Cem Bozlu
Cem Bozlu
Giriş Tarihi : 11-08-2020 21:58
Güncelleme : 12-08-2020 06:50

Ters Giden Bir Şeyler Var..

Bir işin ters gitme ihtimali %1’se o iş mutlaka ters gider" der Murphy prensipleri. “Olumsuzluklar ve plan dışılıklarla yüzleşmeye kendinizi hazır tutun “etrafında dönen özdeyişler demeti Murphy kanunları denen şeyler.

Aslında hayatın düz bir çizgi olmadığını bana göre biraz zevzekçe ve melankolik bir şekilde ispatlamaya çalışmış binbaşı Murphy.

Kendi açısından belki haklı da, 1918 de doğmuş yani savaşın yıkıntıları travamaları üzerine doğmuş genç sayılacak yaşlarında 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış, e asker olduğuna göre ve Amerika’da  doğduğuna göre kaos ekonomik buhran ırkçılık savaş vs. hepsini görmüş. Ne kadarını yaşamış hangi planları alt üst olmuş hangi acılara yenilmiş bilmiyorum kısa bir Google araştırması ile öğrenilebilir; ama konu Binbaşı Murphy’nin ıskaladığı ya da başardığı şeyler değil.

Modern dünyada ortaya çıkan insan tipinin serüveni önemli olan. Son yüzyılın toplumları sürüklendiği yerin bir liman olmayışı, insanların ailelerin ve toplumların itildiği hedeflerin varılsa bile mutlu etmeyişi ve o hedefin bir ya da bir kaç 10 yılda artık ideal bir hedef olmaktan artık çıkıyor olması.

İletişim ve teknolojinin değişmesi tüketim tarzını, değişen tüketim tarzı ticaret şeklini, ticaret şekli çalışma şeklini çalışma şekli ihtiyaçları, ihtiyaç şekli de baştan ayağa davranışları, yaşam tarzını ve insan ilişkilerini derinden etkiliyor.

Tamam bu değişim tarih boyunca vardı; ama tarihe nispetle saatin akrep veya yelkovanı misaliydi; ama modern çağda bu saniye ibresinin hızıyla gerçekleşiyor... Hal böyle olunca işlerin ters gitme hedeflerin tutmama planların suya düşme potansiyeli artıyor..

Birkaç güne kadar üniversite tercihleri yapılacak gençlerimiz puanlarına göre tercih yapıp hayatlarını okuyacakları bölümler çerçevesinde planlayacaklar. Daha doğrusu öyle zannedecekler, 5-10 yıl önce istihdam imkanı çok olan bölümlerin artık enflasyona uğradığını görerek an itibariyle yapacaklar bu tercihleri 5 yıl kadar sonra mezun olduklarında durum ne gösterir kimse öngöremez.

Her şeyden önce artık üniversitelerin birer diploma fabrikası olduğunu biz de aileler olarak gözden kaçıramayız. Yüksek tahsile maişet ve istihdam eksenli bakıldığında bile tıp, hukuk ve etrafındaki belki birkaç bölüm hariç diğer bölümlerin yalın haliyle  istihdam olanağı çok zayıf. Kaldı ki genç işsizler hariç 12,9 gençler de katılırsa %25 civarı bir işsizliğin olduğu bu ortamda ilerleyen yıllarda tıp mezunlarının bile direkt atanmamaya başlayacağı öngörülebilir.

Amacım kesinlikle umut kırmak "sizin işiniz yaş gençler" demeye getirmek değil. Sadece ve sadece düz bir çizgi olmayan hayatın diplomadan ibaret olmadığını söylemeye çalışıyorum.

Genç neslin kutsala mesafesini biraz da bu hırs ve takıntıda aramalı değil miyiz. Doğa boşluk kaldırmıyor aslında kaybolan bir kutsal yok yer değiştiren kutsamalar var.

Yukarıda bölümler için "yalın haliyle" diye bir ifade kullandım evet tahsil hayatını yalın haliyle alınan diploma ve onunla bulunan bir iş ve maaş olarak bakılmıyor bakılmaz da artık. Gençlerin öncesindeki nesli olarak bizlerin belki en büyük açmazı onların eğilim ve yeteneklerini vaktiyle ortaya çıkarmamaktır dolayısıyla o "yalın hale"  yeni bir ufuk yeni bir ideal ek bir maharet ekleme daha ileri yaşlara kalıyor genelde.

Bu hayatın içinde olma yaşını, evlenme yaşını, aile kurma, çocuk sahibi olma sorumluluk alma veya ne bileyim kendisi gibi okuyan bir öğrenciye burs verme bir kitap hediye etme yaşını ne kadar ileri attı farkındayızdır sanırım.

 Kariyer odaklı kariyeri kutsamış bir plan tutmaz, tutan hedefin ne olduğu ile ilgili sorular ve açmazlar  hiç bitmez. Bu tahsil odaklanması ne içindir bilgiye ulaşmak mı? Ve öyleyse bu bilginin diploması ile ne hedeflenmektedir. O halde soru şudur: Bilgi neden gereklidir ve hangi amaca matuftur? Bilgiye ulaşınca ne olur?

Ulaşılan ve ulaştıran özelliğine sahip olan bilgi , insanın kendini gerçekleştirmesinde hangi hiyerarşik katmana tekabül eder? Verilecek cevapların insan ve toplum, doğal ya da sonradan icat edilmiş kurum, kural ve değerleri kapsaması gerekir. Nerden başlarsanız başlayın hikâye uzun olacaktır. Bilgi çağından ya da teknoloji çağından ya da insanda ya da ekolojiden. Hep bir parçalanmayla ve ufalanmayla yüzleşiyoruz.

Ve en önemlisi de ne okurlarsa okusunlar ya da okumasınlar  çocuklarımıza/gençlerimize hayattaki şeylerin fiyatını değil değerini öğretmeyip, mutlu olmayı değil zengin olmayı öyle söylemesek bile fiilen böyle öğreterek yanlış tercihi bizler yapmış olmuyor muyuz?

Evet ters giden bir şeyler var.

Bu da işin sosyal, siyasal, ailevi ve manevi olarak bize batan çuvaldızı olsun….

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet