Cem Bozlu
Cem Bozlu
Giriş Tarihi : 13-06-2021 23:43
Güncelleme : 14-06-2021 16:16

Fareli Köyde Suçlu Kim

Önce hikayeyi kısaca hatırlayalım:

Bir kasabada  pislik almış başını gitmiş, her taraf çöp yığınlarıyla dolmuş ve sonunda kasaba farelerin istilasına uğramıştır. Sokaklar caddeler, evler, çatılar bodrumlar, farelerle doludur öyle ki fareler kasaba halkının buğday stoklarına saldırmakta, peynir fıçılarını yemekle kalmayıp insanları dahi ısırmaktadır.

Kasaba halkı mustariptir ve artık o beldenin ismi civarda fareli köy olarak anılmaya başlanmıştır.

Ahali kasabanın başkanından bu sorunu çözmesini talep etmektedir. Derken köye bir yabancı gelir ve bu sorunu çözebileceğini söyleyerek başkanla görüşür.

Başkan bu yabancıya “sen kimsin?”diye sorar.

Adam:

-“Bana kavalcı derler esrarengiz melodilerle canlıları etki altına alabiliyorum daha önce de birçok bölge halkını yarasa istilasından kurtardım sizi de farelerden kurtarabilirim ama bu size bir kese altına mal olur.” der.

Başkan:

-“Eğer bizi bu beladan kurtarırsan bir kese altın senindir” diye cevap verir ve anlaşırlar.

Kavalcı köy meydanına çıkar kavalını çıkarıp bir melodi çalmaya başlar. Derken bütün fareler melodinin çaldığı yere büyülenmiş gibi akın etmeye başlar. Kavalcı melodi eşliğinde ilerledikçe fareler de hep birlikte kavalcının peşine takılır. Kavalcı kasabanın yakınındaki nehre doğru ilerlemekte ve tüm fareler onu takip etmektedir. Nehrin içine doğru ilerleyen kavalcının peşinden hepsi nehre girer. Kavalcı nehrin ortasındaki yüksek bir kayaya çıkar ve melodiye davam eder esrarengiz melodinin hipnozundan kurtulamayan farelerin tümü nehirde boğulur. Böylece kasaba fare istilasından ve fareli köy olarak anılmaktan kurtulmuştur.

Kavalcı alacağı altınlarla iyi bir hayat planlamaktadır. Görevini yapan kavalcı anlaştıkları bir kese altını başkandan almaya gider. Ama başkan kavalcının bir tam gün bile emek vermediğini  dolayısıyla bu altınları hak etmediğini düşünmektedir ve altınları vermeyi reddeder.

Kavalcı, başkana:

-“Böyle anlaşmamıştık, ben bir kese altın karşılığında size verdiğim sözü tuttum siz de sözünüzü tutmalısınız,” der.

Başkan fare belasının kalıcı olarak bertaraf etmiş olmanın verdiği rahatlıkla aslında bir kaç saatlik çalınan kavalın bir servet etmeyeceğinden emin olduğundan sözünü yerine getirmez.

Kavalcı ise bu yapılanın da farklı bir bedeli olacağı, eğer sözünü tutmazsa bunun sonuçlarına tüm kasaba halkının katlanmak zorunda kalacağı  uyarısında bulunsa da başkanı ikna edemez.

Bu olanlar üzerine Kavalcı kavalını tekrar çıkarır ve başka bir melodi çalmaya başlar yeni  melodi de etkileyici ve egzotiktir fakat bu, kasaba halkının yararına bir melodi değildir..

Derken ve bu sefer yeni melodiyi duyan kasabanın fareleri değil çocukları kavalcının melodisinin etkisi altına girmiştir.

Kavalcı yeni melodiyi çalarak ormanın derinliklerine doğru ilerler kasabanın çocukları da tabi peşinden takip ederler. Yeni ve beklemedikleri bir belayla karşı karşıya kalan kasaba halkı farelerden kurtulmuş ama çocuklarından olmuştur. Kavalcının peşinden giden 130 çocuğun içinde başkanın çocuğu da vardır….

Hikayenin yumuşatılmış hali başkanın ve ahalinin kavalcıdan özür dileyip nedamet bildirerek söz verilen altınları vermeleri üzerine kavalcının yeni bir melodi çalarak çocukları geri getirdiği ama kasaba ahalisine: "size çocuklarınızı geri getirdim ama siz çocuklarınızın hepsini kaybedeceksiniz çünkü  çok pissiniz ve evlatlarınız bu pisliğe daha fazla dayanamayacak ve hastalıklarla boğuşarak ölecek" diye seslenip altınlarını alarak kasabayı terk ettiği şeklinde.

Pislikten kastı sadece çevresel pislik midir bilinmez tabi ama kandırılmışlık hissiyle birden fazla kastı da olabilir kavalcının..

Ve yine hikayenin sonu mutlu biten versiyonlarında kasaba ahalisinin olan bitenden ibret aldığı ve 50 yıl sonra çevresiyle ve insanıyla tertemiz bir yer haline geldiği şeklinde. Zira fareler de köyü 2 günde değil yine 50 yıllık bir ihmal ve pisliğin birikimi sonucu istila etmiştir. Buna mukabil idrak edilmiş hatanın pişmanlığı da simetrik ve doğal olarak 50 yıl sürecektir.

Tam tarihi bilinmese de 1284 yılında ortaçağ Almanya’sının Hemalin kasabasında yaşandığı kabul edilen bu hikaye daha üzücü versiyonlara da sahip olduğu bilinmektedir.

Örneğin: Kavalcının yeni intikam melodisiyle 130 çocuğun sırra kadem bastığı ve bir daha bulunamadığı gibi

Kavalcıdan kavalını bir şekilde ele geçiren bir köylü çocuğun kavalı çalarak tüm çocukları geri getirmeyi başardığı şeklinde de anlatımlar da var.

Ama bizim sorumuz şu olmalı değil mi: Fareli köyde suçlu kim?

Fareler mi?

Sözünde durmayan tamahkâr başkan mı?

Uzun yıllar pislik içinde yaşamaya alışmış insan yığınları mı?

Yoksa bir kese altın için orantısız bir intikamı göze alan kavalcı mı?

Bana göre çocuklar ve fareler bu öykünün en masum figürleri diğer hepsi olabilir; gözüken o ki sağlıklı bir mantık, ortak bir sorumsuzluk ve suç ortaklığı söz konusu olduğu sonucuna pek tabi varabilir. Sorun , onu var eden sebepler, onu büyüten ve kalıcı hale getiren nedenleri sorgulamalı değil mi?  Kaldı ki bu sadece bir hikaye, hisse çıkarana bir kıssa . Yani sebepler ortadan kalkmadan esrarengiz ve mistik bir kavalla problemlerimizi nehirde yok etmemiz mümkün değil.

Bu arada fare derdinden kurtulmak için kavalcıya söz verilen  altınları ahalinin hep birlikte topladığı ve başkanın bu altınları kavalcıya vermediği ve bu ortaya çıkınca kasaba halkının başkana ciddi bir tepki gösterdikleri söylenir. Başkan Toplanan altınları sahiplerine iade mi edecekti yoksa başka bir planı mı vardı?  Bununla ilgili bir ayrıntıya ben rastlamadım. Bilemiyorum. Hikayenin sınırlarını zorlamamak ta fayda var. Nesilden nesile aktarılış ve derlenmiş versiyonlarıyla zaten yeterince ibret sunuyor ve ziyadesiyle mesaj veriyor hikaye.

Bir Fransız hukukçunun dediği gibi “Her suç topluma sorulmuş bir sorudur” sorular cevap bulmayınca sorun yok kabul edilemiyor aksine daha bir büyümüş, oluşan suç ve menfaat çarkı gelecek nesillerin kaybolmasına sebep oluyor.

Hasılı, daha önce duyulamayan ve bir kavaldan çıkan egzotik bir melodi  hikayenin tüm figürlerini  dürüst bir yüzleşmeye mecbur ediyor. Halbuki bir müzik aletiyle yedi nota üzerinden bir müzik parçası çalınabilir sekizinci ve bilinmeyen bir tını çalınamaz . Bu yüzden 750 yıl önceki bu hikayede ve tüm yaşananlarda  kaval veya kavalcının hiçbir önemi yok. Birikmiş suçlar ve sorulardır önemli olan ..

Katılır mısınız bilmem.

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA