Orhan Göktaş
Orhan Göktaş
Giriş Tarihi : 28-02-2018 20:31

Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağı Ya Da Suya Yazı Yazma Çabası...

 “Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Performans Değerlendirme ve Aday Öğretmenlik İş ve İşlemleri Yönetmeliği” taslağını YÖK’ün internet sitesinde yayınlandı ve görüşe açtı.(1)

MEB tarafından paydaşlara gönderilen yönetmelik taslağı özetle şöyle:

Yönetmeliğin amacı; Öğretmenin performansını değerlendirmek.

Yönetmeliğin dayanağı; 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 14/06/1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu hükümleri

Aday öğretmen ve öğretmen performans değerlendirme sürecinde esas alınacak ilkeler; adalet, şeffaflık, katılımcılık ve uzlaşma, belirlilik, işlevsellik ve çok yönlülük olmak üzere 5 ana ilkedir.

Öğretmenlerin performans değerlendirmesinin amacı; görevindeki gayret, verimlilik ve başarısının tespit edilmesi, bilgi ve beceri düzeyinin belirlenerek gerekli eğitim ihtiyacının tespit edilmesi ve buna yönelik tedbirlerin alınması ile ödüllendirilmesinin sağlanması.

Öğretmeni değerlendirecek kişiler; öğretmenleri görev yaptığı okulun müdürü, zümre öğretmenleri, görev yaptığı okulda zümre öğretmenleri haricindeki öğretmenler, öğrencilerin velileri, öğrenciler ve öğretmenin kendisi tarafından değerlendirilecek.

Ayrıca; öğretmenler her dört yılda bir yeterlilik sınavına tabi tutulacaklar.

Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağını kısaca özetledim.

Eğitim konusunda sınıfta kaldıklarını Borsa İstanbul’un açılış töreninde ifade eden Sayın Cumhurbaşkanı ve hükümet belli ki eğitim sistemini düzeltip eğitim konusunda ülkeyi istenilen seviyeye çıkarmak istiyor.

Bu yönetmelik taslağı da bu niyete yönelik çabalara matuf olarak hazırlanmış görünüyor.

Şimdi gelelim bu taslağın değerlendirmesine:

Bir kere bu taslağın dayanağı olan 1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu hükümlerine bir bakalım:

Madde2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,

  1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;(2)…

1973’ün kaotik koalisyon döneminde çıkarılmış Milli Eğitim Temel kanununu referans alarak oluşturulacak yönetmelikten sağlıklı sonuçlar çıkmasını beklemek, kaktüs yaprağını ekip, sulayıp ondan elma vermesini beklemek gibidir.

Bu kanun, başlı başına tartışılması gereken bir kanundur. Kanunda geçen Türk milleti, milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerin bile ne olduğu tartışmalıdır.

Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalarak bu değerlere nasıl sahip çıkılacağı bile muallak.

Laiklik, Atatürkçülük, insan hakları, hukuk devleti gibi, yasal tanımı dahi yapılmamış muğlak kavramlara dayalı ne dediği bile tam anlaşılmayan bir kanuna dayanarak çıkarılacak yönetmelik ne kadar sağlıklı olabilir ki?

Bu ve benzeri kanunlar toplumsal mutabakatı oluşturup değişik kavimlerden oluşan toplumda bir arada yaşama kültürünü oluşturmak yerine, tartışmalı, ötekileştirici, kategorize edici bir rol üstlenmektedir.

Haddi zatında, bu kanun ve diğer kanunların dayandığı 82 Anayasası hali hazırda toplumsal bir mutabakatı sağlamamışken, halen üzerinde çalışmaya ve değiştirmeye cesaret dahi edilemezken, tartışmalı hali devam ediyorken bu ve benzeri yönetmeliklerden ne gibi ve nasıl bir somut sonuç alınması bekleniyor?

Eğitim bir toplumun temel dinamiğidir. Eğitim politikaları sonucu uzun vadede elde edilecek ve toplumun geleceğini şekillendirecek politikalardır. Bu kadar önemli bir konuda adım atılırken köklü ve kalıcı sonuçlar düşünülmelidir ve aceleye getirilmemelidir.

Anayasa ve kanunlar toplumun ihtiyacını karşılayacak, bir arada yaşama kültürünü güçlendirecek, insan merkezli, insanı kutsal sayan ve insan onurunu yücelten hale getirilmeden yapılacak bu ve benzeri düzenlemeler sonuç almaktan öte eğitim sistemindeki sorunları geciktirip ve büyütecektir.

Eğitimden istenilen sonuçların alınması, eğitim hedeflerinin net, anlaşılabilir, mutabakatla kabul edilmiş, sınırları ve tanımları belli, ölçülebilir kavramlara dayalı olması gerekir.

Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmeliği taslağına göre; Velinin, öğrencinin, okul müdürünün ve diğer öğretmenlerin öğretmenin performansını değerlendireceği ön görülüyor. Bunu da şu beş ana ilkeye göre yapması isteniyor; Adalet, Şeffaflık, Katılımcılık ve uzlaşma, Belirlilik, İşlevsellik ve çok yönlülük.

Bu kavramların tamamı muğlak, kişiden kişiye değişen, tanımları bile farklı yapılacak kavramlardır.

Ayrıca bu değerlendirmeyi yapacak öğrenci, veli ve diğer kişilerin bir öğretmenin performansını değerlendirebilecek bilgi ve birikimde olması gerekmiyor mu?

Öğretmeni değerlendirecek kişilerin sosyolojik olarak konumları ve eğitimden beklentilerini düşünecek olursak karşımıza üç aşağı beş yukarı şu manzara çıkacaktır.

Yukarıda metnini verdiğim Milli Eğitim Temel Kanunun 2. maddesini okuyan ve mevcut durumu değerlendirecek vatandaşların “iç seslerini” tahmini olarak yazıyorum;

Kemalist Vatandaş: Atatürk ilke inkılaplarını kim ciddiye alıyor ki, devlet irticacı yobazların eline geçti, okullar ve devlet daireleri başı bağlı yobazların işgali altında, bunların Atatürkçülüğü göstermelik, hepsi Atatürk düşmanı…

Türk Milliyetçisi: Bunlar Türklüğü ikinci plana attı hatta ellerinden gelse yasaklayacaklar. Andımızı kaldırdılar, cesaret bulsalar Milli Marşı da kaldıracaklar. Bunların topu Arap hayranı, bunlar Atatürkçü falan değil ümmetçi…

Kürt Milliyetçisi: Eşit yurttaşlıktan dem vuruyorlar ama hala Türkçülük yapıyorlar, Anayasada ifadesini bulan Türk Milliyetçiliği Kürtleri inkar ediyor, bunlar bu ülkede yaşayan herkesi Türk kabul ediyor. Bunlar Türk faşisti…

İslamcı Vatandaş: Milli Eğitim Kur’an ve Sünnet’e dayalı, İslam birliği ülküsü yerine emperyalizmin dayatmasıyla millete ırkçılık ve Kemalizm aşılıyor. Adı milli ama kendisi ırkçı bir eğitim sistemi var…

Sıradan Vatandaş: Atatürk büyük adamdır, o olmasa olmazdık, adımız bile gavur adı olurdu, ben başka bir şey bilmem. Benim partim, şeyhim, dedem, cemaatim, kanaat önderim v.s daha doğrusunu bilir. Devlet ne yaparsa doğru yapar ben bunu bilir bunu söylerim…

Bu insanların hepsi kendi zaviyelerinden tutarlı ve haklı, çünkü kavramların tanımları yapılmaz, yerli yerine oturtulmazsa herkes işine geldiği gibi ve anlamak istediği gibi anlar.

Bu düşüncede insanların birlikte yaşadığı bir sosyolojide yönetici, öğretmen, veli ve öğrenciden öğretmenin performansını ölçmeyi isteyeceksiniz. Bu durumda her kesim kendi penceresinden bakacak ve yönetmelik taslağında belirtilen kriterleri de kendine göre yorumlayarak not verecektir.

Yukarıda saydığım vatandaş örneklerinden her biri öteki hakkında olumsuz düşüncelere sahipken onlardan tarafsız davranması beklenebilir mi?

Bu yönetmelik öğretmenler tarafından öğretmenlik mesleğine karşı güvensizliğin dışa vurumu olarak algılanmaktadır.

Öğretmenin dört yılda bir mesleki sınava tabi tutulması anlaşılabilir bir durumdur. Bununla birlikte hizmet içi eğitimlerle öğretmenin bilgileri sürekli yenilenebilir ve motivasyonu artırılarak diri tutulabilir.

Eğer mevcut şartlar altında öğretmenin performansı değerlendirilecekse bu daha naif, öğretmenlik mesleğinin yüceliğine zarar vermeyecek, öğretmenin öğrenci ve veli karşısındaki konumuna zarar vermeyecek ve güvensizliğe değil, güvene dayalı bir yol izlenerek yapılmalıdır.

Vesselam…

 

  1. http://www.yok.gov.tr/documents/10279/39640707/Ogretmen_Performans_Degerlendirme_ve_Aday_Ogretmenlik.pdf/1c474c25-15d9-45d3-917a-2d0aea9bb62f?version=1.0
  2. http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.1739.pdf

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Orhan Göktaş

Orhan Göktaş

DİĞER YAZILARI İnsan Hakları Bağlamında LGBT Meselesi 28-04-2020 23:24 Atatürk’e Hakaret Ve İfade Özgürlüğü.. 04-04-2020 11:15 Türkiye’nin Suriye Operasyonu 04-03-2020 09:28 ABD Ve Ona Umut Bağlayanlar Şaşkın 09-01-2020 08:06 Bir Arada Yaşamak Ama Hangi İlkelerle.. 14-12-2019 00:24 Barış Pınarı Operasyonu Üzerine.. 12-10-2019 15:00 Suriyelilere Saldırılar Üzerine... 30-09-2019 09:07 İktidar Oyunları... 30-12-2018 21:56 İstiklal Harbini Kazanmasaydık Neler Olurdu? 14-11-2018 15:28 Suriye’de Suçlu Kim? 29-04-2018 17:44 Toplusal Sorunların Kaynağı Aile Yapımızdır!... 26-03-2018 11:40 Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmelik Taslağı Ya Da Suya Yazı Yazma Çabası... 28-02-2018 20:31 Türk ve Kürt Kavimlerinden Zalim Bir Topluluk Çıkarmak... 17-05-2017 08:38 Hangi İslam! 18-04-2017 23:03 Bir Avrupa Tahlili.. 15-03-2017 15:16 Onlar Tarih Okumazlar Ki!... 08-03-2017 18:50 PKK, Ermeniler, Zerdüştler ve İslami Terör 13-06-2016 12:16 Ahlak ile edep arasındaki fark... 09-05-2016 18:29 Eğitimdeki Yozlaşmaya Karşı Ahlak Eğitimi 25-04-2016 11:04 Göç Olgusu 14-04-2016 11:45 Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir 28-03-2016 23:41 Çanakkale Bir Kurtuluş Reçetesidir 18-03-2016 15:30 Fikir beyan etmekten korkar olduk! 14-03-2016 09:38 Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü? 29-02-2016 08:19 Suriye; Eski Hal Muhal; Ya Yeni Hal Ya İzmihlal 19-02-2016 15:08 İnsan Hakları Okulu 04-02-2016 16:36 Meb’in Yaptığı En Hayırlı İş! 29-01-2016 22:29 Aynı Tas Aynı Hamam, Yine Biz Olduk Canı Yanan! 13-01-2016 23:22 Eğitimin sorunları 04-01-2016 09:57 Kadın nedir? 21-12-2015 16:33 Yaşam hakkı 30-11-2015 13:21 Kardeşlik Hukuku 09-11-2015 15:51 İslami Hareket Açısından Mezhep 14-08-2015 10:41 İslami Hareket Açısından Şiddet 25-05-2015 17:45 Şinni 29-03-2015 18:43 Değişim Liderleri – Değişmeyen Alışkanlıklar 03-02-2015 08:37 Adana’nın Öteki Yüzü 20-01-2015 10:42 Genç Nüfus Baş Tacı Mı Olacak Baş Belası Mı? 11-01-2015 20:05 İdam Mı? Müebett Mi? 26-12-2014 21:30 Bir Âlimi Dinlemek… 15-12-2014 12:46 Fuat Yıldırım Olayı Ve Diyanetin Siyasetle İmtihanı 24-11-2014 12:55 İzmir: Tecavüzcüsüne Aşık Olmuş Şehir 13-11-2014 12:04 Adam Olamayan Vali Olmak Ya Da Öze Dönüş. 03-11-2014 11:56 Stk’ların Uyuşturucu İle İmtihanı 21-10-2014 21:56 İslamda Şiddet Üzerine 09-10-2014 09:53 Türkiye, İran Ve İslami Hareketler 25-09-2014 13:32 İslami Hareketler Üzerine 19-09-2014 17:18 Tevhid-İ Tedrisat Kanunu Üzerine 10-09-2014 13:34 Yeni Türkiye Ve Zindandakiler… 03-09-2014 19:08 Ak Partinin Adaleti Ve Zindandakiler 28-08-2014 15:25 Birlikte İş Yapmak Üzerine… 11-08-2014 23:12 Öncü Nesil Mi? Ölü Nesil Mi? 30-07-2014 23:41 Filistinliye Açık Mektup 18-07-2014 09:29 Haklarımız – Sorunlarımız Ve Çözüm Yolu 11-06-2014 23:35 İnsanı Tanımak -2- 28-05-2014 21:17 Soma İzlenimlerim -2- 23-05-2014 06:12 Soma İzlenimlerim -1- 21-05-2014 19:14 İnsan’ı Tanımak 07-05-2014 18:43 Batı Medeniyeti Ve İslami Hareket 11-04-2014 10:56 Seçim Sonuçlarından Anladığım… 02-04-2014 00:30 Cemaat Parti Kavgası Ve İslami Hareket Metodu 31-03-2014 07:56 Çanakkale Üzerine 19-03-2014 13:14 Ağlayan Ve Ağlatan Adam 17-02-2014 17:40 Kim Kime Muhtaç? 10-02-2014 21:32 Hangi İslam ?… 12-01-2014 22:15 Topyekün Savaş Ya Da Esaret Tercih Bizim 27-12-2013 15:50 SEVGİ MERKEZLİ EĞİTİM VE DERSHANELERİN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ 13-12-1901 22:42 VALİ BEY BENİM KIZIM SANA EMANET! 13-12-1901 22:42 BENİM ADAYIM BU YERSE! 13-12-1901 22:42 MİLLİ EĞİTİM ÜZERİNE “SUÇ VE CEZA” 13-12-1901 22:42 KÜRTLER ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 DİKTATÖRİZM YA DA KÜRESEL DÜNYA DÜZENİ 13-12-1901 22:42 İHVAN-İ MÜSLİMİN VE MISIR ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 BARIŞ SÜRECİ ÜZERİNE 13-12-1901 22:42 ÇANAKKALE 13-12-1901 22:42 SURİYE İÇİN YAPMADIKLARIMIZ 13-12-1901 22:42 İslami Mücadele ve Suriye: Yaman Çelişki 13-12-1901 22:42
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
tempobet