Mehmet Deveci
Mehmet Deveci
Giriş Tarihi : 30-01-2019 16:46

Ben Hz. İbrahim ve Musa...

Hz İbrahim zamanında yaşıyor olsaydım onun bir başına cesaretine hayran olur ve anlattıklarına inanırdım. Ateşe atılacağını duyduğumda üzülür ve aynı kafadan arkadaşlarla toplanır ve ne yapacağımız üzerine kafa yorardık.  Elimden bir şey gelmezse buna fena halde canım sıkılır, Nemrut ve avenelerine kin bilerdim. Gözümün önünde ateşe atılışını izleyemezdim sanırım. Ama ateşe atılan aşığın yanmadığını, ateşin Rabbin izni ve emriyle serin olduğunu duyduğumda mutluluktan yerimde duramazdım.

Hz. Musa ile denizin ortasında açılan yolda olacağıma yemin edebilirim. Ardımızda Firavun ve atlıları ve biz Musa ile kol kola kızıl denize dalıyoruz. Tüylerim diken diken oldu yemin ederim. Evet, karaya çıkar çıkmaz ilk işim tekbir getirmek ve atımdan inip secdeye kapanmak olurdu.

Hz. Meryem’ e inanır ve İsa’nın en yakın arkadaşı olmak için üzerime düşeni yapardım.

Hz. Yusuf ile eğer zindana düştüğünde tanışmışsam ilahi mesajın duyurulması için bana düşeni yapmaya çalışırdım.

Tüm bunlardan sizlerin haberi olmazdı tabiki. Tarih kitaplarında adıma pek rastlanmayabilir ve arkeologların kazılarında ele geçirilen kalıntılarda bana ait belgelere de ulaşamayabilirdiniz. Sorun yok. Yani beni tanımanız ve yaptıklarımdan haberdar olmamanız benim için sorun değil. Nitekim yukarıda saydığım zaman dilimlerinde benim gibi davranmış ve yaparım dediğim şeyleri yapmış kimselerden de haberiniz yoktu zaten. Değil mi? Bu anlamda bilinip tanınmak, namının kalıcı ve çağlar sonrasına sarkması senin elinde değil. Elinde olan o an hangi tarafta olduğun, durduğun, kaldığın.  Doğru adamın yanında yer almış ve yaşantını o yönde ikame ettirmişsin. Güzel olan bu yani. Rabbimiz de insanların bizleri tanıyıp bilmesine çok da kulak asmıyor. Tek bilen ve gören olarak kendisi yetiyor.

Bir de tam tersini düşünün.

Şöyle yani:

Tarih kitapları ve arkeologların kazılarından çıkan sonuçlara göre ben bizimkilerin tarafında olmuşum.

Yalan!

Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. Nuh’un yanında yer almak bir tarafa, karşı tarafın şakşakçılığını bile yapmışım. Ama nasıl olmuşsa olmuş ve resmi kayıtlara ‘iyi adam’ diye notum düşülmüş. Bunları okuyan sevgili okuyucu benim hayatımdan etkilenmiş ve beni yarına taşımanın kaygısıyla adımı çocuklarına bile koymuşlar.

Adım geçince gözleri dolmuş, tüyleri diken diken olmuş. Bayağı bir etkimde kalmışlar yani.

Adam yine alır sevabını. Onda sorun yok. Sorun tüm bu olup bitenlerin sonrasında benim ne aldığım.

Şöyle toparlayayım:

Acayip iyi birisiyim. Fakat bundan kimsenin haberi yok. Üzülmeli miyim? Kimsenin haberi yok diye iyi olmaktan vaz mı geçmeliyim? Ya da:” Ne var canım. Allah’ın bildiğini kulundan mı saklayacağım” deyip ne kadar iyi olduğumu herkese duyurma ameline geçiş mi yapmalıyım?

Akıllı olmak lazım...

İyilik yapmışım ve iyiliğin fotoğrafını sadece melekler çekmişler. O fotoda benim olmamam sevabımı azaltmaz, bilakis arttırma ihtimali var.

Biraz daha toparlayasım var konuyu:

Sanal dünyanın fenomen insanları olarak ‘güzelliklerimizi gösterme hastalığımız’ son sürat yayılıyor. Eksik yanımız da gösterilmez ya, tabii ki iyiliğimizi göstereceğiz diyenler olacaktır.  Onlara katılmadığım zaten belli. Fakat onları da tarafıma çekmek için tırnak içine aldığım harika aforizmayı şuracığa iliştirmek isterim:

“Hey dostum! En güzel fotoğrafı Allah çeker! ”

Mükemmel bir alıntıyla sadede gelmek istiyorum:

“Adamın birisi kendisini darı sanıyor ve horoz gördüğünde korkuyormuş. Uzun bir tedavi sonrası hastaneden taburcu edilirken doktor sormuş:

  • Tamam değil mi, anladın: Sen darı değilsin?

Tamam da, anladım da, demiş adam. Peki, horoz da bunu biliyor mu?”

Acaba işi sağlama almak için mi hayır poşetlerinin yanında poz veriyoruz? Acaba yatırımı sadece görsele verip içimizi mi boşaltıyoruz?

Acaba, diyorum:

Hayır, hasenat ve bilumum salih amel çeşitlerinde riya ve yandaşı olan gizli hastalıklardan kendimizi biraz daha korumaya çalışsak daha sevap olmaz mı?

Bazen bakıyorum da, bol gülücüklü tebessümlerimiz ve avm poşetlerinden ‘hayrımız’ görünmüyor.

Kalbini yarıp baktım mı? Yoo, ben sadece insta’da paylaştığı fotoğrafa baktım.

Diyor ya şair: “Gazze’de yaşayan bir tünel olsaydım. İçimden hayırlar, sevaplar geçseydi, kimseler de görmeseydi; yine de sevap olur muydu?”

Şimdi bir şey söyle ve seni tüm dünya duysun, diyen olsaydı iki avucumu hoparlör gibi ağzıma tutar ve şöyle seslenirdim:

Şu fani dünyada, fotoğrafı çekilmemiş bir iyiliğin olsun!

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Mehmet Deveci

Mehmet Deveci

DİĞER YAZILARI Hiçbir Şey Anlatmayan Şiirler... 16-07-2020 21:06 Ey Benim Hevesim... 09-07-2020 20:57 Rüzgar ve Göğün Yüzü 03-07-2020 11:37 Derviş İle Çınar Yaprakları... 23-06-2020 20:00 Deizm Bizim Neyimiz Olur? 20-03-2019 18:55 Ben Hz. İbrahim ve Musa... 30-01-2019 16:46 Umre Ziyaretimizden Notlar 21-02-2018 09:16 Vatan Sevgisi... 22-08-2017 19:55 Beni unuturken inşallah de 01-08-2017 19:02 Oğuz Atay Söylüyor; Ey Şehadet, Bana Küsülü Müsün? 03-05-2017 17:51 Çok Sevmiştik Be! 14-04-2017 18:45 Sus da Leyla’m Duymasınlar 14-02-2017 16:17 Boğazlı Kazak 04-01-2017 17:24 Her Kitap Yeni Bir Başlangıçtır 05-10-2016 12:56 Biz Kazanacağız 02-08-2016 13:18 Cemaatin Yöntemi 26-07-2016 16:21 Darbe mi Tiyatro mu? 20-07-2016 16:06 Diyanetin Yetimleri Fahri Kur'an Kursu Öğreticleri 13-07-2016 19:44 Sevgili Ramazan 06-06-2016 10:34 Bu Tweet de Benden Olsun 25-03-2016 14:46 Türkücü 29-01-2016 14:26 Mevlit Kandili Ne yapmalı, Nasıl Yapmalı 23-12-2015 07:54 Özlemek Güzel 31-10-2015 15:52 Sevdiğine Yenilmek 26-08-2015 13:17 Aytaç Baran 12-06-2015 11:02 Neyin Var? 25-05-2015 13:25 Sevgili Yalnızlığım 20-02-2015 14:52 Limon Ağacı 09-12-2014 14:32 Yasin Börü 29-10-2014 15:07 Ortalama Tipler 29-09-2014 11:28 Melike 22-08-2014 08:41 Gazze'm Ağrıyor 19-07-2014 11:50 Anne Bak.... 10-06-2014 20:47 Platonik Bir Aşk Değildir Dostluk 12-05-2014 18:37 Osman Abi 25-04-2014 15:44 Bir sabah uyandığında tüm kapılar kapanmıştı... 31-03-2014 07:58 Duanın Buluşturduğu Yürekler 07-03-2014 09:45 İkna Edilemeyen Kardeşlik 12-02-2014 16:22 Taraf olabiliriz ama düşman olmayalım! 26-12-2013 14:12 Taksim - Gezi Olaylarına Nasıl Bakmalı 13-12-1901 22:42 Bize Maval Okuma! 13-12-1901 22:42 Hayatın İçinden Kareler 13-12-1901 22:42 Esed, Bomba, Ekmek, Çocuk 13-12-1901 22:42 Müsait Bir Yerde Susacak Var! 13-12-1901 22:42 Mayası Bozuklardan Eyleme 13-12-1901 22:42 Yeryüzüne İnmiş Melekler 13-12-1901 22:42 Kudüs Ve Aşk 13-12-1901 22:42 Ne Yapmalı 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet