Nevzat ÖZKAYA
Nevzat ÖZKAYA
Giriş Tarihi : 15-09-2018 12:22

Örgütlerde Duygusal Sermaye

Sermaye dendiğinde hep para ve karşılığı akla gelir. Son dönemlere kadar pek de farkında varılmayan ve yeni gündemde olan sermaye türü önemini fark ettirmiştir.

Güne başlarken maruz kaldığımız birçok uyaran içinde yer alan acelecilik,

Üstün ve farklı olmak, daha iyi olmak mesajları bedenimizi, düşüncelerimizi ve duygularımızı çok da etkilemektedir.

İnsanlar arasındaki rekabet döngüsü, duygusal doyumsuzluk, sosyal yalnızlık, teknolojik değişimlerle birlikte bu gelişmelere uyum çabası hepimizi farklı boyutlarda etkilediğini söyleyebiliriz.

Değişik canlılar için yaşamsal yasalardan biridir. Yapı değişirse çözüm de değişir, daha doğrusu değişmeli. “Eski köye yeni adet getirme” düşüncesi veya “icat çıkarmayın” yerine, artık yeni adetlere, yeni icatlara ve yeni yönetim biçimlerine “hızla” geçebilmeliyiz.

****

İşletmelerin varlıklarının sürdürülebilir olmasının, olmazsa olmazlarından biri olan karlılık ve büyümenin bağlı olduğu unsurlar arasında; finansal sermaye, iş modelleri, insan kaynakları, müşteri yönetimi, tedarik ve ürün yönetimi, satış ve pazarlama yer alırken, sahip olanlarda fark yaratacağına inanılan “duygusal sermaye”yi de eklemek gerekir. İşletmelere kamu kurumlarını da ekliyorum. Kamu’nun da işletim sistemi özel sektörden çok da farklı değil aslında.

Duygusal sermaye, problem çözme, etkili iletişim kurma hassasiyeti ve nitelikli işbirlikleri kurabilme yeteneğini kapsamaktadır. Aynı zamanda içerisinde tüm insani unsurları barındırmakta ve günümüz koşullarında neredeyse olmazsa olmaz diyebileceğimiz “birlikte üretmek” ve birlikte yaşamanın haz veren yanı olan mutlu yüzlerin yer almasını sağlayabilmektedir. Duygular, inançlar ve değerler olarak üç temel türe ayrılmaktadır.

İşletmelerde duygusal sermaye, çalışanların işlerine olan bağlılıkları, işteki performansları, sadakat, sorumluluk almak, katkı sunmak şeklinde kendisini göstermekte ve aynı zamanda bu tutum ve davranışlar için gerekli olan kolektif duygusal enerjinin kaynağını oluşturmaktadır.

İş yaşamının önemli gereklerinden biri olan karar verme üzerine yapılan çalışmalar sonucunda, en rasyonel kararlarda dahi duyguların etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Yaşam içinde edindiğimiz birçok deneyim sadece durumlar ve olaylar değil, aynı zamanda beynimizde depoladığımız duygularla bütünleşmiş anılardır. Yaşam bilgeliğimiz kendisini aniden ortaya çıkan sezgilerimiz ve/veya içgüdüsel duygular şeklinde gösterir ve karar verme eyleminde doğruluğumuzu ve verimimizi dikkate değer biçimde etkilemektedir.

Tüm bunlar dikkate alındığında yöneticilerin ve çalışanların yaptıkları işe karşı duygusal aidiyet hissedebilmeleri ve memnuniyetleri için, duyguları iyi tanıyabilmeleri, duyguların davranışları nasıl etkileyebildiği, duyguların ifade ediliş tarzları onların nasıl yönlendirilebileceği konularında daha bilgili olmalarını zorunlu kılmaktadır.

Duygu yönetimi, insanın içinde bulunduğu duygu durumunu tanımlayabilmesi, türünü, yoğunluğunu, zaman akışını ve kalitesini etkilemeye hizmet edebilmesidir.

Duygu yönetimi, belirli özelliklerin varlığı, onların geliştirilmesi ve etkili kullanılabilmesi ile mümkündür. Bu özellikler arasında özdenetim, özbilinç, iletişim, sosyal beceriler, empati yer almaktadır.

Kurumların olumlu bir duygusal iklime sahip olmaları ve sürdürülebilir ilişkileri devam ettirebilemelerinde en önemli görev liderlere düşmektedir.

Liderlerin yönetim felsefesi, liderlik tarzı, otorite biçimi, işe ve bireyle karşı tutumları, örgütlerde olumlu veya olumsuz duygusal iklimin oluşmasında en önde gelen faktörlerdendir. Oluşturulan duygusal iklim, duygusal sermayenin kalitesini ve yönünü belirlerken, yepyeni bir yaşam alanı oluşturmaktadır. Kurumlarda liderlerin benimsedikleri liderlik tarzlarının nasıl bir duygusal iklim yaratabileceği konusu tabi ki önemlidir.

Kurumların hayatlarına, güçlenerek devam etmeleri, duygusal sermayeyi içlerinde gizli bir hazine gibi taşıyan çalışanların ruhlarına dokunabilmekten geçmektedir. Çağdaş dünyada çağdaş yönetim tavrı bunu gerektirir. Bu hazineye talip olan işletmelerin izleyeceği yol haritası, çalışanların kendilerini değerli hissedecekleri, duygularının rahatça ifade edebilecekleri etkileşim ortamlarının sağlanması ve insana bütünsel bakabilen bir yönetim anlayışı ile hayata geçebileceğini söyleyebiliriz.

 

                                                              

NELER SÖYLENDİ?
@
ahmet aldemir 2 yıl önce
Her durumda da, LİDER OLMAK ÖNEMLİ, lakin VASAT ÜMMET OLMAK DAHA DA ÖNEMLİ VE YÜCELİKTİR https://www.facebook.com/notes/ahmet-aldemir/lider-olmak-%C3%B6nemli-vasat-%C3%BCmmet-olmak-daha-da-%C3%B6nemli-ve-y%C3%BCceliktir/1762226034066516
Nevzat ÖZKAYA

Nevzat ÖZKAYA

DİĞER YAZILARI Rüyada ekmek paylaşmanın hikmeti... 27-02-2020 22:23 İşte en güzel reçete… 30-06-2019 23:24 Siyasal iletişimde beden dili 02-02-2019 11:29 Örgütlerde Duygusal Sermaye 15-09-2018 12:22 Umutlar yeniden filizlendi... 29-05-2018 11:59 Bu Ramazan hüzünle geldi... 22-05-2018 13:06 Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji- 2- 23-03-2018 21:47 “Türkiye’de Devletin Çalışma İlişkileri İdeoloji -1- 20-02-2018 16:02 Bir söz ola yüreğimize ve dokuna 15-12-2017 16:50 ‘Aile, Toplum ve Devlet’sempozyumu 01-11-2017 17:05 İşte Yeni Yaşam Tarzımız... 27-09-2017 11:20 Okumak Farkındalıktır... 23-08-2017 16:04 Okulların hali içler acısı… değil mi? 25-07-2017 10:38 Okullarda öğrenciler mağdur ediliyor! 12-06-2017 09:55 İslamın şartı beş ise altıncısı haddini bilmektir.. 08-05-2017 15:13 İnsan alışır(mış)... 29-03-2017 19:57 Tarihi Güne Şahitlik Etmek... 22-03-2017 13:10 Halka inanların sesi daha gür olmalı... 08-02-2017 14:50 O’na aitiz ve O’na döneceğiz. 06-01-2017 09:46 Acı hep Müslüman coğrafyada 30-11-2016 21:46 Ulus aşırı işgalcilerin “Kurtarma” gösterisi... 22-10-2016 23:32 İyi ki Her Şey Geçici 23-09-2016 15:58 “Gün”e şahit olmak... 15-08-2016 12:06 Sevdiklerinizi zehirlemeyin... 25-05-2016 12:31 Bir dava adamı: İlhan Akıncı 05-04-2016 16:25 Batı’nın gerçek yüzü 01-04-2016 16:04 Hamd-ü sena… 08-03-2016 19:51 O’nu an(la)mak… 17-02-2016 16:06 Soğuk havada sıcak tebessümler... 29-01-2016 22:26 Şehirli olmak, inşa olmaktır 05-12-2015 14:39 Baharla başlayan sıcak günler... 31-08-2015 06:34 Şehr-i Güzide… Malatya 19-06-2015 06:03 Kütüphaneleri nasıl seveceğiz? 28-04-2015 08:42 Çocuklar nazlıdır… 16-04-2015 07:49 Güncemde susuşun var 13-03-2015 22:24 İstanbul hüner pazarı 27-02-2015 22:00 Geride bırakılan bir gün 26-01-2015 19:02 “Muhabbet” olsun 19-01-2015 16:38 İstikametimiz... 12-01-2015 17:27 Bir dostun ardından… 06-01-2015 22:19 Soğuk, içimizi ısıtsın 04-01-2015 10:11 Şehrin temiz nefesi 23-12-2014 12:31 Kitap müzayedesi... 04-11-2014 00:01 Bir İstanbul valisi vardı 19-09-2014 17:20 Kendimiz nasıl bir "dost"uz? 24-08-2014 12:19 Kutsal Yolculuğu Yaşamak 08-05-2014 23:50 Bâb-ı Şefkat 119 yaşında 13-03-2014 21:50 Teyzelerimizin, annelerimizin ve anne adaylarımızın “her” günü kutlu olsun 09-03-2014 14:43 Sahafçılık artık “net”te 20-02-2014 09:53 Kardeş olduğumuzun farkına varmak… 15-02-2014 21:52 Yoğun bir Cumartesini geride bırakırken… 08-01-2014 07:52 Yolunuz da bahtınız da açık olsun 30-12-2013 21:17 Bağlanacaksın... 13-12-1901 22:42 Mutlu mu olmak istiyoruz? 13-12-1901 22:42 En anlamlı dil “ŞÜHEDA”nın dili 13-12-1901 22:42 Ramazan, İnsan hayatında muhteşem bir manzume 13-12-1901 22:42 Söylenti mi? Koskoca bir gerçek! 13-12-1901 22:42 Taksim ve ötekiler... 13-12-1901 22:42 Kur’an’da aşk var mı? 13-12-1901 22:42 Dostlarım, anneciğim için bir dua… 13-12-1901 22:42 10 Haziran’daki Bursluluk sınavında yanlış soru var 13-12-1901 22:42 Kim olmak değil, kendin olacaksın öncelikle… 13-12-1901 22:42 Güneşe seslenmek 13-12-1901 22:42 Üstad Abdurrahim Karakoç hakka yürüdü... 13-12-1901 22:42 İnsanları bağımlılığa özendirmek insanlık suçudur! 13-12-1901 22:42 Affetmekten utanmayın 13-12-1901 22:42 Rızık korkusu mu? Allah var… 13-12-1901 22:42 Ak Parti… Babuşçu… Fatih Altaylı… “Yanılmışım.” 13-12-1901 22:42 Canım dediklerime, canımdan can verdiklerime… bana elini ver 13-12-1901 22:42 Rabbimiz! Yalvarıyoruz, yakarıyoruz, Affet! 13-12-1901 22:42 Daha özgür dünya için faşist zihniyetin izi silinsin 13-12-1901 22:42 Dillerde Fetih, “dîl”lerde Fatih 13-12-1901 22:42 Çizginin Ustası TDED’de… 13-12-1901 22:42 Anne yardan kurtaran bir yârdır 13-12-1901 22:42 İtirazım var 13-12-1901 22:42 Senden yine sana şikâyetle adalet istiyorum 13-12-1901 22:42 Ben Leylama gidiyorum çekil önümden Leyla 13-12-1901 22:42 Bir duayen daha gözlerini yumdu 13-12-1901 22:42 Akıl bazen başa bela olur 13-12-1901 22:42 Friedrich W. Nietzsche diye bir adam yaşamış, “farzedelim.” 13-12-1901 22:42 İnsanlar birbirlerini öldürsün ve “kan tüccarları” ceplerini doldursun(!) 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet