İbrahim Eser
İbrahim Eser
Giriş Tarihi : 02-01-2021 08:54

Niçin Yazarlık?

Yazarlık mesaisi, kuralları olan, süreklilik ve disiplin isteyen bir sanat ve meslektir.

Yazarlık, keyfi yapılan ve yapılacak bir iş değildir.

Yazarlık zor bir iştir, ilim, irfan, hikmet, marifet, feraset, cesaret ve basiret ister... Bilgi, birikim, donanım, kültür sahibi olmayı gerektirir...

Yazarlık bir rızık kapısı olarak değil, gönüllülük esasına dayalı bir duygu, bir düşünce ve bir inanış olarak görülmelidir.

Yazarlık bir dert ve dava işidir, hayalleri, idealleri ve hedefleri olan bir iş... Derdi ve davası olan ancak yazabilir, çünkü yazarlık yükü ağır, sorumluluğu fazla olan bir mesuliyetin adıdır.

Yazarlık kutsal bir duygu, bir düşünce, bir fikir ve bir yürek işidir.

Yazarlık duygu, düşünce, heyecan ve yaşananların kayıt altına alma yöntemidir.

Yazarlık genel anlamda; meselelerin, dertlerin, ızdırapların, deneyimlerin, bilgi ve birikimlerin hem kendi kuşaklarıyla hem de gelecek kuşaklarla paylaşmaktır.

Her kişinin değil, er kişinin kaleminin konuşmasıdır yazarlık. Kelime kadrosuna ezbere kelime yığmak hiç değildir, kelimeleri birleştirip cümle kurmayı becerebilmektir yazarlık.

Öyle yazar deyipte geçmeyin kolay değildir yazarlık çünkü. Mangal gibi yürek ister, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı Hakkı yazmak için.

Zor zamanda Hakkı hakkıyla yazabilmekte iman ister, cesaret ister, dürüstlük ister, samimiyet ister. Yazar farkın içindeki farkı fark edip, farklı fark ettirebilendir.

Kim yazar, neyi yazar, kime yazar? Yüreğinde insanlık olan insanlık yazar ve önce kendini yazar.

Yazarlık bilinçaltı bilincinin engin, derin ve zengin bir bilgiyle dolu olması gerekmektedir.

Yazar, derin hasretleri ve büyük yalnızlıkları yüreğinde taşıyan insandır. Yazar, kendi ekseninden evrene bakan ve gördüklerini yorumlayandır. Yazarak rahatlar ve tıpkı yağmurunu boşaltan bulutlar gibi dinginleşir. Yazdıkları da yağmur damlaları benzeri ilgilisine ulaşır.

Yazarlık zihninde ve gönlünde özgün fikir ve düşünceler üretmenin özgürlüğü olmalıdır.

Yazarlık bilgi, tecrübe ve birikimleri en iyi şekilde analiz etmek suretiyle yeni ve faydalı bir eser olarak insanlığın hizmetine sunma becerisidir.

Yazarlık, insanlara kalemini konuşturarak bir şeyler vermeye çalışırken incitmeden, kırmadan, dökmeden yazabilendir. Bir yazar eğer hataları ve yanlışları yazmak istiyorsa önce kendi hatasından, kendi yanlışlarından başlamalıdır yazmaya. Birilerini küçümsemek bir yazarın kelime kadrosunda asla bulunmaması gereken cümlelerdir.

Yanlış yapanları dahi yumuşaklıkla, tatlı dille anlatır, tıpkı Allah Resulü'nün nahif yürekli güzide torunları olan, Hz. Ali ve Hz. Fatıma'nın ciğerpareleri ''Hz Hasan’la Hüseyin kıssasında olduğu gibi çocukken, birinin yanlış abdest aldığını gördüler; adamın abdesti İslam’a sığmıyordu. Ona en güzel şekilde abdest almayı öğretmek istediler. Adamın yanına gittiler. Biri, ‘Bu, bana yanlış abdest alıyorsun diyor’ dedi, İkimiz de huzurunda abdest alalım; bak, bakalım; ikimizden hangimizin abdesti İslam'a uygun. İkisi de adamın yanında abdest aldılar. Adam da “çocuklar” dedi, “sizin abdestiniz İslam’a tam uygun, doğru, güzel; bu yoksulun abdesti yanlışmış” diyerek kendi yanlışının farkına varır ve düzeltme imkanı bulur. İşte yazarlar da böyle olmalıdır, çünkü yazarlar toplumun mihenk taşlarıdır.

Kalemleriyle yol çizenlerdir, doğruyu gösterenlerdir, kalemlerimiz tokat gibi olmalı, sözlerimiz etkili ve güzel olmalı ancak bu onuru, haysiyeti zedelememelidir. Eğer kalemini birilerine hakarette, aşağılamakta, tokat atar gibi konuşturursan bunun adını hafif bir fiske koyamazsın kalemiyle kendini fiskeci sananlar karşıdakinin tokatını yemeyenlerdir.

Yazar son derece yetenekli, donanımlı ve bu anlamda tabiri caizse her türlü mühimmata sahip olmalıdır.

Rabbim sözde değil, özde kendini, haddini bilen, engin ve derin bir bilgiye, bilince, ilme, irfana, basirete, marifete, ferasete, cesarete ve hikmet dolu güçlü bir imanla kınayıcının kınamasından korkmadan, kalemin hakkını veren gerçek yazarlardan olmayı bizlere ihsan eylesin inşaAllah!

Amin.

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA