Ülkü Aras
Ülkü Aras
Giriş Tarihi : 19-12-2020 09:42
Güncelleme : 22-12-2020 10:19

Meğer Ben Ben Değilmişim..

Öğrendim ki bir şeyi yapmayı istemek bir nimet ;

İstediğini de hayata geçirebilmekte Allah’ın lütfuymuş.

Heyhat!

İstediğim her şeyi yapacak gücüm var düşüncesinde;

Ne kadar çok kendimden eminmişim!

Ne kadar çok kendime güveniyormuşum!

Ne kadar çok kibirliymişim!

Bu düşünce içinde kendimi ne de güzel uyutmuşum!

Hani derler ya;

Aslında hepimiz bir hiçiz!

İzin verildiği ölçüde varız!

İşte bu noktada kocaman bir hiçliğin içinde;

Nefsi ve egoyu değil ,

Hiçliği yaşamak!

Meğer “ben ben” değilmişim!

Beni ben eden varmış!

Benliğime hayat veren varmış!

Meğer ben izin verildiği ölçüde isteyebiliyormuşum!

Meğer ben izin verildiği ölçüde hayatın içindeymişim!

Hani bir söz vardır ya;

Ayakkabının bağcıklarını bağlarken bile Yaradandan yardım isteyeceksin!

Hani derler ya;

O istemezse ayakkabının bağcıklarını bile bağlayamazsın!

İşte tam o sözün içindeyim!

Meğer ayakkabılarımı giyinmemi isteyen ve ona izin veren varmış!

Meğer o ayakkabı giyinmeyi istemek bir nimet,

Giyebilmek ise Yaratanın lütfuymuş!

Allah’ın insanlara en küçük ihsanıymış!

*****

Hayatımızı yönettiğimizi düşünürken ve bu yönde hareket ederken;

Ruhumuzda ve bedenimizde hâlimizin bir an olumsuz yönde değişmesiyle; acizliğimizi görüyoruz ta ki sıkıntımız geçene kadar!

Her insana özel yaşam senaryosunda;

İstemeyi verenO” hayata geçirmeği nasip edenO”.

Oynama gücünü veren “O” oyunun kurallarını belirleyen “O”.

Her ne kadar kabul etmek zor olsa da; senaryonun aktörleri bizler; çoğunlukla yapımcıyı, yönetmeni unutsak ta sürekli hatırlatmalar yapılıyor her oyuncuya!

Kimimiz hatırlatmaları görüyor kimimiz görmek istemiyoruz!

Görebildiğimiz ölçüde yaşam kolaylaşıyor göremediğimiz ölçüde çırpınışlarımız devam ediyor..

Görenler huzurlu...

Görmeyenler telaşlı..

Asıl yönetmeni unutup senaryoyu değiştirmeye çalıştıkça “tokatları yesek te” kurtulamıyoruz yönetme arzumuzdan!

Hayatımızda en küçük şeyi istemenin iradesine sahip değilken; nedir sürekli yaşadığımız telaşların adı?

Bize uygun görülen role başkaldırı mıdır?

Yoksa tevekkülsüzlük yada razı olmamak mıdır?

Nedir sizce bu hâllerin adı?

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA