Cevdet Işık
Cevdet Işık
Giriş Tarihi : 20-08-2020 08:47

Öznel Özerklik-1

Öznel kelimesi en çok kişisel yargılar için kullanılır. Kişisel yargılar, kişilere bağlı olarak, kişiler tarafından biçilen değerleri söz konusu eder. Burada kişi bir değer biçerken, sahip olduğu imkânlar ölçüsünde, gösterebildiği marifet kadar bir değerlendirme yapmaktadır. Yapılan değerlendirmeyle elde edilen netice kişisel olmaktadır. Bunu, geçmişte söylenen ‘nev’i şahsına münhasır’ ve şimdilerde ise ‘kendine özgü’ tabiriyle eşleştirmek mümkündür. Dolayısıyla öznel olmak demek, kendine özgü olmak demektir.

Bütün özgünlükler, kendine özgü olarak yapılan çalışmaların neticesinde meydana gelir. Burada demek istediğimizi şu şekilde formüllendirebiliriz: Öznellik artı emek, eşittir özgünlük. Her insan yapısı gereği özgün bir varlıktır. Fakat zamanla gerek sosyolojik ve gerekse de ekolojik sebeplerle özgünlüğünü yitirebilmektedir.

Özerklik, öznel olma durumuyla ilişkili bir olgudur. Özerkliği oluşturan en önemli alt yapı unsuru öznelliktir. Yani öznel olma yeteneği gelişmemiş kimse ya da topluluklarda özerkliğin oluşması da mümkün değildir. Öznel olmak daha çok içkin ve teorik bir özellik arz ederken, özerk olmak ise yaşamsal pratiklerle ilgili ve işkili bir özellik arz eder. Hangi alan veya disiplinle ilgili olursa olsun, gerçek olana ulaşmak için, özerklik olmazsa olmaz bir koşuldur.

Öznel özerklik olarak tabir ettiğimiz durum, tümüyle bir insan olma durumuna tekabül etmektedir. Bir diğer şekilde ifade edecek olursak, insan olmak için, öznel özerkliğe sahip olmak gerekir. Bir kimse, bir fert, bir şahıs, kişisel anlamda bir değer sahibi olarak bir yargıya varabiliyor ve bu şekilde tümüyle kendine ait olan kararlar verebiliyorsa, o kimse, o fert, o şahıs, öznel özerkliğe sahip demektir.

Öznel özerklik vasfına sahip olma sorunu da, öznel özerklik vasfını doğru kullanma sorunu da, hayati sorunların en tepesinde yer alan iki sorundur.

İnsanın güdülmesinin, sürülmesinin ve sömürülmesinin en başta gelen sebeplerinden birisi, insanın öznel özerklik vasfına sahip olmamasıdır. Eğer insan değer sahibi değilse, karar sahibi de değildir. Olumlu veya olumsuz, hayatın her şekline aynı gözle bakan insanın yaşadığı aşağılık durumun sebebi, öznel özerklik yoksunluğudur. Onun için diyoruz ki, öznel özerklik sahibi olmadan, şahsiyet sahibi de olunmaz. İnsan şahsiyet sahibi olmamışsa, her türlü olumsuzluğu kabullenmeye uygun bir durumda sayılır. Demek istiyoruz ki, öznel özerklik sahibi olmak, ziyadesiyle büyük önemi haiz bir durum olmaktadır.

Bir diğer husus, büyük önemi haiz olduğunu belirttiğimiz öznel özerklik vasfının doğru bir şekilde kullanımıdır. Bu hususla ilgili olarak iki seçenekten söz edebiliriz.

Birinci seçenek, öznel özerklik durumunun başka öznel özerklikler tarafından kullanılmasıdır. Bu durumda insan artık düşünmez, aklını kullanmaz, tefekkür etmez; onun yerine başkaları düşünür, aklını kullanır ve tefekkür eder. Bu evsaftaki insanların, eğer tarz denebilirse, bu şekilde sürdüreceği yaşam tarzına, sürü şeklindeki yaşam tarzı denebilir.

İkinci seçenek, insanın sahip olduğu öznel özerklik vasfını, bizzat insanın kendisi tarafından kullanılmasıdır. Ancak bu durumda da karşımıza iki seçenek çıkmaktadır: Bir tanesi sınırlı, diğeri ise sınırsız kullanım şeklinde olmaktadır.

Öznel özerkliğin sınırlı kullanımından kasıt, insanın hak, hukuk ve adaleti gözetmesidir. Öznel özerkliğin sınırsız kullanımından kasıt ise, hak, hukuk ve adaleti gözetmemesidir.

İnsanın hayat macerasına baktığımız zaman, öznel özerkliğin belirleyici olduğu niteliksel bir eylemsellik ile öznel özerkliğin dikkate alınmadığı niceliksel bir eylemselliğin hüküm sürdüğü bir hayatla karşılaşıyoruz. Akıl ve irade sahibi insana yakışanın öznel özerkliğin belirleyici olduğu niteliksel bir eylemsellik olduğu aşikârdır. Fakat bittabi bunun da bedelsiz olmadığını biliyoruz.

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Cevdet Işık

Cevdet Işık

DİĞER YAZILARI İtibar Üzerine... 16-09-2021 10:09 İktidar Tiryakiliği 30-08-2021 20:50 Kesintisiz Çoklu Okumalar 17-07-2021 16:24 Hayatsız Gündem Gündemsiz Hayat.. 04-07-2021 11:33 Kudüs Gerçekliğini Doğru Okumak... 12-05-2021 12:00 Nadide Zamanlar 30-04-2021 19:27 Yaşamsal Bir Unsur Olarak “Müphemlik” 10-04-2021 15:44 Varoluşsal Bir Trajedi Olarak Şeyleşme.. 07-03-2021 18:25 Bir Sorunsal Olarak Gündem 05-02-2021 17:04 Sorumluluğun Zirvesinde Bir Mü’min: Mehmet Akif.. 27-12-2020 13:34 Öznelliğin İktidarı-2 17-12-2020 08:52 Öznelliğin İktidarı-1 30-11-2020 09:31 Zamanın Ayarını Kaçırmak 11-10-2020 21:48 Farkı Fark Ettiren Fark 26-09-2020 09:22 Öznel Özerklik-3 17-09-2020 15:26 Öznel Özerklik-2 04-09-2020 08:22 Öznel Özerklik-1 20-08-2020 08:47 Hayat Ve Hicret 09-08-2020 08:55 Yanıltıcı Varoluşsal Katılık... 17-07-2020 18:52 Kur’an Ahlakının Gerekliliği 10-07-2020 15:50 Hüzünle Giden Ramazan.. 23-05-2020 14:47 İnsanı Tanımak 06-05-2020 18:31 Hiçbir Şey Olmamak.. 14-03-2020 22:12 Müslümanların Kafes Hayatı 23-02-2020 09:15 Şuradan Şuraya 09-02-2020 09:25 Post Truth Dünyada Müslüman Kalmak 08-01-2020 08:21 Adaletin Ayağa Kalkması 23-12-2019 10:28 Yaraların Kabuk Bağlaması... 09-12-2019 09:08 Bir Nitelik Olarak Adaleti Ayakta Tutmak.. 13-11-2019 09:14 Sanal Resepsiyon.. 03-11-2019 18:54 Can Alıcı Ve Can Yakıcı Kısım 29-10-2019 20:58 İçerik Bakımından Adalet Çarkı 01-10-2019 08:35 Adl Üzere Bir Hayat 23-09-2019 06:10 Adaletin Kuşatıcılığı 10-07-2019 17:25 Aklın Hakikatinden Uzaklaşmak 18-06-2019 12:06 Cenneti Arayan Adam 29-05-2019 06:26 Felsefik Bir Nazarla Seçim Olgusu 24-04-2019 09:05 Bekâ Üzerine Zihinsel Bir Egzersiz 27-03-2019 07:16 Hakikate Dair 16-03-2019 11:22 Görmezlikten Gelmek... 07-03-2019 21:55 Kilitli Labirent: Üstünlük Çıkmazı 27-02-2019 23:33 Gizli Irkçılıklar 16-02-2019 12:19
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA