Cevdet Işık
Cevdet Işık
Giriş Tarihi : 27-03-2019 07:16

Bekâ Üzerine Zihinsel Bir Egzersiz

Bekâ kelimesi, yapılacak olan yerel seçimler vesilesiyle, gündemin bir numaralı konusu oldu. İktidar cenahı Türkiye üzerinden bir bekâ sorununun varlığından söz ederken, muhalefet cenahı ise Türkiye’nin bir bekâ sorununun olmadığını dillendirmektedir. Biz de bu vesileyle bekâ üzerine zihinsel bir egzersiz yapmanın yararlı olacağını düşünerek bu yazıyı yazmaya karar verdik.

Öncelikle bekâ kelimesinin sözlük anlamına baktığımız zaman, “sebat ve devam etmek, kesintiye uğramadan geleceğe doğru sürüp gitmek” anlamıyla karşılaşmaktayız. Bu anlamda aslında herkesin bekâ konusu üzerinde düşünmesi, plan, proje ve tasarımlarda bulunması hem gerekli ve hem de anlaşılır bir durumdur.

Bir kelâm terimi olarak bekâ Allah’ın varlığının sonsuzluğunu ifade eder. Bütün bir varlık âleminin yaratıcısı olan Rabbü’l-Âlemin için bekâ sorununu tartışmak abesle iştigalden başka bir şey değildir. Çünkü Allah’ın varlığına herhangi bir hâlel gelmesi mümkün değildir.

Allah’tan başka, varlık sahnesinde ne kadar varlık varsa, bütünü için bekâ sorunu vardır. Çünkü canlı cansız bütün varlıkların fâni olduğu ve zamanı geldiğinde varlıklarının sona ereceğini biliyoruz. İnsanın bu hususta bir bekâ mücadelesi başlatmaya, ne zamanı ve ne de güç ve kabiliyeti müsait değildir.

Bekâ meselesi ile ilgili bütün güç ve tasarrufun yegâne sahibi Rabbimiz Teâlâ’dır. Bu doğru yargının dışındaki bütün fikir ve düşünceler sadece oyalayıcı, saptırıcı ve zaman öldürücü fikir ve düşünceler olmaktan öteye geçemez.

Tarih boyunca nice hayalperest, kendi imkânlarının sınırlarındaki failliği yanlış değerlendirmek suretiyle ilahlık taslamış, ama zamanla sahip olduğu acziyetin tokadını yemekten de kurtulamamıştır. Bunun adına haddini bilmezlik diyoruz. Zira insan eğer haddini bilseydi, bu dünyada bekâ gibi bir hedefi önüne koymaz ve bütün bir enerjisini boşa harcamazdı.

Mübarek Kur’an, her insanın, her toplumun ve her medeniyetin bir süresinin olduğunu haykırmak suretiyle bizlerin fenâ bir âlemde olduğumuzu, fenânın olduğu bu dünyada bekâyı gerçekleştirmenin imkânsız olduğunu bildirmektedir.

Varlık âleminde yürürlükte bulunan bütün yasalar, adeta gelip geçiciliğin talimini yapmaktadır. Her sabah güneş doğuyor ve akşam olduğunda batıyor. Her canlı dünyaya geliyor ve bir süre sonra ölüyor. Her mevsim belli bir vakitte başlıyor ve belli bir vakitten sonra bitiyor.

İnsanlık tarihi boyunca nice devletler kurulup yıkılmıştır. Hiçbir devlet ilelebet var olma imkânına sahip olmamıştır. Bundan sonra da böyle bir olanak söz konusu değildir. Asıl olan kurulan devletlerin adalet, meşveret ve merhamet temelinde kurulması ve insanlara barış ve güven ortamını sağlamasıdır.

Allah’a ait bir sıfat üzerinden, insana ait bir edimin nitelenmesi doğru bir bağlam olmamaktadır. Bağlamları iyi tespit etmek gerekir. Farklı bağlamlar üzerinden yapılacak tanımlamaların hedefini bulmasını beklemek, sonuçta hayal kırıklıklarını beraberinde getirecektir.

Bizler insan olarak kalmak istiyorsak, adil, doğru ve hakiki tanıklıklarda bulunmak zorundayız. Neticede varlık amacımızı tanıklıklar oluşturmaktadır. Sürüp gitmekte olan hayat içinde, her şeyin birer emanet olduğu bilinciyle hareket edersek, iflah olmaz ihtirasların oluşturacağı tuzaklardan da emin olabiliriz. Bu manada bekâ, insanın önünde bulunmakta olan en büyük tuzaklardan birisidir. Unutmayalım ki, Âdem bu tuzağa düşerek yere düşmüş ve fakat hakiki bir tövbe ile ayağa kalkabilmiştir.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Mahmedi Remi Osı 3 yıl önce
Yoruma değmez bir mugalata olmuş. Muhalefeti savunan, iktidarı vurmaya çalışan, kavramdan kastedileni mecrasından saptıran, yarası olanın gocunarak yazdığı kripto bir yazı... Allah ıslah etsin cümlemizi...
Cevdet Işık

Cevdet Işık

DİĞER YAZILARI İtibar Üzerine... 16-09-2021 10:09 İktidar Tiryakiliği 30-08-2021 20:50 Kesintisiz Çoklu Okumalar 17-07-2021 16:24 Hayatsız Gündem Gündemsiz Hayat.. 04-07-2021 11:33 Kudüs Gerçekliğini Doğru Okumak... 12-05-2021 12:00 Nadide Zamanlar 30-04-2021 19:27 Yaşamsal Bir Unsur Olarak “Müphemlik” 10-04-2021 15:44 Varoluşsal Bir Trajedi Olarak Şeyleşme.. 07-03-2021 18:25 Bir Sorunsal Olarak Gündem 05-02-2021 17:04 Sorumluluğun Zirvesinde Bir Mü’min: Mehmet Akif.. 27-12-2020 13:34 Öznelliğin İktidarı-2 17-12-2020 08:52 Öznelliğin İktidarı-1 30-11-2020 09:31 Zamanın Ayarını Kaçırmak 11-10-2020 21:48 Farkı Fark Ettiren Fark 26-09-2020 09:22 Öznel Özerklik-3 17-09-2020 15:26 Öznel Özerklik-2 04-09-2020 08:22 Öznel Özerklik-1 20-08-2020 08:47 Hayat Ve Hicret 09-08-2020 08:55 Yanıltıcı Varoluşsal Katılık... 17-07-2020 18:52 Kur’an Ahlakının Gerekliliği 10-07-2020 15:50 Hüzünle Giden Ramazan.. 23-05-2020 14:47 İnsanı Tanımak 06-05-2020 18:31 Hiçbir Şey Olmamak.. 14-03-2020 22:12 Müslümanların Kafes Hayatı 23-02-2020 09:15 Şuradan Şuraya 09-02-2020 09:25 Post Truth Dünyada Müslüman Kalmak 08-01-2020 08:21 Adaletin Ayağa Kalkması 23-12-2019 10:28 Yaraların Kabuk Bağlaması... 09-12-2019 09:08 Bir Nitelik Olarak Adaleti Ayakta Tutmak.. 13-11-2019 09:14 Sanal Resepsiyon.. 03-11-2019 18:54 Can Alıcı Ve Can Yakıcı Kısım 29-10-2019 20:58 İçerik Bakımından Adalet Çarkı 01-10-2019 08:35 Adl Üzere Bir Hayat 23-09-2019 06:10 Adaletin Kuşatıcılığı 10-07-2019 17:25 Aklın Hakikatinden Uzaklaşmak 18-06-2019 12:06 Cenneti Arayan Adam 29-05-2019 06:26 Felsefik Bir Nazarla Seçim Olgusu 24-04-2019 09:05 Bekâ Üzerine Zihinsel Bir Egzersiz 27-03-2019 07:16 Hakikate Dair 16-03-2019 11:22 Görmezlikten Gelmek... 07-03-2019 21:55 Kilitli Labirent: Üstünlük Çıkmazı 27-02-2019 23:33 Gizli Irkçılıklar 16-02-2019 12:19
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA