Ümmiye Yılmaz
Ümmiye Yılmaz
Giriş Tarihi : 06-07-2020 20:41

Martılar Ve Gökyüzü

Uzun zamandır martıların seslerini duymadığımı anımsıyorum.

Deniz aslında öyle bize yakın ki ve onları her zaman görmek öyle mümkün ki. Oysa gereksiz ertelemeler hep güzel şeylerden bizi uzaklaştırıyorlar.

Onların beyaz kanatlarında süzülen özgürlüklerini kıskanıyorum. Gökyüzünde salınırken birbirlerine yaptıkları şakaları izlemekten hoşlanıyorum.

Kısacası seviyorum denizi ve martıları...

Birkaç adım ötede ise her zamanki simitçi var. Simitlerin buharı cam kasalı dolabını çoktan buğuya boğmuş. Anlaşılıyor ki halen sıcaklar. Elimde tuttuğum bozuk parayı ona uzatıyorum. Bana beyaz bir kâğıda hızlıca bir simit sarıyor.

Minik bir ısırıkla yemeye başladığım simitleri bir yandan bana yaklaşan martılardan kaçırmaya çalışıyorum.

Çok zaman olmuştu deniz fenerine doğru koşmayalı. Etrafta Kimsecikler yok. Hava serin, deniz dalgalı yoksa fırtınayla karışık yağmur mu çiselemeye başladı demeliyim.

Ufak ufakta hava çehresini karartmaya başladı. Morali bozulmaya başlayan bir insan suretine büründü. Martıların demek bu kadar gürültü çıkarmaya başlamalarının sebebi de buymuş. Havanın nem yükünü bırakma habercisiymişler.

Hep merak etmişimdir. Hava bozduğunda martılar nereye sığınıyorlar. Sanırım limanların kuytu köşelerine olsa gerek! Başka zaten neresi kalıyor ki?

Ne tuhaf biz insanlar da onlara benziyoruz. Canımızın yandığında içimizde kopan fırtınalar var. Hayatımızda kimsenin bilmediği fırtınaları bazen yaşıyoruz. Sığındığımız limanlarda sakladığımız ruhlarımızı başka kimseler görmüyorlar.

Aynı martılar gibi...

Yol uzun, hava bozuk geriye dönüyorum. Eve doğru yol almaya başlıyorum. Sanırım bir dolmuşa binmeliyim. Yağmurunda güzelliğini içime çekiyorum. Gökyüzünün gözyaşlarının yüzüme değmesinden mutlu oluyorum. Sanırım gökyüzü de biz insanlara benziyor.

Ağlarken bugün fazla içli olsa gerek. Gök gürültüsü ise saklanan hıçkırıkları anımsatıyor. Sicim şeklinde boşalıyor. Aynı biz insanların gözyaşları gibi... Arkama bakmıyorum hızlıca yolumda ilerlerken, yavaş yürümüyorum.

Bunu zaten oldum olası hiç sevmedim.

Etraftaki dükkânların renkli ışıkları akşamında artık habercisiler. Dik bir yokuşla martıların son görüntülerini anımsıyorum ve gülümsüyorum.

Düşünürken karşıma bakıyorum. Evin kapısına gelmişim bile!

Yağmur deniz ve martılar her zaman güzel.

Dostça kalın.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet