Fas, Hamas Lideri Heniye’yi davet edip devlet başkanı protokolüyle karşılıyor?

Çünkü İsrail’le ilişkilerini normalleştirme adımı atan Fas’ta İhvan’ın Fas kolu olan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarda bulunuyor. Dolayısıyla bu durum, İhvan’ın Filistin kolu olan Hamas’ın liderinin Fas ziyaretini anlaşılır kılıyor.

Yani İhvancı Fas hükümetin Filistin’in en büyük direniş örgütünün liderini davet etmesi halkı nezdinde imajını parlatmak bakımından son derece anlaşılır.

Ancak özellikle de “Kudüs’ün Kılıcı”ndan sonra ırkçı İsrail rejimiyle normalleşme yaklaşımını sert bir şekilde eleştiren Hamas Lideri İsmail Heniye’nin Fas’ı neden ziyaret etme gereği duyduğu izaha muhtaç.

Muhtemelen bu konuda akla gelen ilk izah, Fas’ta İhvancı bir partinin iktidarda olması; peki ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştiren bir ülkede İhvancı bir partinin iktidar olması normalleşmeyi helal mi kılıyor?!

Filistinli gazeteci Abdulbari Atvan yönetimindeki Rey el-Youm gazetesine açıklamada bulunan “üst düzey bir kaynak” İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinden en karlı çıkan tarafın İsrail rejimiyle normalleşmeye can atan Kral 6. Muhammed ile normalleşme sürecini durdurmak için hiçbir adım atmayan iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi olduğunu söylüyor.[4]

Rey el-Youm’un haberine göre Fas’ta iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Başkanı Saadettin el-Osmani, İsmail Heniye’yi karşıladıktan sonra yaptığı basın açıklamasında “Fas’ın krallığı, hükümeti ve halkıyla Filistinlilerin haklarına ve Filistinlileri savunmaya bağlı olduklarını” söyledi.

Elbette İhvan’ın Filistin kolu olan Hamas’ın lideri İsmail Heniye, Fas’ta iktidarda olan İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi Lideri Saadeddin el-Osmani’ye “Fas krallığı, hükümeti ve halkı ırkçı İsrail rejimiyle ilişkilerini normalleştirerek mi Filistinlilerin haklarına bağlılık gösteriyor ve Filistinlileri savunuyor?” diye sormadı.

Arap basını İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinin Fas Kralı 6. Muhammed’e ve iktidardaki İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi’ne öfkeli olan Fas halkını yatıştırdığını belirtiyor.

Fas Kralı 6. Muhammed, ırkçı İsrail rejiminin yeni başbakanı Naftali Bennett’e tebrik mesajını üç gün erteleyerek tam da İsmail Heniye’nin Fas ziyaretinin olduğu güne denk getiriyor.

İsmail Heniye ne bunu sorun ediyor ne de İhvancı Fas hükümetinin yetkililerine “iktidarda sizin olmanızla olmamanızın farkı ne?” diye soruyor.

Zira muhtemelen Heniye de Kral 6. Muhammed’e ve İhvancı Fas hükümetine imaj parlatmak için kullanıldığını biliyor. Fas’taki İhvancı hükümetin imajının parlatılmasını Filistin direnişinin değerlerinden daha öncelikli gördüğü için bu tiyatroda figüran olmayı kabul ediyor.

Yani İhvancıların direniş tiyatrosu 2012’de Mısır’dan sonra bu kez de Fas’ta sahnelenmiş oluyor. 2012’de Mısır’da iktidar olan İhvancı Muhammed Mursi hükümetinin ilk dış politika icraatı Camp David anlaşmasına bağlılık bildirmek olmuştu.

Mısır’daki bir yıllık İhvan iktidarı döneminde Gazze ablukası tarihinde hiç olmadığı kadar ağırlaşmıştı. Çünkü Mısır ordusu Gazze’nin hayat kaynağı olan tünellere savaş açmış, hiçbir dönemde olmadığı kadar tünel imha etmiş ve iktidardaki İhvancı Muhammed Mursi de tıpkı şimdi Fas’ta iktidar olan İhvancı Adalet ve Kalkınma Partisi gibi olup biteni sadece seyretmişti.

O dönemde Hamas, Gazze’yi açlığa mahkum eden İhvancı Mısır hükümetine tek laf etmiyordu; çünkü Hamas liderleri ellerinde ÖSO bayrakları sallıyor ve “Kudüs’e giden yol, Şam’dan geçer” sloganıyla kendisine silah veren tek Arap ülkesi olan Suriye’yi yıkmaya çalışıyordu.

İhvancılar, bulundukları her ülkede iktidarı önceliyor ve kendilerini iktidara taşıyacak her yolu da mubah görüyor.

Suriye İhvanı’nın 2005’te yurt dışına kaçan eski Suriye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdulhalim Haddam’la ittifak kurması, Mısır İhvanı’nın 2011’de halk sokaklardayken Hüsnü Mübarek’in İstihbarat Şefi Ömer Süleyman’la iktidar müzakereleri yapması ve bir yıllık iktidarındaki icraatları ve Yemen İhvanı’nın İhvan’ı terör örgütü ilan eden Suudilerin paralı askeri olmayı kabul etmesi sadece birkaç küçük örnek.

Direniş Ekseni’nin bir parçası olarak kabul edilmesine rağmen Hamas da her zaman güçten ve iktidardan yana olan İhvancı davranışı konusunda bir istisna değil.

Hamas, 2012’de Suriye’de Amerika ve İsrail’in safını, 2015’te Yemen’de ise Suudi safını[5] tercih ederken yahut şimdi Fas’ı ziyaret ederken muhtemelen bu tavrının Filistin’de temsilcisi olduğu direniş seçeneğinin yararına olmadığını biliyordu.

Peki Hamas, kendini kullandıklarını bilmesine rağmen neden örneğin Suudi Arabistan’a, Katar’a, hatta Emirliklere karşı davranışlarında gösterdiği özeni İran’a veya Suriye’ye gösterme gereği duymuyor?

Bu sorunun cevabı tam da “kullanma” kelimesinde saklı. Daha önce Halid Meşal’in, şimdi de İsmail Heniye ve Yahya Sinvar’ın defalarca vurguladığı “İran ve Direniş Ekseni yardımları karşılığında bizden bir şey istemiyor, bize bir şart koşmuyor” cümlesi yukarıdaki sorunun cevabını oluşturuyor.

Hamas’ın siyasi liderliği 2012’de Katar, Amerika, İsrail, Suudi Arabistan ve tekfircilerle aynı safta durup askeri kanadına silah veren tek Arap ülkesini tahrip ederken Direniş Ekseni’nin tepkisi sadece siyasi büroya randevu vermemekle sınırlı kaldı.     

Hem Hamas liderlerinin hem de Direniş Ekseni yetkililerinin açıkladığı üzere Hamas’ın Suriye tavrı bile İzzeddin el-Kassam Tugayları ile olan ilişkileri etkilemedi; Direniş Ekseni’nin silah, ekipman ve eğitim desteği hep devam etti.

Hamas liderliği işte bu yüzden Suudi Eksenine gösterdiği özeni Direniş Ekseni’ne gösterme gereği duymuyor.


NELER SÖYLENDİ?
@
Alptekin Dursunoğlu

Alptekin Dursunoğlu

DİĞER YAZILARI Yorgunların uzlaşmasıyla doğan Taliban emirliği 24-08-2021 10:06 Yeni bölgesel denklem ihtiyacı 03-08-2021 06:52 İran’da seçimler sonrası yeni bir dönem mi başlıyor? 21-06-2021 09:34 İsmail Heniye'nin İsrail İle Normalleşme Yönünde Adım Atan Fas Ziyareti... 18-06-2021 10:59 ‘Ümmetin liderlik’ ve Filistin’in silah sorunu... 19-05-2021 06:14 İdlib mi Fırat’ın doğusu mu? 28-03-2021 09:03 Suriye krizi onuncu yılına girerken.. 15-03-2021 09:21 Yozlaşmış düzenler, lümpen devrimler... 09-08-2020 22:56 Suriye hevesleri ve İdlib kaygıları arasında tercih zorunluluğu.. 11-02-2020 20:48 Direniş’in Zulfikar’ı 10-01-2020 19:45 Amerikan Jokerleri, Irak ve Lübnan'da Neler Oluyor... 08-12-2019 19:50 Barış Pınarı’nda neye niyet neye kısmet... 20-10-2019 08:04 İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün 11-07-2019 08:01 İsrail, Trump yönetiminden ne kadar korksa yeridir! 22-05-2019 05:00 Tahran ve Şam’dan Amerika’ya uyarı, Rusya’ya ayar... 03-03-2019 07:14 Adana mutabakatı, Türkiye’nin 'berat belgesi' 29-01-2019 17:14 Sahi kim Kürt düşmanı? PYD Şam’ın himayesine sığınacak? 27-12-2018 08:38 2015'ten bugüne değişen Yemen politikası yada, Suudi makamında Yemen ağıtları... 17-12-2018 20:01 Yemen savaşı biter mi? 25-11-2018 22:59 Sünni dünya'da tehdit algısının değiştirilmesi, Düşman olarak İsrail'i değil İran'ı görmek.. 05-11-2018 13:11 Bir acayip zirve, tüm tarafları memnun etti. 29-10-2018 21:15 Netanyahu’yu kim işletti? 30-09-2018 19:08 Soçi anlaşması, Fırat’ın doğusu ve Türkiye’nin İdlib rolü 24-09-2018 09:34 Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib.. 15-09-2018 20:57 İran Rusya ortaklığında neler oluyor? 02-06-2018 12:23 Sadr’ın ‘zaferi’ Irak’ın belirsizliği... 20-05-2018 11:59 Mağluplar cephesinin savaş tehdidi 03-05-2018 23:45 ‘Doğu Guta’dan ‘Doğu Fırat’a Suriye’nin toprak bütünlüğü... 26-02-2018 20:28 Meğer İran halkı ne istiyormuş? 04-02-2018 23:35 Amerika’nın yeni Suriye stratejisi ve Türkiye'nin safı... 22-01-2018 10:20 İran’a dair iki tasvir.. 01-01-2018 13:36 Filistin-İsrail sorununda dördüncü aşama 18-12-2017 07:07 İran’ın en büyük şansı Suudiler 08-12-2017 09:06 Lübnan’da ava giderken av olmak.. 22-11-2017 23:06 Suudi-İsrail ekseni için yeni umut.. 06-11-2017 15:59 Dejavu, bağımsız Kürdistan macerası 23-10-2017 13:15 Kürdistan referandumu, hangi mağduriyet, hangi meşruiyet? 03-10-2017 10:40 Kürdistan için iki senaryo, Barzani için iki muhtemel gelecek.. 17-09-2017 21:34 Hizbullah’ın ikinci stratejik zaferi.. 30-08-2017 21:04 Omletten yumurta yapma sanatı 14-08-2017 07:19 ‘Fiili durumlar’ diyarında bağımsız Kürdistan kumarı 31-07-2017 08:56 Şerif’in Çar’la anlaşması... 10-07-2017 08:00 Zulfikar’ın anlattıkları... 22-06-2017 01:00 350 milyar dolarlık hayal ticareti Ortadoğu NATO’su.. 23-05-2017 14:29 Hamas’ın Yeni Siyaset Belgesi Ne Diyor.. 08-05-2017 09:28 Suriye’de yeni süreç başlarken Türkiye’nin lisanı ve lisan-ı hali.. 01-05-2017 19:09 Suriye saldırısı, ‘Yeni Şerifin’ ödül avcılarına züğürt tesellisi.. 10-04-2017 05:15 Şam ve Hama saldırısı Türkiye’nin Astana rolüne Suudi çelmesi... 27-03-2017 08:48 Türkiye’nin ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ macerası... 19-02-2017 20:43 ÖSO iç savaşından, Fetih Ordusu iç savaşına 01-02-2017 12:35 Astana konferansı, yeni 'oyun düzeninin' ilk tatbikatı. 23-01-2017 14:29 Türkiye, Rusya İran ortaklığı ve Suriye’de artan çözüm şansı... 04-01-2017 21:57 Türkiye’nin ‘dolaylı ortaklığı’ ve Halep'in 'düşmesi' 19-12-2016 07:18 Irak’a dair gerçekler ve Musul’a dair senaryolar. 04-12-2016 21:33 Fırat Kalkanı kimin kalkanı? 27-11-2016 20:51 Cerablus müdahalesi 29-08-2016 22:51 Yeni Osmanlı aklından Türkiye Cumhuriyeti aklına dönüş... 08-08-2016 09:28 Dış politika dinamikleri açısından 15 Temmuz darbe girişimi... 25-07-2016 23:08 Cenevre-3’ün Cenevre-2’ye direnişi 08-05-2016 23:37 Arap Birliği’nde Suudi İsrail dönemi 27-03-2016 23:16 İsrail ile fabrika ayarlarına dönüş 28-12-2015 13:10 Suriye için şafak vakti 21-12-2015 17:23 IŞİD’e karşı ‘taktik başarısızlık’ mı yanlış strateji mi? 25-05-2015 08:13
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA