İbrahim Eser
İbrahim Eser
Giriş Tarihi : 01-01-2019 06:59

Müslümanın bu güvensizliğe ve itibarsızlığa düşmesi kadar vahim bir durum olabilir mi?

Daha düne kadar bir kısım ileri gelen Müslümanların özellikle dava adamlığından, mücahitlikten ve şehadetten dem vurup dilinden düşürmedikleri söylemlerinde, eylemlerinde, ve düşüncelerinde tutarlı ve samimi olmadıklarından ötürü bugün toplum nezdinde itibar ve itimat kaybına uğrayarak yerlerinde yeller esmek suretiyle esameleri okunmamaktadır.

Dolayısıyla bir Müslümanın bu güvensizliğe ve itibarsızlığa düşmesi kadar vahim bir durum olabilir mi? "Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında zulümdür." ilkesini ihlal eden bir anlayışın muvaffak olması düşünülemez.

Bu bilinci göz ardı eden ve hafifseyen bir zihniyetin geldiği nokta acınası bir durumdur. Boşuna büyük lokma ye ama büyük laf etme denmemiştir. Kişi yapamayacağı vaadlerde bulunmamalıdır, hele beylik laflarla haddini aşan söylemler hiç geliştirilmemelidir.

Hamasetle, popülizmle ve propaganda dilini kullanarak gerçekler mistifikasyona tabi tutulmamalıdır. Vulgarize edilen, madunlaştırılan, maruz bırakılan ve manipüle edilen bir halk artık yığınlaştırılmış bir sürüden ibarettir. Böylece aşağılanan ve sürüleştirilen bir halktan duyarlı bir tepki ve bilinçli bir eylem beklemek beyhudedir. Dolayısıyla Müslüman bir insan her şeyden önce özellikle iman etmiş samimi bir mümin düşüncelerinde, söylemlerinde ve eylemlerinde tutarlı olmalıdır. Tutarlı olmak özü, sözü ve davranışları bir olmak, doğru ve dürüst ve samimi olmak, sabırlı ve kararlı olmak, güvenilir ve inanılır olmak, kişilik ve karakter sahibi olmaktır.

Şanı yüce Rabbimizin Kur'an'ı Kerim'de bütün insanların ve özellikle Müslümanların "doğru ve dürüst" olmalarını emreder. Samimi ve dürüst olmayan dindarlığın kişiye bir katkısı yoktur. O sadece gösteriştir. Nitekim Maun suresinde yüce Allah gösteriş için namaz kılanları kınamaktadır. Çünkü din samimiyet ve dürüstlüktür. Dolayısıyla doğruluk ve dürüstlük iyi bir insan olmanın temel niteliğidir. Keza insanın kalite ve nitelikleri doğruluk ve dürüstlük kriteriyle ölçülür ve değerlendirilir.

Dürüst insan, samimi Müslüman, ihlaslı mümin, her yönüyle doğru olan, düşündüğü gibi konuşan, konuştuğu gibi davranan, inandığı gibi yaşayan, olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan, verdiği sözü tutan, güvenilen ve inanılan, söz ve hareketleri uyumlu, kısacası özü, sözü ve eylemi örtüşen tarzda örnek bir şahsiyettir. Böylece dürüstlük, kişilik ve karakter sahibi olmak, güvenilir, erdemli, itibarlı olmak ve ahlaki değerlere sahip olmaktır.

Her doğan İslam fıtratı üzerine tertemiz bir biçimde dürüst olarak bu dünyaya gelir. Nitekim Peygamberimiz henüz kendisine Peygamberlik görevi tevdi edilmeden önce Muhammed-ul Emin güvenilir, dürüst özelliği ile örnek bir kişilik olarak tanınmıştır.

Müslüman adil insandır. Herkese hakkını ve hakkettiğini verendir. Herkese ve herkesime eşit mesafede adil ve adaletli davranmaktır. Adil insan kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına da yapmayan vicdan ve merhamet sahibidir. Müslüman insan güzel ahlak sahibidir. Çünkü güzel ahlak sahibi olan toplumda sözleri, davranışları ve yaşamıyla örnek olan ve örnek alınan insandır.

İslam'ın amacı insanların güzel ahlak sahibi olmalarını sağlamaktır. Nitekim Peygamberimiz yüce bir ahlak sahibiydi. Ahlak sahibi olan kişi toplum tarafından sevilir, sayılır ve nezaketen örnek alınan saygın bir insan olur. Güzel ahlak sahibi olmak iyi insan olmaktır. Çünkü "Din güzel ahlaktır." diye buyurmuş sevgili Peygamberimiz.

Bugün geldiğimiz nokta itibariyle yaşadığımız şu sureçte toplumun yaşamında dinin ahlak boyutu fert ve toplum hayatında fazla önemsenmediğinden ötürü her türlü ahlaki yozlaşma ne yazık ki aleni bir biçimde görülmektedir. Bu anlamda bütüncül bir İslami bilince, liyakate, dikkate ve hassasiyete sahip olmadığımız sürece toplum olarak huzur bulmamız mümkün değildir.

Din sadece namaz, oruç, zekat ve hac ibadetlerinden ibaret değildir. Uygulamada genelde bu ibadetler öne çıkarılmış fakat, bunların yanında aynı duyarlılık faiz, içki, kumar, zina, fuhuş ve dürüst olmak, adil olmak, liyakat ve ehliyet sahibi olmak. İyilik etmek/infakta bulunmak, insanların hakkını yememek, harama el sürmemek, haram kazanç elde etmemek gibi ahlaki değerlere uygulamada fazla yer ve önem verilmelidir.

Asgari ücretle işçi çalıştırmanın  işçinin hakkını tam vermemenin, kişiye özel bazı ayrıcalıklar tanımamak onlara haksız kazanç kapılarını aralamamak özellikle siyasi ve ekonomik gücü elinde bulunduranlara imtiyazlı davranmanın ve işçiyi köle gibi çalıştırmanın haram olduğu üzerinde ciddiyetle ve hassasiyetle  dumanın İslami bir vecibe olduğu bilinciyle hareket edilmeli. "Her nefis ölümü tadacaktır." emri gereği ebedi aleme intikal etmeden, bu fani ve kısa dünya hayatından hesap verebilir bir biçimde Rabbine arınarak gitmek gerekmektedir.

Yoksa esen rüzgarlara göre yol almak, reel politiğin konjonktürel koşullarında kendini heva heveslere kaptırmak içinden çıkılmaz dehlizlerde kaybolup gitmektir.

Aksi taktirde ölüm, kıyamet ve ahiret bilincinden mahrum gitmek büyük bir hüsrana uğramak demektir.

Rabbim bu dünya imtihanında ve ahiret hesabında veremeyeceğiniz hiçbir günah, kusur ve hatayla bizi baş başa bırakmasın ve yüzsüzleşmeden yüzleşmeye bizi muvaffak eylesin inşallah.

NELER SÖYLENDİ?
@
Suat Karlı 2 yıl önce
İbrahim bey kaleminize yüreğinize sağlık bizleri bu güzel düşüncelerle aydınlattığınız için Size müteşekkiriz.
Asim 2 yıl önce
Tebrik ederim .
Asim 2 yıl önce
Tebrik ederim .
recep 2 yıl önce
Yazınızı okudum çok etkileyici bir biçimde yazmışsınız. insanların düşüncelerinde derin izler bırakan bir mesaj söz konusu ben çok etkilendim, Allah yolunuzu açık eylesin ve kalemiinize güç versiin inşallah
İbrahim Eser 2 yıl önce
Estağfurullah Aydın Bey. Allah razı olsun.
Aydın Karadere 2 yıl önce
Merhaba İbrahim bey Bu guclu adaletli doğruları yazan kaleminiz karşısında egiliyorum birkez değil bindefa venlam itibariyle bu kadar zengin bir düşünce fıtratının var olduğunu bize kanıtlamış olduğunuz için tşk ederim.Okurken yeniden kendimi sorgulama fırsatı veren beni uçtan uca gezdiren bu mükemmel gönül deryasına beni daldirdiginiz için size müteşekkirim.Onunuzde eğilerek saygılarımı sunuyorum.Yureginize kaleminize sağlık üstadım.
İbrahim Eser 2 yıl önce
Çok kıymetli yorumlarınız için hepinize teşekkür ediyorum. Acizane temas ettiğim mevzu: Hani düne kadar mangalda kül bırakmayan sözüm ona zevatı kiramlar vardı.Her şeye şirk, tağut vb tarzında ahkam kesenler. Bugün geldiğimiz nokta itibariyle masa, kasa ve nisa üçgeninde servet, şehvet ve şöhret arzusuna takılıp rotadan çıkanlar, ganimet için okçular tepesini terk edenler. Dünün mücahitleri mevki, makam, para, güç ve karşı cinsle tanışma neticesinde müteahitleşip her şeye müsait hale evrilenler
Tarık 2 yıl önce
Allah yolunuzu açık etsin
Utku 2 yıl önce
Yazılarınızı sürekli takip ediyorum.Çok ciddi konuları gündeme taşıyorsunuz. Rabbim düşünce gücünüze ilham ihsan etsin.
Zeki 2 yıl önce
İbrahim Bey çok can alıcı konulara değindiğiniz için size müteşekkiriz.Üstad yolunuz bahtınız açık olsun.
12 bingollub 2 yıl önce
Hububati vulvuliyenin 3.fikrasinin mamafi fevkaledenin fevkinde yazmissiniz lakin hic birsey anlamadim
Halktan Biri 2 yıl önce
İbrahim Bey yazılarınızı kısa süredir takip ediyorum. Emeğinize Kaleminize sağlık çok ince noktalara değinmişsiniz.
mesut 2 yıl önce
Amin inşallah yene her zamanki gibi güzel bir konuya değinmişsiniz. Allah razı olsun
İsa 2 yıl önce
Uzun zamandır yazdığınız makalelerinizi dikkatli bir şekilde okuyorum. Genellikle toplum tarafından unutulan, yanlış bilinen ya da meşruymuş gibi görünen konulara getirmiş olduğunuz açıklayıcı ve uyandırıcı ve ve bilinçlendirici yorumlar için çok teşekkür ederim. Toplum üzerinde belirleyici olacak fikirler ve düşünceler yazmaya devam etmeniz temennisiyle saygılarımı sunuyorum.
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet