GÜNCEL
Giriş Tarihi : 18-01-2023 17:31

İMH Ankara 'Bizi nasıl bir gelecek bekliyor?' paneli düzenledi..

İMH Ankara 'Bizi nasıl bir gelecek bekliyor?' paneli düzenledi..

İMH (İnsan ve Medeniyet Hareketi) Ankara ve Genç Hareket Ankara'nın düzenlediği panelde transhümanizm, posthümanizm, yapay zeka ve dijitalizm üzerine konuşuldu. Oturum başkanlığını İsa Özçelik'in yaptığı ve Doç. Dr. Ahmet Dağ, Dr. Mücahit Gültekin ve Prof. Dr. Murat Kirişçi'nin konuşmacı olduğu panel katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

Talha Şahin'in sunuculuğunu yaptığı panel Kur'an tilavetiyle başladı. Tilavetin ardından Talha Şahin sözü oturum başkanı İsa Özçelik'e bıraktı.

"Gelecek aslında gelmiştir, hatta gelecek geçmiştir"

İsa Özçelik insanoğlunu diğer türlerden ayıran en önemli özelliğinin akletmek olduğunu, insanın bu eşsiz yetisi sayesinde "kendisinin farkına varan" yegane varlık olduğunu belirtti. İnsanoğlunun diğer türlerden zaman bilinci noktasında da ciddi farklılık gösterdiğini söyleyen Özçelik geleceğin günümüzü hatta geçmişimizi şekillendirebilecek bir düzeye ulaştığını, gelecekle ilgili hayallerimizin şimdiyi belirlemeye başladığını ifade etti.

"Yapay zekânın katalizör olduğu transhümanizm dünyayı ve insanı ciddi dönüştürme hareketi olma özelliğini taşıyor"

Panelin ilk konuşmacısı ise Doç Dr. Ahmet Dağ oldu. Konuşmasına "transhümanizm" kavramının tarihi ile başlayan Dağ kavramın geçtiğimiz yüzyılda ilk olarak Julian Huxley tarafından kullanıldığını, ama kökeninin Gılgamış Destanına kadar geri götürüldüğünü belirtti. Teknik-sanayi-teknoloji süreçlerini yaşamış olan insanlığın bu süreçlerin devamı olan siber-teknolojikleşmeyi yaşadığını belirten Dağ, yapay zekâ uygulamaları ve otomasyon çalışmalarını barındıran bu sürecin adının transhümanizm olduğunu söyledi. 21. yy.’da insanlığın daha önce hiç yaşamadığı bir tecrübeyi deneyimleyeceğinin altını çizen Dağ, yapay zekânın katalizör olduğu transhümanizmin, evrimciliği de arkasına alarak dünyayı ve insanı ciddi dönüştürme hareketi olma özelliği taşıdığını anlattı.

"Posthümanizm insanın merkezden indirildiği yatay bir varlık düzeni öneriyor"

Panelin ikinci konuşmacısı olan Dr. Mücahit Gültekin ise konuşmasında posthümanizm kavramını ele aldı. İlk kez 1977 yılında kullanılan “posthümanizm” kavramının kendinisini hümanizme karşı olarak konumlandırdığını belirten Gültekin, posthümanist kuramcıların yaşanılan felaketlerin sorumlusu olarak insanın merkezde olduğu varlık hiyerarşisini gösterdiğini belirtti. Posthümanizmin insanın merkezden indirildiği yatay bir varlık düzeni önermekte olduğunu belirten Gültekin, posthümanizmin insanın diğer varlık kategorileri karşısındaki etik ve hukuki statüsünü tartışmaya açtığını belirtti. Posthümanizmin yaşadığımız sorunları insan türüne genelleyip bu felaketlerin sorumlularını gizlediğini, mağdurlarını ise insan dışı diğer varlıklarla aynı ontolojik konuma razı olmaya çağırdığını söyledi.

"Allah'tan yaratıcılığı çalmaya çalışıyorlar"

Panelin son konuşmacısı olan Prof. Dr. Murat Kirişçi ise yapay zeka ve dijitalizmden bahsetti. Yapay zeka ve dijitalizmin hayatımızda nasıl dönüşümler meydana getirdiğine dikkat çeken Kirişçi aslında bu teknolojilerin gelecekte değil şu anda hayatımızda bulunduğunu ve bizim bunların farkında olmamamızın bu durumu değiştirmediğini belirtti. Yapay zeka üzerinden insanlara korku pompalandığını ve böylece yapılmak istenenlere uygun bir zemin hazırlandığını belirten Kirişçi bu sürecin ardında bir "tanrılaşma temayülü" olduğuna dikkat çekti. İçerisinde bulunduğumuz sürecin tamamen kötü olarak nitelendirilemeyeceğini ifade eden Kirişçi bununla beraber yapay zeka ve robot teknolojilerin insan karşısında edilgen bir konumda olacağını öngördüğünü anlattı.

İkinci oturumunda konuşmacılar kendilerine iletilen soruları cevapladı. Gelecek fotoğraf sergisinin de ilgiyle karşılandığı panel düzenlenen kermesle son buldu.

Hertaraf.com

ZehraZehra

seyyidezehra@outlook.com