SÖYLEŞİ
Giriş Tarihi : 10-05-2022 18:19   Güncelleme : 10-05-2022 18:19

Fatma Beyza Gündoğan’la Şiiri ve Şairliğini Konuştuk..

Fatma Beyza Gündoğan; “Şiiri yorumlarken kendimi bambaşka bir alemde hissediyorum… Şiir yorumlamak benim için vazgeçilmez bir duygu…”

Fatma Beyza Gündoğan’la Şiiri ve Şairliğini Konuştuk..

Fatma Beyza Gündoğan; Şaire, radyo ve televizyon programcısı, ama hepsinden önemlisi erdemli ve ahlaklı bir Müslüman kadın.

Fatma Beyza Gündoğan; Medya gibi mayınlı bir arazide erdemli ve ahlaklı bir duruşa sahip olduğu gibi, bu mayınlı arazide erdemli ve ahlaklı bir toplumun oluşması, tevhidin, adaletin ve barışın hakim olduğu bir dünyanın var olması için, koşturup duruyor.

Fatma Beyza Gündoğan’la Şairliğini, şiiri ve Televizyon programlarını konuştuk.

Fatma Beyza, hanım sorularımıza samimiyetle cevap verdi.

Şiire bakışını, şiiri yorumlayışını, hangisini daha çok sevdiğini Televizyon  ve Radyo çalışmalarını bizimle paylaştı.

Okuyucularımızın sıkılmadan okuyacakları ve okuyunca çok istifade edecekleri bir söyleşi yaptığımızı söyleye bilirim.

 

Ramazan Deveci sordu….  

 

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?  Fatma Beyza Gündoğan kimdir neler yapar?

Fatma Beyza Gündoğan 1982 Ankara doğumluyum. 15 yıllık evliyim evlendikten sonra eşimin Adanalı olması nedeniyle Adana’ya yerleştik. Rabbime şükürler olsun mutlu bir evliliğim var. İki kız çocuk annesiyim. Büyük kızım Leyla 12 yaşında orta 2. Sınıf öğrencisi küçük kızım Hacer ise 3 yaşında. Bir söz vardır. BENİM MUTLULUĞUM YANINDA HUZUR BULDUKLARIMDA SAKLIDIR. Değerli eşim Yavuz Gündoğan ve iki kızım benim huzurum ve mutluluğumdur. Edebiyata Gönül vermiş, şiir yazmayı ve yorumlamayı oldukça çok seven 18 yıllık radyo ve televizyon programcısıyım. Birçok haber sitesinde köşe yazılarım yayınlanmıştır. Ankara’da Radyo Arifan’da başlayan yayın maceramız Adana’da Radyo Barışta devam etmiştir. Radyo Barışta Forumdan İnciler, Ramazan incileri ve Yankı ve Hüzün isimli programları hazırlayıp sundum. Daha sonra Adana’nın yerel bir kanalı olan Akdeniz tv de Dilden Gönüle 60 dakika isimli programımız 2009 yılında Adana’da en başarılı tv programı seçildi. 2012 yılında Nurs Televizyonundan gelen yeni bir teklifle Nurs Tv de Vakt-i Muhabbet isimli programı hazırlayıp sundum…Şu anda ise tarafsız yayıncılık adına ciddi bir başarı elde eden Adana’nın Türkiye’ye ve Dünyaya yayılan sesi Koza Tv de yayın hayatım devam etmektedir.

 

Ben sizi Radyo barıştaki Yankı ve Hüzün programınızdan tanıdım.  Şiir yorumlarınızı beğenerek dinliyordum. Daha sonra okuduğunuz şiirlerin kendi şiirleriniz olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.  Bayan şairlerimiz azdır bizim. Bir bayan şaire olarak size, şiir nedir diye sorsam neler söylersiniz.

Evet şiir yazmak mı yorumlamak mı derseniz aslında Yorumlamak derim… Çünkü şiiri yorumlarken kendimi bambaşka bir alemde hissediyorum… Şiir yorumlamak benim için vazgeçilmez bir duygu… Şiirdeki her kelimeye ayrı bir his katabilmek okurken her kelimenin hakkını verebilmek için elimden geleni yapmaya çalışırım. Şiir yazmak noktasında ise amatörce şiirlerim olduğunu düşünüyorum. Kendimi şiir yazma noktasında profesyonel olarak görmüyorum. Ama şiirlerimi insanlar çok beğeniyorlar ve şiir kitabı çıkarmam noktasında ısrar ediyorlar ben yazmaktan çok yorumlamayı seviyorum…

 

Şiirle başladık şiirle devam edelim isteseniz, Fatma Beyza neyin şairidir. Rahmetli Cahit Zarifoğlu şiirlerini buzdağına yazıyormuş siz şiirlerinizi neye yazıyorsunuz, yada Fatma Beyza neyin şiirini yazar.

Fatma Beyza Gündoğan hayallerinin şiirlerini yazar. Şiir yazmakta hayal gücünün çok etkili olduğunu düşünüyorum eğer kişi hayal kurabiliyorsa tabi  benim hayal gücüm oldukça kuvvetlidir. Yakınlarım benden iyi bir senarist olabileceği noktasında hemfikirdirler. 

 

Sol yanımdan çıkarttım sol yanını artık…
Sitem etmeden yaşadıklarıma…
Sana açılan bütün parantezlerimi kapattım yaar…

Veyl olsun kalbime…
Bir daha hatırlarsa aşkını….

 

Hayal gücü ile yazılmış bir beşliktir mesela…

 

Son dalgalarla gönderdim
Bütün ahlarımı…
Hiçbir zaman vuramadığım kıyına…
Çaresizliğin ne demek olduğunu seninle öğrendim ben…
Sağımı solumu göremiyorum artık…
......Sıkıştım kaldım dehlizlere…
Sana dair yalnızca iki kelime kaldı bende….
Seni Seviyorum…

Buda başka bir örneği… Kendimi sevdiğinden ayrılmış acı çeken bir insan olarak hayal ettiğimde bu dizeleri bir araya getirebiliyorum… Tabiki yaşanmışlıklarda var. Yanlızca hayal gücü değil… Kişinin yaşayarak yazdığı dizeler yürek yaralarıdır… Yüreği ağlar, yaşadım ben bunu… üç yıl önce babamı sahibine teslim ettiğimizde susturamadığım yüreğimin parmaklarım arasından dizelere dökülüşünü gördüm ben… dindiremediğim gözyaşlarımın yanaklarımdan satırlara dizildiğini gördüm ben… Öyle bir şey işte… 

 

Babanıza yazdığınız bir şiiriniz vardı benim çok beğendiğim çok güzel bir şiirdi. Neydi o şiirinizin adı.  Bu şiiri nasıl bir ruh hali ile yazdığınızı sormak istiyorum sizce bir mahsuru yoksa.

Babacığıma 3 tane şiir yazdım bir tanede deneme şeklinde bir yazım var… Babacığıma yazdığım ilk şiir onu hasta bir şekilde Ankara’da bırakıp Adana’ya dönerken yazdığım bir şiirdi… iki tanesi vefat ettikten sonra, deneme yazısı da öyle… Nasıl bir ruh hali peki… Babasını kaybeden bir insanın ruh hali nasıl oluyorsa öyle işte…Anlatılmıyor gerçekten… Ben en iyisi şiirleri paylaşayım…

 

Babam’a

Son günlerde…

Ağzımın içinde hastalıklı cümleler biriktirdim…

Kilitledim dişlerimin gerisine…

İçime aktıkça hastalığım artıyor…

Çırpınıyorum çaresizce…

 

Görenler iyisin diyor…

Gözlerimin çukurunda yaşlar birikiyor…

İyi olmak ağrıma gidiyor…

Bir çukurun dibinde yankılanan sesin…

Gecenin karanlığını yarıyor…

Sana olan özlemim her geçen gün artıyor…

 

Umuda açılan yelkenlerim kırıldı…

Kangren oldu sular.

Nefesim ciğerime batıyor…

Gözyaşlarım kente…

Çığlıklarım sessizliğime…

Her baktığım sen oluyor

Bütün mevsimler ölüm kokuyor…

Korkutuyor sensizlik beni…

Hadi söyle…

Şimdi kim okşayacak çocuk yüreğimi…

 

Denize akan rüzgârların saçlarına tutunuyorum…

Gözlerimi kaçırıyorum insanlardan…

Kirpiklerimden akıyorsun…

Karışıyorsun toprağa…

Toprağının sıcaklığı ellerimi yakıyor…

Güneş tenimi…

Sensizlik yüreğimi….

Görenler iyisin diyor…

İyi olmak ağrıma gidiyor…

Sana olan özlemim her geçen gün artıyor….

 

Söyle

Hüznü gözlerime nakış nakış işleyip

 Ne diye gidersin böyle…

Çaresizliğini ta derinlerde hissettirip

Ne diye üzersin böyle…

 

Her uğurlayışında bir bebek gibi bakıyorsun ya gözlerimin içine…

Hani içinden gitme diyorsun ya…

Hiç kimsenin duymayıp yalnızca benim duyduğum bir sesle…

Seni bir daha ne zaman göreceğim kim bilir diyorsun ya hani..

Ben arkamı dönünce mahzun gözlerinden yaşlar akıtıyorsun ya

Yakıyorsun her seferinde cayır cayır içimi…

 

Uzaklaştıkça senden özlemim artıyor…

Bir resmine bakıyorum

Bir seni özlüyorum…

 

Aslında

Ne zaman seni özlesem

Hep resmine bakıyorum…

Aslında ben seni hep özlüyorum…

Alışıyor gibi yapıyorum sensizliğe…

Ama Baba…

Ben hiç alışamadım sensizliğe

 

Otobüs her hareket ettiğinde…

Ayrılık rüzgarları her estiğinde…

Kor düşer hep derinlerde bir yerlere…

Hani her vedada

Bir şeye ihtiyacın olursa bir alo demen yeterli diyorsun ya…

Benim hep sana ihtiyacım var baba…

Benim hep alo diyesim var baba…

 

Babacığım…

Mesafeler uzak olsa da

Yüreğimi yüreğine işlediğim gibi…

Yüreğini yüreğime işledin…

Sesin kulaklarımda…

O pamuk yüzün karşımda…

Dostlara da haber saldım

Dualarımız hep yanında…

 

Seni Rabbime emanet ediyorum…

Emanetçilerin en hayırlısı olan Rabbime…

Baba seni çok seviyorum…

Tıpkı senin beni sevdiğin gibi…

 

Bayan şairlerimizin az olmasının nedeni sizce ne olabilir, siz şiirlerinizi kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

Emin olun buna usta şairler bile cevap veremiyorlar J neden bayan şairlerimiz az, televizyon programında ağırladığım şairlerimize soruyorum bu soruya onlarda cevap veremiyorlar… Ama şöyle bir durum var, erkekler duygularını herkesle paylaşamazlar, aşklarını, sevdalarını, gözyaşlarını, (erkek adam ağlamaz ya) sevinçlerini, hüzünlerini bu yüzdendir satırlara dökmeleri, bu yüzdendir yüreklerini satırlara açmaları. Şairi şair kılan özellik yüreğini herkesle paylaşmamasıdır. Ama bayanlar öyle değildir her türlü duygularını hemen hemen en en yakın arkadaşlarıyla dostlarıyla paylaşırlar rahat rahat ağlarlar, bağırırlar, sinirlenirler bu yüzdendir kalem ve kağıttan uzak durmaları çünkü yazacak bir şeyleri kalmamıştır… Benim şiirlerime gelince benim şiirlerimi benden başka herkes kitaplaştırmayı düşünüyor bir ben düşünmüyorum…

 

Daha önce Nurs TV’de Vakti Muhabbet diye bir program yapıyordunuz.  Benimde konuk olmaktan onur duyduğum güzel başarılı bir programdı. Geçmişte radyoculukta yapmış biri olarak öncelikle TV programcılığı ile radyo programcılığını kıyaslayabilir misiniz?

 

Asla kıyaslayamayız. Özellikle edebiyat ağırlıklı yayın yapan bir yayıncı için radyo programları vazgeçilmezdir. Kulağınıza kulaklığı taktığınız anda başka bir alemde yolculuğa çıkıyorsunuz sanki. Fon müzikleri eşliğinde yorumladığınız şiirler sanki bir sahil kenarında dalgaların önünde yaşadığınız huzuru yayıyor içinize… Rahatsınızdır. Ama tv programlarında dikkatli olmalısınız hata yapma şansınız yok. Oturuşunuza kalkışınıza dikkat etmelisiniz. Çok şükür 6 yıllık tv geçmişimde en ufak bir sorun yaşamadık. Radyo da sadece dil kullanıyorsunuz ama tv de beden dilinizide kullanmak zorundasınızdır. Bu dillerin birbirine uyumlu olması ise en önemli unsurdur diye düşünüyorum.

 

Sanıyorum şimdi yeni bir TV programı hazırlığı içerisindesiniz, bu yeni programınızın içeriği şekli ismi belli mi bize bu yeni programınızdan bahsedebilir misiniz?

 

Evet bugün itibari ile Adana’nın Türkiye’ye ve Dünyaya yayılan sesi Koza tv de yine edebiyat ağırlıklı Dile Yansıyanlar isimli programla izleyenlerimizle buluştuk. Gönlümüzden Dilimize yansıyan kelamların Gönül bahçelerinde bir muhabbet otağı kurması duası ile başladığımız Dile Yansıyanlar Her Salı Akşamı saat 17’de Koza Tv de…

 

Bizi kırmayarak bu söyleşi teklifimiz kabul ettiğiniz için  teşekkür ederiz.

 

Öncelikle kıymet verip benimle böyle bir söyleşi yaptığınız için ben teşekkür ediyorum. Benim için çok güzel bir sohbet oldu. Biraz geçmişe gittim. Hepinizi yanında hiçbir emanetin kaybolmadığı ALLAHA emanet ediyorum… Selam ve Dua ile… 

AdminAdmin