ANALİZ
Giriş Tarihi : 19-06-2020 10:22   Güncelleme : 19-06-2020 10:22

Ali Şeriati kimdir? Ali Şeriati Yazdı: Hangi Kuran

Ali Şeriati; 19 Haziran 1977’de şehit oldu… Şehit Ali Şeriati’yi rahmetle anarken, onu tanıtan bir yazıyı ve şehit Şeriati’nin “Hangi Kuran” yazısını sizler için yayınlıyoruz….

Ali Şeriati kimdir?  Ali Şeriati Yazdı: Hangi Kuran

İran İslam devriminin önemli düşünürlerinden biri olarak kabul edilen ve tümü Türkçe'ye çevrilen çok sayıda eser yazan Ali Şeriati, 38 yıl önce bugün Şah'ın istihbarat örgütü tarafından katledilmişti

İslam Devrimi'nin fikir babası olarak kabul edilen İranlı düşünür Dr. Ali Şeriati, 1977 yılının 19 Haziran gününde İngiltere'de Şah rejiminin gizli istihbarat örgütlerinden SAVAK tarafından katledilmişti.

İran'ın Horasan bölgesinde milliyetçi bir öğretmenin çocuğu olarak dünyaya gelen Şeriati, sonraki dönemlerde ülkenin yoksul kesimleri ile tanıştı. Bu sınıflar Şeriati'nin düşüncelerini önemli ölçüde etkilemiştir. Üniversiteyi İran'da bitirdikten sonra Paris'te doktora eğitimi gördü, burada batı metodolojisini tanıdı. Batı metodolojisini yer yer eleştirmesine rağmen çalışmalarında çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullandığı görülür.

Şeriati, modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalıştı. Şeriati, Mevlana ve Muhammed İkbal gibi İslam dünyasının önemli mütefekkir alimlerinden de etkilendi.

Doktorasını tamamlayıp İran'a dönen Şeriati, Şahlık yönetimi tarafından yurtdışındayken ülkeyi yıkıcı faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla tutukladı. Bir süre cezaevinde kalan düşünür, serbest kaldıktan sonra Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başladı. Derslerinin büyük ilgi görmesi üzerine ülke yönetiminin baskıları üzerine üniversiteden uzaklaştırıldı. Tahran'a giden Şeriati, Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başladı. Burada da toplumu etkileyen Şeriati yine Şah rejiminin hedefi oldu ve tutuklandı. Gelen tepkiler üzerine serbest kaldıysa da eğitim vermesi yasaklandı.

Bu karar üzerine 1977'de İran'ı terk etmeye karar veren Şeriati, İngiltere'ye gitti. Burada da Şah yönetimi tarafından rahat bırakılmayan düşünür, 19 Haziran 1977'de ülkenin istihbarat örgütü SAVAK tarafından katledildi.

Şeriati, İran İslam Devrimi'nden hemen önce verdiği dersler ve yazdığı eserler sebebiyle devrimin baş düşünürü olarak kabul ediliyor. İran'da ve tüm İslam dünyasında eserleri hala büyük ilgi gören Şeriati, birçok yönden de eleştiriliyor. Bazı kişiler tarafından Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler  İslam sosyalizmi inşa etmekle suçlanan düşünür, Şii kesimler tarafından da Sünniliğe yakın olması sebebiyle eleştirildi. Geleneksel İslam anlayışına ters düşen düşünceleri ve eserlerinde batı metodolojisini kullanması da kendisine yöneltilen eleştirilerin başında yer alıyor. Marksist olmakla ve sosyolojiyi İslamlaştırmakla da eleştirilen Şeriati için, sosyolojiyi İslamlaştırmaktan ziyade İslam'ın sosyolojik bir okumasını yaptığını söylemek daha doğru olacaktır.

Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfını eleştirmesi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli görüşleriyle de ilgi çeken Şeriati, Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.

44 yıllık ömründe çok sayıda talebe yetiştiren Şeriati, 50'ye yakın kitap yazmıştır. Tamamı Türkçe'ye de tercüme edilen eserlerinin bazıları şunlardır:

Dine Karşı Din, İnsanın Dört Zindanı, Bir Kez Daha Ebu Zer, Medeniyet ve Modernizm, Muhammed Kimdir, Sanat, Öze Dönüş, Toplumbilim Üzerine, Yalnızlık Sözleri I-II, İslam'ı Anlamak, Kapitalizm Uyanıyor Mu, Kur'an'a Bakış, Medeniyet Tarihi, İdeallerin Yenilgisi, İktisat Sosyolojisi I / Kapitalizm, İktisat Sosyolojisi II / İslam ekonomisi, İktisat Sosyolojisi III / Marksizm, İslambilim I-II, Dine Karşı Din, Aşk ve Tevhid, Dua, Ebu Zer, Fatıma Fatımadır, Kendini Devrimci Yetiştirmek, İslam ve Sınıfsal Yapısı, İnsan, Anne Baba Biz Suçluyuz, Aydınlara Umut Çağrısı, Hacc, Bilinç ve Eşekleştirme, Çocuklar ve Gençler, Ali, Adem’in Varisi Hüseyin, çöle İniş, Dünya Görüşü ve İdeoloji, İbrahim’le Buluşma, İnsan, İran ve İslam, Kendisi Olmayan İnsan, Mektuplar, Ne Yapmalı, Şia, Biz ve İkbal, Ali Şiası ve Safevi Şiası, Yen Çağ’ın Özellikleri

Ali Şeriati yazdı, Hangi Kuran;

Evet sen Kur'an diyorsun, ama hangi Kur'an? Cehaletin elinde teberrük edilip kutsanan bir nesne olan Kur'an mı? Cinayetin mızraklarının ucundaki Kur'an mı? Yoksa çeyrek yüzyıldan daha az bir sürede, çölün dağınık ve düşman kabilelerini birleştirerek, dünyanın egemen güçlerini -Bizans, Sasani- çökerten, insanlığın kaderini ele geçiren, devrimci yapısıyla insanlık tarihinde yepyeni bir medeniyet ve kültür meydana getiren bir kitap olarak mı Kur'an?

Daha çok hayata, bilgiye, izzet, kemal ve cihada yönelik! Yaklaşık yetmiş suresinin adını insanı ilgilendiren konulardan alan bu kitap; yaklaşık otuz süresinin adını maddi fenomenlerden alırken, yalnızca iki süresinin adını ibadetlerden alan bir kitap!.

Bu kitap, "dostunun cehaleti" ve "düşmanının hilesiyle" yapraklan açıldığı günden beri, yaprakları masraflı olmaya başladı. "Metni" terk edilip "cildi" revaç bulduğundan beri adı "okumak" anlamına gelen bu kitap, okunmaz oldu. Kutsama, teberrük ve mal kazanma işleri gördü. Toplumsal, ruhsal ve düşünsel mesele ve dertlerin cevabı bu kitapta aranmadığından beri, onda soğuk algınlığı, romatizma türünden bedensel hastalıkların şifası aranır oldu. Uyanıkken terkedip, yatarken başlarının üstüne asarak uyuduklarından beri, görüyorsun ki ölülerin hizmetine sunulmakta, ölüp gitmişlerin ruhlarına ithaf edilmekte ve sesi yalnızca mezarlıklardan duyulmaktadır.