Ümmiye Yılmaz
Ümmiye Yılmaz
Giriş Tarihi : 12-02-2021 06:55

Baktım ki Sevecek Kimse Yok, Bende Yalnızlığı Sevdim...

Minik serçe bir ağaç dalının hemen altına ısınmak için gizlenmişti. Islanan kanatları hareket etmesini zorlaştırıyordu. Ne zaman uçabileceği ise bir meçhulden ibaretti. Ağacın karşı tarafına bakan yoldan geçip giden bir ambulansın sireni onun ürkmesine sebep oldu. Sarsıldı ama sıkı sıkı tutunduğu dalı bırakmadı. Biraz sendeler gibi oldu ama yeniden eskisi gibi dik durabilmeyi başardı. Islanmıştı, yorgundu, üşüyordu ve çok titriyordu...

Gökyüzünde kopan fırtınaya eşlik eden şimşeklerin ışıkları ise sanki savaştan çalma bir geceye şahitlik ediyor gibiydi. Başımı yukarı kaldırdığım zaman yüzüme düşen birkaç kuru yaprak ve dallardan süzülen su damlaları serçeyi daha net görmeme engel oldu. O ise kaçamak, yan bir bakışla bana bakıyordu.

Sanırım İkimizin de tuhaf bir yalnızlığı vardı. Gözlerindeki hüzün tanıdıktı. Serçede bir an kendi suretimi görür gibi oldum. Onun kadar ıslanmıştım ve onun kadar yalnızdım. Belki de tek benzemeyen yanımız onun yaşamın karmaşıklığından uzak, masum çalıntı bir tavrı vardı.

Ortak yanlarımız çoktu. Ne de olsa bende serçe gibi yabancı ve davetsiz bir misafir olarak bu koca çınarın altına yağmurun hiddetinden sığınmıştım.
Birden, ağaç dallarından savrularak ayaklarımın önüne düşen serçeyle göz göze geldik. Elimle onun titreyen, yumuşak bedenini kavradım halen sıcacıktı. Çok şükür herhangi bir yerine kötü bir şey olmamıştı. Cebimden çıkardığım mendille onu sardım. Biraz olsun ısınmıştı. Yağmur ise dinmek üzereydi. Sağ elimle onu cebime yerleştirirken kafasına sol elimi siper ettim.

Rüzgâra meydan okur vaziyette eve doğru yol almaya başladık...
Yukarıdaki hikâyeye göre düşünecek olursak; Adam ve serçe birbirlerini yalnızlıktan kurtarabilecekler mi? Serçenin gözlerinde adamın kendini görebilmesi yalnızların birbirini tanıyabildiği anlamına mı geliyor? Yalnızlık kavramı nasıl açıklanıyor. İki yalnızın karşılaşması sonucu yalnızlık bitiyor mu?

Ya kalabalıkların içindeki yalnızlar..." Yalnızlığın" anlamına sözlük manasıyla bakıldığında "Yalnızlık veya Yalnız kalma" bir insanın boşluk duygusuyla karışık kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık arkadaş eksikliğinden veya başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha da öteye giden bir duygudur.

Yalnızlık çeken insan kendisini toplumdan kopmuş hisseder. Başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorluk çeker. Yalnızlık çeken insan içinde bir boşluk veya kopukluk hisleriyle doludur.Yalnızlık duygusu sıradan bir yalnız olma halinden değişiktir. Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler ve yalnız olmaktan zevk alırlar.

Bu yalnızlık duygusundan farklı bir durumdur. Yalnızlık duygusu istek dışı bir yalnız kalma durumundan dolayı ortaya çıkar. Yalnızlık duyan insan terk edilme, dışlanma, depresyon, güvensizlik, umutsuzluk, anlamsızlık, değersizlik ve kızgınlık duygularıyla doludur.

Kendisinin hiç kimsenin sevgisine değer olmadığını düşünür, o yüzden de sosyal yaşamında zorluk çeker. Belki de o nedenle şu söz yalnızlığı sevgide de insana karşılık tercih edenlere hitap ettiği için fazlaca kullanılmaktadır.

"Baktım ki Sevecek Kimse Yok, Bende Yalnızlığı Sevdim..." Oysa İki tür yalnızlık vardır. Seçilmiş yalnızlıklar ve itilmiş yalnızlıklar. Yalnızlığı seçenler tek başlarına devam etmek isterler yaşam yolculuğuna ve hiç şikâyet etmezler. Yalnızlığa itilenler ise sudan çıkmış balık misali yaşamın içinde çırpınır dururlar. 1982 Nobel Edebiyat Ödüllü, Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez'in 1967 yılında Meksika'ya ilk gidişinde "Yüzyıllık Yalnızlık" adlı eserinin arka kapağında yalnızlığa dair García Márquez'in ağzından şu sözler yer almaktadır: "Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum.

Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.

Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım.

Bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."

Dostça kalın...

NELER SÖYLENDİ?
@
Ümmiye Yılmaz

Ümmiye Yılmaz

DİĞER YAZILARI Deli kızın türküsü kaplamış dünya denen melun meydanı... 17-07-2021 22:39 Adam Kadını Çok Sevdi Kadın Onun Cenneti İdi… 21-06-2021 08:50 Dört Duvar Arasında, Hayatta Bazen... 27-05-2021 07:05 En Sonunda Çiçekler Açtık... 06-05-2021 08:23 Oyuncak Bebek... 18-04-2021 09:49 En Sonunda Çiçekler Açtık 05-04-2021 15:46 Ben O Yarayı Sevdim... 26-02-2021 23:33 Baktım ki Sevecek Kimse Yok, Bende Yalnızlığı Sevdim... 12-02-2021 06:55 Uçurtmanın Kanadına Taktım Seni! 30-11-2020 09:31 Ne Büyüğüm Anne Ne De Küçük Kalabiliyorum… 08-09-2020 17:29 Martılar Ve Gökyüzü 06-07-2020 20:41 Aşkın Görünmeyen Hali.. 13-05-2020 22:01 Bana Bir Masal Anlat Baba... 08-05-2020 07:13 Siz hiç beni ağlamadı mı? Üzülmedi mi sanıyorsunuz? 17-04-2020 09:17 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 07-03-2020 13:34 Annem Cennetden Düşmüş… 05-02-2020 11:33 Allah Bizi Affetsin… 07-03-2019 07:29 Ben ‘Dön!’ Desem de Sen Artık Dönme! 25-01-2019 09:53 Yeni Nesildeki Tablet Köleliği… 12-12-2018 23:01 Kurban İbrahimce Bir Adanış, İsmailce Bir Teslimiyettir... 09-08-2018 07:27 Bir Hayır Geleneği, Son Zimem Defteri... 17-05-2018 05:45 Peki, Biz Hangi Ara Duygu Körü Olduk? 16-02-2018 07:23 Gerçek Vatanseverler… 25-01-2018 16:03 Kudüs Nasıl Kaybedildi? 16-12-2017 09:30 Hem Zehir Hem Bal… 25-10-2017 16:37 Hazırı Seviyoruz… 14-08-2017 20:35 Müfredata Adab-I Muaşeret Dersi Konulmalı 31-07-2017 09:07 Kaybolan Vicdanımız! 10-07-2017 22:54 Tecrübeymiş Bizi Büyüten... 19-05-2017 15:48 Terketmeyen En Çok Seven! 04-05-2017 23:10
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA