Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 15-02-2014 22:52

Kardeş olduğumuzun farkına varmak…

“Gavurdan dost, domuzdan post” olmaz demiş büyüklerimiz. Ne de güzel demişler değil mi? Yaşadığımız ve gördüğümüz malum ve de fazlalıktan gelen “eksre”ler bunu daha da belirginleştirmiştir.

 

Bir zamanlar, sohbet ortamlarında kullanılan “Vahşi Batı” tamlaması manidardı. Yıllar önce televizyonda gösterilen bir film de izlemiştim bu isimle. “Vahşi Batı” o filmle benim hafızama yer etmişti. Evet, şu anda “Vahşi Batı”nın ne olabileceğini daha iyi kavramış durumdayım.

 

Acıyan  “yanı”ma, devasız “yaram”a baktıkça…

Bunu daha iyi anladım.

Şimdi, gözyaşları zamanıdır.

Ocak, Şubat ayı, Kışın en görkemli ve “nam”lı aylarıdır.

Ve kıştan eser yok. Kar yok, yağmur yok.

Rahmet sahibi rabbimiz rahmetini üzerimizden uzaklaştırmış olmalı.

 

Akıllanmak için, düşünüp kendimize gelmek için… Yağmur yoksa bu “susayan” toprakları gözyaşıyla ıslatmalı. Sağanak sağanak gözyaşlarına ihtiyaç var coğrafyamda. Yağmur yerine kanlarla sulanan topraklarımızda kardeş kardeşi “vurma” hesabında. Sularlar dolması gereken barajlarımız, göllerimiz kanlarla dolmuş durumda. Nehirlerimiz su yerine kan akmakta. Tüm insanlık bir “acz”in içinde. Cömert ve şöhret sahibi Yüce Yaratan’ın buyruğu ancak bizi avutabilir. Bu acıyı ancak O dindirebilir. Dün kol kola yürüdüğümüz insanlar, aynı safta yan yana durduğumuz “adam”lar, aynı kelimelerle, aynı cümlelerle ortak “Rabbimiz” olan yüce yaratıcımıza, ortak “duygu”larımızı arz edişimiz… ve şimdi… Kardeşler, kardeşlerimiz… Ne acı ki bu insanlar “kardeş”ler olarak söylediklerini duyamamakta. Seslerinin firekansı alemi inletirken kendi kulakları bu desibenti duyamayacak kadar “ağır”laşmakta.

 

Kardeşlerimizin güzellikleri ve iyilikleri görmeliyiz, kalemlerimiz o güzellikleri yazmaktan onur, gurur duymalı. Kalemlerimiz utanacak sözcükler yazmamalı. Utanç duyulacak “söz”leri kalem yazmamalı, onu işleyen mürekkep gün gelip utanmamalı. Yazmaktan şeref duyacağımız kelimeleriz olmalı. Evet, kalemin yazacağı en güzel kelimelerden biri “kardeş”liktir. Bunu sürekli gündemde tutmalı. Şefkat ve merhamet sahibi Yüce Yaratan’ı incitecek duygular kâğıtlara dökülmemeli. Bizim yufka yüreklilik, mürüvvet sahipliği gibi herkesçe beğenilen hasletlerimizi ön plana çıkartmalıyız. Gündemimizde; acizler, dullar, muhtaçlar ve afetzedeler, felaketzedeler olmalı. Kardeşimiz bir yana; milleti, dini, rengi, ahengi ne olursa olsun, bütün muhtaçları ve kimsesizleri düşünmeliyiz.

 

Ey büyüklerimiz, bizi “mamur” edecek sözler duymak istiyoruz sizden. Gelin kardeşler olalım. Kardeşlerimizin arasını yapalım.

 

“Ancak Müslümanlar kardeştir” düsturu gereği, bizler kardeşiz. Öyleyse kardeşlerin arasını yapalım. Kardeşin kardeşi öldürmediği, üzmediği bir dünya hayal ediyorum. Dünya herkese yeter. Allah’ın nimeti herkese yeter. O’nun merhameti ve şefkati her yeri kuşatmıştır, alemi ervahı kuşatmıştır. Kardeşliğimizi yüceltelim.

Çünkü, “Ancak Müslümanlar kardeştir”

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... İşte en güzel reçete… Siyasal iletişimde beden dili Örgütlerde Duygusal Sermaye Umutlar yeniden filizlendi... Bu Ramazan hüzünle geldi... Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- Bir söz ola yüreğimize ve dokuna ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu İşte Yeni Yaşam Tarzımız... Okumak Farkındalıktır... Okulların hali içler acısı… değil mi? Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. İnsan alışır(mış)... Tarihi Güne Şahitlik Etmek... Halka inanların sesi daha gür olmalı... O’na aitiz ve O’na döneceğiz. Acı hep Müslüman coğrafyada Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... İyi ki Her Şey Geçici “Gün”e şahit olmak... Sevdiklerinizi zehirlemeyin... Bir dava adamı: İlhan Akıncı Batı’nın gerçek yüzü Hamd-ü sena… O’nu an(la)mak… Soğuk havada sıcak tebessümler... Şehirli olmak, inşa olmaktır Baharla başlayan sıcak günler... Şehr-i Güzide… Malatya Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? Çocuklar nazlıdır… Güncemde susuşun var İstanbul hüner pazarı Geride bırakılan bir gün “Muhabbet” olsun İstikametimiz... Bir dostun ardından… Soğuk, içimizi ısıtsın Şehrin temiz nefesi Kitap müzayedesi... Bir İstanbul valisi vardı Kendimiz nasıl bir "dost"uz? Kutsal Yolculuğu Yaşamak Bâb-ı Şefkat 119 yaşında Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun Sahafçılık artık “net”te Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… Yolunuz da bahtınız da açık olsun Bağlanacaksın... Mutlu mu olmak istiyoruz? En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! Taksim ve ötekiler... Kur’an’da aşk var mı? Dostlarım, anneciğim için bir dua… 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… Güneşe seslenmek Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! Affetmekten utanmayın Rızık korkusu mu? Allah var… Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih Çizginin Ustası TDED’de… Anne yardan kurtaran bir yârdır İtirazım var Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla Bir duayen daha gözlerini yumdu Akıl bazen başa bela olur Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!)
Advert
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
bettilt