Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 30-12-2013 21:17

Yolunuz da bahtınız da açık olsun

Dün bir gazetede Bakanımız Sayın Fatma Şahin’ini hedef alan bir haber yayınlandı manşetten. Sayın Bakanımız’ın ne kadar çalışkan ne kadar hakkaniyetli bir insan olduğunu akli selim herkes bilir. Sayın Bakan ‘yetimin hakkıdır’ diye Darülaceze’ye geldiğinde çay bile içemiyorken böyle bir haberin iftiradan başka bir şey olmadığı, amacın ise sadece ‘çamur at izi kalsın’dan ibaret olduğu görülmektedir. Bu bir insafsızlıktır bu bir kendini bilmezliktir.

Bu çamuru atanlar hiç kusura bakmasınlar ve şunu bilmeliler ki; çamur atarken başkasına, o çamur kendilerinin eline ve yüzüne de bulaşıyor. Bu çamurun lekesinden, kirinden kendileri de kurtulamıyorlar, kurtulamayacaklar.

Dürüst insanlara bu şekilde; iftira at çekil kenara, çamur at çekil kenara olmamalı. Bu iş bu kadar kolay olmamalı. Görünene bakıldığında sadece ‘çok yazık’ demek düşüyor bize.

Kurumlar kanunlarla kurulur, kanunlara ve nizamlara göre yürütülür. Kanunlara, yönetmeliklere ve tüzüklere uygun işler gerçekleştirir. Çamur atmaya çalıştıkları nokta da burası. İşlerine gelince kanun ve hukuktan bahsederler, işlerine gelmezse o çok yücelttikleri değerleri yerle bir ederler.

Evet, o gazetede yayımlanan yazı gerçekleri yansıtmadığı gibi, haberin sunuluşunda kamuoyunu yanıltıcı şekilde  ifadelerin kullanıldığı açıkça ortadadır. Bu ifadeler pek de kamuoyu tarafından dikkate alınmadığı, ciddiye alınmadığı görülmete. Bu da olayın bir siyasi senaryo olarak algılandığı ciddiyetten uzak olduğunu gösteriyor.

Bir siyasi senaryoya alet edilemeyecek kadar yüce ve kutsal bir kurumdur Darülaceze. Sultan Abdülhamid Han’ın 118 yıllık emaneti olan bu şefkat yuvası yüzbine yakın insana sıcak yuva olarak hizmet vermiştir.

Din, dil, ırk, renk gözetmek sizin tüm “kimsesizler”e kapısı açık olan bu kurum, dünyanın ihtiyacı olduğu birlikte yaşama mesajını 118 yıldır sunmaktadır. Böylesi tarihî ve saygın kurumdur. Böyle bir kuruma yönelik yapılacak yanlı ve yanlış yayınlar herkesi rencide edeceğinden gerekli duyarlılığın gösterilmesi gerekmektedir. Bu tür kurumlar yıpratılmamalıdır. Bu kurum 118 yıl önce olduğu gibi günümüzde de halkımızın bağışlarıyla hizmetine devam etmektedir. Herkesin bu konuda hassas olması gerekmektedir.

Sayın bakanımızda bu kurumun en üst organın başı olarak yapılan hizmetlerde en büyük pay onundur.

Sayın Bakanımızın bugüne kadar yapmış olduğu hizmetler için teşekkür edileceğine, böyle bir iftiraya maruz kalmıştır. Bunu hak etmediğini düşünenlerdenim.

Sayın Bakanım, yaptığınız o güzel hizmetlerinizden dolayı sizlere bu ülkenin bir evladı olarak teşekkür ediyorum. Yolunuz da bahtınız da açık olsun.Dün bir gazetede Bakanımız Sayın Fatma Şahin’ini hedef alan bir haber yayınlandı manşetten. Sayın Bakanımız’ın ne kadar çalışkan ne kadar hakkaniyetli bir insan olduğunu akli selim herkes bilir. Sayın Bakan ‘yetimin hakkıdır’ diye Darülaceze’ye geldiğinde çay bile içemiyorken böyle bir haberin iftiradan başka bir şey olmadığı, amacın ise sadece ‘çamur at izi kalsın’dan ibaret olduğu görülmektedir. Bu bir insafsızlıktır bu bir kendini bilmezliktir.

Bu çamuru atanlar hiç kusura bakmasınlar ve şunu bilmeliler ki; çamur atarken başkasına, o çamur kendilerinin eline ve yüzüne de bulaşıyor. Bu çamurun lekesinden, kirinden kendileri de kurtulamıyorlar, kurtulamayacaklar.

Dürüst insanlara bu şekilde; iftira at çekil kenara, çamur at çekil kenara olmamalı. Bu iş bu kadar kolay olmamalı. Görünene bakıldığında sadece ‘çok yazık’ demek düşüyor bize.

Kurumlar kanunlarla kurulur, kanunlara ve nizamlara göre yürütülür. Kanunlara, yönetmeliklere ve tüzüklere uygun işler gerçekleştirir. Çamur atmaya çalıştıkları nokta da burası. İşlerine gelince kanun ve hukuktan bahsederler, işlerine gelmezse o çok yücelttikleri değerleri yerle bir ederler.

Evet, o gazetede yayımlanan yazı gerçekleri yansıtmadığı gibi, haberin sunuluşunda kamuoyunu yanıltıcı şekilde  ifadelerin kullanıldığı açıkça ortadadır. Bu ifadeler pek de kamuoyu tarafından dikkate alınmadığı, ciddiye alınmadığı görülmete. Bu da olayın bir siyasi senaryo olarak algılandığı ciddiyetten uzak olduğunu gösteriyor.

Bir siyasi senaryoya alet edilemeyecek kadar yüce ve kutsal bir kurumdur Darülaceze. Sultan Abdülhamid Han’ın 118 yıllık emaneti olan bu şefkat yuvası yüzbine yakın insana sıcak yuva olarak hizmet vermiştir.

Din, dil, ırk, renk gözetmek sizin tüm “kimsesizler”e kapısı açık olan bu kurum, dünyanın ihtiyacı olduğu birlikte yaşama mesajını 118 yıldır sunmaktadır. Böylesi tarihî ve saygın kurumdur. Böyle bir kuruma yönelik yapılacak yanlı ve yanlış yayınlar herkesi rencide edeceğinden gerekli duyarlılığın gösterilmesi gerekmektedir. Bu tür kurumlar yıpratılmamalıdır. Bu kurum 118 yıl önce olduğu gibi günümüzde de halkımızın bağışlarıyla hizmetine devam etmektedir. Herkesin bu konuda hassas olması gerekmektedir.

Sayın bakanımızda bu kurumun en üst organın başı olarak yapılan hizmetlerde en büyük pay onundur.

Sayın Bakanımızın bugüne kadar yapmış olduğu hizmetler için teşekkür edileceğine, böyle bir iftiraya maruz kalmıştır. Bunu hak etmediğini düşünenlerdenim.

Sayın Bakanım, yaptığınız o güzel hizmetlerinizden dolayı sizlere bu ülkenin bir evladı olarak teşekkür ediyorum. Yolunuz da bahtınız da açık olsun.

NELER SÖYLENDİ?
@
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet