Orhan Göktaş
Orhan Göktaş
Giriş Tarihi : 28-04-2020 23:24
Güncelleme : 11-05-2020 07:08

İnsan Hakları Bağlamında LGBT Meselesi

Mazlumder İslami bir bakış açısı ve duruşla İnsan Hakları alanında çalışma yapan bir dernek, ben de Mazlumder bünyesinde İnsan Hakları savunuculuğu yaptığım için, sürekli sorulan LGBT hakkında ne düşünüyorsun? Sorusunun cevabını bu yazıda vermeye çalışacağım.

 LGBT “Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transnseksüel veya Travesti” daha da açarsak “L: Kadın kadına, G: Erkek erkeğe, B: Bir cins her iki cinsle; cinsel ilişki kurar anlamına geliyor. T: Bir cinsin diğer cinsiyete geçmesi” anlamına gelmektedir.

Farklı isimlendirmelerle insanlık tarihinde ve toplumumuzda bu cinsel sapkınlık hep var olagelmiştir. Ancak herkes tarafından bu durumun anormal kabul edildiğinden gizli ya da tolere edilir düzeyde kalmıştır.

Toplumun ve bizim gündemimize gelmesinin sebebi, LGBT’nin görünür yapıldığı, teşvik edildiği hatta adeta kutsandığı ve yasal koruma altına alınıp onlarla ilgili en ufak bir olumsuz söylemin “homofobik” suç sayılması ve insan hakları ihlali kabul edilmesindendir.

LGBT olmak yaratılıştan gelen bir duygu ile olabildiği gibi sonradan cinsel tercihe dönüşmüş de olabilir. Sayıları çok az da olsa bazı kişiler ben böyle yaratıldım diyebilmekte, ama tamamına yakını ben böyle yaratılmadım ancak tercihimi eş cinsellikten yana kullanmaktayım diyebiliyor.

Kişinin kendi cinsine ilgi duyan duygularla yaratılmış olması mümkün, bunu inkar edemeyiz ve kimse “sen niye bu tür duygular taşıyorsun” diye kişiyi sorgulama hakkına sahip değildir. Kişinin cinsel tercih olarak kendi cinsine yönelmesi tasvip edilmese de anlaşılabilir. Kişinin kendi tercihidir ve kişi tercihlerinde özgür bırakılmıştır. Bir başkasının hakkına tecavüz etmediği ve tercihini başkalarına zarar verecek şekilde kullanmadığı sürece bu durum anlaşılabilir. O hesabını hesap gününün sahibene verecektir.

Yaratılıştan kendi cinsine ilgi duyma halini “arizi” bir durum olarak kabul etmekteyim. Kişiler yaratılıştan fiziksel, davranışsal veya duygusal arızalarla doğabiliyorlar. Şizofreni, manik-depresif bozukluk, depresyon, uyurgezerlik, mani, melankoli, paranoya, demans, kleptomani vb. psikoz davranışlar doğuştan olabilmektedir. Kişinin doğuştan gelen fiziksel, duygusal veya davranışsal halini normalleştirmek için farklı yöntemler uygulanmaktadır.

Kendi cinsine ilgi duyma duygusu ile dünyaya gelen kişinin normal olan dişilik ve erkeklik haline dönmesi için pedagojik, tıbbi ve psikolojik olarak desteklenmesi gerekmektedir. Zira insanların farklı duygularla yaratılması o duygunun “arizi” olmayacağı anlamına gelmez. Bu durum insani bir durumdur normal ve saygıyla karşılanmalıdır. Kişi yaratılıştan böyle olduğu için onu normalleştirmeye çalışmak yerine eşcinselliğe teşvik etmek doğru değildir. Çünkü eşcinsellik insan fıtratına uygun bir davranış değildir.

İslam hukukunda hünsa kavramı var “Hünsa doğuştan hem erkeklik hem de dişilik organına sahip bulunan veya erkek mi kadın mı olduğu tespit edilemeyen kişiyi ifade eder.” Fizyolojik olarak doğuştan her iki özelliği getirdiği ve bedensel pozisyonu, kendi tercihi dışında oluştuğu için klasik fukaha hünsa’nın durumu ile ilgili hukuki statüyü ayrı belirlemiştir. Cerrahi müdahaleler ile cinsiyet değiştirmenin mümkün olduğu günümüzde ise hünsa’nın kendi kimliğine kavuşabilmesi için cerrahi müdahaleye cevaz verilmektedir. Bu ameliyatlar, fıtrata müdahale olarak kabul edilmemektedir. Aksine İslamiyet’te kadın veya erkek kimliği şeklinde her kişinin tek cinsiyete sahip olması temel kabul edildiğinden, bu ameliyatlar kişinin asıl fıtratına dönüş olarak görülebilmektedir.

Kendi tercihiyle LGBT olanlara bakış açım ise, kendi tercihiyle cinsel yönelimini normal olanın dışına taşıması, benim inancım ve kültürümle bağdaşmaz ve bu eylem bana göre cinsel bir sapkınlıktır.  Kimsenin böyle bir eyleme yönelmesini arzu etmem ve inancım gereği yönelmemesi için de “hikmet ve güzel öğüt”le tebliğ çalışmamı yapmakla mükellefim. Çünkü İslam sadece iki cinsin meşru evlilik yoluyla bir cinsellik yaşamasını meşru kabul etmektedir.

Bu çerçeve bir LGBT bireyin uğradığı haksızlık, baskı, şiddet veya taciz kabul edilemez. Kim olursa olsun işkence kabul edilemez ve adil yarılanma hakkı vardır. LGBT bireylerin haksızlığa uğraması halinde haklarının savunulması her insan hakları savunucusunun olduğu gibi benim de görevidir.

Ancak; Hak ve özgürlük arayışı gerekçesi ile son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de LGBT toplum yapısını bozup ve sömürüye hazır hale getirmek için bir proje olarak yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu amaçla LGBT aktivizmi küresel güçler tarafından desteklenmektedir.

Uluslararası sözleşmelerin dayatması ve ciddi lobicilik çalışmalarıyla devletleri baskı altına alıp, bu çalışmalarına yasal zemin hatta yasal koruma sağlatabilmektedirler.

LGBT aktivizmi ile toplumlarda asırlardır oluşmuş, onları bir arada tutan, emperyalist sömürüye karşı adeta kalkan görevi yapan toplumsal değerleri yok etmek istemektedirler.

 

LGBT aktivizminin yapmaya çalıştıklarını şöyle özetleye biliriz;

 

İnsanın tanımını bedene ve cinsel kimliğe indirgemek, ruhaniyeti bitirmek.

Kendisiyle aşırı meşgul edilen, aşırı bireyselleştirilmiş insanları toplumdan, tarihten ve kolektif hafızadan koparmak.

İnsanlığın en mahrem ve saygın alanı olanı cinselliği hazza indirgeyerek amacından saptırmak.

Kutsalı olamayan, değer yargılarına sahip olmayan, kolay güdülebilir bir kitle oluşturmak.

Kadın-Erkek ayrımını ortadan kaldırmak suretiyle insan zihninin ayırt etme melekesini bozmak. Böylece bütün ahlaki ölçütleri zayıflatmak, zamanla yok etmek.

Aile kavramını ortadan kaldırarak kişileri bireyselleştirip yalnızlaştırmak.

 

LGBT aktivistleri bu hedeflerine ulaşmak için her türlü propaganda yöntemini ustaca kullanmaktadır. Bunu hak mücadelesi ambalajıyla masumlaştırmaktadırlar. Hak, özgürlük, adalet ve onur gibi genel kabul görmüş kavramları kullanarak meşruiyet kazanmaya çalışmaktadırlar.

Aldıkları maddi ve manevi destekle çok iyi örgütlenmekte gençlerin heyecan ve özgürlük duygularını harekete geçirebilmektedirler. Her türlü psikolojik ikna yöntemini en iyi şekilde kullanabilmektedirler.

Toplumun her kesiminde örgütlendikleri gibi birçok üniversitede de hocalar üzerinden örgütlenmektedirler. Yaptıkları çalışmaları öylesine kutsamakta ve tahammülsüz davranmaktadırlar ki kendilerine dönük en ufak bir eleştiriyi bile “homofobik” bularak o kişiyi adeta linç etmektedirler. LGBT hakları diye savundukları sapkınlığı tartışmasız doğru kabul etmektedirler. Bu konuda hiç de “demokratik ve hoşgörülü” değiller. Oysa sürekli topluma LGBT ile ilgili hoşgörülü ve demokrat olma çağrısı yapmaktadırlar.

Müslüman, toplumun ve insanlığının geleceğini düşünen bir İnsan Hakları Savunucusu olarak LGBT Aktivizmi ile mücadele etmemin insani bir görev olduğunu düşünmekteyim.

Vesselam…

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan Göktaş

Orhan Göktaş

DİĞER YAZILARI İnsan Hakları Bağlamında LGBT Meselesi 28-04-2020 23:24 Atatürk’e Hakaret Ve İfade Özgürlüğü.. 04-04-2020 11:15 Türkiye’nin Suriye Operasyonu 04-03-2020 09:28 ABD Ve Ona Umut Bağlayanlar Şaşkın 09-01-2020 08:06 Bir Arada Yaşamak Ama Hangi İlkelerle.. 14-12-2019 00:24 Barış Pınarı Operasyonu Üzerine.. 12-10-2019 15:00 Suriyelilere Saldırılar Üzerine... 30-09-2019 09:07 İktidar Oyunları... 30-12-2018 21:56 İstiklal Harbini Kazanmasaydık Neler Olurdu? 14-11-2018 15:28 Suriye’de Suçlu Kim? 29-04-2018 17:44 Toplusal Sorunların Kaynağı Aile Yapımızdır!... 26-03-2018 11:40 Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağı Ya Da Suya Yazı Yazma Çabası... 28-02-2018 20:31 Türk ve Kürt Kavimlerinden Zalim Bir Topluluk Çıkarmak... 17-05-2017 08:38 Hangi İslam! 18-04-2017 23:03 Bir Avrupa Tahlili.. 15-03-2017 15:16 Onlar Tarih Okumazlar Ki!... 08-03-2017 18:50 PKK, Ermeniler, Zerdüştler ve İslami Terör 13-06-2016 12:16 Ahlak ile edep arasındaki fark... 09-05-2016 18:29 Eğitimdeki Yozlaşmaya Karşı Ahlak Eğitimi 25-04-2016 11:04 Göç Olgusu 14-04-2016 11:45 Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir 28-03-2016 23:41 Çanakkale Bir Kurtuluş Reçetesidir 18-03-2016 15:30 Fikir beyan etmekten korkar olduk! 14-03-2016 09:38 Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü? 29-02-2016 08:19 Suriye; Eski Hal Muhal; Ya Yeni Hal Ya İzmihlal 19-02-2016 15:08 İnsan Hakları Okulu 04-02-2016 16:36 Meb’in Yaptığı En Hayırlı İş! 29-01-2016 22:29 Aynı Tas Aynı Hamam, Yine Biz Olduk Canı Yanan! 13-01-2016 23:22 Eğitimin sorunları 04-01-2016 09:57 Kadın nedir? 21-12-2015 16:33 Yaşam hakkı 30-11-2015 13:21 Kardeşlik Hukuku 09-11-2015 15:51 İslami Hareket Açısından Mezhep 14-08-2015 10:41 İslami Hareket Açısından Şiddet 25-05-2015 17:45 Şinni 29-03-2015 18:43 Değişim Liderleri – Değişmeyen Alışkanlıklar 03-02-2015 08:37 Adana’nın Öteki Yüzü 20-01-2015 10:42 Genç Nüfus Baş Tacı Mı Olacak Baş Belası Mı? 11-01-2015 20:05 İdam Mı? Müebett Mi? 26-12-2014 21:30 Bir Âlimi Dinlemek… 15-12-2014 12:46 Fuat Yıldırım Olayı Ve Diyanetin Siyasetle İmtihanı 24-11-2014 12:55 İzmir: Tecavüzcüsüne Aşık Olmuş Şehir 13-11-2014 12:04 Adam Olamayan Vali Olmak Ya Da Öze Dönüş. 03-11-2014 11:56 Stk’ların Uyuşturucu İle İmtihanı 21-10-2014 21:56 İslamda Şiddet Üzerine 09-10-2014 09:53 Türkiye, İran Ve İslami Hareketler 25-09-2014 13:32 İslami Hareketler Üzerine 19-09-2014 17:18 Tevhid-İ Tedrisat Kanunu Üzerine 10-09-2014 13:34 Yeni Türkiye Ve Zindandakiler… 03-09-2014 19:08 Ak Partinin Adaleti Ve Zindandakiler 28-08-2014 15:25 Birlikte İş Yapmak Üzerine… 11-08-2014 23:12 Öncü Nesil Mi? Ölü Nesil Mi? 30-07-2014 23:41 Filistinliye Açık Mektup 18-07-2014 09:29 Haklarımız – Sorunlarımız Ve Çözüm Yolu 11-06-2014 23:35 İnsanı Tanımak -2- 28-05-2014 21:17 Soma İzlenimlerim -2- 23-05-2014 06:12 Soma İzlenimlerim -1- 21-05-2014 19:14 İnsan’ı Tanımak 07-05-2014 18:43 Batı Medeniyeti Ve İslami Hareket 11-04-2014 10:56 Seçim Sonuçlarından Anladığım… 02-04-2014 00:30 Cemaat Parti Kavgası Ve İslami Hareket Metodu 31-03-2014 07:56 Çanakkale Üzerine 19-03-2014 13:14 Ağlayan Ve Ağlatan Adam 17-02-2014 17:40 Kim Kime Muhtaç? 10-02-2014 21:32 Hangi İslam ?… 12-01-2014 22:15 Topyekün Savaş Ya Da Esaret Tercih Bizim 27-12-2013 15:50 SEVGİ MERKEZLİ EĞİTİM VE DERSHANELERİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ 13-12-1901 22:42 VALİ BEY BENİM KIZIM SANA EMANET! 13-12-1901 22:42 BENİM ADAYIM BU YERSE! 13-12-1901 22:42 MİLLİ EĞİTİM ÜZERİNE “SUÇ VE CEZA” 13-12-1901 22:42 KÜRTLER ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 DİKTATÖRİZM YA DA KÜRESEL DÜNYA DÜZENİ 13-12-1901 22:42 İHVAN-İ MÜSLİMİN VE MISIR ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 BARIŞ SÜRECİ ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 ÇANAKKALE 13-12-1901 22:42 SURİYE İÇİN YAPMADIKLARIMIZ 13-12-1901 22:42 İslami Mücadele ve Suriye: Yaman Çelişki 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA