SORUŞTURMA
Giriş Tarihi : 06-05-2016 00:01   Güncelleme : 06-05-2016 00:01

Ebu Hanife gibiler her dönemde zalim yönetimlere baş kaldıracaklardır.

KSÜ İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim dalı öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Abay Ebu Hanife soruşturmasını sizler için cevaplandırdı.

Ebu Hanife gibiler her dönemde zalim yönetimlere baş kaldıracaklardır.

İşte Ahmet Abay Hoca’nın cevapları;

1. Öncelikle sizi tanımak istiyoruz. Kendinizi tanıtır mısınız?

Ahmet Abay, KSÜ İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalında öğretim Üyesi olarak çalışmaktayım.

2. İmam-ı Azam kimdir? İmam-ı Azam’ı bize nasıl tanıtırsınız?

İmam-ı Azam Ebu Hanife; Hanefi mezhebinin kurucusu olarak kabul edilen bir İslam âlimidir. Kurucusu kabul edilen cümlesini bilinçli olarak kullandım. Çünkü Ebu Hanife de dâhil olmak üzere hiçbir âlim mezhep kurmak amacıyla ilimle uğraşmamıştır. Öğrencileri ve müntesipleri onlara izafe edilen görüşleri sistemleştirerek mezhebe dönüştürmüşlerdir. Onların görüşleri referans alınması sebebiyle onların adlarıyla anıla gelmişlerdir.

3. Büyük çoğunluğu Hanefi olduğunu söyleyen toplumumuz, mezhep imamı olarak kabul ettiği İmam-ı Azam Ebu Hanife’yi yeterince tanıyor mu? Tanımıyorsa neden?

Tanımıyor. Çünkü mezhebin ne olduğunu, mezhep seçmenin ne anlama geldiğini bilmiyor. Biz de mezhep sanki irsi olarak geçen bir şeymiş gibi algılanıyor. Bu nedenle mensup olduğu mezhebin imamı kimdir? Hayatı ve şahsiyeti nasıldır? Genel anlamda görüşleri nelerdir? Gibi sorular pek sorulmamaktadır. Sorulmadığı için de mezhep imamını tanımamaktadır. Tabi bu durum birçok ironik durumun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Mesela,  bağlı bulunduğu mezhebin imamı devletin sunduğu görev uygun olmadığı için kabul etmeyip zindanlara girmeyi göze alırken, mezhep mensupları uygun olup olmadığına bile bakmaksızın devletin her görevine –teklif etmeseler dahi- takla atarak koşmaktadırlar. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

4. İmam-ı Azam’ın tanınmasını önemli buluyor musunuz? Bu topluma İmam-ı Azam'ı tanıtmak için sizce neler yapılabilir?

Evet, önemli buluyorum. Onu tanıtmak için çeşitli etkinlikler, hem bilimsel hem de halka yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Onunla ilgili yazılan eserler çoğaltılabilir. İyi bir senaryo ile hem yetişkinler için filler yapılabilir. Çocuklar için de işi bilen kişiler tarafından çizgi filimler hazırlanabilir. Böylece hem İmam-ı Azam tanıtılmış olur hem de onun düşünce yöntemi güncele taşınmış olur.

5. İmam'ın İslam Fıkıh mirasındaki yeri nedir? Sizce ümmet içinde bu kadar hüsn-i kabul görmesinin nedenleri nelerdir?

Kanaatimce, onu bu derece önemli kılan ve hüsn-ü kabul görmesini sağlayan şey akıl ile nakli birlikte iyi kullanmasıdır. Olayları doğru okuması ve insanın fıtratıyla uyumlarını da göz önünde bulundurarak hükümler vermesidir. İstihsan metodu bir anlamda onu farklılaştıran en önemli etkenlerdendir. Tabi mezhebin bu kadar yaygın olmasında uzun yıllar boyunca çeşitli devletlerin tedrisatını yaptıkları resmi mezhep olmasının da etkisinin unutmamak gerekir sanırım.

6. Genel olarak üç mezhep imamı, hatta zaman zaman İmam-ı Azam’ın talebeleri olan İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de aynı görüşte olduğu halde İmam-ı Azam farklı görüşte oluyor. Mezhepler fıkhında şöyle bir deyim var: "Eimme-i Selase'ye göre şöyle, İmam-ı Azam’a göre böyle!" Bunun nedeni sizce nedir?

İmamın olayları okuyuş ve değerlendirme tarzından kaynaklanıyor. Aynı zamanda öğrencilerine özgür düşünmeyi öğretmesinin de etkisi vardır. Çünkü fıkıh dinamiktir. Sabitelerin dışında büyük bir kısmı zamana ve mekâna göre değişkenlik arz edebilir.

7. İmam-ı Azam’ın hadis usulü, hadis kabul şartları konusunda neler söylersiniz? Senet tenkidinden fazla metin tenkidi yaptığı ve hadisleri Kur'an’a arz ettiği tespitine katılır mısınız?

Ebu Hanife'nin hadisleri taksimi diğer mezheplerden farklıdır. O hadisleri üçe ayırır. Bunlar: Mütevatır, meşhur ve ahaddır. Meşhur hadis ayırımı diğer imamlarda yoktur.

8. İmam-ı Azam'ın fıkhi mirasına sahip çıkan öğrencilerinin siyasi mirasına sahip çıkmadıkları anlaşılıyor. Bu durumun nedeni sizce nedir?

Her dönemi kendi şartlarında değerlendirmek gerekir. Her insan da aynı tavrı göstermeyebilir. Şartlar ve insanın kendi duruşu onun kimliğini şekillendirir. Kendisinden sonra gelenler onun tavrını sergileyemedikleri için zaten Ebu Hanife olamamışlardır.

9. Abbasi saltanatı tarafından şehid edilen İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin mezhebinin daha sonra saltanat mezhebi haline gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çerçevede İmam-ı Azam’ın saltanat karşısındaki tavrı nedir?

Bu sorunun cevabı saltanat dini olmayan İslam’ın sultanların temsil ettiği bir dine dönüşme serüveniyle yakından ilişkilidir kanaatimce. Benim kendi düşüncem yönetimlerin tarzlarının hangi isimle anılmasından çok yöneticinin nasıl davrandığı ve adil olup olmaması önemlidir. İster saltanat, ister cumhuriyet, ister demokrasi, isterse başkanlık olsun. Yönetici ehil değilse ve adalet ilkesine riayet etmiyorsa bu yönetim şekillerinin hangisi olursa olsun zalimlik yapacaktır. Ebu Hanife gibiler kanaatimce her dönemde zalim yönetimlere başkaldıracaklardır.

10. İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin dönemi mezhep imamlarından İmam Cafer ve İmam Zeyd olan ilişkisini değerlendirdiğimizde bu durum günümüzde artan mezhepçilik fitnesine karşı Müslümanların vahdetine nasıl bir katkı sağlar?

Ebu Hanife’nin döneminde bu günkü bakış açısıyla bakılan bir mezhep anlayışı yoktu kanaatimce. Olsa da onların bu gün davranılan şekilde davranmayacaklarını söyleyebiliriz. Âlim ve ilim değer olarak kabul görüyordu o dönem de. Âlimler de kendilerini birbirlerinin rakibi değil hakikati arayan birer yol arkadaşı olarak görüyorlardı. Bu anlayış onları birlerine yaklaştırıyordu. İmam Cafer ve İmam Zeyd Ebu Hanife için kanaatimce Allah’ın rızası için birlikte yürünecek bir yol arkadaşıydılar. Günümüzde keskin hatlarla birbirlerinden ayrıştırılan Sünnilik ve Şiilik ancak Ebu Hanife, İmam Cafer, İmam Zeyd gibi anlayış ve feraset sahibi zihinlerin yetişmesiyle birbirlerine yaklaştırılabilirler. Bir de onlara yüklenen siyasi görünümün onlardan arındırılması gerekir. Sözde yok denilen ama fiiliyatta var olan mezhepçilik hastalığından kurtulmak için geçmiş iyi tahlil etmek gerekir. Güzel olan şeyler sürdürülmeli, tefrikaya neden olan ne varsa çıkarıp atmak durumundayız.

11. Soruşturmamıza katıldığınız için teşekkür ederiz.