SORUŞTURMA
Giriş Tarihi : 20-05-2016 00:03   Güncelleme : 20-05-2016 00:03

İmamı Azam siyasi yönden genel ehl-i sünnet düşüncesinden ayrılmaktadır.

Recep Güler Hoca Ebu Hanife soruşturmasını sizler için cevaplandırdı.

İmamı Azam siyasi yönden genel ehl-i sünnet düşüncesinden ayrılmaktadır.

1. Öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Kendinizi tanıtır mısınız?

1959 Yılında Düzce’nin Taşköprü doğdum. İlkokulu köyümde, orta öğrenimi Düzce İmam hatip lisesinde okudum. İmamı Hatip Lisesini bitirdikten sonra bir süre medresede Arapça ve kıraat dersi aldım. 6 yıl diyanette İmam- hatiplik yaptıktan sonra bıraktım. Bir süre fahri hocalık yaptım. Halen Sakarya’da İkra İlim ve Kültür Merkezinde Kuran Okulunda öğretmenlik yapmaktayım. Evliyim Bir kızım, üç oğlum var.

2. İmam-ı Azam kimdir? İmam-ı Azam’ı bize nasıl tanıtırsınız?

Asıl adı Numan babasının adı Sabittir. H. 80 yılında Kufe’de doğdu. H. 150 yılında vefat etti. İmam küçük yaşta Kuran’ı ezberledi. Ardından sarf, nahiv, şiir ve edebiyat dersleri aldı. Bir süre İmam Şabi’den kelam ve münazara dersleri aldı. Daha sonra Hammad b. Süleyman’ın derslerine on iki yıl devam etti. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi. İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed ve İmam Zufer önde gelen öğrencileridir. Enes b. Malik başta olmak üzere dört yada beş sahabi ile görüşüp onlardan hadis öğrenme imkanı bulmuştur.

İmam Ehl-i beyt İmamlarından, İmam Cafer, İmam Zeyd ve İmam Muhammed Bakır’dan ilim öğrenmiş, hadis rivayet etmiştir.

Emevi ve Abbasi sultanları döneminde baskı ve işkence görmüş, Abbasi sultanı Ebu Cafer Mansur tarafından zehirlenerek şehit edilmiştir.

Başlıca eserleri; El Fıkhul Ekber, El Müsned, El alim vel Müteellim dir.

3. Büyük çoğunluğu Hanefi olduğunu söyleyen toplumumuz, mezhep imamı olarak kabul ettiği İmam-ı Azam Ebu Hanife’yi yeterince tanıyor mu? Tanımıyorsa neden?

Toplumumuzda  Hanifilerde diğer mezhep mensupları da İmamı Azam’ı itikadi, siyasi ve fıkhi yönleri ile tanımamaktadır.

İnsanlar kendi araştırmaları ve tahkikleri sonrası mezheplerini seçmeyip,  aileden miras yolu ile intikal ettiği için mezhep imamlarının itikadi, siyasi ve fıkhi görüşlerini önemsemezler ve bilmezler. Ayrıca İmamı Azam’ın yaşadığı dönemin siyasi otoritesi İmamın doğru tanınmasını özellikle istememiştir.

İtikadi ve siyasi yönden zalim ve fasık sultanlara karşı net bir tavır ortaya koyup zalim ve fasık idarecilere kıyam eden İmam Zeyd’i desteklediği için İmamın özellikle siyasi boyutu gizlenmiştir.

Daha sonra İmamı Azam’ın hayatını yazanlar, onun kaç kere hacca gittiğini, gece ne kadar nafile namaz kıldığını, yatsı namazının abdesti ile kaç yıl sabah namazı kıldığını öne çıkarmışlardır.

4. İmam-ı Azam’ın tanınmasını önemli buluyor musunuz? Bu topluma İmam-ı Azam'ı tanıtmak için sizce neler yapılabilir?

İmamı Azam’ın tanınması ve bilinmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bu çalışmanızın ve çabanızın bu tanıtıma bir katkı sunacağını umuyorum.

Bu konuda alimlerimize çok iş düşüyor. Alimlerimizin İmam’ı tüm yönleri ile öğrenip anlatmaları gerekiyor.

5. İmam'ın İslam Fıkıh mirasındaki yeri nedir? Sizce ümmet içinde bu kadar hüsn-i kabul görmesinin nedenleri nelerdir?

İmamı doğru tanıyan insanlar bu kadar az iken Hanifi mezhebini taklit edenlerin bu kadar çok oluşuna doğrusu bir anlam veremiyorum. Sanıyorum, dönemin siyasi iktidarların rolü olsa gerektir.

Esasen Abbasi iktidarında görev alan İmamın talebelerinin yaptıkları içtihatlar genelde Hanifi mezhebinin görüşlerini oluşturduğu ve güç ve söz sahibi olanlar Hanifi mezhebinin görüşlerinde belirleyici olduğu için Hanifi mezhebinin itikadi-siyasi ve fıkhi görüşlerinin çoğu İmamı Azam’a ait değidir.

6. Genel olarak üç mezhep imamı, hatta zaman zaman İmam-ı Azam’ın talebeleri olan İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de aynı görüşte olduğu halde İmam-ı Azam farklı görüşte oluyor. Mezhepler fıkhında şöyle bir deyim var: "Eimme-i Selase'ye göre şöyle, İmam-ı Azam’a göre böyle!" Bunun nedeni sizce nedir?

Kanaatim odur ki Ehl-i sünnet vel cemaat anlayışı Emevi ve Abbasi dönemlerinde şekillenmiş temelleri o günün şartlarına göre atılmıştır. Bu durumda İmamı Azam itikadi ve siyasi yönden genel ehl-i sünnet düşüncesinden ayrılmaktadır.

Örneğin Ehli sünnetin genel görüşüne göre zalimde olsa fasık ta olsa idarecilere itaat edilir ve arkasında namaz kılınır. İmamı Azam ise bu içtihadın tersi bir fetva vermiş zalim idarecilere kıyam edilmesi gerektiğini söylemiş, kıyam eden İmam Zeyd ve çocuklarına fetvası ile destek vermiştir.

7. İmam-ı Azam’ın hadis usulü, hadis kabul şartları konusunda neler söylersiniz? Senet tenkidinden fazla metin tenkidi yaptığı ve hadisleri Kur'an’a arz ettiği tespitine katılır mısınız?

İmamın hadis usulü konusunda şunları söyleye bilirim.

Ehl-i sünnete göre şerri deliller; Kitap, sünnet, icma, kıyas vs dir. Ehl-i beyt mektebinde ise kitaptan sonra akıl zikredilir. Kuran’ı doğru anlamada aklın önemi gündeme gelir. Esasen İmamı Azam’ın yaptığı da aklı öncelemektir. Hz. Ali’nin dediği gibi, Kuran’ın önüne hiçbir şeyi geçirmemiştir.  Hadisleri rivayet yönünden, lafız yönünden, metin yönünden tahkik etmiş, sonrada Kuran’a arz etmiştir.

İmam karşılaştığı bir konuda içtihat ederken önce Kuran’a bakar orada bulamazsa, Peygamberin yaşantısına bakar, orada da bulamazsa kendisi ictihat ederdi. Bu nedenle kendisine rey ehli denmiştir.

İmama göre Kuran ve Peygamberimiz dışında eleştirilmeyecek hiç kimse yoktur.

Kab b. Eşref’in İslamı tahribatına karşı Hz. Ömer nasıl durduysa, İmamı Azam’da Muaviye ve sonrası emevi tahribatına öyle karşı durmuştur.

8. İmam-ı Azam'ın fıkhi mirasına sahip çıkan öğrencilerinin siyasi mirasına sahip çıkmadıkları anlaşılıyor. Bu durumun nedeni sizce nedir?

Evet İmamı Azam’ın siyasi mirasına sahip çıkılmamıştır. Bunun nedeni bir tane değildir.

Siyasi iktidarların işkencelerinde, baskılarından korktukları için olabilir. Siyasi iktidarların nimetlerinden yararlanmak için olabilir. Yada aklı vahyi anlamada kullanmadıkları için olabilir.

Çünkü İmama düşman olanlar sadece idareciler değildi. Geleneksel alimlerden bir çoğu da imama düşmandı. İmam Buhari ve İbn-i Ebi Leyla başta olmak üzere bazı alimler saltanatın zalimleri ile birlik olup İmam için din yıkıcısı, Deccal, en büyük fitne gibi ithamlarda bulunmuşlardı.

Hakarete uğrayan, aşağılanan, işkence ile şehit edilen imamın ne hikmetse daha sonra itibarını iade ederek imama saygı göstermeye başladılar.

9. Abbasi saltanatı tarafından şehid edilen İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin mezhebinin daha sonra saltanat mezhebi haline gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çerçevede İmam-ı Azam’ın saltanat karşısındaki tavrı nedir?

Abbasi saltanatı tarafından şehid edilen İmam-ı Azam’nın mezhebi İmamdan  sonra saltanat mezhebine dönüştü. Muaviye ile başlayan Abbasilerle devam eden Muhammedi İslam’a düşmanlık, İslam’ın tahrip edilmesine Kuran’dan uzaklaşılmasına neden olmuştur.

Saray ulaması maslahatçı, birleştirici, ehl-i sünnet söylemi ile bu siyasi tahripçilere destek olmuştur. Bu zalim yönetimleri onaylamayan başta Ehl-i beyt İmamları olmak üzere bir çok alime eşsiz zulümler yapmışlardır.

Emevi Sultanı Muaviye’ye bir gün diyorlar ki “Artık Ali evlatları sana rakip değil, artık onlara eziyet etmekten hutbelerde onlara sövdürmekten vazgeç ki geride geri de iyi bir nam iyi bir şöhret bırak”  Muaviye diyor ki “Ne şöreti, ne şanı onun adı (Hz. Muhammed) günde beş vakit ezanda anıldığı müddetçe kimde şan şöhret kalır ki”

10. İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin dönemi mezhep imamlarından İmam Cafer ve İmam Zeyd olan ilişkisini değerlendirdiğimizde bu durum günümüzde artan mezhepçilik fitnesine karşı Müslümanların vahdetine nasıl bir katkı sağlar?

Doğruya hakka ulaşmada ümmetin vahdeti birliği için usul ve metot ne olmalıdır. Kaynak birliği olmadıkça vahdet olmayacaktır. Kuran dışında iman esasları var olduğu sürece vahdet gerçekleşmeyecektir. Kendi mezhebine hak mezhep diyen doğal olarak diğer mezheplere batıl demektedir.  Mezhebi görüşler dinin kendisi olarak algılanmamalıdır.

Evet İmam-ı Azam’ın İmam Cafer ve İmam Zeyd olan ilişkisinden almamız gereken dersler vardır. Adı ünvanı mezhebi ne olursa olsun kurtuluş tabelada, kavimde, gurupta yada mezhepte değildir.

Allah ve resulüne iman eden Salih amel işleyen haramlardan sakınan herkes kurtulacaktır. Kardeşlerimize bu anlayışla yaklaşmak gerekir.

11. Soruşturmamıza katıldığınız için teşekkür ederiz.

Allah çalışmalarınızı bereketlendirsin….