Hazım Koral
Hazım Koral
Giriş Tarihi : 12-03-2019 15:36

Şer Ekseni

Bir taraftan Arap NATO’su hayalleri, diğer taraftan bölge güvenliği adına toplantı üstüne toplantılar.. Kısacası büyük şeytan ABD, işgalci İsrail’in güvenliğini sağlamak ve kendi sömürü düzeninin bekasını teminat altına almak için olmadık entrikalar kurmakta, olmadık atraksiyonlar yapmaktadır. Bunun adına isterseniz siz gözdağı deyin veya şov deyin!

ABD, başta Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere bölgede ne kadar aşağılık rejim varsa hepsini yedeğine almış tiyatral şov yapıyor. ABD aklı sıra İran’a racon kesiyor.

“Seni Allah’tan başkalarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Kuluna Allah yetmez mi?” (Zümer:36)

Türkiye’ye de aba altından sopa gösterip “bize katıl yoksa seni ekonomi ile vururuz” gibi tehditlerde bulunup gözdağı vermeye çalışıyor. 15 Temmuz’da muvaffak olamadıkları şeytani planlarını ekonomi üzerinden uygulamaya çalışıyorlar. İran’a da 40 yıldan beri ekonomik ambargo uyguluyorlar. Varsın uygulasınlar. Onlar bilmiyorlar ki, “zor oyunu bozar.” Fakat şu da bir gerçek ki, onlar sadece ekonomik ambargolarla yetinmiyorlar. Bölgemizde yaşanan çatışmaların, iç savaşların müsebibi onlar. Buna rağmen “güvenlik” adına konferanslar düzenliyorlar. Hem suçlular hem haklı gözükmeye çalışıyorlar. Suçlular çünkü bölgede akan kanın ve yaşanan yıkımların baş aktörleri kendileri olmakla birlikte İran’ı bölgede terörü destekleyen ülke olarak lanse etmeye çalışıyorlar. Hamas, İslami Cihad, Ensarullah ve Hizbullah gibi direniş cephelerine yardım etmek onlara göre terörü desteklemek oluyor. Oysa asıl terörist kendileridir. Dört yıldan beri mazlum Yemen halkını bombalayan Suud rejimi terörist olmuyor mu? Filistin topraklarına yerleştiği günden beri sürekli kan döken, sürekli işgalini genişleten Siyonist İsrail terörist olmuyor da Hamas ve İslami Cihad terörist oluyor öyle mi? Güney Lübnan topraklarını boydan boya işgal eden Siyonist İsrail’in tepesine vura vura oradan kovan Hizbullah terörist oluyor öyle mi? Ve bu grupları destekleyen İran terörü finanse ediyor, teröristleri silahlandırıyor öyle mi? Peki IŞİD’i kim kurdu? El-Nusra’yı, El-Kaide’yi, Boko Haram’ı ve PYD’yi kim silahlandırıyor? Onları kim eğitiyor? Onlara kim lojistik destek sağlıyor? IŞİD’in sıkıştığı ve kıstırıldığı yerlerden nakil ve sevkiyatı yapan kim?

Kısaca ifade edecek olursak büyük şeytan ABD liderliğinde Polonyanın başkenti Varşova'da, 60 ülke dışişleri bakanları düzeyinde, "Orta Doğu'da Barış ve Güvenliğin Geleceğini Desteklemek" adı altında yapılan sempozyumda İran hedef tahtasına oturtuldu...

Sempozyumda öne çıkan beyanatlara bakınız...

Siyonist rejim başbakanı Benyamin Netenyahu:

“Arap ülkeleriyle İran’a karşı mücadele ortak çıkarımızdır. Bu konuda ilerleme kaydetmiş durumdayız. Burada bulunmamızı önemli kılan, toplantının gizli olmadığıdır. Zira bugün öyle bir noktaya geldik ki, birçok Arap ülkesinin temsilcileriyle İran’la mücadelede ortak çıkarlarımız için açıkça birlikte oturumlar düzenleyebilmekteyiz.”

ABD Başkanı Trump’ın avukatı ve eski New York Belediye Başkanı Rudy Giuliani :

“Herkes biliyor ki; dünyada terörizmin bir numaralı destekçisi İran’dır. Bu konuda farklı düşünen bir ülke bile gösteremezsiniz. Gerçek şu ki İran’daki rejim değişinceye kadar İran izole edilmeli. Bana sorarsanız, en güzel çözüm de İran’da rejim değişikliğinin sağlanmasıdır.”

Bütün dertleri bu zaten. Çünkü dünyada bu alçakların, bu şeytani güçlerin tekerine çomak sokan tek ülke İran. Bu yüzden İslam Cumhuriyeti’nin yıkılmasından başka bir yolun olmadığını ileri sürüyorlar. Bir zamanlar İngiltere Başbakanı Toni Bleyir’de aynı sözleri söylüyordu.. Bizim de diyeceğimiz o ki: “Kininizle geberin.” (Al-i İmrân:119)

Bir de ümmet bünyesindeki, yani içimizdeki beyinsizlerin beyanatlarına bakalım!

Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed Al Halife :

“1979'dan beri Tahran’dan gelen büyük bir meydan okumayla karşı karşıyayız. Çocukluğumuzdan beri İsrail-Filistin ihtilafının en önemli sorun olduğunu, öyle ya da böyle bunun çözülmesi gerektiğini dillendiriyorduk; ancak günümüz itibariyle geldiğimiz noktada çok büyük bir meydan okumayla karşı karşıya olduğumuzu gördük. O da modern tarihimizin en tehlikeli meydan okuması olan İran İslam Cumhuriyeti'dir. Dolayısıyla halihazırda İran tehdidiyle mücadele Filistin davasından çok daha önemlidir."

Bir beyanat ancak bu kadar alçakça olabilir. Ümmetin bağrına saplanmış Siyonist hançeri görmüyor, kalkmış emperyal güçlere karşı izzetli duruş sergileyen İslâm Cumhuriyeti’ni düşman biliyor...

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Al Nahyan:

“Her ülkenin bir tehditle karşılaştığında kendini savunma hakkı vardır" diyerek, İran’ın Suriye’deki askeri birliklerine yönelik işgalci İsrail’in olası saldırısını meşrulaştırma çabasını bu şekilde dile getirmektedir. Bu da bir başka alçaklık örneği...

Suudi Arabistan'ın Dış İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el Cubeyr,

“İran Suriye’de, Lübnan’da, Irak’da ve Yemen'de istikrarsızlığa sebebiyet vermektedir” diyerek 4 yıldan beri Yemen’i sanki kendileri değil de İran bombalıyormuş gibi tavır sergiliyor. Pes doğrusu, bu ne pişkinlik, bu ne pespayelik! Ayrıca aynı alçak şahıs, İran'ın, Sudan’da ve Afrika'nın birçok ülkesinde silah ürettiğini; öte yandan Endonezya ile Tayland'da olay çıkarmaya çabaladığını; Kuveyt, Suudi Arabistan ve Bahreyn'e de silah sokmaya çalıştığını ileri sürdü. Sanki Bahreyn halkını sindirmek için bu ülkeye tanklarla giren kendileri değilmiş gibi tezviratlarda bulunuyorlar.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo :

İran'ın izlediği politikaların Ortadoğu'daki problemlerin temel kaynağı olduğunu iddia ederek "İran ile yüzleşmeden Ortadoğu’da barış ve güvenlik sağlanamaz” dedi. Adama sormazlar mı: “Senin ne işin var Ortadoğu’da? Sen o pis ellerini çek Ortadoğu’dan. Sen İran’ı problemin kaynağı olarak görmen gayet normal! Çünkü bölgede senin oyunlarını bozan tek ülke İran’dır... Siz 13-14 Şubat 2019 tarihinde Varşova’da toplandığınızda İran hakkınızda aldığı kararları Soçi’de dile getiriyordu. İran, Rusya ve Türkiye’nin almış olduğu ortak karar nedir biliyor musunuz? Bölgenin huzur ve istikrarı için ABD Ortadoğu’daki askeri varlığını sonlandırmalı... Öyle veya böyle birgün terk edeceksiniz oralarını. Şah’ın devrildiği gibi birgün yerel işbirlikçileriniz de devrilecekler. “O zulmetmekte olanlar pek yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini görecekler.” (Şuarâ:227)

Bu tür toplantılar onların güvenliğini değil sonlarını haber vermektedir. Bakınız ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo içindeki korkuyu nasıl dillendiriyor:

“İran’ın Lübnan'da, Yemen'de, Suriye'de ve Irak'ta çok geniş bir nüfuzu var. Husilere, Hamas’a ve Hizbullah'a destek veriyor. Bunlar gerçek tehditler. İran'ı geriletmeden Ortadoğu’da barışa ulaşmak mümkün değil."

Pompeo demek istiyor ki: “Başta İran olmak üzere bütün direniş unsurları bölgeyi boşaltsın, biz de rahat bir şekilde İsrail’in güvenliğini sağlayalım ve bir taraftan da malı götürmeye devam edelim.” Sayın Pombeo şunu bilmiş olun ki,  bu emelinize asla ulaşamayacaksınız.

Ve son olarak, toplantının baş aktörlerinden Siyonist İsrail Başbakanı Netanyahu bakın neler söylüyor:

“Burada 60 ülkeden dışişleri bakanı ve hükümet temsilcisi, İsrail başbakanı ve önde gelen Arap ülkelerinin dışişleri bakanları karşılıklı oturup bugüne kadar görülmemiş bir güç ve açıklıkla İran rejiminin yarattığı ortak tehditle nasıl baş edilmesi gerektiğini konuştu. İlk kez birlikte geleceğimizi tehdit eden şeyin ne olduğunu ve kendimizi güvence altına almak için neler yapmamız gerektiğini tartışma fırsatı bulduk. Bu diyaloğu gelecekte yalnızca güvenlik konusunda değil, Ortadoğu halklarının yaşamını etkileyecek her alanda sürdürmeliyiz."

Netanyahu ayrıca ABD yönetimine konferansı düzenlediği için teşekkür ederek, konferansı  "tarihsel bir dönüm noktası" diye niteledi.

Sonuç olarak ifade edecek olursak, “şer ekseni” olarak nitelendirdiğimiz güruhun beyanatları her şeyi aleni olarak, ayan beyan bir şekilde ortaya koymaktadır. İşin içerisinde sadece İran yok, onların bütün derdi tüm İslâm coğrafyasına vaziyet etmek. Bu emellerine ilişkin kendilerine en büyük engel olarak İran İslam Cumhuriyeti’ni görmektedirler. Türkiye’ye yönelik endişeleri ise kendi safları değil de Soçi’nin tercih edilmesi. Bu nedenledir ki, Soçi zirvesi yapıldığı esnada haydut ABD Başkan Yardımcısı Pence yeni bir şantaja ihtiyaç duyup, tehditkar bir üslupla "Türkiye S - 400'lerden vazgeçmezse ekonomik savaşı tekrar devreye sokarız, bunun sonuçları çok ağır olur” dedi. Soçi’ye katılma diyemiyor, başka bahaneler arıyor. Açıkçası tıpkı eskiden olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’yi kendi saflarında, kendi eksenlerinde görmek istiyorlar. Onlara göre Türkiye eksen kayması, fay hattı kırılması yaşıyor. Şunu da bilmeliler ki, her istediklerine “evet” diyen bir Türkiye yok artık. Türkiye eksen kaymıyor, olması gerektiği kulvara dönüyor, özüne dönüyor.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Hazım Koral

Hazım Koral

DİĞER YAZILARI Bir Hukuk Skandalı Ve 22 Yıllık Hasret... 14-07-2020 07:43 Aile Mahremiyeti Üzerine 25-06-2020 07:31 Dünya Kudüs Günü Ve Asıl Mesele 21-05-2020 21:26 Oruç Ve Nefs Tezkiyesi.. 25-04-2020 15:57 Koronavirüs (Kovid-19) Hakkında... 27-03-2020 12:27 Mayın Eşeği Olmamak 10-03-2020 11:30 İslâm Devriminin 41'nci Yılı Muhasebesi 12-02-2020 09:42 İran'ın Suriye'de Ne İşi Var? 21-01-2020 10:29 Kadına Şiddet Ve Evlilik Hayatını Bitiren Faktörler... 02-01-2020 22:06 Nikâh Akdi.. 28-11-2019 21:17 Evlilikte Liyakat Ve Sadakat.. 29-10-2019 20:55 Kadına Şiddet Ve Kadın Cinayetleri 14-09-2019 09:54 Önce Ahlâk Ve Maneviyat... 18-08-2019 20:33 Takva İslam’ı En İyi Şekilde Yaşamaktır 08-07-2019 19:27 Gürültü Kirliliği 06-06-2019 17:40 Ramazan Ayı Ve Oruç 08-05-2019 21:15 Tesettürün Cılkının Çıkarılması Ve Müstehcenliğin Yaygınlaşması Üzerine... 18-04-2019 09:44 Şer Ekseni 12-03-2019 15:36 İslâm Devrimi’nin 40. Yılı 05-02-2019 18:20 Nikâhta Keramet Vardır 20-01-2019 11:50 Uygurlu Müslüman Türklere Uygulanan Çin Zulmü 19-12-2018 14:54 Evliliğe Giden Yolda Kıskançlık... 14-11-2018 22:03 Unutulan Vecibe Emr-İ Maruf -Nehyi Münker Ve Nasihat.. 10-09-2018 23:06 Akraba Ve Komşuluk İlişkileri 01-08-2018 19:36 Art Niyet - Suizan Veya Önyargı 30-06-2018 06:47 Emin, Güvenilir Ve Nezaket Sahibi Olmak 10-05-2018 18:34 Gelin Ve Damat Mevzusu 04-04-2018 17:18 Yarınlar Bizim 20-02-2018 12:01 Siyonistlerin Kuklası Küstah Trump 21-12-2017 01:02 Evlilik Oyunu (!) 22-11-2017 12:03 Vefa Kavramı.. 19-10-2017 23:07 Geçimsizlik Ve Boşanma Hadiseleri 19-09-2017 20:53 Anlamlı Ve Bir O Kadarda Stratejik Ziyaret... 17-08-2017 15:53 Evlilik Huzurun Teminatıdır… 25-07-2017 22:45 Srebrenitsa’yı Unutmayalım... 10-07-2017 23:02 Evlilik İçin Mümeyyiz Olmak… 01-07-2017 18:05 Medeniyetimiz Ve Ufak Ayrıntılar 12-06-2017 17:21 Eşler Arasındaki Kıskançlık Ve Duygu Kontrolü... 10-05-2017 13:03 Sosyal Medyanın Negatif Ve Pozitif Yönü... 03-04-2017 05:01 Sevgi Ve Aşk Üzerine Kısa Bir Analiz.... 08-03-2017 19:08 Farkındalık... 08-02-2017 20:55 Mesuliyet Hissi Ve Merhamet Duygusu.. 18-01-2017 10:05 İnsanı Ve Misyonunu Tanımak. 03-01-2017 21:34 Terör Ve Şiddetin Meşruiyeti Yoktur. 14-12-2016 10:00 Fethullah Gülen’in İnanç Ve Psikolojisi... 16-11-2016 09:46 Kerbelâ’da Âşura Öncesi 08-10-2016 09:34 Azmettirici ABD Tetikçi FETÖ Destekçi NATO 28-09-2016 22:37 İşgalci Siyonist İsrail İle Anlaşmaya Hayır.. 31-08-2016 21:33 Kanlı Darbe Girişimine Bir Başka Açıdan Bakış... 11-08-2016 13:02 Kanlı Darbe Girişimi Hangi Amaca Matuf.. 21-07-2016 16:58 Sıbgatullah; Allah'ın Boyası.. 29-06-2016 00:15 Ramazan Ve Oruç 02-06-2016 09:13 İkra 02-05-2016 12:56 Önce Ahlâk Ve Manevîyat 01-04-2016 07:20 Edep 01-03-2016 10:05 Erbain Yürüyüşü 27-01-2016 23:41 Kerbelâ’yi Anmak Bidat Mi? 29-12-2015 22:47 Kûr’ân Ve İmâm Hüseyin 24-11-2015 16:53 Üst Kimlik Manifestomuz.. 21-10-2015 16:21 Teberrâ Ve Tevellâ 21-09-2015 22:19 Uhuvvet Ve Tasavvuf 18-08-2015 08:52 Ümmet Birlikteliğinin Önündeki Engeller 03-08-2015 14:02 Diyalog Ve Uhuvvet'in Ön Şartları… 30-06-2015 23:26 Tekfircilik Hastalığı (2) 20-06-2015 18:37 Tekfircilik Hastalığı -1- 25-05-2015 13:44 Tevhid Selâm Terör Örgütü Mü? 02-05-2015 17:51
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet