ANALİZ
Giriş Tarihi : 07-04-2022 10:49

Dr. Zeki Bayraktar Yazdı: Teolojik Kriz, Gençlik Neden Deizme Kayıyor...

Dr. Zeki Bayraktar Yazdı: Teolojik Kriz, Gençlik Neden Deizme Kayıyor...

Bazı araştırmalara göre ateizm ve deizme kayan gençlerin sayısında bir artış var. Bu veriler ne kadar sağlıklı bilemiyorum. Ama gençlerle iletişim içinde olan biri olarak ben de şunu gözlemliyorum; Gençlerin önemli bir bölümü gerçekten de dine karşı eskiye oranla daha çok mesafeliler.

Aslında gençlerin bir bölümü takdim edilen kurumsal dini [veya temsiliyetini] sorguluyor. Eğer bu sorgulama hakkıyla yapılabilir ve fıtrat-Kuran buluşması ile sonuçlanırsa, bu hayırlı bir gelişme olur. Ancak maalesef gençlerin çoğu bunu başaramıyor. Çünkü başta Diyanet, İlahiyat, İHL ve Kur'an kursları olmak üzere bu konuda yardımcı olması gereken resmi-sivil tedrisat kurumları destek olamıyor, hatta [sundukları Kur'ana ve fıtrata aykırı dini bilgiler ve kullandıkları dil nedeniyle] köstek bile olabiliyor. Bu işi olması gerektiği gibi yapan -birkaç istisnai vakıf haricinde- hiçbir kurum yok gibi. Dolayısıyla toplum olarak gençlere bu konuda yardımcı olamıyoruz. Hatta köstek bile oluyoruz. Ki Kur'an buna fitne diyor [10/35;60/5]

Gençlerin bir bölümü de bu durumu dinin yüklediği sorumluluklardan kurtulmak için bir fırsat olarak kullanıyor ve dini ya tümden reddediyor ya da hiç yokmuş gibi davranıyor.

Peki bu durumdan sadece gençleri suçlayarak çıkabilir miyiz? Tabii ki hayır. Eğer gerekli önlemleri almazsak yakın gelecekte ciddi bir teolojik kriz yaşayabiliriz.

Dini, olması gerektiği gibi fıtrata uygun bir dille anlatamıyoruz. Gençlerin haklı sorgulamalarını olması gerektiği gibi cevaplayamıyoruz. Meallerimizin çoğu hala rivayet eksenli ve çelişkilerle dolu. Ve bu çelişkiler maalesef ''meal çelişkisi'' olarak değil ''Kur'an çelişkisi'' olarak görülüyor. Sadece Kur'andaki Nebi-resul farkına dikkat etmeden yapılan mealler bile Kur'anı çelişkili bir kitap haline getirmek için fazlası ile yetiyor. Fıtratla ilgili bazı ayetler [ki din fıtrattır, 30/30] uydurma rivayetlerle meallendiriliyor. Gençler bunu sorgulayınca da -alfabeyi akıllı telefonlardan söken ve sınırsız bilgiye anında ulaşabilen bu nesle- klasik çağın argümanları ile cevap veriyoruz. Elinde dijital tablet bulunan bir nesle, taş tabletlerde yazan [ve de fıtrata-Kur’ana aykırı bilgiler içeren] metinler okuyoruz. Kur’anın öncelediği ve gençlerin de fıtraten güzel bulacakları dini ilkeleri ikinci plana atıyor, hatta yok sayıyoruz. Ve belli ritüellere hapsettiğimiz bir dini asırlar öncesine ait bir fıkıh dili ile anlatıyoruz. Bugünkü çamaşırı dünkü güneşle kurutmaya çalışıyoruz.

Üstelik sadece sunduğumuz bilgilerde değil, pratiklerimizde de problemlerimiz var. Dini temsil ettiği var sayılan şahıslar, dinî ve la-dinî pratikleri ile gençlerimizin fıtratını rahatsız ediyor, çünkü sözleri ve fiilleri çelişiyor. Gençler bu yüzden, bu şahıslarla birlikte onların temsil ettiğini varsaydıkları dine karşı mesafe koyuyorlar. Bunların bir bölümü dini ve Allah’ı tümden red noktasına da varabiliyor.

Hala dinin kabuğu ile uğraşıyoruz. Üstelik bunu bile olması gerektiği gibi yapamıyoruz. Dini taharet, abdest, namaz ve oruç gibi bireysel ibadetler alanına [hasenat grubuna] hapsederek asıl amaç olan tevhidi ilkeleri ve salih amelleri [salihatı] terk ediyoruz, hatta hiç gündemimize almıyoruz. Oysa Allah cc cennetini iman eden ve salih amel işleyenlere vaat ediyor. Evet, toplumu ıslah eden eylemler, asıl maksat bunlardı, hasenat grubundaki ameller [bireysel ibadetlerimiz] bizi bu kıvama getirmek için, bizi başkası adına, toplum adına ıslah edici eylemler üretmek için eğiten [eğitmesi gereken] amellerdi, ama biz onları da kuru ve ruhsuz ritüeller haline getirerek tükettiğimiz için bizi eğitemedi, eğitemiyor, bizi kötülüklerden alıkoyamıyor ve ıslah edici amellere yöneltemiyor.

Hala televizyonlarda din diye ‘’kaynana bedduası’’, ‘’büyü bozması’’, ‘’sevgili duası’’, ‘’beddua için en uygun zaman’’, ‘’sigara/sakız orucu bozar mı?’’, ‘’iftar cinsel ilişki ile yapılabilir mi?’’ ve "kadınlar 90 km tek başına yolculuk yapabilir mi?" gibi konuları konuşuyoruz. Allah aşkına din diye anlatılan bu bilgilerle hangi genç ruhunu tatmin edebilir? Bunlar gençleri dine mi yaklaştırır yoksa onları dinden mi uzaklaştırır?

Evet, bu ülkede anlatılan bir din var ama bu din maalesef çoğu kez Allah’ın dini değil, bu din Kur’anın dini değil, bu din Resulün dini değil; biraz ruhbanların dini, biraz kültür dini, İslam değil.

Ya Hu bu ülkede, zina yapmak asla [eşi ile ilişkiden sonra] 1 saat cünüp kalmak kadar günah sayılmadı be? Eşi ile ilişkiden sonra 1 saat yıkanmadan uyuduğu için rahatsız olan [ki günah değil], ama bile bile haram yediği halde rahatsız olmayan dindarlar var! Evet dindar, gerçekten dindar, ama yaşadığı bu din Allah’ın dini değil, başka bir din. Kendisine anlatılan din Allah’ın dini değil ki yaşadığı din İslam olsun.

Ey iman edenler! Şu bir gerçek ki ahbar ve ruhbanın [din adamları ve vaizlerin] çoğu insanların mallarını haksız yolla yerler ve onları Allah’ın yolundan alıkoyarlar… [Tevbe, 9/34]

[Bu ayetteki ‘’ahbar’’ ve ‘’ruhban’’ ifadelerini de yahudi ve hristiyan din adamları diye çevirirler ki işi yine kendilerine dokundurmadan halletsinler! Hem de ayetin ‘’ey iman edenler’’ diye başladığını görmezden gelerek. Müminlerin yahudi ve hıristiyan din adamları ile ne alakaları var ki Allah onları ‘’dikkat edin onlar mallarınızı haksız yere yer ve sizi Allah’ın yolundan men ederler’’ diye ikaz etsin? Hiç mi düşünmeyeceğiz?

Günümüzde gençlerin [hatta tüm insanların] İslam’a karşı mesafeli olmalarının en önemli sebeplerinden biri de Müslüman din adamları ve Müslümanlardır, pratikleridir.

.Dini yanlış anlatıyor, yanlış yaşıyor ve yanlış tanıtıyoruz, İslam’ı hakkıyla temsil edemiyoruz, böyle olunca da dine mesafeli olanlar ve gayri müslimler için bir fitne vesilesi oluyoruz;

.’Rabbimiz! Bizi kafirler için bir fitne [bir sınanma vesilesi] yapma ve günahlarımızı bağışla…’’ [Mümtehine, 60/5]

.Onlar şöyle demişlerdi: “Yalnızca Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu için fitne kılma’’ [Yunus, 10/85]

(Bu yazı Dr Zeki Bayraktar'ın Facebook sayfasından alıntıdır)

AdminAdmin