Hazım Koral
Hazım Koral
Giriş Tarihi : 16-08-2020 15:45

Istanbul Sözleşmesi Mi, İslam Sözleşmesi Mi....

Sevgili okurumuz, Müslüman halkımıza dayatılan İstanbul Sözleşmesi'nden bahsetmek istiyorum. Bu sözleşmeyi bir ilaca benzetecek olursak, bu ilaç karakteristik olarak mutasyona uğramış bazı topluluklara şifa niteliğinde algılanabilir. Bu topluluklar ontolojik anlamda fıtratlarından o kadar çok uzaklaşmışlar ki adeta mutasyona uğramışlar. Onun için Batılı toplumlar bu sözleşmedeki sapkınlıkları teminat altına alma girişimini "cinsel yönelim" veya "cinsel tercih" olarak değerlendirip hoşgörü ile karşılıyor. Öte yandan bu ilacın içerisinde insan bünyesini tahrip edebilecek, insanı mutasyona uğratabilecek kimyasalların olduğu şüphesi ile bu ilaca mütereddit yaklaşanlar, bu ilacın bir kısmına şerh düşen ülkeler var. Haklılar, zira ilaç niyetine yutturulmaya çalışılan zakkum zehirinden başka bir şey değil...
Açık bir şekilde ifade etmiş olalım ki, Hıristiyan aile değerlerine uymadığı gerekçesi ile Rusya, Polonya ve Bulgaristan gibi ülkeler İstanbul Sözleşmesi'ini tanımıyorlar. Sözleşmeyi tanıyan Batılı ülkelerin çoğu birçok maddeye şerh düşüyor. Peki Müslüman bir halkı temsil ettiğini iddia eden TBMM bir oturumda ve herkesin oyuyla bu sözleşmeye nasıl "evet" diyor? (Bir millet vekili yanlışlıkla çekimser oy kullanıyor ve ertesi gün düzeltme yapıp o da "evet" diyor. Sözleşme maddeleri tetkik edilmeden, bizim aile yapımıza uygun olup olmadığına bakılmadan nasıl oluyor da Lût kavmine özgü sapkınlıkları da içinde barındıran bu sözleşmeye bodoslama onay verilip meclisten geçiriliyor?

İstanbul Sözleşmesi'ni "toplumsal cinsiyet eşitliği" ve "kadının beyanı esastır" jargonuyla özetlemeye kalkmak son derece yanıltıcı olmaktadır. Ayrıca maddeler içerisinde "cinsel eğilim" ifadesi her türlü cinsel sapkınlığı da kapsamaktadır. Özellikle LGBTQ gibi baş harflerden müteşekkil sapkınlık çeşitleri teminat altına alınmaktadır. Oysa baş harflerle dile getirilen söz konusu sapkınlıklar bizim toplumumuzda çok çirkin ve kerih/müstekreh (tiksindirici) görüldüğü için isimleriyle telaffuz etmekten hicap duyulmaktadır. Bu nedenle sözleşme Türkçe tercüme edilirken o tiksindirici isimler İngilizce orjinal hâliyle bırakılmış...

Evet, her bünye her ilacı kaldırmaz. (Ki sunulan ilaç da değil.) Kıyafetler de böyledir. Her kıyafet her bedene uymaz. İstanbul Sözleşmesi ile bizim bedenimize giydirilmek istenen deli gömleğinden başka bir şey değildir. Bildiğiniz üzere deli gömleği akli yetisini yitirmiş olana ters giydirilir. Ona ancak bu şekilde mukayyet olunur. Bakınız, bizim toplumumuzda Lût kavmine özgü sapkınlık bir yönüyle delilik, yani normal olmayan davranış olarak görülüyor. Oysa Batı toplumlarında (her ne kadar dindar Hıristiyanlar tasvip etmese de) halkın ezici çoğunluğu tarafından hoşgörü ile karşılanmaktadır. Ne yazık ki, bizi kendilerine benzetmeye çalışan ve koşullu olarak bizi aralarına almayı kabul eden Batılılar aynı hoşgörüyü bizden beklemektedir. "Siz onlardan olmadıkça, onlar sizden hoşlanmazlar." (Bakara:120) Bizim akidemize, bizim aidiyet değerlerimize ters düşen bir önersemeye yaklaşımımız reddiyeci tutum olmak zorundadır. İmânımız bunu zorunlu kılmaktadır...

Eğer bu sözleşmeden maksat kadına şiddetin önü alınmaksa 2012 yılından beri yürürlükte olan bu sözleşmeden dolayı kadına şiddet ve kadın cinayetlerinde düşüş mü olmuş, artış mı olmuş? Buna baksak mesele anlaşılacaktır. Ne yazık ki, o sözleşme yürürlüğe girdiğinden beri boşanmalar, kadına şiddet ve kadın cinayetleri katlanarak artış göstermiştir. Demek ki bu ilaç bu bünyeye, bu gömlek bu bedene uymuyor, aksine zarar veriyor. Zaten tercih baştan yanlış yapılmış oldu...

Biz öylesine mükemmel şefkat ve nezaket kuralları olan bir dine mensubuz ki, bunun farkında değiliz. İslâm, aile sorunlarından uluslararası siyasete kadar insanoğlunun bütün açmazlarına mükemmel çözüm önerileri sunan bir dindir. Tek çare, tek çözüm İslâm'dadır. Medeniyet ve uygarlık bazında İslâm insanoğluna öyle bir yol haritası, öyle bir algoritma sunuyor ki bunun dışında hiçbir arayışa kapı aralamıyor. İslâm her şeyden önce "efradını cami, ağyarını mani" bir dindir. Yani İslâm kendi yetkin unsurlarıyla hayatın her alanını kuşatır, kendi kuralları dışında hiç bir öneriye gereksinim duymaz. Sadede gelecek olursak, İslâm'da aile ve ailenin temel direği kadının çok özel ve kutsî bir yeri vardır. Cahiliye döneminde kadın bir meta gibi köle pazarında alınıp satılırken, insan yerine konulmazken, hatta kişinin babası ölünce üvey annesinin elinden tutup satmak üzere pazara götürülürken İslâm'ın egemenliği ile kadın baştacı edilmiş ve cennet anaların ayakları altına serilmişti. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki: "Hanımı kendisinden razı olan kişi cennette benim şefaatime nail olacaktır." Daha bundan ötesi var mı?

Şunu da ifade etmiş olalım ki, bugün yaşanan kadına şiddet ve töre cinayetleri, namus cinayetleri, hatta metres cinayetleri asla İslâm'a mal edilemez. Şu sosyolojik bir gerçek ki, bugün cahiliye dönemine ait zebunküş (güçsüzleri ezen) bir mantığın/mentalitenin, bir hayat tasavvurunun kuşatması içerisindeyiz. İtiraf etmiş olalım ki, toplumumuz İslâm medeniyetinden fersah fersah uzak bir hayat yaşamaktadır. Nezaketten, sevgiden, şefkat ve merhametten uzak, şiddete teşne bir toplumda yaşıyoruz. Üzülerek ifade etmiş olalım ki, sokakta ve sosyal hayatta olduğu gibi aile içerisinde de en ufak bir ihtilaf ve tartışmayı nobranca bir tutum içerisinde, yani şiddete baş vurarak çözümlemeye kalkan bir toplum var karşımızda. Eşine ve çocuklarına nazik, kibar ve sevecen bir tutumla yaklaşan insanlarımız azınlıkta olduğu için onları istisna tutuyoruz.
Trafikte yaşanan gergin tutumların yüzdelik oranlarıyla bu gerçeği de görebiliriz.

Sonuç olarak ifade edecek olursak, bizim İstanbul Sözleşmesi yerine öz değerlerimize rücû etmeye ihtiyacımız var. Hem dünyamızın huzur ve insicamı için, hem ahiret mutluluğumuz için bizim sadece ve sadece İslâm'a ihtiyacımız var. İslâm her derde devadır. İslâm her türlü hastalığa karşı şifadır. Batı'nın kokuşmuş ve sapkın değerlerinde derman aramayalım. İslâm'ın dışında bize sunulan reçeteler asla bize şifa getirmez. Farkında değil misiniz, bizi kendilerine benzetmek istiyorlar. Bizi Lût kavmine özgü bir yaşamın içine çekmek istiyorlar. Rabbimiz Lût kavmini neden helâk etti? Dindar Hıristiyanlar kendi kutsal metinlerinde Sodom ve Gomora'nın ne anlama geldiğini çok iyi bildikleri için söz konusu sözleşmeye soğuk bakıyor ve reddediyorlar.

Allah Subhanehu ve Teâlâ'nın gazabını celbedecek sapkınlıktan uzak durmak ve kadına şiddetin önünü almak İstanbul Sözleşmesi ile değil İslâm'ı yaşamaktan geçer.

Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları veli edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği kalmaz. Ancak onlardan korunmanız başkadır. Allah, asıl sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Çünkü dönüş Allah'adır." (Âl-i İmrân:28)
Sayın okurumuz, bizim sözleşmemiz, bizim misakımız Allah iledir. Bu sözleşmeyi biz Rabbimiz'le "Kalu Bela"da yaptık... Bir kudsî hadiste buyruluyor ki: "Sizin için seçip beğendiğim bu dinden başka bir din arayan kendisine başka tanrı aramaktadır."
 

NELER SÖYLENDİ?
@
Hazım Koral

Hazım Koral

DİĞER YAZILARI Tarih Tekerrür Ediyor ve Taliban'lı Yeni Dönem 12-09-2021 18:11 Evlilikte Liyakat Ve Sadakat.. 08-08-2021 14:54 Bosna Savaşı ve Srebrenica Katliamı... 12-07-2021 07:06 Ey Allah'ın Kulları Kardeş Olunuz... 03-07-2021 15:34 Ateşkes Filistin'i Unutturmamalı... 03-06-2021 15:07 Sicili Bozuk Ve Küstah ABD 04-05-2021 07:21 Erbakan'ı Tanımak 25-03-2021 20:51 Merhum Erbakan'ı Rahmetle Anmak... 26-02-2021 22:54 Tarım Ve Ekolojik Sorunlarımız 28-01-2021 16:11 Sürdürülebilir Aile Yuvasının Ön Şartı İyi Geçimdir.. 24-12-2020 22:24 Batıl Ehlinin İslâm'a Ve Peygamberimiz'e Olan Düşmanlığı... 19-11-2020 10:00 İftira Dezenformasyon Ve Tezvirat Olguları Üzerinden İran Düşmanlığı.. 25-10-2020 10:25 Kısasta Hayat Vardır 29-09-2020 18:30 Kerbelâ Kıyamını Anlamak... 30-08-2020 12:18 Istanbul Sözleşmesi Mi, İslam Sözleşmesi Mi.... 16-08-2020 15:45 Bir Hukuk Skandalı Ve 22 Yıllık Hasret... 14-07-2020 07:43 Aile Mahremiyeti Üzerine 25-06-2020 07:31 Dünya Kudüs Günü Ve Asıl Mesele 21-05-2020 21:26 Oruç Ve Nefs Tezkiyesi.. 25-04-2020 15:57 Koronavirüs (Kovid-19) Hakkında... 27-03-2020 12:27 Mayın Eşeği Olmamak 10-03-2020 11:30 İslâm Devriminin 41'nci Yılı Muhasebesi 12-02-2020 09:42 İran'ın Suriye'de Ne İşi Var? 21-01-2020 10:29 Kadına Şiddet Ve Evlilik Hayatını Bitiren Faktörler... 02-01-2020 22:06 Nikâh Akdi.. 28-11-2019 21:17 Evlilikte Liyakat Ve Sadakat.. 29-10-2019 20:55 Kadına Şiddet Ve Kadın Cinayetleri 14-09-2019 09:54 Önce Ahlâk Ve Maneviyat... 18-08-2019 20:33 Takva İslam’ı En İyi Şekilde Yaşamaktır 08-07-2019 19:27 Gürültü Kirliliği 06-06-2019 17:40 Ramazan Ayı Ve Oruç 08-05-2019 21:15 Tesettürün Cılkının Çıkarılması Ve Müstehcenliğin Yaygınlaşması Üzerine... 18-04-2019 09:44 Şer Ekseni 12-03-2019 15:36 İslâm Devrimi’nin 40. Yılı 05-02-2019 18:20 Nikâhta Keramet Vardır 20-01-2019 11:50 Uygurlu Müslüman Türklere Uygulanan Çin Zulmü 19-12-2018 14:54 Evliliğe Giden Yolda Kıskançlık... 14-11-2018 22:03 Unutulan Vecibe Emr-İ Maruf -Nehyi Münker Ve Nasihat.. 10-09-2018 23:06 Akraba Ve Komşuluk İlişkileri 01-08-2018 19:36 Art Niyet - Suizan Veya Önyargı 30-06-2018 06:47 Emin, Güvenilir Ve Nezaket Sahibi Olmak 10-05-2018 18:34 Gelin Ve Damat Mevzusu 04-04-2018 17:18 Yarınlar Bizim 20-02-2018 12:01 Siyonistlerin Kuklası Küstah Trump 21-12-2017 01:02 Evlilik Oyunu (!) 22-11-2017 12:03 Vefa Kavramı.. 19-10-2017 23:07 Geçimsizlik Ve Boşanma Hadiseleri 19-09-2017 20:53 Anlamlı Ve Bir O Kadarda Stratejik Ziyaret... 17-08-2017 15:53 Evlilik Huzurun Teminatıdır… 25-07-2017 22:45 Srebrenitsa’yı Unutmayalım... 10-07-2017 23:02 Evlilik İçin Mümeyyiz Olmak… 01-07-2017 18:05 Medeniyetimiz Ve Ufak Ayrıntılar 12-06-2017 17:21 Eşler Arasındaki Kıskançlık Ve Duygu Kontrolü... 10-05-2017 13:03 Sosyal Medyanın Negatif Ve Pozitif Yönü... 03-04-2017 05:01 Sevgi Ve Aşk Üzerine Kısa Bir Analiz.... 08-03-2017 19:08 Farkındalık... 08-02-2017 20:55 Mesuliyet Hissi Ve Merhamet Duygusu.. 18-01-2017 10:05 İnsanı Ve Misyonunu Tanımak. 03-01-2017 21:34 Terör Ve Şiddetin Meşruiyeti Yoktur. 14-12-2016 10:00 Fethullah Gülen’in İnanç Ve Psikolojisi... 16-11-2016 09:46 Kerbelâ’da Âşura Öncesi 08-10-2016 09:34 Azmettirici ABD Tetikçi FETÖ Destekçi NATO 28-09-2016 22:37 İşgalci Siyonist İsrail İle Anlaşmaya Hayır.. 31-08-2016 21:33 Kanlı Darbe Girişimine Bir Başka Açıdan Bakış... 11-08-2016 13:02 Kanlı Darbe Girişimi Hangi Amaca Matuf.. 21-07-2016 16:58 Sıbgatullah; Allah'ın Boyası.. 29-06-2016 00:15 Ramazan Ve Oruç 02-06-2016 09:13 İkra 02-05-2016 12:56 Önce Ahlâk Ve Manevîyat 01-04-2016 07:20 Edep 01-03-2016 10:05 Erbain Yürüyüşü 27-01-2016 23:41 Kerbelâ’yi Anmak Bidat Mi? 29-12-2015 22:47 Kûr’ân Ve İmâm Hüseyin 24-11-2015 16:53 Üst Kimlik Manifestomuz.. 21-10-2015 16:21 Teberrâ Ve Tevellâ 21-09-2015 22:19 Uhuvvet Ve Tasavvuf 18-08-2015 08:52 Ümmet Birlikteliğinin Önündeki Engeller 03-08-2015 14:02 Diyalog Ve Uhuvvet'in Ön Şartları… 30-06-2015 23:26 Tekfircilik Hastalığı (2) 20-06-2015 18:37 Tekfircilik Hastalığı -1- 25-05-2015 13:44 Tevhid Selâm Terör Örgütü Mü? 02-05-2015 17:51
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA