Ramazan DEVECİ
Ramazan DEVECİ
Giriş Tarihi : 27-02-2021 00:00
Güncelleme : 27-02-2021 00:04

İslam’ın Özgürlük Anlayışı ve Adem-Şeytan Kıssası…

"Devletin dini Adalettir. Dinin devleti de özgürlüktür. Adalet yoksa devlet dinsiz, özgürlük yoksa din devletsizdir." İmam Ali’ye ait olduğu söylenen böyle bir söz paylaşılıyor sosyal medya hesaplarında. Ancak yaptığım araştırmalarda “Devletin dini adalettir” kısmına kaynaklarda rastladım ancak sözün devamının kaynağını bulamadım.

Doğrusu İmam Ali’nin adalet ve özgürlük konusundaki hassasiyetini düşündüğümüzde, İmam Ali’nin söyleyebileceği bir söz duruyor karşımızda.  Anlam itibari ile İmam Ali söylememiş olsa da doğru bir söz.

İmam Ali’nin devletin dinin adalet, olduğu vurgusu, bir devleti Allah’ın rızasına uygun kılan değerin adalet olduğudur. Yoksa adaleti esas almadıktan sonra o devletin dini ya da, seküler bir devlet olmasının önemi yoktur.

İmam Ali’nin devlet anlayışında adalet her şeyden önce gelmiş, yönetim anlayışı olarak adaletten zerre miktarı şaşmamayı esas almıştır. Adalet bakanı sayın Abdulhamit Gül’ün “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” sözünün pratiğini uygulamıştır İmam Ali. O iç karışıklıktan dolayı Sünni dünyanın yeterince incelemediği beş yıla yakın süren hilafeti boyunca yönetim anlayışında güvenlik değil, adalet merkezli bir siyaset ortaya koymuştur. Üstelikte güvenlik zafiyetinin en yoğun olarak yaşandığı bir dönemde bunu yapmıştır.  O, Beyt’ül-malın imkânlarını tüm Müslümanlara eşit bir şekilde dağıtmış, Hz. Osman’ın yakınlarını gözeten siyasetini hiçbir zaman uygulamadığı gibi, Hilafeti sağlamlaşana kadar kimi güçlü insanlara devlet imkanlarını peşkeş çekme teklifini “ben hilafetimi adaletsizlik üzerine bina edemem diyerek” ret etmiştir. O “adalet gerçekleşsin de, isterse kıyamet kopsun” sözünü yaşamış, gerçektende ondan sonra kıyamet kopmuş İslami hilafet Muaviye eli ile Emevi saltanatına dönüşmüştür.

İmam Ali’nin hilafetinin birinci özelliği adaletse ikinci özelliği özgürlüktür. O Kendisine biat etmeyenleri biate zorlamamış, Abdullah b. Ömer örneğinde olduğu gibi sadece devlete isyan etmeyeceğine dair söz almıştır. Kendisini tekfir eden haricilere silaha sarılmadıkları sürece fikirlerinden dolayı hiçbir cezai işlem uygulamadığı gibi daha önce beytülmaldan aldıkları maaşlarına da dokunmamıştır.

‘Dinin devletinin özgürlük’ olması ifadesi ile bir dinin insanların düşüncelerine, inançlarına sağladığı özgürlüğe vurgu yapmaktadır. Çünkü Allah kullarının özgür bir şekilde, kendi inançlarını ve yaşam biçimlerini seçmelerini, adaletin hakim olduğu bir ortamda yaşamalarını istemektedir. Allah’a karşı sorumluluklarının farkında olan insanlara düşen, Allah’ın kullarına bu imkanı sağlamaya çalışmaktır. Kuran’ın açık ifadesi ile dinde zorlama yoktur. (Bakara- 256)

Kuran’da Adem kıssasının İslam’ın özgürlük anlayışını anlamak için önemli olduğunu düşünüyorum. Adem kıssasını doğru anlamadan Kuran’ın özgürlük anlayışı anlaşılamaz.

Onun için öncelikle öneminden dolayı Kuran’da birçok yerde tekrar tekrar anlatılan Adem kıssasını Araf suresinden okuyalım…

“Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, ‘Adem için saygı ile eğilin’ dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı. Allah, ‘Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?’ dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi. Allah, ‘Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın’ dedi.

Şeytan dedi ki: ‘(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver’ Allah da, ‘Sen süre verilenlerdensin’ dedi.

Şeytan dedi ki: ‘(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım. Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.’ 

Allah dedi ki: ‘Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum’." (A’raf  11- 18)

Adem- Şeytan kıssası Kuran’da başka yerlerde de anlatılır. Ben önceleri bana basit gelen bu kıssanın niye Kuran’da bu kadar tekrar edildiğine hayret ederdim doğrusu bana çokta anlamlı gelmezdi. Kıssayı okudukça Adem- Şeytan kıssasının asıl mesajının İslam’ın  özgürlük anlayışı olduğunu düşünmeye başladım. Söz konusu ayetlerde şeytanın insanları saptırmak için Allah’tan izin istemesine ve Allah’ında şeytana bu izni vermesine dikkat çekmek istiyorum. Dikkat ederseniz insanları saptıracağım diyen şeytana Allah kullarını saptırması için izin veriyor.

Bir tarafta İnsanları saptırmak için izin isteyen şeytana izin veren bir Allah diğer tarafta ise Allah adına Allah’ın dinini korumak için Allah’ın kullarının dini farklı yorumlamasına izin vermeyen Müslümanlar… Bu Müslümanlara sormak istiyorum siz Adem- Şeytan kıssasını hiç okumuyor musunuz?

Müslümanların bu durumunu gördükten sonra Rabbim Adem- Şeytan kıssasını Kuran’da sık sık hatırlatmasının hikmeti Müslümanlara İslam’ın özgürlük anlayışını özümsetmekmiş diye düşünmeye başladım.

Ne yazık ki Kuran’ın sıkça vurgulamasına rağmen İslam’ın özgürlük anlayışını doğru anlayamadığımız için insanları düşüncelerinden dolayı mahkum edebiliyor, mürtet diye öldürebiliyoruz. Kuran’ı farklı yorumlayan insanları sapık kafir diye tekfir edebiliyoruz. Bir yerde inkar yoksa tevil varsa tekfir söz konusu olamaz.

Bugün Müslümanların ne yazık ki çoğu, Ehl-i Sünnet adına Ehl-i beyt adına kendileri gibi düşünmeyen Müslümanlara “Şöyle düşünüyorsun. Bu konuda böyle söylüyorsun. Efendim bu soruya şöyle cevap verdin. Şu Hadisi reddettin sen sapıttın İslam’a zarar verdin bunları konuşturmamak lazım, bunları çalıştırmamak lazım”  gibi hezeyanlarla Allah adına hüküm vererek, farklı düşüncelere hayat ve ifade hakkı tanımak istemiyorlar.

Yukarıdaki ayetler gösteriyor ki söz konusu sapıklıksa bile insanların sapıtma hakkı var. Bu sapıklıklarından dolayı da yarın hesap gününde hesap soracak olan alemlerin rabbi olan Allah’tır. Bize düşen ise insanlara hakaret  etmeden güzelce uyarmak, sözün doğrusunu güzelini söylemek, sözün doğrusuna güzeline uymaktır.

Ancak bugün İslam’ın özgürlük anlayışını özümseyemediğimiz için, içinde yaşadığımı coğrafyada bir bakıyorsunuz, bir İslamcı yazar farklı düşüncelerinden dolayı kitap fuarına sokulmuyor, hatta sokulmamakla kalmıyor darp ediliyor, bu durumu haber alan bazı İslamcılar bu adam fazla bile konuştu dayağı hak etti diyebiliyorlar.  Bir başka yerde, bir İslamcı cemaatin liderinin farklı düşüncelerinden dolayı Allah rızası için konferansı engelleniyor. Yine bir başka ilahiyatçı düşüncelerinden dolayı sosyal medyada cemaatlerin linçine uğrayıp görevinden istifa etmek zorunda kalabiliyor.

Peki tüm bunları kim yapıyor? Solcular mı, ateistler mi, Kemalistler mi? hayır, Müslüman olduğunu söyleyenler güya İslami cemaat iddiasındaki yapılar yapıyor.

Bu Müslümanlar geçmişte İslam’ın ne kadar özgürlükçü bir din olduğunu anlatıyorlardı. Ne oldu sizin özgürlükçü din anlayışınıza. Yoksa özgürlükler size lazım olduğunda mı özgürlükçü idiniz. Bugün güç ve iktidar sahibi olunca özgürlük anlayışınız değişti mi?

Özgürlük anlayışımızı Kuran ayetleri ile yeniden test etmenin zamanı geldi de geçiyor bile benden söylemesi….

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Ramazan DEVECİ

Ramazan DEVECİ

DİĞER YAZILARI Dünyadan Ahirete, Anneme Mektup… 26-03-2021 06:57 İslam’ın Özgürlük Anlayışı ve Adem-Şeytan Kıssası… 27-02-2021 00:00 Allah'ın İstediği Gibi Müslüman Olmak... 20-01-2021 09:37 Yemen’den Yükselen Feryad, Bu Feryadı Duyun… 01-12-2020 08:43 İslamofobi Ve İslam’a Saldırılar… 15-10-2020 07:17 Yusuf’un İmtihanı Züleyha… 07-09-2020 08:47 Konuşan Kuran Hz. Ali Kitabını Niye Yazdım? 06-08-2020 10:46 Müslüman Ahlak İlişkisi ve Riya, İhlas Arasına Sıkışan Amellerimiz .. 07-07-2020 16:43 Filistin’e Sadece Türkiye mi Sahip Çıkıyor? 01-06-2020 13:19 Amerika’ya Karşı Olmak, Küresel Adalet Mücadelesi Vermektir… 08-05-2020 07:53 Adalet İçin Mücadele Örneği: Hılfu’l-Fudûl… 07-03-2020 13:16 41. Yılında İran İslam Devrimi: Başarıları Ve Başarısızlıkları? 03-02-2020 08:40 Cemaatten PY'ya, PY'dan Terör Örgütüne FETÖ, FETÖ Mücadelesinde Yapılan Adaletsizlikler 20-01-2020 08:43 Türkiye’de Dindarlaşma Niye Azalıyor… 17-12-2019 08:53 Takva Adalet Sahibi Olmak, Adalet Mücadelesi Vermektir.. 21-10-2019 08:10 Nijerya İslami Hareketi ve Şeyh İbrahim Zakzaki… 17-07-2019 18:16 Şehitlerin Mesajı: Tevhid- Adalet- Vahdet- Özgürlük- Kudüs 04-05-2019 00:08 31 Mart seçimlerinin düşündürdükleri… 15-04-2019 05:35 İmam Humeyni Düşüncesinde ve İslam Devrimi'nin 40 Yıllık Sürecinde İslami Vahdet 06-03-2019 08:20 Doğum Günü ve Ölüm Günü... 22-01-2019 00:13 Kadın Sorunu Mu, Erkek Sorunu Mu? 17-12-2018 12:25 Günümüzün Kerbela’sı Yemen’in Serencamı ve Ümmetin Duyarsızlığı… 10-10-2018 06:56 Hz. Osman’ın Kanı Üzerinden, Hz. Ali’den İstenen Adalet mi, Yoksa Adaletsizlik mi? 05-09-2018 21:24 Ak Parti ve 24 Haziran Seçimleri... 03-07-2018 21:52 ‘Türkiye- ABD İlişkilerinin Psikolojisi’ Kitabı ve Büyük Şeytan Amerika’yı Tanımak… 28-05-2018 13:03 Erzincan İzlenimleri Erzincan Candır…. 28-04-2018 00:09 Bize de Ali’nin yalnızlığı düştü… 16-03-2018 09:59 Piri Aşk’ın, Davası Devrimden Özgür Kudüs’e… 09-02-2018 15:21 Üstad Bediüzzaman’ı ve Risale-i Nur’ları Doğru Anlamak… 15-01-2018 00:46 Kudüs İçin ne Yapmak gerekiyor, Kudüs eylemleri Müslümanların gazını mı alıyor? 21-12-2017 19:52 Yalnız Devrimciler Ali ve Ebuzer 11-11-2017 09:57 Ümmetin Dirilişi ve Direnişi Kudüs’ten Geçer… 01-10-2017 00:07 Kurban Yaklaşırken, İbrahim’in İmtihanına Hazır Mıyız? 24-08-2017 10:33 Hz. Ali Örnekliğinde: Tevhid, Adalet ve Vahdet 06-08-2017 15:09 15 Temmuz Darbe Girişiminin Düşündürdükleri… 14-07-2017 17:57 İktidarın Dayanılmaz Cazibesi ve İslamcılardaki Değişim.. 01-07-2017 18:01 İyi olmak kolaydır zor olan adil olmaktır…. 12-06-2017 00:43 Devletin Dini adalettir, dinin devleti de özgürlüktür... 17-05-2017 08:49 Emperyalizm ve Sömürgecilik Karşısında İnsanlığa Umut Olmak… 08-04-2017 22:55 İmam Ali ve Nefsini Tanımak… 03-03-2017 08:28 Şubat Ayı Şahadet Ayıdır; Şahadet Kudüs’tür…. 04-02-2017 22:33 İnsanı Tanımak mı Zor Yoksa Anlamak mı? 01-01-2017 07:23 Aşk Yolculuğu Kerbela... 04-10-2016 08:47 Kuran’da Sevgi ve Aşk.. 17-09-2016 22:56 Ali’nin Adaleti, Muaviye’nin Maslahatçılığı… 04-08-2016 10:09 Medeniyet ve Modernizm Üzerine ….. 08-07-2016 11:50 Ramazan Ayı Kuran Ayı… 06-06-2016 08:55 İmamı Azam Ebu Hanife’nin Siyasi Mücadelesi... 18-05-2016 09:27 İmamı Azam Ebu Hanife… 06-05-2016 00:02 Müslümanların Kardeşliği ve Vahdet 01-02-2016 00:01 Çağdaş Medrese; İslami Değerler Akademisi… 01-01-2016 00:26 İslami Mücadelede Metot 01-12-2015 10:45 Ebul Fazl Abbas; Kerbela’nın Yiğit Savaşçısı 23-10-2015 00:04 Mustafa İslamoğlu hoca ve Uydurulmuş din-İndirilmiş din söylemi… 09-10-2015 00:01 Ak saçlı bilge: Atasoy Müftüoğlu 12-08-2015 19:00 İran Gezi Notları 30-06-2015 18:28 Miraç, Namaz ve Kudüs 15-05-2015 08:17 Aşka ve Sevgiye Dair 06-04-2015 08:22 Kuran'da Müslüman 28-01-2015 22:27 Fıtratın İlahi Yanı; Kamil İnsan Olmak 25-12-2014 10:37 Hz. Zeynep; Babasının Süsü…. 24-11-2014 09:00 Kerbela ve Kuran 25-10-2014 06:31 Kurbanda İbrahim’ce Bir Duruş… 26-09-2014 05:52 Kudüs, İslahiye Ve İstanbul 23-08-2014 06:06 Kuran Rehberliğinde Huriyi Doğru Anlamak 11-08-2014 19:36 Kudüs Sevdamız Aşkımız Hayalimiz Bizim. 25-07-2014 00:59 Bireysellik Ve Bencillik 23-06-2014 04:57 Hayat Sigortamı Annemi Kaybettim 07-04-2014 00:06 Dostluk Üzerine 25-03-2014 00:02 Nisa Suresi Tevhid Adalet ve Kadın 03-03-2014 07:51 Dünya Sevgisi ya da Dünyevileşme 02-02-2014 11:01 Kadınlardan Yönetici Olur mu? 21-12-2013 08:34 Oruç Tutmak İhram Giymek Gibidir 29-09-2013 07:06 Annem.... 01-08-2013 07:03 Müslümanların Suriye İmtihanı 19-04-2012 07:08 Hz. Fatıma Timsali Bir Anne ve Onun Çocuk Eğitimi 25-06-2013 07:09 Bebeğini Özleyen Anne 28-05-2013 07:10
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA