Ülkü Aras
Ülkü Aras
Giriş Tarihi : 15-11-2020 19:24
Güncelleme : 16-11-2020 08:51

Kınamak Bu Kadar Kolay Olmamalı

Davet edildiğim misafirlikte şahit oluyorum konuşmalara. Ev sahibi güya sohbet ortamı yaratmaya çalışıyor. Bizimle birlikte olan başörtülü kadın (kuzeni ) hakkında; komşusu olan doktora açıklama yapma gereği duyuyor.

Ev sahibi;

-Aslında biz modern aileyiz başörtüyü sevmeyiz, bakmayın kuzenimin genç yaşta örtünmesine. Babası akıllı, kültürlü, modern biridir ama; kendisi genç yaşta başörtü takıp namaz kılmayı tercih etti.

Yıllarca ailesi bu konuda mücadele etse de kuzenim inandığı doğrudan ödün vermedi.

- Dindar biriyle evlendi, düğününü dualarla yapıp böyle hayatı tercih etti diyerek devam ediyor konuşmalarına.

***

Başörtülü kadın (Kuzen) konuşmalardan rahatsız olsa da; oradakilerin yorumlarını öğrenmek istercesine sessizce dinliyor aynı zamanda da konuşmak için uygun ortamı bekliyordu; öfke, sabır, hüzün gibi birçok duyguyu belli ederek.

***

Doktor; anlatılanları dinlerken hem şaşıyor hem de konuşma aralarında kınayan sözler sarf ediyor.

Ben ve kardeşlerim ülkücü olan bir ailede büyüdük. Babam ve annem vatanı sevmeyi öğretiyor iyi eğitim almamız için her türlü fedakarlığı yapıyordu.

Ailem her şeyimizle ilgileniyordu. Evin içinde ve dışarıda her sorunumuzda yanımızda oldular.

Eğitim süresince okula rahat gidip gelmemiz için kaç kez ev değiştirdik. Ben ve kardeşlerim “altmış yıl” öncesinde okuyup meslek sahibi olduk kolay değildi o dönemde bunları yapabilmek.

-Tabii bizlerde hiçbir zaman ailemizin başını öne eğdirecek şeyler yapmadık.

-Ama sen görüyorum ki aileni dinlemeyerek çok üzmüşsün.

-Nasıl olur bir çocuk anne babayı dinlemez!. Anne babanın en büyük imtihanıdır çocuğun kendi bildiğini yapması.

-Çocuklarım beni dinlemeselerdi çok üzülürdüm çocuğumun böyle olmasından utanç duyardım; eminim babanız sizin yaptıklarınızdan utanmıştır.

Başörtü için ailenizi üzmeye değer miydi?

***

Başörtülü kadın(kuzen) ne zaman konuşmaya başlayacak diye merakla beklerken başörtülü kadın konuşmaya başlıyor.

Kuzen:

-Sizi anlamaya çalışarak dinliyorum. Anlattıklarınıza bakılırsa size önem veren ve anlamaya çalışan bir ailede büyümüşsünüz.

-Çocukluk dönemlerinizi keyifli anlatıyorsunuz.. Aileniz belki de bir çok sorunla boğuşurken size hiç bir şey yansıtmamışlar.

Olması gerekeni yapmışlar ama her çocuk sizin kadar şanslı olmayabilir..

-Çocukken yaşadığımız olumsuzluklar unutamayacağımız kalıcı travmalara sebep olabilirdi.

Benim yaşadıklarımda olduğu gibi deyip devam ediyor anlatmaya.

-Siz hiç ; alkol alan babanızın annenize şiddet uygularken seyretmek zorunda kaldınız mı?

-Ebeveynlerinizin tartışmalarına şahit olmamak için” yorganın altında” saatlerce beklediğiniz; şiddet korkusuyla gece uyumadığınız için sabahleyin uykulu okula gittiğiniz oldu mu?

-Huzuru dışarıda arayan babadan sevgi beklerken; düşüncelerinizde cevaplayamadığınız sorularınız oldu mu?

Ebeveynler kendi dertleriyle uğraşırken sizin varlığınızı unuttukları oldu mu?

***

-Size göre modern olmak; Rabbinden uzak mutluğu alkol da aramaksa; babam modern ve başörtüyü sevmeyen biriydi..

-Belki de ben“modern olan hayatdan tiksindiğim için “modern olmayan hayatı” özellikle tercih ettim.

Ne dersiniz?

Belki de yaşam tarzlarıyla modern olmayan hayata “iten kendileri oldu.

Ne dersiniz?

Belki de geceleri Yaratanın ayetlerini okurken huzur bulup rahatladığım için; anlaşılmamak veya kendimi anlatamamanın acısını yaşarken; bana zarar vermeyecek tek şeyin Kur’an-ı Kerim olduğunu fark ettiğim için; kimseye dinlendirmediğim hüzünlerimin cevabını Rabbimim sükunete vardıran sözlerinde bulduğum için “modern olmayan hayatı “tercih ettim.

Size göre yanlış yapmış olabilirim.

Siz olsaydınız ne yapardınız söyler misiniz?

Ortama sessizlik hakim olmuştu.

Doktor:

Böyle bir cevap alacağını beklemiyor olacak ki şaşkın, üzgün ve ne diyeceğini bilmeden bir müddet sustu.

Çok rahat bir şekilde başkaları için yorum yapabilen ve hiç çekinmeden kınayan doktor yerine mahcup ve söylediklerini nasıl toparlayacağını bilmeyen biri gelmişti.

Beklemediği bir savunmayla karşılaşmıştı. O kadar emindi ki az önce ki kınayan cümlelerinin doğruluğundan. Ama istemese de ortada bir gerçek vardı ve gerçeği söylemek zorundaydı. Epeyce bir sessiz kaldıktan sonra şunu söyleyebildi!

Evet haklısınız aileniz sizi anlayamamış ve sizin yanınızda olmamış.

Allah size yardım etmiş, huzuru doğru yerde aramışsınız doğru olan şeyi yapmışsınız.

Aksine mutlu olmanın yollarını başka ortamlarda arayabilirdiniz!

Şansınız yaver gitmiş .

Allah sizi korumuş!!!!

Anlaşılıyor ki doktor azda olsa başörtülü kadını yargılamaktan vazgeçmişti.

***

Konuşmalardan sonra başörtülü kadına sordum?

-Sizi bu kadar çok kınamasına neden izin verdiniz?

Başörtülü kadın:

-Dinlemek çok zor oldu ama söylenenlere öfkeyle cevap vermiş olsaydım söyleyeceğim şeylerde kırıcı olabilirdim.

Tartışmayla biten sohbet ikimizi de üzecekti..

İslam’ın emirlerinden olan başörtüyü takanlara bu kadar ön yargıyla bakmasının yanlış bir düşünce olduğunu güzellikle göstermek gerekirdi.

Kınayarak, veya küçümseyerek değil. Konuşmadan önce düşünmek gerekir.

Bazen susmak ibadet;

Konuşmak ise gaflet olabilir!

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet